Projede Yer Alan Öğretmenler
1. HÜLYA METE ATİK 8. TARANA KAZİMOVA
2. SELİM TUGAY 9.SEDA KARSLIOĞLU
3.LALE KIZILTUNÇ TUGAY 10.BANU YILMAZ
4.ÖZLEM ÜÇDAL SUBAŞI 11.AYŞEGÜL SEZGİN
5.FATMA ERZENEOĞLU 12. SEMİHA EKİCİ
6.ZEYNEP ERKAN ÖNDER 13. AYGÜN İSMAYILOVA
7.ZÜMRÜD EHEDİ 14.PERVİN AHMADOVA



PROJE LOGO VE POSTERİ


PROJENiN TANIMI
Oyun bir çocuk için beslenme, barınma, eğitim gibi temel bir ihtiyaçtır. Çocuklar oyun oynayarak hayatı deneyimlemekte, kendini ifade etmekte, çevresini tanıyabilmektedir. Değişen koşullara oyun oynama biçimleri ve oyun malzemeleri de dönüşüme uğramaktadır. Var olan her şey gibi oyunların da değişmesi, çağa ayak uydurması kaçınılmazdır. Fakat çocuğun gelişimi açısından bu değişimin sağlıklı olması ve oyun oynama biçimlerinin çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimine katkı sağlaması gerekmektedir. Bunun yanı sıra oyunlar kültürel aktarım açısından da önemlidir. Geçmişin değerlerinin oyunlar aracılığıyla yeni nesle tanıtılması ve böylelikle kültürel aktarımın gerçekleşmesi sağlanmalıdır. Bu projeyle çocuklarda oyun oynama bilincinin geliştirilmesi, geçmişte oynanan oyunların tanıtılması ve özellikle sağlıklı bir dijital oyun oynama davranışının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
ARALIK AYI ETKİNLİKLERİMİZ
-Geleneksel oyun röportajları
-mangala
-wordwall
"Geleneksel oyunlarımızı büyüklerimizden öğrenelim." dedik ve bu salgın döneminde teknoloji bizi uzaktaki büyüklerimizle buluşturdu. Bilmediğimiz ne çok oyun varmış meğer.


Mangala ile başladık oynamaya. Çok eğlenceli, hazineler, kuyular... Nasıl oynanır, anlatalım.
İki kişi ile oynanır. Oyun tahtası üzerinde karşılıklı altışar adet olmak üzere 12 küçük kuyu ve her oyuncunun taşlarını toplayacağı birer büyük hazine bulunmaktadır. Mangala Oyunu 48 taş ile oynanır.
Oyuncular 48 taşı her bir kuyuya 4’er adet olmak üzere dağıtırlar. Oyunda her oyuncunun önünde bulunan yan yana 6 küçük kuyu, o oyuncunun bölgesidir. Karşısında bulunan 6 küçük kuyu rakibinin bölgesidir. Oyuncular hazinelerinde en fazla taşı biriktirmeye çalışırlar. Oyun sonunda en çok taşı toplayan oyuncu oyun setini kazanmış olur. Oyuna kura ile başlanır.



Dedik ki sonra "Dedem, ninem; biz de size gösterelim günümüzden bir oyun." Wordwall
"O ne demek evladım?" diye sordular tabi. "Zor değil dedem, ninem. Aynısını bul, eşleştir."


OCAK AYI ETKiNLiKLERiMiZ
-Üç Tas oyunu
-dokuz tas oyunu
-jıgsawplanet yapboz oyunu
- Haydi bakalım ninem: Sıra sende! Oyun heybende neler var bana göre?
Dedi ki:
- Koş, bana mutfaktan üç fasulye, üç nohut kap, gel. Bir de kalem.
Yemek desen yapılmaz, oyun desen oynanmaz, ne olacak bakalım bu nohutla fasulye...
Sekmeni aldı önüne, bir dikdörtgen çizdi, böldü dörde.



Üç nohut, üç fasulye; oldu mu sana ÜÇ TAŞ oyunu... Bu çocuklar her şeyden oyuncak yapabiliyor.
Dedem dedi ki bu kez:
- Benden de ister misin bir oyun?
-İstemez miyim dedem. Söyle ne lazım?
-Sekmeni kaptı ninen, bana bir kağıt mecbur. Kalem ve bu kez dokuz nohut, dokuz fasulye.
-Dur, tahmin edeyim oyunun adını: DOKUZ TAŞ.



"Şimdi sıra sende." dediler.
Aldım telefonu elime, jigsawplanet.com'da hazırladım hemen yapboz oyununu.


SUBAT AYI ETKiNLiKLERiMiZ
-mİSKET OYUNU
-SUDOKU OYUNU
Dedemin en sevdiği oyunlardan biri de misketmiş. 200 tane misketi varmış. "Gözüm gibi bakardım onlara." dedi. "Ne oldu sonra?" dedim. "Büyüdüm..." dedi. Uzaklara daldı gözleri.
Hemen odama koştum. Babamın aldığı misketleri aldım, arkama sakladım. Dedemin karşısına geçtim."Ne oldu torun?" dedi.
Bahçeye çıktık. "Kapat gözlerini." dedim. Misketleri ip gibi dizdim. Gözlerini açınca görmeliydiniz sevincini.Saatlerce oynadık. Bilmediğim bir sürü çeşit öğretti dedem: Kuyu, dizmece, kovalamaca, çukur... Unutmamış hiçbirini...


Yağmur başlayınca eve girdik. Çocuklar gibi şendi dedem. Kaloriferin yanında biraz ısındıktan sonra "Haydi" dedi. "Sıra sende. Getir bakalım sizin oyunlardan."
En sevdiğim bulmacalardan olan sudoku hazırladım ben de ona. "1'den 9'a kadar sayı yerleştirme. Oooo kolaymış." dedi; ama o kadar kolay olmadığını üçüncü hamlede anladı:)


mart ayı etkinliklerimiz
-körebe oyunu
-kahoot
Sabah ninemin sesiyle uyandım. Kollarını öne doğru uzatmış, beni arıyordu. Gözlerimi ovuşturup tekrar baktığımda gözlerini de bağladığını gördüm.
-Nine ne yapıyorsun?
-Kaç, yoksa seni ebelerim. Ben şu an körebeyim.


Akşam öğretmenim çağırdı ekrana. Uzaktan problem çözecekmişiz.
"Hepiniz soruları çözersiniz, eminim." dedi. "Ama bakalım, en hızlı hanginiz?"



nisan ayı etkinliklerimiz
-bes tas
-resfebe
Hava yağmurluydu. Canım sıkılıyordu. Ne yapsam diye düşünürken dedem muzip bir gülümsemeyle yanıma geldi.
-Bil bakalım avucumda ne var?
Bilemedim tabi.
-Avucumda oyun var, dedi.
-Nasıl yani? dedim hayretle.
Avucunu açtı, beş tane taş...
Anladım ki çocuklar, yoklukta bile oyun oynamanın bir yolunu buluyor.


-Şimdi sıra bende, dedim. Resfebe oynayalım mı?
-O ne demek evladım, dedi ninem.
Dedim ki:
-Resimli alfabe.
-Öyle desene.


İşte böyle arkadaşlar. Biz bu salgın döneminde geçmişte ve günümüzde oynanan oyunları öğrendik. Evlerde kapalı kaldığımız şu süreçte neşelendik. Ailemizle zaman geçirdik. Onların çocukluğuna doğru zamanda yolculuk ettik. Gönül isterdi ki hep beraber sınıflarımızda oynayalım. Elbet o günler de gelecek.
Salgının bittiği günlerde, yüz yüze görüşmek dileğiyle...

- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $11.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $11.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!