
Su yalnızca hayatımızı devam ettirmemiz için gerekli bir madde değil, aynı zamanda medeniyetin ve kalkınmanın kaynağıdır. Zira medeniyete ev sahipliği yapan bütün uygarlıklar ilk yerleşim yerlerini su kaynaklarının yanında seçmiş, kalkınmada başarı elde ederek öncü hale gelen toplumlar da suyu endüstriyel olarak kullanmayı başarabilmiş toplumlardır.

Dünyanın artan nüfusu, suya olan ihtiyacı artırıyorken, iklim değişikliği temiz su kaynaklarının azalmasına neden olmaktadır. Bu fenomen, suyu siyasi ve askeri çatışmaların baş aktörü haline getirmektedir. Bugüne kadar enerji kaynakları ekseninde yaşanan çatışma ve savaşlar, yerini çok daha önemli hale gelecek olan su kaynakları için yaşayacak belki de daha vahşi ve kuralsız savaşlara bırakacaktır. Bilimsel literatüre yansıyan ve yansımayan gelişmeler, bu savımızın çok da uzun bir zaman dilimine yayılmayacağının sağlanması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Su ve suyun paylaşımı ya da aidiyeti ile ilgili çatışmalar neredeyse insanlık tarihi kadar eski iken ; bu çatışmaların çözümünün problematiğinde uluslararası hukuksaldüzenlemelerde olması büyük bir boşluk yaratmaktadır. Bu boşluk, keyfiliği, tedbirli olmamaya ve karşı tarafın ihtiyaçlarını gözetmemeyi de beraberinde getirmekte ve insanların zenginleşmek için değil, yaşamak için başlayacakları çatışmalara doğru giden yolun oluşmasına seyirci kalınmaktadır. Belki de bu boşluğun nedeni, suya bağlı sorunların çözüm metodolojisinin henüz oluşmamasından dolayı proaktif önlemlerin gerekliliğini sorgulanmamasıdır.

Su, dünyada insan hayatının devamı için en önemli yaşam gerekliliklerinin başında gelen ancak özellikle son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisi ile tehlikeli bir biçimde azalmaya başlayan bir kaynaktır kuşkusuz, suyu önemli kılan diğer bir unsur da suyun ekonomik bir meta haline gelmesi, ağır sanayi ve enerji üretiminde kullanılan temiz bir kaynak olmasıdır. Dünyanın artan nüfusu, üretim imkanlarının artması gibi pek çok etken suya olan ihtiyacın sürekli artırırken, küresel iklim değişikliği çevreye verilen zarar ile birlikte su kaynakları azalmaya başlamış, bu durumda suyu her zamankinden daha önemli bir hale getirmiştir.

