Meslekler İstasyonu Proje ekibi olarak, keyif ve heyecanla, hikayemizi işbirliği içinde oluşturduk.
Sevgili öğrencilerimize keyifli dinlemeler ve okumalar dileriz.

Akdeniz'in portakal çiçeği kokulu güzel şehrinde, bir bahar günü Ayşe Öğretmen, öğrencileri için bahçeye labirent şeklinde bir çizim yaptı ve labirentin girişine kocaman harflerle “Meslekler İstasyonu” yazdı.
Tüm öğrencileri bahçede toplayıp, “Bakın çocuklar burada bir labirent var, bu labirentten geçerek, her köşe başını kendimize bir durak
yapıp o duraklarda meslekleri
öğreneceğiz.” dedi.

Eren bu söylenenleri duyunca, çok heyecanlanıp “Öğretmenim benim annem kuaför, onun da durağı olacak mı? ” dedi. Ayşe Öğretmen Eren’in yanına gidip ona gülümseyerek; “Evet Erenciğim olacak, o zaman ilk senin annenin mesleğini tanıyarak Meslekler İstasyonumuzda ilerleyelim’’ dedi.
Tüm öğrencileri labirentin girişine
getirip “Hadi bakalım beni takip
edin buraya bir kuaför resmi
koyalım ve kuaförler ne yapar
anlatalım ve canlandıralım. “ dedi.

Yapılan bu çalışmalardan ve dramatisazyondan çok etkilenen Elif, Filiz Öğretmen' in yanına giderek; “Öğretmenim lütfen biz de bahçeye Meslekler İstasyonu'na gidelim” dedi.


Filiz Öğretmen Elif ’e gülümseyerek; “Elbette Elif, arkadaşlarınla birlikte gidebiliriz. Hem Ayşe Öğretme' nin çalışmalarını izlemek, yıl sonu hazırlayacağımız gösterimiz için bir fikir olur” dedi. Filiz Öğretmen ve öğrencileri sessiz ve heyecanlı adımlarla bahçeye çıktılar. Çalışmaları dikkatle izlemeye başladılar.
O sırada Ayşe Öğretmen labirentin bir köşesinde duran öğrencisine söz verdi. Öğrencisi söze; "Arkadaşlar ben mesleğimi kısa bir şiirle tanıtmak istiyorum." diyerek başladı.
“Merhaba arkadaşlar benim adım Eren,
Ben bir kuaförüm,
Boya yapar, saç keserim.
Bir elimde fırça-tarak,
Bir elimde ise makas,
Güler yüzüm, tatlı dilimle
Her zaman sizi beklerim.” diyerek arkadaşlarını selamladı.

Arkadaşları ve Ayşe Öğretmen Eren’ i alkışlayarak tebrik etti.
Ayşe Öğretmen Eren’ e teşekkür ederek labirentin diğer köşesinde heyecandan yerinde duramayan Cemre’ nin yanına gitti. Cemre’ye “Bize hangi mesleği tanıtacaksın?” diye sordu.


Cemre, Ayşe Öğretmen'den tebeşiri rica etti. Tebeşiri aldıktan sonra;
“Öğretmendir benim adım,
Öğretirim bilgileri,
Sevgi dolu yüreğim,
Bütün dünyam çocuklarım”
diye bir şarkı tutturarak labirentin içinden geçerken, yerlere harfler ve sayılar yazmaya başladı.


Bahçede nöbetçi olan Fatma Öğretmen, öğrettiği şarkıyı, öğrencisinin söylediğini fark edince, şarkıyı söyleye söyleye öğretmen arkadaşlarının ve öğrencilerin yanına gitti. Cemre bu arada şarkısını bitirerek labirentteki yerini aldı. Ezgi parlayan gözlerle Cemre’ye bakıyordu. Bunu fark eden Cemre, öğretmenine seslenerek:
- Öğretmenim, Ezgi de bize katılabilir mi? diye rica etti.


Fatma Öğretmen."Tabi ki Ezgiciğim, sen hangi meslek hakkında bilgi vermek istersin? " dedi.
Ezgi, "Öğretmenim benim annem terzi ve ben terzilik hakkındaki şiirimi okumak istiyorum. İzin verirseniz." dedi. Arkadaşları Ezgi' yi alkışlamaya başladılar.
Ezgi :
Terzidir benim işim,
Sökükleri yamarım,
Boy pos ölçü alıp,
Elbiseler dikerim.
Diyerek gülmeye başladı.

Ayşe ve Filiz Öğretmen aynı anda "Aferin Ezgi harika bir şiir bu" dediler.
Ezgi ise bu sırada labirentteki yerine geçiyordu.
Harfleri ve sayıları yazmayı bir anda unuttu.
Bunu gören Afacan Efe hemen Öğretmenin yanına giderek, "Ezgi harfleri ve sayıları unuttu." dedi. "Ben yazabilir miyim?" diyerek ekledi.
Fatma Öğretmen, "Peki gel bakalım Efeciğim" dedi.
Efe, yazları yanına gittiği dayısının mesleği çiftçilik olduğu için, bu mesleği tanıtmak istediğini söyledi. Yazmaya başladı:
Çiftçiliktir mesleğim
Sürekli eker biçerim
Sebzeler meyveler yetiştiririm
Budur benim işim.

İlerideki hayatında, çiftçi olmak istediğini de ekledi. Sonra,: "Öğretmenim; arkadaşım Ali de bize katılabilir mi?" diye rica etti. Öğretmen de "Tabiki Efe Ali de katılabilir. Bakalım bize hangi mesleği tanıtacak çok merak ediyorum" dedi.
Öğretmen:
-Pekala Ali, seni dinliyoruz.

Ali; "Ben de otellerde aşçılık yapan babamın mesleğini anlatan şiirimi okumak istiyorum." dedi.
Arkadaşları Ali' yi alkışlayarak cesaret verdiler.
Ali:
Aşçıdır benim adım,
Yemek yapar,
İçine sevgimi katarım,
Aç olanların midesine bayram yaptırırım.

Öğretmenleri ve arkadaşları Ali'yi alkışladılar.
Ali de yerine geçerken :
-Öğretmenim Kübra da bize katılmak istiyormuş, rica etsem katılabilir mi?
diye ekledi.
"Tabi ki katılabilir" dedi öğretmeni Ali’ nin başını okşayarak. Kübra çok sevdiği dedesinin hep gurur duyduğu mesleğini anlatmak için heyecanla labirente doğru yürüdü. Öğretmen, ":Kübra, sen Meslekler İstasyonumuz'un hangi durağında bize bilgi vereceksin?" dedi.
"Benim oyuncaklarıma kadar her şeyimi yapan canım dedemin marangozluk mesleği hakkında şiirimi okumak istiyorum öğretmenim." dedi.
Kübra :
Marangozdur benim adım,
Ağaçları dile getirir,
İnsanlara eşya olurum.
Çocukları sevindirir,
Oyuncak olurum.
Saymakla bitmez işim,
Siz hayal edin ben yaparım derim.

Şiiri okurken dedesine ve dedesinin mesleğine duyduğu sevgi Kübra’ nın gözlerinden okunuyordu. Öğretmeni ve arkadaşları kocaman alkışlayıp hemen küçük oyuncak siparişleri vermeye bile başladılar.
Kübra da seve seve kabul etti.
Kübra :
-Öğretmenim en yakın arkadaşım Ahmet de bize katılmak istiyor, gelebilir mi?
"Tabi" dedi öğretmen, Kübra’ ya teşekkür ederek.
Ahmet babasının mesleğini anlatmak istiyordu. Babasının bir sürü koyunu ve kuzusu vardı. Evet, doğru tahmin ettiniz Ahmet'in babası bir çobandı. Hava güzel olduğunda hayvanları alıp dağlara kırlara götürür, hava kötü olduğunda ise, onlara ahırda bakardı. Bizim için hayvanları sağar sütlerinden peynir, yoğurt, çökelek yapardı. Hatta bazen yünleri eğirir, iplik yapardı. Böylece, hem karnımızı doyurur, hem de sırtımızı giydirirdi. Koyun yününden yapılan bu atkı, gerçekten çok sıcak tutardı insanları.

Ahmet yanında duran Ege'ye dönerek:
-Hadi Ege katıl bize, sen de bize bir mesleği anlat. dedi.
Ege heyecanlandı. Birçok mesleği bugün arkadaşlarının anlattıklarından öğrenmişti. Annesi hemşireydi, babası da bakkal ve Ege gülümseyerek, “Anneleri hemşire, babaları da bakkal zannediyordum.” dedi öğretmenine.


Öğretmeni gülümseyerek Ege’ nin başını okşadı; "Egeciğim o zaman bu Meslekler İstasyonu tam senin için kurulmuş. Hadi baştan başlayıp her durağa giderek, tüm meslekleri öğrenelim." dedi.
Ege Labirente bakarak “Yaşasın, artık birçok mesleği öğreneceğim!" dedi.
Meslekler İstasyonu Projesi Ortak Hikaye Yazma Etkinliğinde Görev Alan Öğretmenler:
- Ayşe ÖRNEK
- Filiz DEMİRBAĞ ELVAN
- Fatma Sorgül KIVANÇ
- Ender EREN
- Ayşe KORKUSUZ
- Fatih ERDEN
- Demet Müjde AKDOĞAN
- Ahmet TOMBUL
- Musa MUTLU
