
Bu kitap "BİLSEM'ler Zaman Makinesinde" eTwinning projesi kapsamında internet üzerinden projemizdeki öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz tarafından hazırlanmıştır. Kopya edilemez, iktibar edilemez. Tüm hakları saklıdır. Para ile satılamaz.
BİLSEM'ler Zaman Makinesinde Proje Ekibi





MERHABA BEN ERASTHOTENES
M.Ö. 276 da Cyrene’de doğdum. Yaşamım boyunca Mısır'ın başkenti İskenderiye'de yaşadım.

ÇALIŞMA HAYATIM
Felsefe, gramer, kronoloji ve coğrafya gibi çok çeşitli alanlarda çalıştım. Çalışmalarım esnasında, İskenderiye Kitaplığı'ndan oldukça yararlandım. Bu çalışmalarımdan ilki, asal sayıların bulunmasına yarayan ve kendi adımı taşıyan ünlü Eratosthenes Kalburu’dur. İkincisi, orta orantılı problemin çözümü için tasarladığım bir hesap aletidir.

Coğrafya kelimesini kullanan ilk kişi oldum, böylece coğrafya biliminin temelleri atılmış oldu. Ayrıca enlem ve boylam sistemini icat ettim. Stadyum uzunluk birimine göre Dünya'nın çevresini hesapladım. Dünya'nın çevresini hesapladığı bilinen ilk kişi olma ünvanını kazandım.

Hatta ne mutlu bana ki siz sevgili öğrenciler de derste Eratosthenes Dünyanın Çevresini Hesaplama Deneyini derslerinizde gerçekleştiriyorsunuz.

Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığını neredeyse tam olarak hesapladığımda çok mutlu oldum ve 29 Şubat'ı kullanarak takvimde ortaya çıkan eşleme probleminin de çözülmesine katkıda bulundum.

Çalışmalarımı Geopraphika adlı eserimde topladım. Dünya üzerindeki yerleşik alanların sınırlarını, hazırladığım bir haritada da gösterdim.

Bunların yanında eksen eğikliğini ve Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığını neredeyse tam olarak hesapladım.

Matematiği de hep çok sevmişimdir. Severek yapılan her işin karşılığı da bir o kadar güzel olur. Hiç duydunuz mu, bilmiyorum ama Matematikte belirli bir tam sayıya kadar yer alan asal sayıların bulunması için kullanılan bir yöntem var. Adı Eratosthenes Kalburu. Hadi size onu nasıl bulduğumu anlatayım.

Bir gün taşımda oturmuş üzüm şerbetimi yudumlarken inşaat için taş taşıyan işçileri izliyordum. Onları izlerken aklıma çılgınca bir fikir geldi. işçiler taşları bir düzenle taşıyorlardı. Diğer taşlara göre daha küçük taşları 2, bir büyüğünü 3,bir büyüğünü 5,ve en büyüğünü 7 kişi taşıyordu. Yorulan bir işçi ise onları arkadan takip ediyordu. Sonra bunların bir oranla sıralandığını fark ettim.

Hemen elime kil tabletimi alıp bu orana uygun bir tablo çizdim. Tablo bitti tek isim koymak kalmıştı Ama çok takıntılı olan bendeniz hiçbir şeye karar veremedim.

Tabloyu yaparken kurala uymayan sayıların üzerini çizdiğimde tablonun sanki bir kalbura benzediğini farkettim. Bu nedenle ‘’ERATOSTHENES KALBURU’’ olarak
adlanırdım.

Ardından hiç boş durur muyum? Araştırmalarımı kesmedim. Keşke şu anda size ulaşabilseydi ama Geographika (Coğrafya) adlı 3 harikulade eserim hala kayıp. Bu kitaplar o zaman için çok önemli ve aydınlatıcı kitaplardı. 157 yıl kadar yaşamayı başardım. Sizde benim gibi kendinize hedefler koyup başarılı olabilirsiniz.
Sakın hayalinizden vazgeçmeyin.

M.Ö. 194 yılında İskenderiye, Mısır'da hayata gözlerimi yumdum, ne şanslıyım ki sizler beni eserlerimle yaşatıyorsunuz.


M.Ö. 200'lü yıllarda Mısır'da İskenderiye isminde bir kent vardı. Burada birçok bilim insanının ve öğrencilerin bir araya gelip fikir alışverişinde bulunduğu İskenderiye Kütüphanesi yer alıyordu. Kütüphanede bir gün bir papirüsü okurken ilginç bir bilgiye rastladım.

21 Haziran tarihinde Güney Mısır'da ki Aswan'da, Güneş ışınlarının derin bir kuyunun en dip noktasına kadar ulaşması ve Güneş'in kuyudaki yansıması beni çok heyecanlandırmıştı; çünkü aynı tarihte İskenderiye'de böyle bir durum görmek mümkün değildi.

Kendi kendime 'diğer günler kuyunun dibine neden Güneş ışınları düşmüyor da sadece 21 Haziran'da düşüyor' diye düşündüm.


Ayrıca 'aynı tarihte Aswan’da yere dikilen bir çubuk gölge oluşturmazken 800 kilometre kuzeyde bulunan İskenderiye’deki başka bir çubuk nasıl gölge oluşturabiliyor?'
Bunlar benim için önemli sorulardı.

Bunu kanıtlamak için yine bir 21 Haziran tarihinde güneş tam tepe noktasındayken İskenderiye'de yere bir çubuk diktim ve güneş ışınlarının çubuğa tam dik ulaşmadığını ve yerde gölge oluşturduğunu fark ettim. Ama Aswan’da öyle değildi!

Çünkü 21 Haziran tarihinde güneş tam tepedeyken Aswan’da güneş ışınları hiç gölge oluşturmamıştı.
İskenderiye’de ise o tarihte güneş ışınları 7 derecelik bir açıyla düşmüştü ve gölge oluşturmuştu.

Bunu görünce Dünya'nın eğimli bir yapıda olduğunu düşündüm. Evet Dünya düz değil küresel olmalıydı.

Aswan ile İskenderiye arasında 7 derecelik farkı düşününce iki kent arasındaki mesafeyi bulursam araştırmama çok önemli katkılar sağlayacaktı.

Dünya eğimli bir yapıda olmalıydı ve kafamda oluşan fikirler için 7 derecelik farkı Aswan-İskenderiye arasındaki mesafe ile ilişkilendirmeliydim.
İskenderiye ile Aswan arasındaki mesafeyi bulmam gerekiyordu. Bunun için parayla bir adam tuttum.
İskenderiye ve Aswan arasındaki mesafe 5000 STADIA büyüklüğündeydi.

Mısır'da bir Stadialık mesafe yaklaşık 160 metre yapıyor. Bizim 5000 stadia dediğimiz mesafe ise sizin hesabınızla 800 km'lik bir mesafe demektir.

İskenderiye ile Aswan'da yere dikilen çubukları Dünya'nın merkezinde birleştirdiğimizi düşününce çubuklar arasındaki açı 7 derece oluyordu. Bir tam açı 360 derece olduğuna göre 7 derecelik bir açı bir tam açının 50'de 1'i olacaktı.

İskenderiye ile Aswan arasındaki mesafe 800 km olduğundan 800 km yi 50 ile çarparsam yer kürenin kutuplar çevresinin uzunluğunu bulmuş olurum.

Bu verilere göre yerkürenin kutuplar çevre uzunluğunu yaklaşık olarak 40 000 km buldum.

Her yıl Eratosthenes Deneyi'ni gerçekleştirirken kullanabileceğimiz muazzam bir kaynak ortaya çıktı. Bu çevrim içi kitabın oluşmasında emeği geçen minik eTwinner'larımıza ve onlara danışmanlık yapan öğretmenlerimize teşekkür ederiz
Merve Şirin & Nazlı Barış
BİLSEM'ler Zaman Makinesinde
Proje Kurucuları

