
4. BÖLÜM
YARDIMSEVERLİK
Çiçekli köyünde yaşayan Ali ismindeki adam inşaatlarda çalışarak geçimini sağlarmış. Ali’nin üç tane kızı varmış. Emine evin en büyük kızıymış ve üniversite okuduğu için başka bir şehirde yaşıyormuş. Ortanca kızı Sema lisede küçük kızı Sabiha ise 5. Sınıfta okuyormuş. Ali bir süredir iş bulamıyormuş. Kızları çok zeki, çalışkan ve saygılı kızlarmış. Hayat zorluklarına rağmen hepsini okutacağım, onları ayaklarının üzerinde görmekten başka bir isteğim yok dermiş hep karısı Hatice’ye. Son zamanlarda ise evden işe gidiyorum diye çıkar bütün gün iş arar dururmuş. Evdekilere de bir şey belli etmemeye çalışırmış.
Yine bir gün evden çıkmış. Yolda giderken bir adamın gazetesinde bir ilan görmüş. İlanda bir şirketin çalışan aradığı yazıyormuş. Okumaya devam etmiş, şirket şehirdeymiş. Ali`nin yüzü asılmış. Ali otobüsle gidebilirmiş, ancak her gün otobüse para veremezmiş.
Ali yoluna devam etmiş. Ama ilan aklından çıkmıyormuş. Ali eve giderken düşünmüş durmuş. Eve varmış, yemek yiyip odasına gitmiş. Yatağa yatmış ama ilan yine aklına gelmiş. Sabah kalktığında mutfaktan, mis gibi kokular geliyormuş. Ailesi, Ali´ye sürpriz yapıp ona çok güzel bir kahvaltı hazırlamış. Ali çok mutlu olmuş. Kocaman sarılmış ailesine.
Ardından güzel bir kahvaltı yapmışlar. Sonra, birden Ali’nin aklına ilan gelmiş. Tüm neşesi kaçmış. Ailesine işe gidiyorum diyerek, iş aramaya çıkmış. Bir yandan iş arıyor, bir yandan da ilanı düşünüyormuş. Sonra ailesine danışmadan bir karar vermemesi gerektiğini düşünmüş. Akşam olduğunda, ailesine ilanı ve baştan beri işsiz olduğunu anlatmış. Sema “Bence her gün otobüse para veremezsin, zaten otobüsler çok pahalı” demiş, Sabiha, “Benim yaşım küçük, böyle olaylara karışmasam daha iyi olur”, demiş. Ali “Olur mu kızım sende bizim ailemizdensin senin de söz hakkın var”, demiş. Sabiha “Ablam haklı” demiş.
Hatice ise “Çocuklar haklı, her gün otobüse para veremezsin; ama bence Emine’yi de bir arayalım” demiş ve Emine´yi aramışlar. Emine, “Babacığım bence annem ve kardeşlerim haklı. İstersen iş aramaya geri dönebilirsin” demiş. Ali bunu odasında düşünmek istemiş. Aradan bir saat geçmiş ve odasından çıkmış. Ali karar vermiş. Artık işin ucunu bırakacakmış ve yeniden iş arayacakmış. Ailesi bunu akıllıca bulmuş. Ali yine her gün iş arayacakmış. Karısı her akşam Ali iş bulsun diye dua edermiş.
Günler günleri kovalamış ve Ali bir gün eve güler yüzle gelmiş. Heyecanla “Bilin bakalım bugün ne oldu! Bizim yan komşu her gün arabası ile şehre gidip geliyormuş. Senide götürebilirim dedi. Ben de kabul ettim.” demiş. Bunu duyan Hatice, Sema ve Sabiha çok sevinmiş. Hemen Emine’yi aramışlar.Emine çok mutlu olmuş ve babasına yeni işi için şans dilemiş. Ali ertesi gün işbaşı yapmış. İş hakkında bilgi edinmek için müdürün odasına gitmiş. Müdür “Merhaba siz çay ocağı için mi geldiniz?” demiş.
Ali “evet” demiş. Müdür çalışma şartları ve maaşı söylemiş Ali kabul etmiş. Müdür “Şurayı imzalayın lütfen” demiş. Ali imzalamış ve müdür “Evet işe alındınız hayırlı olsun. Arkadaşlarınızla tanışıp işbaşı yapabilirsiniz” demiş. Ali iş arkadaşlarıyla tanışmış ve eve dönmüş. Ailesine anlatmış. En iyi arkadaşı da Adnan olmuş. Onunla kahve içmişler sohbet etmişler. Adnan ona her yeri göstermiş. Ailesi buna çok sevinmiş. Ertesi gün Ali yine işe gidip Adnan’ı aramış ama bulamamış sonra telefonuyla aramış ve ulaşmış. Adnan kanser hastasıymış ve parası yetmediği için ilacı alamamış. Ali buna çok üzülmüş.
Ali Adnan için yardım toplamaya karar vermiş. İlk maaşını almış. Arkadaşlarından topladığı paraya kendi maaşından da eklemiş. Yeterli miktarda paraya ulaşmış. Ali buna çok sevinmiş hemen arkadaşı Adnan’a gidip parayı vermiş. Adnan “sana borcumu nasıl öderim be kardeşim teşekkür ederim” demiş. Ali “Yok be azıcık bir şey. Sen iyi ol yeter, hadi görüşürüz” demiş ve eve gitmiş. Komşusuna da çok teşekkür etmiş “Sen olmasaydın ben hiçbirini yapamazdım” demiş. Komşusu da “bir şey değil” demiş. Ali eve gidince aklına bir şey gelmiş, komşusuna bir hediye alacakmış. Bunu ailesine söylemiş, ailesi “iyi fikir” demiş. Ali komşusuna güzel bir hediye almış.
Sabah olmuş komşusu ile işe gitmişler. Ali komşusuna bir daha teşekkür etmiş ve hediyeyi vermiş. Komşusu da çok sevinmiş. Eşi olan Hatice Hanım Ali’nin işe girip çalıştığı için çok mutlu olmuş. Arkadaşı olan Adnan’da aldığı ilaçlarla tedavisi devam etmiş. Sabiha ve Sema okullarına devam etmişler. Üniversite’de okuyan büyük kızı Emine aramış babacığım nasılsın yeni işin nasıl demiş? Babası yeni işinden çok memnun olduğunu söylemiş ve iş arkadaşı Adnan’ın başına gelen olayı anlatmış. Emine de babasının arkadaşı için yaptıklarından gurur duymuş. Babası Emine’ye derslerinin nasıl olduğunu sormuş. Emine de derslerinin iyi olduğunu, okulunu ve arkadaşlarını çok sevdiğini söylemiş.
Ama hem okula gidip hem de okul masrafları için çalışmasının kendisini çok yorduğunu eklemiş. Tam telefonu kapatacağı zaman babası Emine’ye bir isteğinin olup olmadığını sormuş. Emine söylemek istememiş ama babası onu ses tonundan bir sıkıntısının olduğunu anlamış.
Sonunda Emine yabancı dil öğrenmek için yurtdışına gitmek istediğini ama maddi durumlarının elvermediğini eklemiş ve konuşmaları orada kalmış. Ali kızına yardımcı olabilmesi için çok çalışması gerektiğini biliyormuş. Ali arkadaşlarıyla bir muhabbet sırasında kızının durumundan bahsetmiş. Adnan da ona yardımcı olabileceğini söylemiş.
Adnan günün birinde şirketin sahibine durumu anlatmış. Şirket sahibi de Emine’ye yurt dışında dil eğitimi alabilmesi için yardımcı olacaklarını söylemiş. Bu haberi duyan babası Ali, arkadaşı Adnan’a teşekkür etmiş ve heyecanla kızı Emine’yi aramış.
Babası “Kızım yurtdışına gidebileceksin. Ben bir yolunu buldum. ” Emine o kadar sevinmiş ki ne söyleyeceğini bulamamış. Babasına nasıl teşekkür edeceğini bilememiş. Babası “Canım kızım gün gelir teşekkürünü nasıl edeceğini mutlaka bulursun.” Ali de koşarak eve gidip olanları ailesine anlatmış. Ailesi de çok sevinmiş. Neşe içerisinde birbirlerine sarılmışlar.
Birkaç gün sonra Emine babasını aramış” Babacığım sana nasıl teşekkür edeceğimi buldum “demiş
Babası, Emine ‘nin teşekkürünü merak etmiş ama merakını belli etmemiş. ’’Benim güzel kızım acaba ne yapacak da bana teşekkür edecek.” Demiş. Kızı “Babacığım benim yurt dışına gitmeme üç aylık zamanım var. Biliyorsun aynı zamanda çalışıyorum da. Burada bir huzur evi var. müdürüyle görüştüm. Haftada iki gün oraya gidip yaşlı amcalara, teyzelere kitap okuyup onlara yardım edeceğim. Sen çok iyiliksever birisin, seni böyle daha mutlu olacağını düşündüm. Teşekkürlerimi kabul et’’ demiş. Babası çok duygulanmış. Ailesi ile bir kez daha gurur duymuş. Onlar için ne yapsam az demiş. Eşine ve çocuklarına durumu anlatıp mutluluklarını paylaşmışlar.
Bu dünyada en güzel şeyin yardımlaşmak olduğunu ailesi ile birlikte yaşayarak öğrenmişler. Ali kızını yurt dışına göndermiş ve çok özlemiştir. Kızı Emine gittiği ülkede yine vakıf ve derneklerde gönüllü olarak çalışarak ailesini gururlandırmaya devam etmiştir.
Bir kere daha görmüş olduk ki: Anne, babalar çocuklarına yardımlaşma gibi iyi davranışlarda örnek olurlarsa, çocukları da mutlaka onların izinden yürüyeceklerdir. Yardımlaşma, iyilik gibi davranışlar bulaşıcıdır. Birinden yardım gören eninde sonunda birine yardım etmek isteyecektir. Yardımlaşmanın kartopu gibi giderek büyüyeceğini Ali ve ailesi davranışlarıyla herkese gösterdi.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!