


FEVZİPAŞA ORTAOKULU
KARŞIYAKA/İZMİR
OCAK AYI HİKAYELERİMİZ

Bir Tek Benimle Mi Olacak?
Ece, gece evine giderken komşularının ışığını açık gördü oysa bu saatlerde uyuduklarını biliyordu ve yürümeye devam etti. Sonra da karşı binadaki mağazada boş yere yanan ışıkları gördü. Ece boş yere harcanan enerjiyi düşünmüş ve bu durumdan çok rahatsız olmuştu.
Ertesi gün arkadaşı Betül ile konuşarak ona bazı fikirleri olduğunu söylemiş. Enerji tasarrufu ile ilgili proje yapmaya ve “Bir tek benim yaptığım tasarruf ile mi doğa kurtulacak?” gibi düşünceleri yıkmak istediklerine karar vermişler. Ama bunun için fedakârlık yaparak bu projeye zaman ayırmaları gerekiyordu.

Öğretmenleri Gülçin Hanım duyarlılıkları, proje ile ilgili düşünceleri ve fedakârlıklarından çok etkilenmiş ve onlarla gurur duymuş. Kendisi de onlara her türlü yardımı yapacakmış. Yardımlaşarak ve işbirliği içinde çalışmaya karar vermişler. Ece ve Betül, enerji elde edilirken santraller doğayı kirlettikleri ve yok ettikleri için sudan tasarruf, ağaç dikimi tarzında kampanyalar düzenlemek istemişler. Böylece doğaya ve kendilerine yardım etmiş olacaklardı. Betül ve Ece öncelikle kendi evlerinde kendi aileleriyle tasarruf yapmaya başlamışlar. Mahallede komşularına broşürler dağıtarak, sunumlar yaparak, yaşlıların evlerine gidip onların nelere dikkat etmeleri gerektiğini yardım ederek anlatmışlardı. Okul için sunum hazırlamışlar arkadaşlarına yapılacaklarla ilgili bilgi vermişler.

Arkadaşlarından fedakârlık yaparak kendilerine yardımcı olmalarını, ailelerine ve tüm çevrelerine de konuyu anlatmalarını istemişler. Öğretmenleri Gülçin Hanım ağaç dikme projesi için Tema ile konuşmuş ve okul öğrencileri gidip ağaç dikmişler. Gülçin Hanım öğrencilere resim yaptırarak, hikâye yazdırarak, oyunlar oynatarak niçin enerji tasarrufu yapmaları gerektiğini göstermiş.Ece ile Betül başlattıkları bu projede iki kişi başlayıp yüzlerce kişinin enerji tasarrufu yapmalarını sağladıklarını biliyorlarmış çünkü insanlara örnek olmuşlar onları yapacakları konusunda bilinçlendirmişlerdi.. Boşuna denmemişti “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” diye.

Okulda çoğu öğrenci evinde enerji tasarrufu yapmış. Okulları da hem sudan hem enerjiden tasarruf yapmaya başlamıştı. Çok mutluydular. Kendilerinin ve arkadaşlarının fedakârlıkları ile arkadaşlarının, öğretmenlerinin de yardımlarıyla, enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturarak dünyamıza çok yararlı bir proje yapmışlardı.
NUR SEMA

Enerji Tasarrufu ve Yardımlaşma
Ali okuldan sonra eve döndüğünde çok heyecanlıydı çünkü babası evlerine enerji tasarrufu sağlayacak bir güneş paneli almıştı.
Ali ve babası bu ürünü evlerinin çatısına kurdular. Kabaca bir hesaplamayla güneş panelinin onlara yıllık 1500 Türk lirası tasarruf sağlayacağını hesapladılar ve Ali’nin babası bu güneş panelini sadece 1000 Türk lirasına aldığını söyledi.

Bu sayede hem çevreye hem aile bütçesine katkı yapmış oldular. Ali sabah okula gittiğinde babasının aldığı güneş panelini ve güneş panelinin sağladığı avantajları okuldaki arkadaşlarına anlattı. Ali’nin birkaç arkadaşının ailesi güneş paneli konusunda Ali’nin babasından yardım istedi. Ali’nin babası arkadaşlarının ailelerine güneş panellerini almaları ve evlerine kurmaları konusunda yardımcı oldu.
Bu sayede hem yardımlaşmış hem de tasarruf yapmış oldular.
Batıncan

Tasarruftan Önce Tasarruftan Sonra
Bir gün Ali abisine, annesinin gelen faturaya çok üzüldüğünü söylemiş. İki kardeş buna bir çözüm düşünürken Ali’nin aklına tasarruf yapmak gelmiş. Abisi bunun nasıl olacağını sormuş. Ali ona fikrini günlük hayattan örneklerle anlatmış.Birinci gün Ali abisine bir tasarruf takvimi hazırlamış. Bu takvimde her gün yapacakları tasarruf etkinliklerini bir önceki güne ekleyerek bir ay boyunca uygulayacaklarını söylemiş. Birinci gün izlemedikleri zamanlarda televizyonu kapalı tutmuşlar. İkinci gün odalardan çıkarken ışıkları kapatmışlar. Üçüncü gün evde yokken kaloriferi kapatmışlar. Bu etkinliği ay sonuna kadar devam ettirmişler. Ay sonu geldiğinde Ali ve abisi faturayı heyecanla beklerken anneleri işten faturayla dönmüş.

Ali ve abisi çok heyecanlıymış. Akıllarında “Acaba fatura ne kadar geldi?” sorusu varmış. Anneleri faturanın neredeyse yarı yarıya düştüğünü söyleyince Ali ve abisi mutluluktan havalara uçmuşlar. Anneleri onlara faturadaki bu düşüş sizin sayenizde mi oldu diye sorunca iki kardeş aynı anda mutlulukla evet diye bağırmışlar. Bunu duyan anneleri çok sevinmiş ve oğullarına çok teşekkür etmiş.
Babaları akşam eve gelince, anneleri Ali ve abisine bunu nasıl yaptıklarını sormuş. Ali de aklına gelen fikri ve uyguladıklarında gözlemledikleri farkı onlara anlatmış. Annesi ve babası aralarında fısıldaştıktan sonra o zaman biz de fikrinizi uygulayıp tasarruf yapalım. Belki yaptığımız kârla size telefon alırız diye çocukları ödüllendirmek istemişler.

Ali ve abisi buna çok sevinmiş. Babaları da oğullarının aile bütçesine yaptıkları katkı ve dünyaya yaptıkları yarardan dolayı çok gururlanmış. Ertesi gün işe gittiğinde iş arkadaşlarına oğullarının yaptığı tasarruftan bahsetmiş. İki kardeşin bu güzel fikri herkese fayda sağlamış ve çevre dostu bu girişimleri büyükleri tarafından destek görmüş.
AKİF


DOĞAYA YARDIM
Selen adında bir çocuk hayatı çok seven, hep güler yüzlü olan ve hoşgörülü bir kızmış. Selen doğayı çok sever, her hafta sonu o çok sevdiği ormana gider ve orada piknik yapar, oyunlar oynarmış.
Yaklaşık üç ay sonra Selen yine ormana gitmek için hazırlanıyormuş, her şeyi hazırlamış ve yola çıkmışlar. Ormana gittiğinde bir de ne görsün! Ormanın yarısı yanmış. Selen şüphelenmişti zaten çünkü iklimler değişiyormuş, buzullar eriyormuş, küresel ısınma artıyormuş, su kirliliği yaşanıyormuş ama bu en sevdiği ormandan başlayamazdı.
Selen eve gelmiş ve bunların hepsini hatta daha fazlasını düşünmüş ve bunları araştırmış.
İlk olarak yakınlarına, akrabalarına anlatmış. ‘’ Böyle şeylerin yaşanmaması için yapılabilecekleri konuşmuşlar.’’ Sonuç: yardımsever ve sorumluluk sahibi olunmaması çok bilinçsizce ve bunu biz önleyebiliriz demişler ve işe başlamışlar. İlk olarak Selen’in en sevdiği ormanı kimin ve neden kestiğini araştırmakla başladılar. İzinsiz bir kesimmiş ve bina yapmak içinmiş. Bunu polise bildirmişler ve ağaçların yerine yeni ağaçlar dikmişler.
Selen ve ailesi şunu herkese duyurmuşlar: İNSANLARA YARDIM ETMEK İSTİYORSANIZ İLK ÖNCE DOĞAYA YARDIM EDİN.
BERÇEM

Bir Fedakarlık Sembolü ”İnci”
Kolaylığı çok seven midye denizlere gelen kolaylık sayesinde çok mutluydu. Bu kolaylık onun günlük yaşamını çok olumlu etkiliyordu. Midye evine gelen bu kolaylığı: “Bir daha dünyaya gelecek miyim?” düşüncesiyle, savurganlıkla harcıyordu. Onun tükenmez olduğunu düşünüyordu. Midye gibi olan bir sürü deniz canlısı daha vardı. Onlar da aynı şekilde düşüncesizce harcıyordu.
Midye ve diğerleri gibi olmayan deniz canlıları da vardı, bunlardan en iyi örnek İstiridye idi. İstiridye çok fedakar ve yardımseverdi. Denizler için o biricik incisinden bile vazgeçmişti. O bu kadar büyük bir fedakarlık yaparken diğer canlıların hiçbir şey yapmayıp üstüne üstlük daha da fazla harcaması adil değildi. İstiridye pes etmedi ve mücadele etti fakat duyarlı olanların sayısı azalırken müsrif olanların sayısı artıyordu.


. Bu konu artık duyarlılıktan çok gelecek meselesi haline gelmişti. İstiridye artık tek başına mücadele edemezdi. Denizlerin kaynakları bitmeye yüz tutmuştu. İstiridyenin fikirleri vardı tabi ki. Denizler kralına gidip enerji, kaynak kullanımına bir sınırlandırma koyma tasarısı sundu ancak reddedildi çünkü bu müsriflikten asıl kazançlı çıkan denizler kralıydı.
İstiridye çabalarının boşa olduğunu düşünüyor ve incisinin de yine boşa gittiğini düşünüyordu ama o inci bu fedakarlığın ve yardımseverliğin simgesi oldu, Midye gibiler için de bir örnek oldu.
Mehmet Ege Y.

ZEYNEP VE SUDE
Zeynep ve Sude 2 kardeştirler. Bir gün evde yalnızken birden elektrikler gitmiş ve evde mum yokmuş. Bir çözüm ararlarken akıllarına birden komşularının elektrik enerjisi üretmek için rüzgar gülü kullandıkları gelmiş.
Pencereden baktıklarında gerçekten de koca mahallede bir tek onlarda elektrik olduğunu gördüler. Ve onlardan yardım istediler. Evde bir büyüklerinin olmadığını söylediler. Komşuları da seve seve onlara yardım ettiler. Anne ve babaları onları çok merak etmişler ve işlerini bırakıp hemen dönmüşler.
Komşularında olduklarını gördüklerinde içleri rahatlamış, gelir gelmez bir oh çekmişler. Zeynep ve Sude yaşadıklarını anne ve babalarına anlattıktan sonra anne ve babaları bir karar almışlar. Karar da bundan sonra elektrik enerjisi üretmek için rüzgar gülü kullanmakmış.
Zeynep, Sude, annesi ve babası komşularının bu hareketini çok beğenmiş ve yardım ettikleri için çok teşekkür etmişler. Komşuları ne kadar da yardımseverdiler.
BERFİN

Umut Dolu Gençlik
Okuldaki son dersine giren Sinan'ın dikkatini okulu sarıp sarmalamış olan enerji tasarrufu hakkındaki broşürler çekti.
Öncesinde bu konuyla uzaktan yakından ilgisinin olmadığını düşünürdü ancak anladı ki bu bütün dünyalıları ilgilendiren ve herkesin üstüne düşmesi gereken bir sorundu. Konu üzerinde sıkı araştırmalar yaptıktan ve üzerinde düşündükten sonra kendine sorduğu soru şu oldu:”Neden hâlâ buna çözüm getirilmedi?”. İşin içine girdikçe bilgileri derinleştikçe bu sorunun cevabını da öğrenmeye başlıyordu. Annesine danıştığında ise sorunun cevabını büyüdükçe yeni kazanımlar ve olgular elde edeceksin dolayısıyla bu gibi soruların cevabını rahatlıkla verebileceksin. Bunun üzerine Sinan sonradan düşündü ki insanlar, zamanlarından feragat edemedikleri için bu sorunlara yüz çeviriyorlar. Bir başka deyişle fedakârlık kapsamında değerlendirilebilecek pek çok şeyi görmezden gelip hayatlarına devam ediyorlar. Ancak Sinan problemlere kulak tıkamayacağına söz vererek kendisi için büyük adım olan okulundaki teknoloji kursuna kayıt oldu.

Yıllar geçti Sinan başta yakın çevresi olmak üzere pek çok kesimi etkilemeyi başardı. Artık ayakları yere daha sağlam basıyordu çünkü arkasında onu destekleyen arkadaşları ve onun oluşturduğu iyi huylu bir kitle vardı ama en önemlisi de düşüncelerinin yansıması olan bir fikri vardı. Ona göre başarı olaylara farklı bakış açılarından bakabilmekti ve bunu tam anlamıyla yapıp fırsata çevirdikten sonra başarı kaçınılmazdı. Bu bağlamda ona göre, esasında hibrit otomobiller bile sandığımız kadar çevreci değillerdi onların yerine artık hidrojen piller hayata geçecekti. Arkadaşlarıyla beraber fedakârlık kavramını tekrardan topluma aşılamışlardı.
Sonuç olarak Sinan ve arkadaşları bu başarılarını bütün dünya için yapmışlardı. Ve de birçok gence umut olmuşlardı.
CEM

DUYARLI OL!
Pınar, akşam ailesiyle beraber televizyon seyrediyordu. Bir belgesele rastladılar. Bu belgesel küresel ısınma ve enerji tasarrufu ile ilgiliydi.
Pınar bir solukta izlediği bu belgeselden çok etkilenmişti. Ertesi gün okulda arkadaşlarına bu belgeseli anlatmış ve :
-Acaba bizler neler yapabiliriz? diye sormuştu.
Mert ise sınıfın akıllı tahtasını açmıştı. Arama motoruna “ Küresel ısınmayı engellemek ve enerji tasarrufu yapmak için neler yapmalıyız?” yazmıştı. Çıkan sonuçları beraber okumuşlardı. Ece:
-Bunlar hepimizin kolayca yapabileceği şeyler, demişti.
O anda Pınar'ın aklına güzel bir fikir gelmişti. Heyecanla arkadaşlarına dönmüş ve:

-Tüm okul birlik olursak güzel bir proje ile bunları hayata geçirebiliriz. Demişti.
Pınar'ın bu fikrini beğenen arkadaşları ona yardım edeceklerini söylemişlerdi. Öncelikle bu fikirlerini öğretmenler ile paylaşmışlardı. Öğretmenleri ise bu fikri
beğenmiş ve konuyu okul müdürü ile konuşmuştu. Proje okulda uygulanmaya başlanmıştı, okulun geliriyle güneş panelleri alınmış , her yere gereksiz yere yanan ampulleri söndür ve çeşmeleri açık bırakma gibi yazılar yazılmıştı.
Son olarak Pınar ve sınıf arkadaşları bahçenin ortasına büyük bir grafiti yapmıştı. Grafitide” Duyarlı Ol, Dünyayı Koru!” yazıyordu. Unutmayalım ki önemli olan nereden başladığımız değil. Önemli olan bilinçlenme ve başlamaktır.
Eylül

ELİF’İN TASARRUFU
Elif üniversite öğrencisiydi. 2. sınıftaydı. Ailesiyle yaşıyordu. Ancak artık okula gidip gelmesi zorlaştığı için yeni bir eve geçmek istiyordu.
Dönem ortasında bir ev kiraladı ve evine taşındı. Bir ay boyunca mutlu mesut oturdu. Ancak ay sonunda elektrik faturası gelince mutluluğu birazcık da olsa endişeye dönüşmüştü. Elif gözlerine inanamamıştı. Hayatı boyunca faturaları hep babası ödediği için hiç faturalara bakmamıştı. Kendi evine çıkınca bu acı gerçekle karşılaştı. Faturalar hep böyle gelemezdi. Tasarruflu olması gerektiğini biliyordu ama nasıl yapacağını bilmiyordu. Kardeşini aradı. Ancak kardeşi de onun gibi olduğu için hiçbir bilgi paylaşımı yapılamadı. . Sonunda Elif kendi kararlarını kendisi alması gerektiğini anladı ve evinde bazı değişiklikler yaptı. Bunlardan bazıları; Tasarruflu lamba kullanmaya başladı.

. Gece yatarken gece lambasını kapatmaya başladı. Bulaşıklarını elde değil makinede yıkamaya başladı. Evine tasarruflu sayaç taktırıp çamaşırlarını gece yıkamaya başladı. Bu değişiklikler sonunda faturalar artık Elif’i şoke etmiyordu. Kendi bütçesine yardım ediyor. Aynı zamanda lisede okuyan kardeşine de harçlık veriyordu.
Elif hayatının sonuna kadar hep böyle sürdürdü. Bunları çocuklarına da öğretti. Ekonomik durumları ne kadar iyi olursa olsun çocuklarına tasarrufun sadece aile bütçesine değil aynı zamanda doğaya yardım etmek olduğunu öğretti. Böylece dünyaya yardım etmiş oldu.
EDA

ELEKTRİĞİN ÖNEMİ
Ayşe ve ailesi evinde mutlu bir gün geçiriyordu. Ayşe ödevlerini yapmak için odasına gitti.
Ödevlerini bitirdikten sonra duş yapmak için banyoya girdi. Fakat odasının ışığını kapatmamıştı. Annesi ve babası da bunun farkına varmamışlardı. Ayşe duştan çıktıktan sonra saçlarını kurutmak için kurutma makinesini açtı. Fakat tam o anda elektrikler gitti. Makine çalışmadı ve bütün ev kapkaranlık oldu. Evde ne yazık ki mumda yoktu.

. Annesi komşudan mum ödünç aldı fakat Ayşe elektrikler gittiği için ıslak olan saçlarını kurutamamıştı. Babası durumu çözmek için mumla etrafını aydınlatarak şartellerin olduğu yere gitti. Elektrik boşa çalıştığı için şarteller atmıştı ve bunun sonucunda elektrikler gitmişti.
Babası elektrik sorununu çözmüştü. Ayşe sanki o an birkaç dakikalığına hayat durmuş gibi hissetmişti. Şimdi elektriği boşa kullanmanın ne denli önemli olduğunu daha iyi anlamıştı.
Solmaz

Ümitsizliğe Kapılmamak
Eylül üst katlarına yeni taşınan Ali Bey’i, hoş geldiniz demek amacıyla ziyaret etmeye gitti. Evde gördüğü manzara karşısında şok geçirdi. Göz yoran lambaların aydınlığı, kulak tırmalayan musluk damlaları âdeta insanı çileden çıkartıyordu.
Bu duruma bir çare bulmalıydı. Aklına bir şeyler geliyordu ama kararsız gibiydi. Ne yapacağına karar veremezken arkadaşı Gül aklına geldi. Gül “ İyi Bir Gelecek İçin Enerji Tasarrufu “ adlı bir projede görev alıyordu. Ayrıca birçok kişiye seminer de veriyordu. Eylül Gül’e durumu ayrıntılı bir şekilde anlattı. Gül ise en kısa sürede yardımcı olacağını söyledi. Aradan 2-3 gün geçtikten sonra Eylül tiz bir çığlık sesiyle yerinden sıçradı. Üst kattan geliyordu. Üzerine siyah hırkasını atarak merdivenleri ikişer üçer çıkıyordu. Karşısında Gül’ü görünce duraksadı. Şaşırmıştı. Gül Eylül'e haber vermeden Ali Bey ile konuşmaya gelmiş ama ne fayda Ali Bey ısrarla “Sizi ilgilendirmez.” diyordu.

Kapıyı suratlarına kapattı. Belli ki çok kızmıştı. Eylül asık bir surat ifadesiyle Gül'ü yolcu etti. Ertesi sabah Eylül son bir kez şansını denemek için Ali Bey’in kapısını nazikçe çaldı. Kapıyı açıldı. Eylül içeri girdi ama yine aynı şekilde hava aydınlık ama lambalar açık. Suyu kullanan yok ama musluktan sular akıyor. Eylül karşı koltuğa oturdu. Arkasından Ali Bey eskimiş kırmızı bir koltuğa oturdu. Derin bir sessizliğin ardından Eylül konuşmaya başladı. Yaptığınız dünyaya ve canlılara zarar vermekten başka bir şey değil dedi. Ali Bey’in yüzü kızardı. Yaptığı hatanın farkındaydı. Bizzat yerinden kalkarak kendi elleriyle boşa yanan lambaları söndürdü daha sonra da muslukları kapattı.
Eylül kendiyle gurur duyuyormuşçasına “Başardım işte!” diyordu.
Esma

TASARRUFSUZ ONUR
Bir gün Hazal Onur'un evine gitmişti. Eve girdiğinde bütün lambaların açık olduğunu gördü. Salona geçti ve bir koltuğa oturdu. Onur'un diğer lambaları kapatıp salona gelmesini bekledi. Onur sonunda salona gelmişti. Ama lambaları kapatmamıştı. Onur sohbet konusu açarken. Hazal Onur'a "Onur lambaları kapatmayı unuttun sanırım." dedi. Onur "Evet unutmuşum bir daha ayağa kalktığımızda kapatırız." dedi.
Bir süre sonra Onur çok sıcak olduğunu söyledi ve klimayı açtı. Hazal peteğin yanında oturuyordu. Yanlışlıkla elini peteğe değdirdi. Petek çok sıcaktı. Hazal ayağa kalktı. Doğalgazı ve klimayı kapattı. Camları açtı. Lambaları da kapatmayı unutmadı.

Onur'un yanına geldiğinde yaptığının yanlış olduğunu söyledi ve elektrik ile doğalgaz faturası kaç TL geliyor diye sordu. Onur yüksek bir fiyat söyledi. İçinden bu çocuk cidden iyi değil dedi.
"Onur böyle yaparak hem paranı boşa harcamış oluyorsun hem de enerji kaynaklarımızı boşa kullanmış oluyorsun. Böyle yapmamalısın." dedi, Hazal. Onur Hazal'ı dinledi. Hem tasarruf yapıyordu hem de enerji kaynakları boşa gitmiyordu. Bu durum çok hoşuna gitmişti ve bir daha asla boş yere lamba açmadı veya enerji kaynaklarının boşa harcanacağı bir iş yapmadı.
Hazal

Cumartesi
Ben Berke 14 yaşındayım. Cumartesi sabahıydı. Erken uyanmıştım ve bu yüzden biraz ders çalışmak istedim. Ders çalışırken musluktan ses geldiğini duydum. Musluk su akıtıyordu. Babam uyanınca ona söylemeyi düşünüyordum.
Öğleden sonra babama musluğun su damlattığını söyledim ve sonra arkadaşım beni arayıp beni evine davet etti. Evden çıkarken banyonun ışığı açıktı ve kapısı kapalıydı. Önce birinin olup olmadığını sordum ancak içeriden ses gelmedi, içeride kimse yoktu. Işığı kapatıp anneme not yazdım. Çünkü annem hafta sonları bile işe gidiyordu. Notta “Işığı açık bırakmayın!” yazıyordu.

Aslında hem komik hem de üzücüydü çünkü biz istemeden de olsa bile enerji tasarrufu yapmıyoruz. Arkadaşımın evine giderken yolda yaşlılara yardım eden insanlar gördüm. Bir grup liseli toplanmış yaşlıların caddede karşıdan karşıya geçmelerine ve torbalarını taşımalarına yardım ediyordu.
Bende onları gördükten sonra hem insanlara hem de dünyanın korunmasına yardım edeceğime söz verdim.
Onur

ESLEM VE DENİS’İN ENERJİ MACERASI
Günlerden bir gün Eslem ve köpeği Denis evde sohbet ederken yağmur yağmaya başladı. Ve evin elektriği gidip gelmeye başlar.
Eslem açıkçası biraz ürkmüş biraz da çaresizdi. Köpeği Denis ile beraber çözüm aradılar, düşündüler, düşündüler ama akıllarına hiçbir şey gelmedi. En sonunda Denis’in aklına enerji kaynakları kullanabiliriz fikri geldi. Eslem de harika bir fikir diyerek Denis’i kucakladı. Ama şöyle bir sıkıntı vardı ki Eslem enerji kaynaklarını bilmiyordu. Biraz düşündü ve aklına rüzgar enerjisi geldi. Evlerinde ki panelin yönünü değiştirdi ve rüzgar ile evlerinin elektrikleri geri geldi. Eslem ve Denis çok mutlu oldular. Sohbetlerine devam ettiler.
En sonunda enerji kaynaklarından yenilenebilir enerjinin faydasını fark ettiler. Hem de bilgilenmiş oldular.
Öykü

ENERJİ TASARRUFU
Bir kış günüydü sabah karanlığında okula gitmek için yola çıkan Hakan yavaş adımlarla okula doğru ilerliyordu. Okula varmıştı.
Ders başlamadan önce herkes yerine oturdu ve öğretmeni beklemeye başladılar. Öğretmen sınıfa girmişti. Hızlıca derse giriş yapan Ümmü öğretmen öğrencilerini selamlayıp derse başladı. Çocuklardan birisi ayağa kalktı ve bugün yazı yazacaklarını hatırlattı. Ümmü öğretmende öğrencilerden enerji tasarrufu konulu yazı istedi. Bu konu Hakan’ın çok dikkatini çekmişti çünkü yazabileceği ve anlatabileceği çok şey olduğunu biliyordu. Sınıfta derin bir sessizlik oluştu. Herkes yazacağı yazıya odaklanmıştı ve sınıftan çıt çıkmıyordu. Aradan bir ders geçmişti birçok kişi yazısını bitirmiş ve arkadaşlarına okumak için sırasını bekliyordu. Öğretmen ilk önce Hakan’ın okumasını istedi Hakan heyecanlı bir şekilde tahtaya kalktı ve yazdığı metni okumaya başladı.

O kadar güzel bir yazı yazmıştı ki ne zaman bittiğini kimse anlayamadı. Öğretmeni yarışmanın sonunda bir oylama yaptı ve yapılan oylamanın sonunda Hakan birinci oldu. Ümmü öğretmen Hakana yazdığı yazıda bulunan tavsiye ve çözümleri sınıfça uygulamak istediğini söyledi. Sınıftaki herkes memnuniyetle kabul etti. Ertesi gün Ümmü öğretmen tüm sınıfa broşür dağıttı ve herkesin bu broşürlerin üstüne slogan yazmasını istedi. Broşürler bitmişti. Hakan ve arkadaşları ilk önce okuldakilere sonra okulun önünde bulunan insanlara broşür dağıttılar. Daha sonra tüm sınıflara konuşmalar ve anketler yaptılar. En azından okuldaki tasarrufu korumaya çalıştılar. Sınıftaki ışıklardan, tuvaletteki musluklardan vb. birçok enerji kaynağından tasarruf ettiler.Yaklaşık 1,5 ayın sonunda birçok kaynaktan tasarruf ettiklerini fark ettiler ve sınıfça bir proje başlattılar.
Enerjinin korunmasının gençlerin elinde olduğunu ve yok olan enerjiyi kurtarmaları gerektiğini herkese anlattılar ve “DÜNYAMIZIN GELECEĞİ” adlı projede büyük başarılara ulaşmak için ellerinden geleni yapacaklarına söz verdiler. SİMGE

Enerji Tasarrufu
Günlerden bir gün 3 yakın arkadaş Ayşe ,Zeynep ve Seza okuldan sonra saat 2 'de Ayşe’nin evinde buluşmak için sözleşmişler . Sözleştikleri gibi Ayşe’nin evinde buluşmuşlar. Biraz sohbet ettikten sonra bir şeyler yemeye karar vermişler Ayşe’nin annesi evde olmadığı için kahvaltı tarzı bir şeyler hazırlamaya başlamışlar.
Kahvaltıyı hazırladıktan sonra kahvaltıyı yapmaya başlamışlar, kızlar kahvaltılarını yaparken Karşıyaka Belediyesi’nden mesaj geldi, mesajda
belediye binasında enerji tasarrufu ile ilgili bilgiler verildiği yazıyordu. Mesajın altında "Siz ne kadar enerji tasarrufu yapıyorsunuz?" adında bir anket vardı. Ankette elektrik kullanımı ve su kullanımı ile ilgili sorular vardı.

Kızlar testi yaptıktan sonra enerji tasarrufuna pek özen göstermedikleri gördüler. Bunun üzerine belediye binasına gidip bu konu hakkında bilgi aldılar. Artık enerji tasarrufunun gelecek için ne kadar önemli olduğunu anlamışlardı. O sırada okullarındaki proje ödevlerinde bunu kullanabileceklerini düşündüler. Bu projeler bittikten sonra şenlikte
sergilenecekti ve şenliğe birçok kişi geliyordu. En önemlisi de Karşıyaka Belediye Başkanı ’da sergiye katılacaktı, bu çok güzel bir şeydi. Böylece projeyi herkes görecek ve daha da çok kişi konuyla ilgili bilinçlenecekti. Bir sloganları bile vardı:
"Enerji tasarrufu yap, geleceğe mutlu bir adım at !".
ZEYNEP



FEVZİPAŞA ORTAOKULU
KARŞIYAKA/İZMİR
TÜRKİYE

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!