'ÖYKÜLERLE IŞIĞIMIZ OL' ekibi
Merve Çağlar Seyhan Şentürk
Nevin Ayvaz Özlem Kumaş
Zehra Öztekin Şöhret Durmuş
Semra Yılmaz Yasemin Erdemir Arlı

Kocaman bahçesi olan, kocaman bir evde Elif adında bir kız yasardı. Elif, bahçede gezmeye, elinde büyüteci ile böcekleri, kelebekleri incelemeye bayılırdı. Bir gün yine bahçede dolaşırken, birden bahçe kapısının zili çaldı.
Gelen anneannesiydi, Elif anneannesini görünce çok sevindi, birlikte anneannesi ile bahçede gezip kelebekleri incelediler.
Elif'in çok uzaklarda Merve adında bir teyzesi vardı. Sonra içeri girip birlikte teyzesine bir mektup yazmaya karar verdiler.
Biraz dinlendikten sonra Elif kağıt, kalem ve bir adet zarf alarak anneannesinin yanına geldi. Merve teyzesine sevgi dolu bir mektup yazdılar.
Elif ve anneannesi oturma odasındaki kırmızı koltuğa geçtiler.
Anneannesi yarın hava güzel olursa mektubu postaneye beraber götürebiliriz diye söz verdi. Elif çok yorgun olduğu için odasına gidip uyudu. Sabah olup uyandığında camını açıp gökyüzünde pırıl pırıl parlayan güneşi gördü ve anneannesinin yanına koştu.
"Anneanne hava bugün çok güzel postaneye mektubu atmaya gidebilir miyiz?" demiş. Elif ve anneannesi postaneye gitmek için evden acele ile çıktıkları için anahtarı almayı unutmuşlar. Postaneden dönerken pasta yapmaya karar vermişler ve pasta malzemelerini almak için birlikte markete gitmişler.
Eve geldiklerinde anneannesi anahtarı almadığını hatırladı. Çilingirci tonton amcayı çağırdılar. Tonton amca kapıyı açtıktan sonra eve girdiler ve birlikte pastayı yaptılar. Akşam anne ve babası işten geldikten sonra pastayı hep birlikte yediler.
Pasta yerken Elif'in aklına fotoğraf makinesi geldi. Fotoğraf makinesinin nerede olduğunu annesine sordu. Bir kaç yere baktıktan sonra odasından makineyi alarak ailesinin yanına geldi. Elif herkesin fotoğrafını çekti. Annesinin aklına bir fikir geldi.
“ Elif neden ormana
gitmiyoruz” dedi.
Elif bu fikri çok sevmişti.
Ormana geldiklerinde Elif ağaçların, kelebeğin, papağanın resimlerini çekti. Fotoğraf çekerken bir inleme sesi duydu. Sesin geldiği yöne doğru yürümeye başladı. Biraz ilerleyince bir kuşun yaralandığını gördü. Kuş bacağından yaralanmıştı. Elif “ Anneciğim onu burda bırakamayız. Onu eve götürmeliyiz. “ dedi.
Annesi Elif'in bu isteğini kabul etti.. Hep birlikte kuşu alıp eve götürdüler. Yaralarını sarıp pansuman yaptılar. Günler geçti ve minik yaralı kuş iyileşti. Elif kuşu çok sevmişti. Kuşa bir isim bulmaya karar verdi .maden mi, kanatlı mı yoksa cik cik mi ...sonunda KUPA koymaya karar verdi.
Elif kuşu Kupa ile sürekli oyunlar oynuyordu. En çok saklambaç oynamayı ,top oynamayı ve balonla oynamayı severlerdi. Balon oynarken sürekli balonları patlarmış patladıkça da yenisiyle oynarlardı. Bir gün yine balonla oynarlarken tüm balonları patladığı için oynayacak balonları kalmadı. .Çok yoruldukları için odalarına gidip uyumaya karar verdiler. Elif'in annesi yanlarına gelerek onlara bir masal anlatmaya başladı

Ertesi gün sabah oldu, güneş etrafı aydınlattı. Elif ve Kupa elini yüzünü yıkadı ve kahvaltı masasına bütün aile birlikte oturdu.
Elif ve Kupa hangi hikayeyi seçeceğine karar vermişti. Annesinden "Zürafa Hikayesi" kitabını okumasını istediler. Elif'in annesi
hikayeyi okurken bir de bakmış ki Elif ve Kupa mışıl mışıl uykuya dalmış.

Hep birlikte kahvaltılarını yaptıktan sonra anneannesi bir teklifte bulundu Elif ve Kupa'ya. "Bugün ne yapmak istersiniz?" Elif ve Kupa da resim yapmak istediklerini söyleyince hemen resim yapmak için gerekli malzemeler masaya geldi. Ama bir şey
eksikti. Anneannesinin gözleri pek de iyi görmüyordu.
Bu sebeple Elif'ten gözlüğünü istedi..
Elif de koşa koşa gözlüğü getirdi
Ardından resmi yapmaya başladılar...
Elif ve anneannesi yaptıkları resimleri astılar. Yaptıkları resimler arasında gökkuşağı resmî de vardı. Onu da astılar. Daha sonra uyumaya gittiler. Uyandıklarında yine kahvaltı yapıp dişlerini fırçaladılar.
Elif, Anneannesi, Kupa, annesi, babası ve abisi helikoptere binip denize gittiler. Denizde güneşlendiler. Oyun oynadılar. Anneannesi gözlüğü gözünde Elif’i kuma gömdü. Sadece kafası dışarda kaldı tüm vücudu kuma gömüldü. Sonra abisi kumdan çıkarttı Elif’i. Hep beraber arabalarına binip evlerine döndüler.
Ansızın bir ses duyuldu!
Bu ses Yatağında mışıl mışıl uyuyan Elif'i yatağından kaldırdı.Elif korku ile pencereye koştu.Duyduğu ses dışarda yağan yağmurun ardından çakan şimşek sesiydi.
Uykusundan uyanmış olmak Elif'i biraz üzmüştü.Çünkü bir gün önce annesi,babası,anneannesi ve kardeşi ile izlediği ''Elifin Maceraları''filminin etkisinde kalmıştı ve harika bir rüya görüyordu.
Elif bir süre pencereden yağan yağmuru izledi ve rüyasında gördüğü şeyleri düşündü.Aslında rüyasında gördüğü şeyleri ne kadar da özlemişti.
Bu gün kahvaltı masasında ailesiyle konuşacak çok şeyi vardı.
Heyecanla koşarak annesinin yanına gitti rüyasını anlatmak için sabırsızlanıyordu.
Rüyasında gördüklerini tek tek anlatacak ve her birini yapmak istediğini söyleyecekti..

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!