
ÇANAKKALE TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESi
Yazar, Çanakkale Türküsünü bir mektuptan ilham alarak yazmıştır. Söz konusu mektup türkünün yazarı Emrullah Nutkunun kardeşi olan Seyfullah NUTKU' ya aittir. Mektupta Seyfullah NUTKU annesine şu şekilde seslenmektedir.
Okulumuz artık hastane olacağı için bizi İstanbul’daki okullara göndereceklermiş. Öğretmenlerimizin büyük kısmı da askere gidiyor, üst dönemlerdeki ağabeylerimiz ise gönüllü olarak askere gideceklermiş. Türkçe öğretmenimiz bugün sınıfa geldi ancak çok durmadı, o da bize veda etti. Giderken bize vakti geldiğinde vatana yapılan hizmetin okulda verilen hizmetten daha kutsal olduğunu söyledi.

Kısa zaman önce sokaklardan askerler geçmeye başladı. “Çanakkale içinde Aynalı Çarşı, Anne ben gidiyom düşmana karşı” türküsünü söyleyerek yürüyorlar. Kimileri at sırtında kimileri develerle yol alıyorlar. Top arabaları ve mekkareler de onlara eşlik ediyor. Savaş çıkacağını söylediler. İngiliz ve Fransız gemilerinin boğazda dolaştığını duyduk. Gemiler buraları vuracakmış, ancak yakında İstanbul’a gideceğimiz için ben bunları göremeyeceğim. Oysa görmek isterdim. Sonunda size kavuşacağımı biliyorum.


Bu türkü Erzurum yöresine aittir. Türkünün
hikayesi hakkında pek fazla bilgi yoktur. Fakat türkünün sözlerine bakılırsa iki
hikayesi anlatılmaktadır.Anne; bin bir güçlükle büyütüp, beslediği bir
tanesini askere gönderir. Fakat oğlu askerde şehit olur. Bu acıya, bu sonsuz
ayrılığa annenin yüreği dayanamaz ve başlar ağıt yakmaya… İşte bu türkü;
annenin içten gelen duygularının mısralara dökülmesi ile dilden dile söylenir
olmuş
ELEDİM ELEDİM TÜRKÜSÜ

Eledim eledim höllük eledim,
Aynalı beşikte canan bebek beledim.
Büyüttüm besledim asker eyledim,
Gitti de gelmedi canan buna ne çare,
Yandı ciğerim de canan buna ne çare.
Bir güzel simâdır aklımı alan,
Aşkın sevdasını canan sineme saran.
Bizi kınamasın ehl-i din olan .
Gitti de gelmedi canan buna ne çare,
Yandı ciğerim de canan buna ne çare.

Anne; bin bir güçlükle büyütüp, beslediği bir tanesini askere gönderir. Fakat oğlu askerde şehit olur. Bu acıya, bu sonsuz ayrılığa annenin yüreği dayanamaz ve başlar ağıt yakmaya… İşte bu türkü ; annenin içten gelen duygularının mısralara dökülmesi ile dilden dile söylenir olmuş.
Bu türkü Erzurum yöresine aittir. Türkünün
hikayesi hakkında pek fazla bilgi yoktur. Fakat türkünün sözlerine bakılırsa iki
hikayesi anlatılmaktadır.
Bade Arın/Deniz Bülbül/Utku Kaan Çetin
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!