sevgiyle korunur.

sevgiyle korunur.

Proje katılımcıları bitkilerdeki eşeyli ve eşeysiz üremeyi doğada izleyerek öğrenecek. Baharda doğanın canlanmasıyla birlikte çevresindeki ağaçların çiçeklenmesi çiçeklerin meyveye dönüşümü izlenecek fotoğraflarla paylaşılacak .
Bitkilerde eşeysiz üreme çeşidi olan vejetatif üreme çeşitleri belirtilecek.Her katılımcı herhangi bir bitkiyi uygun vejetatif üreme ile çoğaltacak, Her bir katılımcı o bitkinin bakımını üstlenecek ,bitkinin büyüme süreçleri fotoğraflarla takip edilecek ve süreç raporlanacak .Katılımcılar bu gelişim sürecinde canlıda meydana gelen farklılık nedenleri ile ilgilli araştırmalar yapacak. Tüm katılımcıların paylaşımları ile bitkilerdeki vejetatif üreme çeşitleri ve özellikleri ,eşeyli üreme ile eşeysiz üreme arasındaki farklar öğrenilmiş olacak .Böylelikle doğadaki canlanmayla birlikte öğrenci gözlem yaparak, uygulayarak, araştırarak ve paylaşarak öğrenme işlevini tamamlamış olacak.

DOĞANIN DOĞASI
Oysaki biz de aynı dünyada yaşıyorduk. Gün geçtikçe rengarenk yer yüzünü griye boyuyorlardı artık güneş ışığı denize bile yansımıyordu.
Başımızı çimlere yaslayıp gökyüzüne baktığımızda bulutları görmek yerine duman parçaları görüyoruz.
Meyve verdiğimiz insanlar dallarımızı kırıyor, kuşların cıvıl cıvıl seslerine engel oluyor, geleceğin nefesini tüketiyor, gün geçtikçe canımızı yakıyor ama bilmiyorlar ki eğer biz olmazsak nefes alamayacaklarını.
Biz hayvanların barınağı, insanların yiyecek ambarıyız, kimin canı sıkılırsa arkadaşıyız kim sıcaktan yanarsa gölgesiyiz.
Sadece kendimizi düşünerek bencillik yapmamalıydık çünkü bizim onlara ihtiyacımız vardı ve eğer onların evi olan doğayı beton yığınına çevirirsek onların doğru düzgün yaşayacak bir yeri kalmayacaktı ve empati yapıp kendimizi onların yerine koyarsak anlayacaktık.
Düşünsenize birden bire sırf kendi zevkleri için evimiz yok oluyordu.
İşte bu yüzden hayvanlar, doğada yaşan bitkiler bizi sevmiyordu.
Ereğli İMKB Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin klavyesinden
Özgenur-Şerife-Beyzanur-Nisa-Muhammet
Merhaba, ben Ayşe.
Bahçemdeki bitklerin isyanıydı bu. Bugün biyoloji dersinde işledik sürdürülebilirlik konusunu. Gelecek nesiller için oldukça önemliymiş bitkilerin korunması.
(Gülçin/MAESBL)
Çevreme bakıyorum, bizim gibi bahçesi olan birkaç ev var. Bahçelerimiz de oldukça küçük. Çevreme bakıyorum, her yer bina dolu.
(Simay/ MAESBL)
Bahçemizde tohumla üreyen elma ağacımız, dedemin çelikle ürettiği güllerimiz, benim yassı gövdeyle ürettiğim soğanlarım, annemin yumru gövdeyle ürettiği patatesleri var. Bunları bu şekilde ifade edebiliyorum çünkü bu yıl biyoloji dersinde bu konuları öğrendik.
(Selin/MAESBL)
Büyükbabam her zaman nerede o eski tatlar diye söylenir. Şimdi daha iyi anlıyorum onu. Bugünkü dersimizde öğretmenimiz toprağın gittikçe kirlendiğini ve verimsizleştiğini anlattı.
(Beyza/MAESBL)
Bitkileri böceklerden korumak amacıyla bilinçsizce kullanılan kimyasallar ya da parklarda yapılan ilaçlamalar toprağın ve havanın kirlenmesine neden oluyormuş. Toprağa bilinçsiz şekilde atılan, ağır metal içeren piller de toprağın kirlenmesine neden oluyormuş.
(Ezgi/MAESBL)
Üstelik fabrika atıklarının su ve topraklarımıza karışması ,havanın kirleitlmesi sonucu asit yağmurları şeklinde toprağa karışması da toprağın verimliliğini düşürmekteymiş.Biz toprağı hem kirletiyoruz hem verimli arazilerimizi yok ediyoruz hem de verim bekliyoruz.
(Nisa/MAESBL)
Oysaki toprağın dinlenmesi bitkiler tarafından kullanılan minerallerin tekrar toprağa kazandırılması gerekiyormuş. Bizler tüm bunlara engel oluyoruz. Bahçemizdeki elma ağacım haklı olarak artık küçük ve az sayıda elma vermeye başladı. Güllerim artık iri ve güzel kokulu değil. Soğanlarım yeterince büyümüyor. Bunlar aslında bitkilerin sessiz çığlığı.
(Edanur/MAESBL)
İnsanlar artık bu sessiz çığlığı duymalı.
Dünyaya hükmeyedemeyeceğinin farkına varmalıydı.Yaptığı hataları düzeltmeye başlamazsa kendi elleriyle kendi türünün yok olmasına neden olacaktı.Ayşe o gece uykusunda bununla ilgili rüya gördü.
(Huri MAESBL)
Hersey toprağın uyanmasiyla başladı. Peki toprağı uyandıran neydi?Neler oluyordu bilmediğim?
MUHİTTİN ARDA/FRBAL
Güneşin ışıkları ile uyanan güne el sallayan bir dünya vardı kocaman.Dünyaya hayat veren su,can suyu...
TOYGAR/FRBAL
Etraftaki bitkiler yemek yapmak için adeta yarışıyorlardı. Bunun için fotosenteze başladılar. Kendi yemeğini kendisi yapacaktı çünkü bu bitkiler.
Efe/FRBAL
Bunun için güneş ışığına ve suya bir de karbondioksite ihtiyaçları vardı. Bunların hepsini doğadan karşılıyorlardı.
Doğa/FRBAL
Çevremdeki çiçeksiz ve çiçekli bitkiler öyle yemyeşil oldu ki...
Tüm canlılara vermiş oldukları enerji ve mutluluk paha biçilemezdi.
Efşan/FRBAL
Toprak su istiyor, attığım her tohum su alarak canlanıyor, güneşle birleşerek yemyeşil bir dünya oluveriyordu.
Ege/FRBAL
Portakal, turunç ağaçları ciceklendi, saksıdaki sardunyalarim açtı, çileklerim kızardı, patates, soğanlarım coştukca coştular...
Safiye/FRBAL
Bahçemdeki gül bitkisi, yetistirdigim salatalık, domates ve biberlerim, eriklerin olgunlaşması zevkle seyrediyordum. Adeta Canlanan doğada öğreniyordum....
(Tolga/FRBAL)
Bahar mevsiminin başlamasıyla güneş masmavi gökyüzünde parlıyor,toprak yağan yağmurlarla suya doymuş güneşin sıcaklığıyla toprakta tatlı bir telaş başlamıştı.
(Medine KBBMTAL)
Kırıkhan'dan Amik ovasına baktığıda,şeftali,nektar,limon ağaçlarının çiceklendiği ;buğday ,mısır tohumlarının topraktan gökyüzüne çıktığı tarlaları izliyorum.
(Merve KBBMTAL)
Nasıl da yarış halindeler büyüyüp ürün verebilmek,doğaya görevlerini yerine getirebilmek için.
(Kadir KBBMTAL)
Peki ya sen insanoğlu doğanın bu mucizelerini görmezden gelip kirletmeye,yok etmeye devam edecek misin?
(Güllüşah KBBMTAL)
Etme!
Bu mucizeleri gör!
Tohumun canlanıp büyümesini,çiçeğin meyveye nasıl da dönüştüğünü, buğday tarlasında gelinciklerin ihtişamını farket!
Doğayı sev, koru, yaşat.
(Rabia KBBMTAL)
Özellikle ilk bahar canlanan doğada bitkilerin uyanışıyla tekrar tekrar doğanın gücüne tanık oluyoruz.
(Sümeyye ŞOAAL)
Açan çiçekler çeşitliliği arttırırken, eşeysiz üremeyle çeşitlilik korunur ve kısa sürede yeni bitkiler oluşur.
(Alper ŞOAAL)
Merhaba ben Büşra, insanlar doğayla uyumlu bir şekilde yaşamalı ve doğaya saygı duymalıdır.
(Büşra KÇPAL)
Eğer doğaya saygı duymazsak geleceğimizi tehlike altına sokabiliriz.
(Kübra KÇPAL)
Bitkilerin eşeyli ve eşeysiz üremesini onların bize ne kadar faydalı olduğunu öğrendik.
(Sudenaz KÇPAL)
Gelecek nesillere bu güzellikleri aktarmalıyız.
(Melike KÇ)
Eşeyli üremede ise çeşit çeşit bitkiler.
(zeynep esra kçpal)
Vejetatif üremede ise çok sayıda ekonomik olarak avantajlı bitkiler üretiyoruz.
(Esmakçpal)
Bizim yeni nesillere bırakmamız gereken bolca bitki ve ağaçların olduğu temiz bir dünya varken biz ne yapıyoruz?
[İrem MAEAL]
Her yere ama her yere binalar dikiyoruz.
Artık çıkıp dolaşabileceğimiz, rahatça nefes alabileceğimiz yeşil bir alan bile bırakmıyoruz.
(Merve MAEAL)
Biz torunlarımıza bu kötülüğü yapmaya devam ediyoruz. Onlara temiz bir alan bırakmıyoruz.
(HANİFE MAEAL )
Heryere binalar dikerek aslında sadece insanlara kötülük yapmıyoruz dünyadaki bütün canlılara kötülük YAPIYORUZ.
(ERAY MAEAL)
Hayvanların evini yol ediyoruz. Bitkileri tahrip ediyoruz. Onlara yaşama alanı bırakmıyoruz.
(MESUT MAEAL)
'Hani emanet ,göklere,yeryüzüne,dağlara teklif edildi de insan yüklenmişti'.
(SefaDMOÇPAL)
Doğa naif yapısıyla tıpkı bir puzzle parçaları gibi. Her parçanın yolculuğu seyrü seferde.
( Burak DMOÇPAL)
Ne yazıkki insan bu yolculukta ziyandadır.
(Melikcan DMOÇPAL)
Kardelen Hercai misali.
Kardelen kışın dondurucu soğunda canından çok sevdiğini görme hayali ile göz kamaştırıcı şekilde Karı delerek çiçek açarken, Hercai verdiği sözü tutmayıp, Kardelenin boynunu bükmesine neden olmuştur. Belki bir gün insan, utancından erguvan rengi açan erguvan çiçeği gibi olup doğa yeniden cennet bahçesi olacak.
(Fatma İRET DMOÇPAL)
