
BEŞİNCİ BÖLÜM
Benim için dostluk sadece bir kitaplık değil,bir masal hazinesidir.
Uzak bir yerde ıssız bir kasaba varmış. Bu kasabada bütün evler ahşaptan yapılmaymış.Rengarenk panjurları varmış bu evlerin. Mis kokulu çiçekler evlerin pencerelerinden sarkıyormuş. Evler hep yan yanaymış. Dar sokakları varmış bu kasabanın. Her evin küçük de olsa bir bahçesi varmış.Bahçelerinde insanlar kedi,köpek besliyormuş. Bu kasabada insanlar hayvanlarla iç içe mutlu bir şekilde yaşamaya alışmışlar. Elif adında bir kız bu kasabanın çocuklarından biriymiş. Elif 11 yaşındaymış, sıcakkanlı, sevecen ve güler yüzlü bir kızmış. Elif'in annesinin adı da Fatma’ymış. Babasının adı ise Ali’ymiş. Elif hayvanları çok seviyormuş.
Ama annesi ve babası hayvanlarla oynamasını istemiyormuş. Diğer çocuklar oynarken o da oynamak istiyormuş. Bir gün annesi ve babasından gizli parkta gördüğü bir kediyi eve gizlice alarak onu odasında bakmaya başlamıştı.Annesi, babası görmeden mutfaktan aldığı kaba süt koyarak kedisini besliyordu.Kedisiyle tüm gün oyunlar oynuyordu.Birlikte saklambaç,karın gıdıklamaca,halka atlamaca oynuyordu.En sevdikleri oyun ise sevgi yumağı oyunuydu. Elif sonradan bir şey fark etmişti.Kedisinin bir ismi yoktu. Elif hemen düşünmeye koyuldu.”Acaba Çakıl mı olsun Pamuk mu?”diye düşünürken aklına bir fikir geldi.Kedisine soracaktı!Bir defa miyavlarsa Çakıl iki defa miyavlarsa Pamuk ismini koyacaktı. Hemen sordu ve kedisi iki defa miyavladı.Artık kedisinin adı pamuk’tu.O andan itibaren Pamuk’u çok sevdiğini anladı.Sonsuza kadar onunla kalmasını istiyordu. Ona bir sürü oyuncak almaya karar verdi.
Bunlardan bazıları tasma,lazerve pelüş oyuncaklardı. Ayrıca bir yemek kabına ve su kabına ihtiyacı olacaktı. Bir de kedi kumu gerekecekti çünkü kediler tuvaletlerini kuma yaparlar. Ama Elif’in tüm bunları alacak parası yoktu. Anne babasına da kediden bahsedemezdi. Elif’in canı çok sıkılmıştı. Biraz yürüyüşe çıkayım dedi. Kediyi dolabının içine sakladı ve ona “Pamuk burada sessizce beni bekle, hemen döneceğim.”dedi.Sokakta yürürken arkadaşı Ayşe ile karşılaştı. Ayşe Elif’i görünce koşarak yanına geldi. Elifin çok üzgün olduğunu görünce neyin var diye sordu. Elifte önemli bir sırrı olduğunu ve bunu kimseye söylememesi gerektiğini söyledi. Ayşe de tabi ki kimseye söylemem dedi. Elif Ayşe’ye kediden bahsetti. Ayşe çok sevindi “ne güzel” dedi “demek adını da Pamuk koydun.”Ayşe Elif’e bu konuyu sınıftaki diğer arkadaşlarıyla paylaşmayı önerdi. Üstelik kedinin bir de veterinere ihtiyacı olacaktı. Arkadaşları Ata’nın babası veterinerdi. O da bu konuda yardım edebilirdi.

Elif Ayşe’nin önerilerini dinleyince içi çok rahatladı, onun gibi bir dostu olduğu için çok mutluydu. Pazartesiyi iple çekiyordu Elif ilk defa hafta sonunun bitmesini istiyordu. Uzun bir bekleyişten sonra nihayet pazartesi günü gelmişti, erkenden kalktı Elif, önce kedisini doyurdu onu uzunca sevdi ve tekrar dolaba saklayıp okulun yoluna koyuldu. Yolda Ata’yı gördü, hemen derdini ona da anlattı, Ata babasının ona severek yardımcı olabileceğini söyledi, okula vardıklarında ise Ayşe bütün arkadaşları ile ele ele vermişti bile Elif e yardımcı olmak ve kedisine bakabilmesi için. Ayşe evden kendi kedisinin birkaç oyuncağında getirmişti, diğer bir arkadaşı annesinin işlettiği markette kedi mamalarının olduğunu ve Pamuk için getirebileceğini söyledi. Ayşe arkadaşlarının bu davranışlarına çok duygulanmıştı, dünyanın en iyi arkadaşlarına sahibim ben! Hepinize çok teşekkür ederim dedi. Okul çıkış eve gidip kediyi bir şekilde çıkarıp Ata ile birlikte veterinere gideceklerdi, Pamuk ilk aşılarını olacaktı. Oradan Efe nin annesinin marketine uğrayıp mamaları alacaklardı ve eve geldiğinde ise Ayşe’nin verdiği oyuncaklar la kedisi ile vakit geçirecekti Elif.
Ama en önemlisini unutmuştu Elif, annesini ve babasının nasıl ikna edebilecekti…
Elif arkadaşlarıyla birlikte Pamuğa okulun bahçesinde bir yuva yaptılar.Arkadaşlarıyla hep beraber oynuyorlar ve besliyorlardı.Veterinere aşılarını yaptırdılar.Annesi ve babası kedinin aşıları tam olduğu ve dışarıda bakılacağı için izin verdiler.Elif ve dostlarıyla birlikte kediyle zaman geçiriyorlar, derslerini ihmal etmiyorlardı.Pamuk gün güne kilo alıyordu.Bunun nedenini veterinere sordular .Veteriner:Pamuğun yavruları olacak dedi. Elif annesine babasına kedinin yavruları olacağını söyledi.Annesi ve babası sevindi. Pamuğun yavruları olmuştu.Siyah beyaz renkli ufacık 2 tane kedicikler olmuştu.Arkadaşlarıyla birlikte isim koydular. İsimleri de Boncuk ve Zeytin koydular.Sıcacık yuvalarında anneleriyle birlikte yaşıyorlardı .
Bir ay sonra Zeytin ve Boncuk büyümüşlerdi. Elif ve arkadaşları onlarla çok güzel oyunlar oynuyorlar ve onların bakımını hiç aksatmadan yapıyorlardı. Hatta kedi beslediklerini öğretmenlerine de anlatmışlardı. Öğretmenlerin de onların bu davranışlarından dolayı çok mutlu olmuş ve onları tebrik etmişti. Haftada bir gün sınıfa Pamuk,Boncuk ve Zeytin’i getirmeye izin vermişti.
Elif’in kedisi ile ilk günlerden beri yaşadığı maceralar onu arkadaşlarına , öğretmenine ve ailesine daha çok bağlamış ve onlarla güzel vakit geçirmesini sağlamıştı. Elif artık çok mutluydu.
Ama çok kısa bir zaman sonra Elif’in çok sevdiği arkadaşı olan Ayşe babasının iş sebepleri dolayısıyla kasabadan ayrılmak zorunda kaldı. Elif bu sebeple çok üzgündü.Ayşe ile vedalaşmak onun için çok zor oldu.o gece uyumadan önce hep Ayşe’yi düşündü.Yaşadıkları güzel zamanları hatırladıkça çok duygulandı.Ayşe taşındıktan tam bir hafta sonra okula yeni bir öğrenci gelmişti. Yeni gelen öğrenci de aynı Elif gibi sevecen, güler yüzlü ve çok tatlıydı. Adı ise Tuba’ydı . Tuba’yla Elif yakın zamanda arkadaş oldular. Tuba’nın da Elif gibi bir kedisi vardı. Kedisinin adı da Duman’dı. Tuba bazen Dumanı okula getirirdi.Duman, Pamuk, Boncuk ve Zeytin okul bahçesinde oyunlar oynarlardı.
Elif Tuba’ya Tuba’da Elif’e çok güveniyordu. Her şeylerini paylaşıyor,kedilerini çok sevip güzel zaman geçiriyorlardı.Bazen yeni arkadaşlar ediniyorlar fakat en iyi arkadaş yine kendileri oluyorlardı.İkisi dondurma yemeyi çok seviyordu.Özelikle mahallerinden geçen dondurmacıdan almayı çok seviyorlardı.Dondurmacı mahalleye her zaman geliyor .Bütün mahalle çocukları neşeyle sıraya girip dondurmalarını alıyorlardı.O gün bütün çocuklar sıraya girmişti.Ancak Elif o sıraya Tuba’nın girmediğini gördü.Bir köşede duvara yaslanmış duruyordu.Elif seslenerek neden sıraya girmediğini sordu.Tuba hiçbir şey söylemeden yine öylece orada duruyordu.Elif sıradan çıkıp Tuba’nın yanına gitti ve tekrar ne olduğunu sordu. Tuba, Elif’e bakarak.
-Benim param yok bugün her gün dondurma alamam ki. Dedi. Elif neden sıraya girmediğini daha iyi anlamıştı. Elif mahalledeki arkadaşlarının yanına gidip sessizce onlara bir şeyler söyledikten sonra Tuba’nın yanına gelerek beraberce dondurmalarını alabileceklerini söyledi. Çünkü Elif olanları diğer arkadaşlarına anlatmıştı ve aralarında para toplamışlardı. Tuba arkadaşı elifin böyle bir şey yaptığı için çok mutlu olmuştu. Gerçek dostluk bu olsa gerek diye düşündü. Tuba mahalledeki diğer arkadaşlarına da çok teşekkür etti. Dondurmacı bütün olanları kenardan da olsa gözlemlemişti. Yanına gelen çocuklara çok güzel bir davranışta bulunduklarını ve dostluk nasıl olur herkese gösterdiniz. Bu nedenle bu seferlik bütün dondurmalar benden dedi. Keyifle dondurmalarını yediler.
Elif kısa bir süre sonra mahalleden taşındı. Başka bir şehirde yaşamaya başladı. Burada da güzel dostluklar kurdu. Ama eski arkadaşlarını hiç unutmamıştı. Onları sık sık aradı, bayramlarda hediyeler yolladı. Yıllar sonra üniversiteyi bitirip bir araya geldiler. Dostluk bağlarını hiç koparmamışlardı. Ee ne demiş atalarımız her şeyin yenisi ancak dostun eskisi makbuldür.
BÖLÜM SONU...

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!