
Bu hikaye kitabı "NE ZORBA OL, NE MAĞDUR" e-Twinning projesi, ortak çalışmasıdır. Proje ortağı okulların sorumlu öğretmenleri ve öğrencileri tarafından kurgulanmıştır.

Kerem, Ozan ve Arda üç iyi arkadaştır. Neredeyse doğduklarından beri hep birliktedirler. Aynı anaokulu, aynı ilkokul ve yine aynı ortaokulda ve aynı sınıftalar. Evleri birbirine çok yakındır, okula da birlikte gider gelirler. Kerem boy olarak en uzunları ve en kuvvetlileridir, hatta sınıfın da en uzun boylusudur. Ozan, Kerem kadar olmasa da, sınıftaki diğer arkadaşlarına göre biraz uzun boylu dur. Arda kısa boylu ve zayıf bir çocuktur. Bu üç kafadar birlikten kuvvet doğar ilkesiyle hep birbirlerini korur ve kollar! Sınıftaki ve mahalledeki diğer çocuklarla arkadaşlık etmezler, hatta pek de iyi davranmazlar…






Bu üç arkadaşın sınıflarına yeni bir öğrenci gelir.
Yiğit adındaki bu çocuk başarılı bir öğrenci olmasının yanı
sıra basketbol takımında olan popüler bir öğrencidir.
Bizim üç kafadar böyle bir öğrencinin kendi sınıflarına
geldiği için mutlu olmazlar hatta sınıfta Yiğit’e “Hoş
geldin” demeyen sadece onlardır.



Yiğit bu çocukların
davranışlarının farkına varsa da yeni geldiği için sessiz
kalır. Bir gün Yiğit kantinde sıra beklerken Kerem güç
gösterisi yaparak onun sırasını almak ister.




Yiğit “Ama sıra benimdi” der. Kerem onu dinlemeyerek sıranın önüne geçer. Duymamış gibi davranır alaycı bir gülüşü vardır. Yiğit fazla uzatmak istemez yeni geldiği için kavga istemez aksine onlarla iyi anlaşmak ister tabi ki bu hareketten dolayı üzülmüştür.





Bu gergin durumu üzerinden atmak için spor salonuna giderek basketbol oynamaya başlar aslında onun tek hedefi iyi bir basketbolcu olmaktır. Fakat bir yandan da özellikle Kerem’in benzer şekilde tekrar davranmasından endişe duyar.









Yiğit, aradan aylar geçmesine rağmen ara ara Kerem’in zorba tutum ve davranışlarına maruz kalmaya devam eder. Ancak Yiğit oldukça sabırlı ve iyi niyetli bir kişiliğe sahiptir ve her şeye rağmen iyi niyetinden ve güzel davranışlarından vazgeçmez. Bir müddet sonra Kerem’in yakın arkadaşları Ozan ve Arda, Yiğit’in iyi niyetli ve güzel davranışlara sahip kişiliğini fark edip onu tanıdıkça, onu sevmeye başlarlar. Yiğit basketbol eğitimlerinden edindiği bilgi ve deneyimleri yeni arkadaşları ile paylaşır. Kısa sürede onlarla güzel bir arkadaş ortamı oluşturur. Kerem bu durumu fark ederek derin bir üzüntüye kapılır fakat üzüntüsünü belli etmeden diğer arkadaşlarının Yiğit’e karşı besledikleri dostça düşünceleri yok edebilmenin gayreti içerisine girer.







Kerem kendini büyük gören, kibirli ve hırslarına yenik düşen bir kişiliğe sahip olduğu için, okuldaki popülerliğini yitirmemek adına toplum içerisinde her fırsatta Yiğit’i küçük düşürmeye ve aşağılamaya çalışır. Ancak her hamlesi kendine döner. Kerem Yiğit’i gözden düşürmeye çalıştıkça kendisi yavaş yavaş arkadaşlarının gözden düşmeye başlar ve en sonunda yalnız kalır. Zira arkadaşları “başkasına kötü ve zorba davranan biri, gün gelir bize karşı da zorba olabilir” fikriyle onu zorbalıklarıyla baş başa bırakmaya karar verirler. Ta ki Kerem yaptığı yanlışların farkına varabilsin ve zorba olmaktan vazgeçsin. Kerem zorbalıkları yüzünden arkadaşlarının gözünde artık popülerliğini yitirmiştir. Lakin henüz kendisi bunun farkında değildir.

Arda ve Ozan’da artık onunla oynamayınca Kerem popülerliğini yitirdiğini ve zorbaca davranışlarından dolayı yalnızlaştığının farkına varır. Bir gün okuldan eve giderken karşı komşuları Ayşe teyzenin pazardan döndüğünü ve poşetleri taşımakta zorlandığını görür. Hemen yanına gider ve birlikte poşetleri taşırlar. Eve gelince Ayşe teyze Kerem’e teşekkür eder ve son zamanlarda çok dalgın ve keyifsiz olmasının sebebini sorar. Kerem okulda başından geçenler anlatır. Emekli bir öğretmen olan Ayşe Teyze ona şöyle der:





Ayşe teyzesinden duydukları Kerem’i çok etkilemiştir. Bileğim değil kalbim güçlü olmalı dedi kendi kendine.
Ertesi gün Yiğit okulda basketbol oynarken düşüp dizini yaraladı. Bunu gören Kerem hemen Yiğit’e yardıma koştu. Yiğit; Kerem’in değiştiğini anlamıştı. Kerem’e:
Böylece Kerem takımla basketbol oynamaya başladı. Kısa sürede çok iyi bir basketbolcu oldu. Artık okuldaki en popüler basketbolcuydu.
Kerem içindeki gücü ortaya çıkarmıştı. Üstelik daha keşfedecek çok yönünün olduğunu biliyordu.




PROJE ORTAK OKULLAR
-60. YIL SARIGAZİ ORTAOKULU
-SARE SELEHATTİN UZEL ORTAOKULU
-RABİA LEMAN İMAM HATİP ORTAOKULU
-ERDEM BAYAZIT ORTAOKULU
-İZZEPAŞA ORTAOKULU
-GAZİ OSMAN PAŞA ORTAOKULU


