Bu kitap " Değerli Öyküler " E Twinning projesi kapsamında kurulan karışık öğrenci takımlarından 1. takımın ürünü olup " SEVGİ " değerini konu almıştır.Mentor öğretmen Burçin YILMAZ ve rehberliğinde 10 öğrenci ile hazırlanmıştır.

1. BÖLÜM
Aynı mahallede yaşayan beş arkadaş varmış. Adları ise Elif, Zeynep, Ali, Mehmet, Ünsal’mış. Bunlar çok yakın arkadaşlarmış. Hepsi de Adana’da yaşarmış. Bu çocuklar sevgi doluymuş. Herkese yardım eder, zorda kalan insanlara hep iyilik yapmaya çalışırlarmış. Fakat içlerinden Ali insanlara karşı biraz kırıcı davranırmış. Arkadaşlarına sonunu düşünmediği şakalar yapar sonra da katıla katıla gülermiş.
Arkadaşları Ali’yi çok sever ve bu kötü şakalarından onu vazgeçirmeye çalışırmış. Ali ise kendinden başka kimseyi sevmez ve arkadaşlarının söylediklerini hiç umursamazmış. Oysaki arkadaşları birbirlerine olan sevgiyle bu sorunun üstesinden gelebileceklerini düşünüyorlarmış.
Bir gün Ali arkadaşlarına şaka yapmak istemiş ama bu şaka çok büyük olacakmış. Ali düşünmüş taşınmış ve sonunda hangi şakayı yapacağını bulmuş. Bir gün sonra Ali şakayı yapmak için hazırlanmış. Bunun için uzaktan kumandalı bir örümcek ve korku maskesi almış. Ali arkadaşlarının yanına gidip onları üzecek şakalar yaptığı için özür dilemiş.
Arkadaşları Ali’yi affetmiş. Ama Ali’nin başka planları varmış. Ali, Elif, Zeynep, Mehmet ve Ünsal ile hep birlikte parka gitmişler. Ali’nin arkadaşları parkta oynarken Ali suluğunu evde unutma bahanesiyle çalıların arkasına saklanıp uzaktan kumandalı örümceği arkadaşlarının yanına sürmüş. Arkadaşları örümceği gerçek sanıp parkın çıkışına koşarken Ali korku maskesiyle karşılarına bir anda çıkıp onları korkutmuş.
Arkadaşları o kadar çok korkmuştu ki yola fırlamışlar. O sırada yoldan geçen arabalar aniden frene basıp korna çalmışlar. Ali işin bu kadar büyüyeceğini düşünmemiş. Arkadaşlarının canını istemeden tehlikeye atmış. Ali, Elif, Zeynep, Mehmet ve Ünsal çok korkmuşlar. Ama Ali hiç oralı olmamış Arkadaşları bu sefer ona çok kızmışlar. Çünkü bu şaka onları tehlikeye atmıştı. Arkadaşları Aliye bir ders vermek istemişler Onunla oynamama kararı almışlar.
Ali ye de artık onunla oyun oynamayacaklarını söylemişler. Ali önce oralı olmamış .Nasılsa birkaç gün sonra unuturlar diye düşünmüş. Günler geçmiş, haftalar geçmiş. Alinin canı çok sıkılmış. Parkta onunla kimse oynamıyormuş artık. Bir gün parkta yalnız otururken bir çocuk onunla oyun oynamak istemiş . Ali birinin onunla oynamasına çok sevinmiş .Ama tanımadı bu çocuk çok bencil ve kimseye sevgi göstermeyen kötü kalpli birisiymiş.
Bu çocuğun adı Ahmet’miş. Ahmet her oyunda Ali ile dalga geçer onu küçük görürmüş Ali bu duruma çok üzülürmüş.
Ahmet, Ali ile oynadığı için mutluymuş. Çünkü onun arkadaşı yokmuş. Fakat Ali’yi sürekli kırıyor ve onun fikirleri yokmuş gibi davranıyormuş. Ali, Ahmet’le oynadığı için onun huylarını ediniyormuş. Artık Ahmet gibi bencil ve herkesi küçük düşüren bir çocukmuş.Resmen bu mahallenin en yaramaz çocukları onlarmış. Herkesi rahatsız eder ve zillerine basıp kaçarlarmış.
Tüm mahalleli onlardan rahatsız olur ve ailelerine şikayetederlermiş. Aileler bu duruma çok sinirlenirlermiş ve çocukları sevgiye mahrum bırakırmış. Hal böyle olunca çocuklar daha yaramaz bir hale gelmişler. Okulda herkesi küçük düşürür ve dersi kaynatırlarmış. Hatta o kadar ileri gitmişler ki artık okula bile gitmez olmuşlar. Onun yerine parkta top oynarlarmış. Okuldan arkadaşları Ahmet ve Ali’yi hasta zannedip evlerine gitmişler.
Fakat onları evde değil parkın bir köşesinde oynamaktan bitkin düşmüş bir halde bulmuşlar. Öğretmenlerin sabrı taşmış, mahallelinin canına tak etmişti. Bu iki kafadar sevginin lafını bile duymadıklarından sevginin ne demek olduğunu unutmuşlar.
Bir gün Ali yine parkta top oynarken, arkadaşı Ahmet Ali’ye şaka yapmak için plan yapıyordu.Ahmet’in planı şuydu: Saklambaç oynarken ağaca tırmanıp, Ali ağacın altına gelince üstüne su dökecekti.Yine okula gitmedikleri bir gün saklambaç oynarken Ahmet şakayı yapmak için hazırlık yapıyordu.Ali ebeydi ve Ahmet’in hazırlıkları tamamdı.
Ali saymaya başlayınca Ahmet hemen ağaca çıktı ve Ali’yi izlemeye başladı. Ali; kırk sekiz, kırk dokuz, elli, önüm, arkam, sağım, solum sobe saklanmayan ebe,dedi ve Ahmet’i aramaya başladı. Ali ağacın altına gelince suluğundaki suyu Ali’nin üzerine döktü ve katıla katıla güldü. Ali hem üzülmüş hem de çok korkmuştu. Ahmet ağaçtan indi ve hala gülüyordu. Ali’nin kalbi çok kırılmıştı.Ali şöyle kafasını kaldırıp,Ahmet ‘e bir baktı…
Ahmet gülmeyi kesmiyor ve Ali’yi küçük düşürmeye devam ediyordu.Ali yavaşça
ayağa kalktı ve Ahmet’e yeter artık seninle arkadaşlığımı daha fazla sürdüremem, dedi.
Ahmet ile bir daha görüşmeyeceğini söyledi.Usulca Ali evinin yolunu tuttu. Evine gider gitmez düşünmeye başladı. Biz bu mahallede Elif,Zeynep,Mehmet,Ünsal ve ben ne iyi bir arkadaş grubuyduk.Arkadaşlarım Benim yaptığım kötü şakalar yüzünden,benimle konuşmuyor.Onlarla konuşup son bir şans
istemeliyim diye düşündü durdu. Geçmişte birbirlerine olan sevgiyi düşünüp ne güzel
bağlıydık, saygılıydık sevgi ve güven vardı aramızda diye geçmişe yolculuk yaptı.Arkadaşları ve kendi arasında hala bir sevginin var olduğunu düşünerek onlarla görüştü.
Onlara son bir şans istediğini ve bir daha yanlış davranışlar sergilemeyeceğini söyledi. Arkadaşlarına aralarındaki sevgi bağının daha da kuvvetli olacağını belirtti.Arkadaşları Elif , Zeynep ,Mehmet ve Ünsal Ali nin bu durumuna çok şaşırdılar.Acaba neydi Ali’deki bu değişikliğin sebebi? Zeynep:
-Ali hayırdır? Seni ilk kez bu halde görüyoruz.Ali:
-Çok haklısın Zeynep.Ben geçmişte çok hatalar yaptım ama bana inanın artık ben de sizler gibi olacağım.Asla geçmişteki gibi yanlışlar yapmayacağım.Çok utanıyorum sizden.Ama beni affedeceğinizi düşünüyorum çünkü siz de beni çok seviyorsunuz değil mi?
Ünsal:
-Evet Ali ,biz seni seviyoruz ama senin arkadaşlığın bize ve etrafındakilere zarar veriyor.
-Söz veriyorum arkadaşlarım.Ben dersimi aldım.Çok dikkatli davranacağım artık merak etmeyin.Eski dostlar yine mahallenin muhteşem beşlisi olmuşlardı.Hep beraber okullarına gidiyorlar,sevginin insanının mutluluğu için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamıştı Ali.
Ali artık okulda yaramazlık yapmıyor,derslerine de çok çalışmaya başlamıştı.Bir gün muhteşem beşli okulun parkında top oynarken Elif taşlara takılıp yere düştü.
-Ahhh,diyerek ağlamaya başladı.Çünkü dizi kanıyordu ve canı çok yanmıştı.
Arkadaşının yerde olduğunu gören Ali hemen yanına koştu.Elif’in göz yaşlarını siliyor ve ağlamamasını söylüyordu.Diğer arkadaşları da Elif’in yanına geldiler.
Zeynep,Elif’in dizinin kanadığını görünce peçete ile dizine bastırdı ve yerden arkadaşını yerden kaldırdı.O sırada öğretmenleri yanlarına geldi.Arkadaşların birbirlerine yardım ettiğini ve sevgi içinde olduklarını gördü.
Öğretmen Elif’in iyi olup olmadığını kontrol etti.Daha sonra Ali’ye ve Zeynep’e arkadaşlarına gösterdiği sevgiden dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.
Mehmet hemen söze girdi.
-Öğretmenim: biliyor musunuz, ninem bana hep’’Bıçağı kestiren kendi suyu,insanı sevdiren kendi huyu’’diyor.
Öğreten,Mehmet’e çok doğru söylemiş ninen dedi. Mehmet:
-Ben ninemi de canım gibi seviyorum. dedi.
Mehmet sevginin önemini anlamıştı. İnsanların birbirine sevgiyle yaklaşmasının ne kadar önemli olduğunu yaşayarak görmüştü. Mehmet düşündü, insanlar içlerinde böyle güzel bir duyguyla yaşadıkları için mutlu olmalılar dedi. Yolda yavru bir kedi gördü. Bir ayağı yaralanmıştı. Hemen kediyi alıp veterinere götürdü. Veteriner ona teşekkür etti.Hayvanlara sevgi göstermenin çok önemli olduğundan bahsetti.
Mehmet çok mutluydu. Sevgi dolu bir dünyada yaşadığı için şükretti.
" Sevgi, herkesin ruhun derinliklerinde sakladığı ve onsuz yapamayacağı bir duygudur. Onsuz yalnızlık çekerdi. Ve insan, duygularla dolu bir adamdır ve yalnız olamaz, çünkü o sosyal bir varlıktır. "
BÖLÜM SONU

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!