Atıyla sohbet ede ede yollar aşmayı düşleyenlere...


Mandalina o akşam babasıyla birlikte yavru bir at ile anne atın bir yıl boyunca yaşadıklarını anlatan bir belgesel izlemişti. Yemyeşil tepelerde özgürce koşturmalarına tanık olmuşlardı.
-Babası:
Eskiden at çok önemliydi hala önemlidir ama eskiden ata binerek bir yerden bir yere gider özgürce dolaşırdık dedi.







Bizim henüz olgunlaşmamış Mandalina o gece sabahı zor etti. Kalkar kalmaz arkadaşları Limon ve Nar'ın yanına koştu. Onlara akşam babasıyla izledikleri atların hikayesinden, babasının eskiden nasıl ata bindiklerinden bahsetti. Kendisinin de bir atla dostluk kurmayı çok istediğini ve ata binmenin muhteşem bir şey olacağından bahsetti.



Limon ve Nar'a hayalinden bahseden Mandalina'ya Nar şaşırırken Limon da Mandalina kadar sevindi. Ama dediler:
Sen hayalinden bir de Ayva Amca'ya bahset o çok bilgilidir nerede atlar yaşar nasıl gidilir belki biliyordur. Sen onunla konuş eğer bir yol varsa o söyler dediler.






Mandalina gördüklerinden ve hayalinden o kadar coşkulu bir şekilde Ayva Amca'ya bahsetti ki Ayva hayaline kavuşmak için çekmek zorunda olduğu zor yolculuktan bahsedemedi bile . Ona:
Hayalin varsa gerçekleştirmek için elinden geleni yap. Karşılaştığın zorluklar seni caydırmasın dedi.










Mandalinaya atlara nasıl ulaşacağını anlatan Ayva ailesinin de onayını alması gerektiğini sıkı sıkı tembihlemişti.
Ailesiyle konuşan mandalina babasından destek görürken annesi nasıl olur bir başına hiç bilmediğin yerlere gidersin diye karşı çıkmıştı. Ama babası annesini sakinleştirmiş bir şey olmaz gider görür gelir demişti.Küçüklüğünde kendisinin de çoğu kez gidip geldiği yolu.



Ertesi gün babasının tarif ettiği gibi tren istasyonuna gitti ama treni görünce birden çok şaşırdı çünkü makinist bir horozdu.



Horoz makiniste atlara gitmek istediğini söyleyince makinist horoz.
Üüüürrüüüüü...
diyerek lokomotiften aşağı uçtu hemen Mandalina'nın yanına geldi ve arka vagonda yan yana oturmuş, iki kaz ve tavuğu göstererek sende mi bunlarla aynı hayale kapıldın dedi. Zordur atları görmek hele ki onlara binmek hiç kolay değildir dedi.



Olsun dedi Mandalina ben zorluklardan usanmam korkmam da sen güvenli sür yeter atları bana bırak dedi kendine güvenle.

Makinist horoz trenin düdüğünü çalarak yola koyuldu. Düz ovalardan daracık tünellere, yüksek mi yüksek rampalardan derin köprülerden geçerek yola devam ettiler.



Bir ara derin bir köprüden geçerken çok korktular kazlar ve tavuk mandalinaya sokularak geri dönelim çok korkuyoruz dediler. Mandalina bende çok korkuyorum ama geri dönemeyiz bakın horoz bize nasıl da gülüyor demek çok defa buradan geçmiş olmalı endişe etmeyin dedi.

Derken tren pembe kapılı mavi pencereli önünde keçi ve koyunların oyalandığı tavukların gezindiği yemyeşil bir düzlükte bulunan istasyonda durdu. Makinist horoz hadi bakalım çocuklar iyi geldiniz aferin size korkudan ağlarsınız diye düşünmüştüm ama yanılmışım dedi.

Mandalina atlar atlar nerede diye sordu. Makinist horoz üüürüürrüüüü diyerek arkasına dönmesini söyledi.
Mandalina arkasına baktığında atlar ve yavrularını bir sürü buzağı ve annelerini gördü. Hemen trenden atlayıp yanlarına koştu.



Anne ata yaklaştı ve kendisini tanıttı. Merhaba ben Mandalina sizi görmek, tanışmak ve mümkünse sizinle yolculuk yapmak için oldukça uzaklardan geldim babam eskiden sizlere çok önem verildiğini ama artık o kadar değer verilmediğini söylediğinde çok üzüldüm. Ben sizinle dost olmak istiyorum dedi.



Anne at mandalinanın içtenlikle anlattıklarına mutlu oldu arkadaş olabileceklerini birlikte gezintiye çıkabileceklerini söyledi.
Mandalina hayalini gerçekleştirmenin sevinciyle nazik bir şekilde anne atın sırtına atladı. Yavrusu arkada birlikte yemyeşil otlaklarda gezip doyasıya sohbet ettiler.



