EMEĞİ GEÇENLER:
BETÜL YUMRUTEPE
EBRU ÖZTÜRK
AYŞEGÜL GÖKÇAKIR
BÜŞRA MERVE ÇELİK
CENNET IŞIK BULUT
EZEL TUNA
HAYRİYE BAŞKAN DOĞRU
SERCAN AĞDAŞ
ŞERMİN AYAN
TESLİME UYSAL
YEGANA NAGIYEVA
DHURATA PASHAJ

DÜNYANIN TEPESİNDE (ON THE TOP OF THE WORLD)
Küçük kutup ayısı Mıntık babasına avucunun içinde ki kahverengi lekeleri sordu. “Bunlar normal mi babacım, birçok arkadaşımda bu lekelerin aynısından görmeye başladım”. Babasının korkusu yüzüne yansıyordu. “Artık başlıyor” dedi. Mıntık meraklı gözlerle bir babasına bir de avucunun içinde ki kahverengi lekeye bakıyordu.

Öğretmen;Betül Yumrutepe
Çizer;Ayşe Esin D.
Baba Ayı tüm kutup hayvanlarını acil çağrıyla toplantıya çağırdı.
Kutup tilkileri, kutup köpekleri, foklar, balinalar, kurtlar ve penguenler ve yaşlı kar baykuşu toplantıda hazır bulundu. Baba Ayı yüksek bir yere çıkıp baktı etrafına “herkes burada olduğuna göre toplantıya başlayabiliriz” dedi. Penguenler utanarak Baba Ayıya penguen Üzüm’ün gelmediğini söylediler. Hatta onu çağırdıklarında güneşleniyormuş, “rahatımı bozmayın, şurada güneşin tadını çıkarıyorum bensiz gidin toplantıya” demiş. Hatta buz kıyılarımıza vuran çöplerin arasında bulduğu güneş kremini gagasına sürerken söylemiş bunu. Çöpten bulduğu bir camı kırık gözlüğünü çıkarıp “Baba Ayının söyleyeceği hiçbir şey beni ilgilendirmiyor” demiş. Baba Ayı Üzümün sözlerine üzülse de gelen tüm konuklarına dönerek konuşmaya başlamış.

Öğretmen;Şermin Ayan
Çizer:Aişe Pınar Ş.
Dostlarım, kutuplular ne güneş eski güneş ne hava eski hava ne okyanus eski okyanus. Dünya değişiyor. Bunu üzerine bastığımız buzda hissediyoruz. Eskiden 10 yılda gerçekleşen olaylar artık 1 saat içerisinde gerçekleşiyor. İnsanoğlu bunu önemsemese de biz bu durumdan çok fazla etkileniyoruz. Yaşam alanlarımız daralıyor ve artık o pamuk gibi beyaz renklerimizi kaybediyoruz. Artık ormanlı kuzenlerimizin renkleri bizlerde de görülüyor. İnsanoğullarının büyükleri bizi dinlemeyecektir ama çocuklar farklı. Çocuklara dünyamızı kurtarmak için her şeyi anlatmalıyız. Tilki Tıktık “peki tüm çocuklara bu yaşananları nasıl anlatacağız” diye sordu. Bilge kar baykuşu kanatlarının arasından çıkardığı eski bir kitabın sayfalarını karıştırıp “işte burdaaa” dedi. “Tüm çocukların aynı anda rüyalarına gireceğiz,bunu sadece ama sadece dünyanın orta noktasında ilk dünya gününden beri yaşayan ulu zeytin sayesinde yapabiliriz”.

Öğretmen;Ebru Öztürk
Çizer;Lara K.
Mıntık atladı öne, “bu yaşanalar çocuklara anlatılacaksa, bunu yine bir çocuk yapmalı ben gideceğim” dedi. Yaşlı kar baykuşu kanadının altını kurcalayıp eski bir harita çıkardı. “Madem ki gideceksin bu harita seni doğruca ulu zeytine götürecektir” dedi. Mıntığın bu davranışı en çokta Baba Ayıyı mutlu etmişti.

Öğretmen;Ezel Tuna
Çizer;Nilüfer Ş.
Tüm hayvanlar, tek motorlu uçağına binmiş seyahate hazır Mıntığa bakarken kalabalık içinden bir ses duyuldu. “Duuuuurrr beni de bekle, bu macerayı kaçırmak istemiyorum” dedi penguen Üzüm ve kalkmak üzere olan uçağa atlayıverdi.

Öğretmen;Teslime Uysal
Çizer;
Daha yolculuklarının başında aşağıda rengarenk bir toprak parçası gördüler. “Hadi yakından bakalım” dedi Üzüm. Uçak iyice alçaldığında gördüklerine inanamadılar. Renkli toprak parçası aslında okyanus üzerinde sürüklenen dünyanın en büyük çöp yığınıymış. “Bunun burada ne işi var” dedi Üzüm. Mıntık cevap veremeyecek kadar üzgündü. Bu şaşkınlığı üzerinden atabilmek için güneşin gülen yüzüne doğru uçağını sürdü Mıntık. Yükseldikçe güneş ışınlarının kendilerini daha fazla yaktığını hissettiler. Üzüm kırık gözlüğünün arkasından bakınca ozon tabakasında ki deliğin ne kadar büyük olduğunu gördü. Mıntık “sanırım insanlar sadece yer yüzüne ve okyanusa zarar vermemişler gökyüzüne de zarar vermişler” dedi.

Öğretmen;Cennet Işık Bulut
Çizer;Hira Ö.
Ulu zeytine doğru giderlerken “önümüzde ki fırtınaya dikkat et Mıntık” dedi Üzüm. Kara bulutlar öyle toplanmıştı ki gökyüzünde mavilik hiç yoktu. O simsiyah çirkin bulutların içine girince nefes bile almakta zorluk çektiler. Mıntık uçağı aşağı doğru indirmeye başlayınca gökyüzünü kaplayan şeyin bulut olmadığını gördüler. Fabrika bacaları durmadan zehirli simsiyah dumanlar çıkarıyordu. “Burada biraz daha zaman kaybedersek bayılacağız” dedi Mıntık ve uçağını son hız sürerek uzaklaştı. Mavi gökyüzüne ulaşınca rahat bir nefes aldılar.
Öğretmen;Sercan AğdaşÇizer;Anıl M.
Üzüm ilerde ki dağlara hayretle bakmaya başladı. “Hey Mıntık hangi mevsimdeyiz” dedi. Mıntık “tabi ki en sevdiğim mevsim olan kış mevsimindeyiz” dedi. “Peki kışın yağması gereken kar nerede, baksana şu dağlara, zirvelerinde hiç beyazlık yok ve aşağıda ki meyve bahçesine bak ağaçlar çiçek açmış ama tüm çiçekler simsiyah olmuş, bu ağaçlar bir daha meyve vermeyebilir” dedi Üzüm. Mevsimlerin değiştiğini her gördükleri yeni durumda daha iyi anlıyorlardı.

Öğretmen;Hayriye Başkan Doğru
Çizer;Ebrar K.
Kar baykuşunun verdiği haritaya göre Ulu zeytinin yakınlarında olmalıydılar. Mıntık “bak işte orada” diyerek gösterdi deniz kenarında kayaların üzerinde dinlenen Ulu zeytin ağacını. Uçaklarını uygun bir yere indirip doğruca Ulu zeytinin yanına gittiler. Ulu zeytin onları gördüğünde Mıntığın renginde ki değişime hayretler içinde baktı. Mıntık ve Üzüm de ona gördükleri her şeyi anlattılar. Ulu zeytin anlatılanlar karşısında çok üzüldü yapraklarını iyice gökyüzüne kaldırdı ve baruuuummm buraruuum, buruuummmm burarururummmm diye sesler çıkarmaya başladı. Konuşması bittiğinde dünyada ki tüm çocuklar uykuya daldı ve rüyalarında Mıntık ve Üzümün gördüğü her şey ulu zeytin tarafından çocuklara gösterildi.

Öğretmen;Ayşegül Gökçakır
Çizer;İpek G.
O gün uyanan her çocuk ailesine gördüğü rüyayı anlattı. İnsanlar bu garip durum karşısında harekete geçtiler. Fabrikalar o günden sonra bacalarına filtre taktılar ve zehirli kara dumanlarını gökyüzüne göndermediler. Her ülke geri dönüşüme önem verdi ve çöplerini atık toplama merkezlerinde enerjiye çevirerek çevreyi daha temiz hale getirdiler. Okyanus ve denizlere çöp toplayıcı robotlar bırakıldı tüm plastik atıklar çok kısa bir sürede toplandı. İnsanlar artık yere çöp atmaz oldular. Hatta zaten bir ambalajı olan diş macunlarını yeniden bir karton kutuya koyma fikrinden bile vazgeçtiler.

Öğretmen;Yegane Nagiyeva
çizer;Ali Musab
Mıntık ve Üzüm Ulu zeytine teşekkür edip ona sarıldılar ve yanından ayrılıp evlerine döndüler. Dönüş yolunda ne siyah çiçekler ne karsız dağ başları ne kapkara dumanlar ne de okyanusta ki çöp akıntısını gördüler. Bu kısa süre içinde ozon tabakası bile iyileşiyordu. Dünya rahat bir nefes almıştı.

Öğretmen;Büşra Merve Çelik
Çizer; Roni O.
Mıntık ve Üzüm kuzey kutbuna döndüklerinde tüm hayvanlar onları çılgınlar gibi alkışladı. Birkaç gün geçmeden Mıntık yeniden bembeyaz olmuştu. Üzüm ise bu sefer yağan karın üzerine uzanmış bu güzel soğuk havanın tadını çıkarıyormuş.
Öğretmen: Dhurata Pashaj
öğrenci:Rajina T.
