

Geleceği daha iyi planlayabilmemiz için doğal kaynaklarımızı tasarruflu ve bilinçli kullanmalıyız.


Özellikle kâğıt, plastik şişe ve kavanoz gibi kolaylıkla dönüştürülebilecek maddeleri geri dönüşüme kazandırmalıyız. Geri dönüşüm dünyanın geleceğine katkı sunar.
Evdeki tüm ampuller düşük enerjili ampullerle değiştirilmeli, LED veya floresan aydınlatma sistemleri tercih edilmelidir.
Evdeki sıcaklığın çok fazla olduğu durumlarda; pencereleri açmak yerine ısıtıcının ayarlarını düşürerek gereksiz harcamalardan kurtulmalıyız.


Dünyamızdaki kaynakları doğru kullanmalı ve tasarruf etmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz.

Şimdi size ORMANLAR YOK OLMASIN isimli minik hikayemi anlatacağım.
Fındık tek başına yaşayan bir sincaptı. Neyse ki hala evi olan bir sincaptı. Diğer arkadaşları çok uzun zaman önce ormanı terk etmişlerdi. Ağaç kalmadı ki… Kestiler hepsini. Fındık'ınki ile beraber üç dört tane ağaç kalmıştı. Kesik ağaçlardan geriye kurumaya yüz tutmuş kütükler kalmıştı. Sessiz, ıssız ve tatsız olmuştu her yer.- Her şeye rağmen yaşıyorum, hayatıma devam etmeliyim ,dedi ve yuvasından çıktı Fındık. Kesilen kütükler arasında dolaşırken bir ses duydu. Biri ağlıyordu. O tarafa doğru yöneldi. Bir kütüğe yaslanmış ağlayan beyaz tavşanı gördü. Usulca yaklaşarak beyaz tavşana niçin ağladığını sordu.


Beyaz tavşan devrilen bir ağacın altında kalarak hayatını kaybeden ailesini anlattı Fındık‟a. Kendini yalnız ve çaresiz hissediyordu. Fındık ona :
- Gel beraber yaşayalım bundan sonra. Birbirimize can yoldaşı oluruz, dedi.
Beyaz tavşan bu teklifi sevinerek kabul etti. Günler gittikçe daha da güzelleşiyordu. Oynuyorlar, zıplıyorlar, kendilerine yiyecek toplayıp uzun uzun konuşuyorlardı. Bir sabah çok şiddetli bir gürültü ile uyandılar. Dozerler tekrar gelmişlerdi. Topraktan öyle bir ses çıkıyor ve sarsılıyordu ki, zavallı beyaz tavşancık korkudan tir tir titriyordu. “ Korkma “ dedi Fındık.
Yuvadan çıkıp ağaç dalı boyunca yürüdüler. Dozerler çok net görülebiliyordu. İki taneydiler. Canavarlara benziyorlardı, kocaman dişleri olan canavarlara…” Bir şey yapmalıyız” dedi Fındık. “ Kargalar” dedi Beyaz. Kargalardan yardım isteyelim. Koşarak gitti Fındık, kara kargaya derdini anlattı. “ Orman hepimizin ,beraber çalışırsak kalan ağaçları kurtarabiliriz.” Kara kargauçarak arkadaşlarının yanına gitti. Bir süre sonra yüzlerce arkadaşı ile birlikte gagalarında taşlarla dozerlere doğru uçmaya başladılar. Uçtular, uçtular. “şimdi” dedi kara karga . Dozerlerin üzerine taşları yağdırmaya başladı kargalar. Taşların bazıları dozerlerin bacalarına giriyordu.

Dozerler garip sesler çıkarmaya başlayıncaya kadar sürdü bu taşlı saldırı. Önce hırlamaya başladı dozerler, sonra da homurdanmaya ve tökezlemeye. Evet, başarmışlardı, durdurmuşlardı her şeyi yiyip yutan bu korkunç yıkımı. Fındık ile Beyaz'ın yanlarına geldiklerinde sevinçliydiler. Yuvalarını, ağaçlarını kurtarmışlardı. Sessizce beklemeye başladılar. Bir süre sonra iki kocaman kamyon göründü. Bozulan dozerleri sırtlarına alıp geldikleri gibi gittiler. O ana kadar nefeslerini tutmuş bekleyen kahramanlar hep bir ağızdan çığlıklar atıp, zaferlerini bütün ormana, hayvanlara, gökyüzüne, bütün doğaya haykırdılar. ORMANLAR YOK OLMASIN...


Evet arkadaşlar biz insanların ve doğada yaşayan tüm canlıların tek yaşam yeri dünyamız olduğunu unutmayalım. Hayatımız boyunca basit tedbirler alarak dünyamızı geleceğine ışık tutalım.
