
KATKIDA BULUNAN OKULLAR VE SAYFA SAYILARI:
IĞDIR/ NAMIK KEMAL İLKOKULU(3-5)
ANKARA/Melek Özen İlkokulu (6-8)
TRABZON/Ce-Zi-Ne Kardeşler İlkokulu (9-11)
ESKİŞEHİR/ Şehit Enis Yücel İlkokulu (12-14)
DÜZCE/ TOKİ Mehmet Akif Ersoy İlkokulu (15-17)
DENİZLİ/ Deliktaş İlkokulu (18-20)
GÜRCİSTAN / Akhashani Devlet Okulu (21-23)
AZERBAYCAN - ASTARA /Ziya Bunyadov'un adını taşıyan 2 numaralı ortaokul (24-26)
AZERBAYCAN / Kurdmasi C.Hesenov tam ortaokul (27-29)
AĞRI DAĞI EFSANESİ ( İKİ BACI)
Ağrı Dağı’nın bulunduğu yer bir zamanlar ova imiş. Burada yaşayan bir köylünün iki kızı varmış. Bir gün bu iki kardeş odun toplamaya gitmişler. Yeterince odun topladıktan sonra abla odun dengini küçük kardeşin sırtına yüklemiş ve yola koyulmuşlar. Biraz gidince yorulan ve beli ağrıyan küçük kız ablasına; "Belim çok ağrıdı abla, ne olur biraz da sen taşı" diye seslenmiş. Ablası kulak asmamış.
Biraz daha gitmişler, küçük kız yine ablasına seslenmiş, ablası hiç oralı olmamış. Küçük kız sonunda dayanamamış:
-"Abla abla, senin gibi ablam olacağına olmaz olsun. Dağ olasın,taş olasın, uzun uzun kış olasın belimdeki ağrı adın, seller yağmurlar muradın olsun" diye beddua etmiş. Ablası durur mu ? O da vermiş veriştirmiş:
-"Senin gibi kardeşim olacağına taş olsun saçların çayır, eteklerin bayır olsun. Başın dilin gibi sivri, yamacın boynun gibi eğri, adın da benim gibi ağrı olsun."
Derken bir gürültü kopmuş, bir toz bulutu kaplamış ortalığı. Biraz sonra ovada iki yüce dağ sivrilmiş.... Biri Küçük Ağrı, diğeri Büyük Ağrı... Böylece iki geçimsiz kardeşin ikisi de birer dağ olmuş.
LÜLETAŞI EFSANESİ
Bir gün genç bir çoban bölgenin Karatepe yöresindeki köylerine gitmektedir. Genç çoban yorgun düşer, acıkır, oturur; azığını çıkarıp yemeğini yemeye başlar. O sırada topraktaki bir delikten bir köstebeğin ak taşları yüzeye çıkarmaya çalıştığını görür. Çoban taşlardan birini eline alır ve çakısıyla yontmaya başlar. İlk çakı darbesiyle taş birdenbire ayın on dördü gibi güzel bir kız oluverir. Kız dile gelir ve "Ah insanoğlu bana kıymasaydın!" diye bağırarak köstebeğin açtığı delikten içeri girip kaybolur.
Delikanlı da kızın ardından başlar deliği eşelemeye. Günler geçer delikanlıdan haber alınamaz. Delikanlıyı arayan köylüler yerin yedi kat altında bu daracık kuyuda boğulmuş olarak bulurlar. Elinde sıkı sıkı tuttuğu ak taşları ile birlikte avuçlarında sımsıkı tuttuğu bir parça lületaşı varmış.
O günden beri her lületaşı parçasında, çobanın ölümüne sürüklendiği sevdanın izlerini görmüş köylüler. Lületaşı işleyenler için bu efsanenin anlamı büyüktür. Lületaşını yedi kat yerin dibinden çıkaran köstebeği, sanatlarının öncüsü ve pirleri olarak kabul etmektedirler.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!