Emeği geçen tüm öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ederiz.




UÇUŞAN SÖZCÜKLER
UÇUŞAN SÖZCÜKLER
This picture has been drawn by the students of Gazi İlkokulu Zara/SİVAS
Babam depoyu düzenliyordu.Babama yardım etme görevi de bana verilmişti.Depoda ne çok yıpranmış eşya vardı.Doğrusu burada keşif yapmak çok hoşuma gidiyordu.Bacağı kırılmış sandalyenin altında gizlenen megafonu buldum.Daha önce hiç megafon görmemiştim.Babama ne işe yaradığını sordum.Babam da söylenen sözcüklerin megafonda yankı yaparak uçuştuğunu söyledi.Uçuşan sözcüklerle oyun oynamak çok heyecanlıydı.Megafonu elime aldım ve...
This part has been written by the students of Gazi İlkokulu - Zara/Sivas
ve ilk aklıma gelen sözcükleri ard arda söylemeye başladım. Gerçekten de babamın dediği gibiydi. Haykırdığım her sözcük megafondan çıkıp deponun duvarlarında yankılanıyordu. Adeta sözcük yağmuru altında gibiydik. Okuduğum şarkıların ve şiirlerin sözcükleri yağmur olup üzerimize yağıyordu. Megafonla oynamak o kadar hoşuma gitmişti ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Sonra babama dönüp megafonu nerden aldığını sordum. Babam bir an durup düşündü ve bana bu sihirli megafonun hikâyesini anlatmaya başladı.
(This part has been written by the students of Çamlıbel Ortaokulu - Yüreğir/Adana)
This picture has been drawn by the students of Çamlıbel Ortaokulu - Yüreğir/Adana
Ben de senin yaşlarındayken dedemle birlikte köyümüzde her bahar kurulan panayıra gitmiştik. Orada bir çok oyuncak tezgahları kurulurdu, eğlenceli gösteriler yapılırdı.
Bu gösterilerden birinde sevimli bir palyaço elinde sihirli sözcüklerin uçuştuğu bu megafonla panayıra gelen tüm çocukları etrafına topluyordu. Benim onu hayranlıkla izlediğimi görünce yaptığı eğlenceli oyun ve sihirbazlıklara beni de davet etti.
This part has been written by the students of Gülgün-Nihat Ömür ilkokulu - Kepez/ANTALYA
This picture has been drawn by the students of Gülgün-Nihat Ömür İlkokulu-Kepez/ANTALYA
Palyaçonun elinden tutup panayırdaki çocuklarla sözcük oyunu oynamaya gittik. İlk sözcüğü ben söyledim "Lolipooooop". Bütün çocuklar bana şaşkın şaşkın baktı. Ben de sarı saçlı kız çocuğuna megafonu verdim ve bir kelime söylemesini istedim." Atlı Karıncaaa" diye bağırıp sözcüğün uçtuğunu görünce megafonu vermeden koşmaya başladı..
This part has been written by the students of Albert Schweitzer Schule/Almanya
Koşarken bir yandan bağırmaya devam ediyordu. Atlı karıncaaa! Bağırmaya devam ederken az ileride pamuk şeker satan bir adam gördü. Pamuk şekerciye doğru koşmaya başladı. Bir yandan da pamuk şekerrrr! Diye bağırıyordu. Tam pamuk şekerciye yaklaşmıştı ki ileride omzunda papağan olan bir adam gördü. Papağan konuşuyordu. Bunu görünce megafonu doğruca papağana götürdü...
This part has been written by the students of Hacıbayram İlkokulu- Karayazı/Erzurum

This picture has been drawn by the students of Hacıbayram İlkokulu-Karayazı/Erzurum
Papağan bu!Duyduklarını tekrar etmeden durur mu!
Papağan az önce megafondan duyduklarını sıralamaya başladı.Lolipoooopp!Atlı karıncaaaa!
Pamuk şekeeeerr!
Söylediği sözcüklerin yankılanıp uçuştuğunu fark eden papağan önce korktu,sonra da bunu kendince bir oyuna dönüştürmeye başladı.
Uçuşan sözcükler eşliğinde dans eden papağandan megafonu uzaklaştırıp annesinin elini tutan küçük bir kız çocuğunun yanına gittim.Megafonu ona verip heyecanla izlemeye koyuldum.Küçük kız çocuğun neler söyleyeceğini merak ediyordum...
This part has been written by the students of
Sığma İlkokulu. Sarayköy/DENİZLİ 2-A

Küçük kız megafonu aldığı gibi 'anne' diye seslendi. Seslerin megafonda uçuştuğunu görünce çok heyecanlandı. Megafonu ağzına yaklaştırıp 'anne anne' diye tekrarlamaya başladı aynı zamanda da zıplıyordu. Küçük kızın bu duruma çok sevindiğini anladım. Küçük kız megafonla en sevdiği şarkıyı söylemeye başladı. Bir yanda da megafonda uçuşan sözcükler eşliğinde etrafında dönüp dans ediyordu. O esnada küçük kızın ayağı taşa takılıp yere düşüverdi. Megafon küçük kızın elinden kayıp havada savrulmaya başladı. Tam o esnada oradan geçmekte olan baloncu megafonu tutmak için elindeki balonları bırakıverdi. Balonlar megafonda 'Uçuşan Sözcükler' gibi gökyüzüne doğru uçmaya başladı. Balonların gökyüzünde oluşturduğu görüntüye herkes hayranlıkla bakarken...
This part has been written by the students of
İmkb Kaleönü İlkokulu Bingöl/Merkez

This picture has been drawn by the students of İmkb Kaleönü İlkokulu Bingöl/Merkez
balonlar bir anda patlamaya başladı.Megafona ne mi oldu? Havada takla ata ata bir balonun üzerine konup yavaşça bulutun içinde kayboldu.Herkes şaşkındı olan bitene.''Uçuşan Sözcükler'' oyunumuz bozulmuştu.O gün babamla megafonu düşüne düşüne eve geldim.Akşam olduğunda hala gökyüzündeydi gözlerim.O sırada uykuya daldığımı anlamamıştım ki tavan penceremdeki bir tıkırtıyla
This part has been written by the students of Ayhan Ertürk İlkokulu- Ürgüp/NEVŞEHİR
This picture has been drawn by the students of
Ayhan Ertürk İlkokulu- Ürgüp/NEVŞEHİR
uyandım..Ay ve Güneş aynı anda bana gülümsüyorlardı. Bu olsa olsa bir rüyaydı.Ama öylesine gerçek duruyordu ki..Çünkü Ay varsa Güneş yoktur,Güneş varsa Ay yoktur.Gördüğümün rüya mı gerçek mi olduğunu bilmeden ve belki de bilmek istemeden yürüdüm ikisine doğru..Zaten olan biten her şey büyülü gibi değil miydi? Uzattım ellerimi ve dokundum onlara.. Bunun bir gerçek olmasını tüm kalbimle diledim. Uçuşan kelimeler gibi, büyülü dostlarımın da olmasını istiyordum. Hem öğretmenimiz bize:''Hayal ettiğimiz tüm şeyler gelip bizi bulur..''dememiş miydi?..
This part has been written by the students Dumlupınar İlkokulu/Fatsa-ORDU

Uyandığımı düşündüğüm halde yine uyumuş, güzel bir rüyadan yine uyanmıştım. Adeta uyursam tekrar devam edebileceğimi düşünürcesine. Artık yatağımda anne ve babamın, Kahvaltı hazııır! diye beni çağırdıklarını duyuyordum. Yattığım yerden yeni dostuma, güneşe, Merhabaaa! dedim. Aklımda hala megafon ve uçuşan sözcükler vardı. Sözcükler bu dünyada bizi birbirimize bağlayan en büyülü ses topluluklarıydı. İnanır mısın kızım, elimi yüzümü yıkamadan hemen bahçeye koşup megafon orada mı diye bakmıştım ama yoktu.
Gün boyu uçuşan sözcükleri, güneşi, ayı, megafonu düşündüm. Akşam olduğunda, belki de dünyanın en mutlu çocuğuydum.
Sürpriiiiiz!
Doğum günümü tamamen unutmuştum.
This part has been written by the students
Atatürk İlkokulu-Kaynarca/SAKARYA

Pastamı kestikten sonra annem ile babamın aldığı hediyeyi açtığımda bir de ne göreyim. Megafoon! O kadar mutlu olmuştum ki "Uçuşan Sözcükler" oyunumuz tekrar başlamıştı.
İşte o elindeki megafon bana o günden kalan armağan kızım. Babasından bu hikayeyi dinleyen küçük kızın aklında "Acaba bulutlara giden megafon şu an neredeydi?" sorusu vardı.
This part has been written by the students
Atatürk İlkokulu-Kaynarca/SAKARYA
Gün bittikten sonra yatağıma gidip soruyu düşünerek uyudum. Sabah olduğunda babam, ikimizin dışarıya çıkacağını söyledi. Çok heyecanlıydım. Gitmeden önce kahvaltımı yapmış, dişlerimi fırçalıyordum. Dişlerimi fırçaladıktan sonra hemen ayakkabılarımı giydim. O sırada babam da hazırlanmıştı. Sonra hemen dışarıya çıktık.
Çok ilerledikten sonra bir ormana gelmiştik. Ormanda karşımıza bir adam çıkmıştı. Adamın görünüşü ilginçti. Babama, adamın yanına gidip gidemeyeceğimizi sordum. Heyecanla adamın yanına gittik. Babam adamla selamlaştı. Ardından benim ona birşeyler sormak istediğimi söyledi. Sonra bende de ona üstündeki kıyafetleri niçin giydiğini sordum. Şöyle cevap verdi:
-Ben ormanda gezer, oradaki ilginç olaylara tanık olurum. Pek çok orman gördüm. Ormanlarda gezerken böyle kıyafetler giymem gerekiyor. Sorumun cevabını aldıktan sonra adam bana şöyle dedi:
- Sana yaşadığım bir olayı anlatmamı ister misin?
This parts has been written by the students Piri Reis ilkokulu - Arnavutköy/İSTANBUL
Benim heyecanım artmıştı. Tabii ki de anlatabilirsiniz, dedim. Ardından adam anlatmaya başladı:
- Bir gün yine ormanda geziyordum. Kaplanlardan, aslanlardan, fillerden gözlerimi alamıyordum. Ta ki yukarıdan bir megafon düşene kadar. Megafonun gürültüsüyle hayvanlar da meraklandılar. Ben megafona hayretle bakarken hayvanlar megafonun etrafına toplanmıştı. Bir süre hayvanlar megafona baktı. Megafona bakan hayvanların içinden aslan, megafona daha da yaklaşıp ses çıkarmaya başladı. Diğer hayvanlarda megafona eşlik etmekteydi. O sırada ben de hayvanların yanına gittim. Megafondan hayvanların çıkardıkları sesler sözcüklere dönüşüyor, uçuşuyordu.
Adamı şaşkınlıkla dinliyorduk. Babam söze atıldı:
- O megafon ben küçükken gökyüzüne giden megafon.
This parts has been written by the students Piri Reis ilkokulu - Arnavutköy/İSTANBUL
Babamın söyledikleriyle şaşkınlığın on kat artmıştı. Ancak bu sefer adam da çok şaşırmıştı. Ardından bir süre sessiz kaldık. Sessizliği bozan ben oldum. Megafondan çıkan hayvan seslerini çıkarmaya başladım. Babam ve adam kendilerini tutamayıp gülmeye başladılar. Bende çok eğleniyordum. Eğlencemiz bittikten sonra ben ve babam adama teşekkür ederek yanından ayrıldık.
Eve vardığımızda sorumun cevabını bulduğumuz için mutluydum. Eve geldiğimizde saat geç olmuştu. Ben annemin getirdiği muzlu sütü içtikten sonra adamın anlattığı hayvan seslerini düşünerek yüzümde bir gülümsemeyle uykuya daldım.
This parts has been written by the students Piri Reis ilkokulu - Arnavutköy/İSTANBUL



- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!