Yardımlaşma ve paylaşım konulu bu hikaye, "Değerlerim Aynamdır " projesinde yer alan 9 okuldan 27 öğrencinin katılımı ile hazırlanmıştır.
Emeği Geçen Öğretmenler ve Okulları:
Hatice Karabüber Aygün - Çalkaya 75.Yıl Cumhuriyet Ortaokulu, Merve TURGUT -İmamoğlu İmamhatip Ortaokulu Adana, Mehtap Kazan Susuzdere-Konak Kemal Atatürk Ortaokulu, Şerife ÇETİN -Saray Orta Okulu, Sinem İkizoğlu- Hayırseverler Ortaokulu, Çiğdem GÜLCÜ-Ressam Osman Hamdi Bey Ortaokulu, Figen Öztürk Arslan- Niğde Gümüşler Şehit Nail Akdoğan Ortaokulu, Pınar UŞAR -Ressam Osman Hamdi Bey Ortaokulu ,Neslihan BAKAL-Pursaklar Saray Ortaokulu ANKARA

ARKADAŞLIK VE YARDIMLAŞMA
Aylar sonra okulun kapıları, nihayet açılıyordu. Tüm öğrenciler, bu inanılmaz haberi konuşuyordu. Dile kolay, neredeyse yedi aydır okuldan ve arkadaşlarından uzak kalmışlardı. Evet, işte o mucizevi gün yaklaşmıştı!
Kemal-Neslihan
Çok heyecanlıydım. Öğretmenlerim ve en yakın arkadaşım Poyraz ile uzun zaman sonra tekrar görüşeceğim için çok mutluydum. Poyraz ile beraber okul bahçesinde futbol oynamayı çok özlemiştim.
Çağrı-Neslihan
Ve o gün geldi, derslere başladık. Beden eğitimi dersinde, futbol oynuyorduk. Bir anda arkadaşımızın biri yere düştü. Hepimiz hemen yanına koştuk ve bacağının kanadığını gördük. Yüzünden çok acı çektiği belli oluyordu. Ben hemen onu kaldırmak istedim ama gücüm yetmedi.
Damla-Neslihan
Sonra, hemen başımızda bekleyen birkaç arkadaşımdan yardım istedim. Onlar da aceleyle yere düşen arkadaşımızın elinden tutup onu kaldırmaya çalıştı ve başarmıştık. Ne de olsa birlikten kuvvet doğardı.
Ecrin B-Şerife
Arkadaşımızın koluna girdik ve öğretmenimizin yanına götürdük. Öğretmenimiz ilk müdahaleyi yaptı. Ayağını sardı ama arkadaşımız acı çekiyordu. Buna rağmen acı çektiğini bize belli etmemeye çalışıyordu. Ama biz nasıl bilebilirdik ki okulların açılmasını iple çekerken bunun başımıza geleceğini, düşünmemiştik.
Asude-Şerife
Ama moralimizi bozmadık. Ne de olsa okulların açılmasını çok beklemiştik. Bazen işler yolunda gitmeyebilirdi. Arkadaşımızın bacağının sarılmasını beklerken dersin bittiğini fark ettik.
Ecrin K-Şerife
Dersten sonra ellerimizi yıkadık ve kantine inmeye karar verdik. Merdivenlerden inerken Poyraz ile sohbet ediyorduk, konuşacağımız çok şey vardı. Nöbetçi öğretmen ile kantinde karşılaştık, yanında futbol oynarken yaralanan çocuk vardı. Sınıflarımız yan yanaydı, bu yüzden sık sık karşılaşıyorduk. Poyraz'a döndüm.
-Poyraz, canı fazla yanıyor mudur? Kötü düştü, dedim.
- O acıyı, hissedemem ama yüzünden fazla acı çektiği belli, dedi.
Haklıydı, aklıma harika bir fikir geldi.
-Hadi kantinden ona da yemek alalım ve nasıl olduğunu soralım, dedim.
İrem Su-Çiğdem
Onun sevebileceği atıştırmalıklar alıp yanına gittik
-Kuzey, nasıl hissediyorsun kendini?
-İlk ana göre kendimi daha iyi hissediyorum, sizin bu düşünceli davranışınız beni çok mutlu etti.
-Senin iyi olman bizi çok mutlu eder. Arkadaşlık bu günler içindir. Bizim sana küçük bir hediyemiz var, bu hediyeyi kabul etmen bizi mutlu eder.
Hayrunnisa-Çiğdem
-Hiç gerek yoktu arkadaşlar.
-Bu hediyeyi senin için aldık, kabul etmen bizi çok mutlu eder.
Kuzey, hediyesini beklerken çok şaşırdı. Arkadaşları Kuzey'e saat almışlardı. Kuzey saatini çok beğenmişti.
-Çok teşekkür ederim, arkadaşlar.
-Rica ederiz.
Nisanur-Çiğdem
O günden sonra, Kuzey ile çok iyi arkadaş olmuştuk. Her teneffüs oyun oynuyor, konuşuyorduk. Arada sırada da birbirimize küçük hediyeler alıyorduk ,yani kısaca çok iyi arkadaşlık kurmuştuk.
Cemre-Sinem
Günler böyle geçiyordu.
Kuzey, Poyraz ve ben çok iyi anlaşıyorduk. Yine beden eğitimi dersindeydik. Futbol oynarken bir taşa takılıp düştüm.
Ferkan-Sinem
Gözüm kararmaya başladı, gittikçe kötüleşiyordum. Gözlerimi açtığımda kendimi hastanede buldum. Odada annem, babam, Kuzey, Poyraz ve doktor vardı. Doktor, iyileşmem için birkaç gün dinlenmem gerektiğini ve de birkaç kontrol daha yapıldıktan sona taburcu olabileceğimi söyledi.
Berra-Sinem
Birkaç gün hastanede kaldıktan sonra taburcu oldum. Ciddi bir durumum olmamasına rağmen evde kalıp dinlenmeliydim. Tam okullar açılmış arkadaşlarıma ve öğretmenlerime kavuşmuşken yine onlardan ayrı kalmıştım, bu da beni çok üzmüştü. Kuzey, Poyraz ve sınıf arkadaşlarım bana sürpriz yapıp beni ziyarete geldiler. Bu ziyaret beni çok mutlu etmişti.
Mustafa Kerim-Hatice
Evde canım çok sıkılıyordu, annem tablet ile yanıma geldi ve bana bir sürprizi olduğunu söyledi. Annem; tabletimi açtığında karşımda Poyraz, Kuzey bütün sınıf arkadaşlarım canlı bir şekilde karşımdaydı ve bana geçmiş olsun diyorlardı ben çok mutlu olmuştum bir hafta sonra...
Ayşenur-Hatice
Artık iyileşmiştim. Okula dönmüştüm. Öğretmenimi ve arkadaşlarımı çok özlemiştim. Onlara kavuştuğum için çok mutluydum.
Hüseyin-Hatice
Okula girdiğim an Poyraz ile Kuzey Atatürk heykelinin altında konuşuyorlardı.
''Selam arkadaşlar!'' diye konuşmaya girdim ve beni gördüklerinde çok mutlu olmuşlardı.
Dilara-Pınar
Biraz konuştuktan sonra hep beraber sınıfa girdik. Bir haftalık ders notlarımı Poyraz'dan aldım. Bir süre sonra sınıf hocamız geldi ve derse geçtik. Dersin ortalarına doğru nöbetçi öğrenci kapıyı çaldı, sınıfa bir duyuru yapmak üzere içeri girdi ve okullar arası bir bilgi yarışması olacağını duyurdu.
Buse-Pınar
Herkes konuşuyordu. Karmaşa olmuştu sınıfta, hoca bağırdı.
"Susun! Herkes nöbetçi öğrenciyi dinlesin," dedi. Herkes susmuştu, nöbetçi öğrenci başladı anlatmaya ve bitmişti.
"Herkes anlamıştır umarım," dedi öğretmenimiz. "Sınıfımızdan üç öğrenci seçeceğim," dedi.
Herkes yine karmaşaya girdi. Hoca yine bağırdı, herkes susmuştu.
"İsteyen kişiler el kaldırsın seçeceğim," dedi hoca.
Arda-Pınar
Ben, Kuzey ve Poyraz hemen elimizi havaya kaldırdık. Sadece bizim elimiz havadaydı çünkü herkes birbiriyle konuşmaktan hocanın, "İsteyenler elini havaya kaldırsın, "dediğini duymamışlardı. Hoca sorusunu yineledi. Bu sefer de yine bizim elimiz havadaydı çünkü diğerleri bu sefer de yarışmaya katılmak istemedikleri için ellerini kaldırmamışlardı.
Dilan-Figen
Öğretmen, üçümüzü seçmişti. Bunun için heyecanlanmıştık. Benim içimde biraz endişe vardı. Bir hafta okuldan ayrı kaldığım için derslerimde eksiklik olabileceğini düşünüyordum. Arkadaşlarım bunu fark etmiş olsa gerek bana kütüphanede toplanma teklifinde bulundu. Ben de birlikte ders çalışacağımız için çok sevinmiştim.
Zeynep-Figen
Okuldan sonra eve gidip ailemizden izin almıştık ve kütüphaneye gitmiştik. Orada çok güzel kitaplar vardı, kitapların büyüsüne kapılmıştık. Saatlerce zevkle ders çalışmıştık. Artık bilgi yarışmasına hazırdık. Yarışmaya sayılı günler kalmıştı. Yarışmada başarılı olmayı umarak evimize dönmüştük.
Şerife-Figen
Yarışma için çok heyecanlanıyorduk ve sabırsızlanıyorduk. Yarışma günü gelip çatmıştı. Yarışma sabahı güzelce hazırlandım. Poyraz ve Kuzey'i de alarak yarışmanın olacağı konferans salonuna gidecektik. Ama babamın arabası arızalandı. Nasıl yetişeceğiz diye endişe ederken komşumuz Mehmet amca imdadımıza yetişti.
- Ne demek, komşuluk bugünler içindir, dedi ve yola koyulduk.
Gamze-Merve
Poyraz ve Kuzey ile birlikte yarışma yapılan odaya geldik hepimiz çok ama çok heyecanlıydık ve yarışma başladı hepimiz bilgilerimizi, birbirimizle paylaştık soruları hemen cevapladık. Yarışma bitmişti. Şimdi o büyük an geldi, yarışmanın sonucunda kimin kazanacağı belli olacaktı.
Zehra-Merve
Yarışmayı kazanmıştık, bu haberi alınca çok sevindik. İlk işimiz bunu arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize ve ailemize anlatmaktı. Ve anlattık herkes buna sevindi, bizi bilgilerimizi paylaştığımız için ayrıca tebrik etti.
Hatice Nur-Merve
Eve dönüyorduk hocamız:
"Acıktınız mı?"diye sordu.
Hepimiz aynı anda:
"Eveeet," diye bağırdık.
Yolda giderken lokanta gördük ve orada yemek yedik. Orada bir aç köpek gördük ve ona yemeğimizden bir parça verdik. Böylece hem başarımızı kutladık hem de aç bir köpeğe yardım etmiş olduk.
Nurşin-Mehtap
Sonra yola koyulduk ve evimize geldik. Poyraz ve Kuzey'de bizim eve gelmişti. Onlarla derslerimizi çalıştık. Onlar da evlerine gitti. Ertesi gün okula gittiğimde Kuzey yoktu ve Poyraz'a sordum:
-Kuzey nerede?
O da dedi ki:
- Kuzey hasta olduğu için onu hastaneye yatırmışlar.
Ben bu duruma çok ama çok üzüldüm ve dedim ki:
-Biz de onu sevindirecek bir şeyler yapalım.
Hiranur-Mehtap
Okuldan hemen sonra Kuzey'i ziyarete gittik . Kuzey'in çok istediği arabayı da almıştık. Kuzey bizi görünce çok mutlu olmuştu.
Nurhayat-Mehtap
Bu süreçte okulun, arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin benim için ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Ne zaman zor durumda kalsam bana yardım elini uzatacak birileri var ve ben ne zaman biri zor durumda olsa ona yardım elimi uzatacağım. Artık biliyorum,
paylaşmak ve yardımlaşmak dünyayı daha güzel bir yer haline getiriyor.
