ETKİNLİK AVCILARI

Zamanın birinde Etkinlik Ülkesi adlı bir yerde insanlar çok mutlu yaşarlarmış. Orada her şeyi yapmayı çok severmişler. Özel çocuklar etkinliklerle hem eğlenir hem de öğrenirlermiş. Oyunlarını da yaratırlarmış. O kadar farklı ve gösterişli gelmiş ki nasıl bir anlamazlarmış.
Ela ve arkadaşları da bir gün canlarının çok sıkıldığını farketmişler ve Etkinlik Ülkesine gitmeye karar vermişler. Oradaki çocukların çok eğlendiklerini duymuşlar. Hemen yola koyulmuş ve ülkeye varmışlar. Çocukların sorunları bile oyunla çözdüğünü görmüşler. Gerçekten de bütün çocukların yüzünde kocaman bir gülümseme varmış.Arkadaşlarıyla beraber bir derenin kenarına gelmişler.Karşıya geçmeleri gerekiyormuş ama nasıl geçeceklerini bulamıyorlarmış.

Artık okulda öğrendiklerini uygulama vaktiymiş.Görev paylaşımı yapmışlar. Biri dalları eşit boylarda kesmiş diğeri ise bu dalları yanyana sıralamış.Öteki ipleri ağaç dalları arasından geçirirken bir diğeri sıkıca bağlamış.Baya uğraşmışlar ve yorulmuşlar. Fakat yaptıkları salın güzelliğini görünce bütün yorgunluklarını unutuvermişler.
Sal ile karşıya geçmişler ve bir adamla karşılaşmışlar. Adam çocuklara karşıdaki tepeyi göstermiş ve o tepenin ardında Etkinlik Ülkesi'nin haritası olduğunu ancak o tepeyi aşmanın imkansız olduğunu söylemiş. Ela ve arkadaşları "Bizim için imkansız diye bir şey yoktur." diyerek yola koyulmuşlar. Onları tepeye fırlatacak bir mancınık yapmaya karar vermişler.
Bunun için ilk olarak kurumuş ağaç bulup, kütük hazırlamaya karar vermişler. Kütükleri hazırladıktan sonra çam ağaçlarından akan reçineyi toplamışlar. İki kütüğü reçine ile yapıştırarak mancınığı hazırlayan çocuklar şimdi de kendilerini nasıl fırlatacaklarını düşünmeye başlamışlar. İpek, sarmaşıkla bir yere bağlama fikrini söylerken; Ata, taşı toprağa çakıp oraya bağlamayı teklif etmiş. Yusuf ise sivrilttiği tahta ile sarmaşığı keserek, herkesin kendisini fırlatacağını söylemiş. Bu şekilde tüm çocuklar kendilerini tepeye fırlatmayı başarmışlar. Fakat gördükleri karşısında hayrete düşmüşler.
Tepenin ardında bir ormana düşmüşler. Ormanda yol bulmaya çalışırken karşıla- rına ülkelerinin haritası çıkmış.Buraya gitmek için bir araba yapmaya karar vermişler. Ormandaki kütüklerden bir tane alıp içini sivri taşla oymuşlar .Ahmet kütüğün yanlarına tahtadan pedallar yapalım demiş.Kerim sarmaşıkları toplayıp getirmiş.Sarmaşıkları pedallara ve tekerleğe bağlamışlar.Pedalları hızlıca çevirip ülkelerine doğru ilerlemeye başlamışlar.

Ormanın sonuna vardıklarında gözlerine inanamamışlar. Çünkü bu ülkede insanlar her binayı, sokakları, mahalleleri , parkları, müzeleri, anıtları ve daha birçok şeyi birlikte projelerle problem çözerek ve eğlenerek inşa etmişler. Çocuklar şehri gezerken hayretler içinde kalmışlar. Her bir yapı birer mühendislik harikasıymış.
En sonunda Etkinlik Ülkesi'nin insanlarının bu işleri birlik ve beraberlik içinde iş bölümü ve iş birliği yaparak ortaya çıkardığını anlamışlar. Tıpkı kendilerinin Etkinlik Ülkesi'ne ulaşmak için gemi, araba, mancınık yaptıkları gibi bu ülkenin insanları da kendi sorunlarını kendi ürettikleri projelerle çözmüşlerdi. İyi ki projeler var.

