
Bu hikayenin yazım ve resimleme sürecinde emeği geçen;
Aliya İzzet Begoviç Lisesi
Bolaman Anadolu Lisesi
Araç Anadolu İmam Hatip Lisesi
Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
Şanlıurfa Sosyal Bilimler Lisesi
Yunus Emre Anadolu İmam Hatip Lisesi
Altı Nisan Anadolu Lisesi
Öğretmen ve Öğrencilerine Çok Teşekkür Ederiz.


NAİLE NUR/Selçuklu Aliya İzzetbegoviç
Anadolu Lisesi

Oldu olası kitap okumayı çok severdi. Kitap sevgisi onda anneannesinin anlattığı masallarla başladı. Kendini o masal kahramanları yerine koyar, hayal dünyasının uçsuz bucaksız ufuklarında özgürce dolaşırdı.
Kitaptan başını kaldırdığında saatin epey ilerlediğini fark etti Defne. Bir bölüm daha, bir bölüm daha diyerek kitabın sonuna gelmişti. O da haklıydı bu hayattaki en büyük tutkusu olan kitaplardan ayrılmak kolay olmasaydı gerek.

NAİLE NUR/Aliya İzzetbegoviç
Anadolu Lisesi

Okuduğu kitaplar listesine bir yenisini eklemenin mutluluğunu yaşarken, öğretmeninden gelen mesajla gözleri fal taşı gibi açıldı. Hayatında edineceği tecrübelere bir yenisi daha eklenmişti belki de en güzeli. Etwi̇nni̇ng projesine katılma isteği kabul edilmişti.
Her gün gidip özenerek baktığı, bir gün benim evim de böyle olacak diye düşünmekten kendini alamadığı kitapçıya bugün proje için okuyacağı kitapları almak için gitmişti.

ELİF/Selçuklu Aliya İzzetbegoviç Anadolu Lisesi

Mustafa Kutlu’dan Uzun Hikaye, Khaled Hasseini’den Uçurtma Avcısı, Johne Boyne’den Çizgili Pijamalı Çocuk ve George Orwell’dan Hayvan Çiftliği ... Her ay okuduğu kitapla ilgili değerlendirmeler yaptı ve aynı kitabın sinemaya uyarlanmış filmini zevkle izledi. Kitabı ve filmi karşılaştırma ,proje ortaklarıyla tartışma imkanı buldu. Her kitapla farklı dünyalara ve hayatlara kapı araladı ve sıra nisan ayı kitabına geldi: Hayvan Çiftliği
Havva Sena/ Selçuklu Aliya
İzzetbegoviç Anadolu Lisesİ
FATMA ŞİMŞEK



Bolaman Anadolu Lisesi
Defne evin en sevdiği bölümünde yerini aldı. Bu ay projede bu kitabı okuyup değerlendirdikten sonra ortak bir hikaye yazılacaktı. İçini büyük bir heyecan kapladı. Daha önce böyle bir deneyimi olmamıştı. Kitaplara dokunmak kokusunu içine çekmek ona huzur veriyordu. Kahvesinden bir yudum aldı ve yeni bir keşif için kitabı araladı. Birden Beylik Çiftliği’nin sahibi Bay Jones elindeki kırbacıyla içeri girdi. Zavallı hayvanlar bir köşeye sinmiş korkulu gözlerle baktılar ona. Sağa sola kırbacını acımasızca sallayıp gitti. Anne domuzlar korkuyla yavrularına sarıldılar.


Bolaman Anadolu Lisesi
Seyhan a.
Çiftlikte büyük bir sessizlik hakimdi. ''Sonra Koca Reis dedikleri bilge domuz bir rüyasını anlatmak istediğini söyledi. Çağrısı üzerine Bluebell, Jessie, Pincher adlı köpekler, diğer domuzlar, tavuklar, güvercinler, Boxer ve Clover adlı atı, beyaz keçi Muriel, Benjamin adlı eşek ve diğer tüm hayvanlar toplandı. Defne, derin bir nefes aldı daha önce böyle bir kitapla karşılaşmamıştı. Merakla bir sayfa daha çevirdi.


Bolaman Anadolu Lisesi
Nihal a.
Koca Reis, yaşadıkları hayatın yoksulluk, açlık ve sabahtan akşama koşturmaca içinde geçtiğini söyledi.
İngiltere’de hiçbir hayvanın özgür olmadığını ve insanların üretmeden tüketen tek yaratık olduğunu söyledi. Asıl sorun şu dostlarım: “Bu sefilliğe neden boyun eğelim? ''dedi .Tek gerçek düşmanları vardı: O da insan

Burnumuza geçirilen halkalar, Sırtımıza vurulan semer sökülüp atılacak, Acımasız kırbaç bir daha şaklamayacak. Bütün hayvanlar birlikte yemin ettiler. Daha iyi yaşamak için yedi maddeden oluşan ve yedi emir dedikleri bir bildiri yayınladılar. Defne biraz soluklanmak istedi. İnsan denilen yaratık ne kadar da kötü diye düşündü.
Peki bu yedi emir nedir?
Batuhan Ö./Bolman Anadolu Lisesi
İclal Kara


Furkan Ka/Yunus Emre AiHL
1. iki ayak üstünde yürüyen herkesi düşman bileceksin.
2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatlan olan herkesi dost bileceksin.
3. Hiçbir hayvan giysi giymeyecek.
4. Hiçbir hayvan yatakta yatmayacak.
5. Hiçbir hayvan içki içmeyecek.
6. Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek.
7. Bütün hayvanlar eşittir.
Yedi emiri birkaç kez okudu Defne. İnsanların, hayvanların ve yeryüzünün efendisi olma fikrine nasıl kapıldıklarını düşünmeye başladı.

Kusursuz bir düzende yaratılmış olan evreni neden bu kadar karmaşaya sürüklediklerini. Peki ya hayvanlar yedi emiri uyguladıklarında çiftlikte neler oldu diye merakla kitaba geri döndü.
O yaz çiftlikte işler yolundaydı. Hayvanlar asla hayal edemeyecekleri kadar mutluydular. Artık, pinti sahiplerinin gıdım gıdım verdiği yeme muhtaç değildiler; kendileri tarafından ve kendileri için üretilen, tümüyle kendilerinin olan yiyecekleri yiyorlardı ya, her lokmadan büyük bir tat alıyorlardı.

Ciğeri beş para etmez, asalak insanlar yok olup gittikleri için, herkese daha çok yiyecek düşüyordu.
Domuzlar, koşum takımlarının durduğu odayı karargâh edinmişlerdi. Domuzların diğer hayvanları yönetmelerine, süt ve elmaları eşit paylaşmak yerine kendilerine ayırmalarına Defne çok şaşırdı. Karar verilen emirlere çok da uyulmadığını düşünmeye başladı.

Domuzların okuma yazma bilmesi, diğer hayvanlardan daha zeki olması eşitliği bozmalarına, diğer hayvanların gücünü kullanarak onları sömürmelerine yol açmamalıydı. Biraz da hayal kırıklığı ile kitaba ara verdi Defne. Proje arkadaşlarının bu konuda fikirlerini merak ediyordu. Domuzların bu baskıcı ve sömürüye dayanan yönetimi hakkında ne düşünüyorlardı?
SALİH.
Domuzların okuma yazma bilmesi, diğer hayvanlardan daha zeki olması eşitliği bozmalarına, diğer hayvanların gücünü kullanarak onları sömürmelerine yol açmamalıydı. Biraz da hayal kırıklığı ile kitaba ara verdi Defne. Proje arkadaşlarının bu konuda fikirlerini merak ediyordu. Domuzların bu baskıcı ve sömürüye dayanan yönetimi hakkında ne düşünüyorlardı?
SALİH./Yunus Emre AİHL/Nesrin Çakır

Defne, kitabı bırakıp kenara koydu ve bir süre gözlerini kapatarak düşüncelerini toparlamaya çalıştı. Başlangıçta aklına ilk gelen şey domuzların bu kibirli, acımasız ve sömürgeci tutumlarıyla, düşman olarak gördükleri insanlara ne kadar çok benzemeye başladıkları oldu. Projeden arkadaşlarının düşüncelerini öğrenmek için onlara mesaj attı. Aldığı yanıtlardan herkesin kendisiyle aynı duygu ve düşünceleri paylaştığını fark etti. Sonra aklına yeni bir soru geldi ve arkadaşlarına bu soruyu yöneltti:


-Siz çiftlikteki hayvanların yerinde olsaydınız domuzların baskıcı yönetimine karşı nasıl bir tavır alırdınız? Bir arkadaşı:
-Ben kesinlikle fark edip bütün çiftlik halkını içinde olduğumuz duruma karşı uyandırır ve isyan çıkartırdım. Yedi Emir'i çiğnemeye ve diğerlerine üstünlük taslamaya hiçbir hayvanın hakkı yok, dedi.
Bir başkası:
"Sanırım benim tavrım hayvanlarınki gibi olurdu. Çünkü yıllarca emekleri sömürüldükten, ezildikten sonra artık kendileri için çalıştıklarını inanmak istiyorlar.


OKANCAN 6 NAL.
Ayrıca beyinleri yıkanıyor ve bunu fark etmek o kadar da kolay bir şey değil. Bu yüzden hayvanları baş kaldırmıyorlar diye suçlayamam, dedi. Tolga isminde başka bir arkadaşı da:
-Ben olsam domuzların üstünlüğünü kabul edip susar ve onlar ne derse yapardım. Çünkü bence domuzlar gerçekten de üstün. Hem diğerlerinde daha zekiler hem de devrime öncülük ettiler, kendilerini üstte görmeye hakları var. Ben domuzların yerinde olsam ben de çiftliğin yönetimine geçer ve aynı onlar gibi davranırdım herhalde" diye yanıt verdi.

Defne bu yanıt üzerine neye uğradığını şaşırdı. Nasıl olur da bir insan böyle bir şey düşünür, bu acımasız yönetime hak verebilirdi?
Defne Tolga'ya:
-Yani sence domuzların yaptığı bütün bu eziyetler, sömürge zihniyeti, usulsüzlükler doğru! Onlara hak veriyorsun öyle mi?" diye sordu. Tolga:
-Ben diyorum ki domuzlar kendilerini çiftliğin yönetimine koymakla haklıydı. Bu yüzden de hayvanları yeni yönetime alıştırmak ve otoriteyi sağlamak amacıyla sert davranmaları gayet normal, diyerek cevabında diretti.
Defne, bir arkadaşı böyle acımasız düşüncelere sahip olduğu için hem şaşırmış hem de üzülmüştü. Ne yapacağını biraz düşündükten sonra Tolga'ya düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu anlatıp, onu barışçıl düşüncelere ikna etmeye karar verdi.
DAMLA A.
6 NİSAN ANADOLU LİSESİ
NALAN KILIÇ




Bu düşünce doğrultusunda Defne Tolga’ya;
-‘Evet, devrime öncelik ettikleri doğru ama söyledikleri sözün arkasında durmaları gerekirdi.7 Emir’de ‘her hayvan’ ibaresi var. Neden onlar daha üstün olsunlar ki?’
Tolga : ‘Devrime öncülük edecek cesareti sadece domuzlar gösterdi. Bu nedenle onların hakkıydı.’
Defne: ‘Napolyon Snowball’un hakkını yedi. Onu tuzağa düşürüp başarısını kullandı. Eğer kendi çabasıyla gelmiş olsaydı belki olabilirdi.


Ve sonunda diğer hayvanlar da ona olan saygılarını bu nedenle kaybettiler. Sen hiç haksız kazanç elde eden birisine saygı duyar mıydın?
Tolga: ‘Sanırım haklısın. Sen bunları anlatırken kulağımda ‘İngiltere’nin Hayvanları' şarkısı yankılandı.
'İneklerle atlar, kazlarla hindiler el ele,
Özgürlük uğruna ter akıtmalı.’
Fakat hayvanların kendilerini adadıkları umut dolu bu yolda yapılan ilk iş de şarkıyı ve sözlerini değiştirmek oldu. çünkü bu şarkı başkaldırı şarkısıydı ve başkaldırı artık tamamlanmıştı



Defne:
‘Zenginlikler düşlere sığmayacak,
Buğdayı, arpası, yulafı samanı,
Yoncası, baklası, pancarı,
O gün hepsi bizim olacak.
Diye çıkılan yolda Bokser’ın hazin sonuna ne demeli?
MELİKE ÖC ŞANLIURFA SOSYAL BİLİMLER LİSESİ/MİRAY YÜKSEL




Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
Dudu.ak.
Bokser’ın fedakarlığına ve özverisine rağmen başına gelenler Defne’yi derinden etkilemişti. Kitabı okurken Benjamin ile Bokser arasındaki dostluğu ve Bokser’ın arkasından Benjamin’in duyduğu üzüntüyü iliklerine kadar hissetmişti. Yakın arkadaşı Yıldız aklına gelmişti…



Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
Nurbanu Yaz.
Domuzların zamanla insana benzeyişi, Nopolyon ile Bay Jones arasında bir fark kalmayışı; bununla birlikte hayvanların durumu farkedemeyip üstüne üstlük Napolyon’un zamanla bir kahramana dönüşerek, Minimus tarafından adına şiirler yazılması:

Babasızların sığınağı, mutluluğumuzun kaynağı!
Yemlerimizin mimarı! Sakin ve hükmeden gözlerine baktığımda
Nasıl alev alır ruhumun her yanı
Gökyüzündeki güneş gibidir Yoldaş Nopolyon!

İşte tüm bunlar Defne’yi oldukça şaşırttı. Yazarın böyle bir konuyu net, tarafsız ve kısa anlatabilmiş olmasına hayran oldu. Aklına Edebiyat Dersi’nde işledikleri fabl konusu geldi. Edebiyatın ne kadar güzel olduğunu düşündü. Yazarı ve diğer kitaplarını araştırmaya başladı. Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanın da çok okunduğunu ve Modern Dünya Klasikleri arasında gösterildiğini öğrendi.



Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
Azize Öz.
Projedeki son kitabı okuduklarını ve bu kitabın da bitmek üzere olduğunu farkedince hemen yazarın diğer kitabı olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü sipariş verdi. Ve aklında bir cümle “Tüm Hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir.”

Sarar Kız Anadolu
İmam Hatip Lisesi
hatice.elif.yldrm
AYŞE RÜVEYDA YENİGÜN ESKİ

ARAÇ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
Mustafa Can S CEMİLE ÇETİN

Kitabın bitmesine az kalmıştı. Defne'nin aklını kurcalayan bazı sorular onu sürekli düşündürüyordu. Domuzların Yedi Emir'in tamamen dışına çıkması, düşman bildikleri iki ayaklılarla dost olmaları, tüm hayvanlara haksızlık yapmaları... Domuzlar neden bu kadar kötüydü? Hele o Napoleon...


Yaptığı her olumsuz davranışı diğer hayvanlara olumlu gösterip onlara zorla kabul ettirmek. Gerçekten korkunç! Şimdi de Foxwood Çiftliği'nin sahibiyle aynı masada sigara içip kağıt oynuyordu. Neden yapıyordu bunu?
ARAÇ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
Ramazan HM
CEMİLE ÇETİN


Defne artık hikâyenin sonuna geldi. Evet, artık çiftlikte bütün hayvanlar eşitti ancak bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşitti. Domuzların yüzleri ve insanların yüzleri birbirinden ayırt edilmez olmuştu.
Defne okuduğu hikâyeden birçok ders çıkarmıştı. Kitapların ufkunu ne kadar genişlettiğini fark etti. Proje boyunca okudukları bütün kitaplarda şu anki zamandan nasıl uzaklaştığını her kitabın kapağını kapattığında yeniden hissetti. Kitaplara daldığında kendi sesleri, renkleri, yüzleri ile onun hayallerinden ibaret bir dünya kurduğunu..

Birkaç gün sonra proje arkadaşlarıyla birlikte aynı kitabın animasyon filmini de izlediler. Projenin son kitap ve filmiydi. Önce kitabını okudukları eserlerin daha sonra filmini izlediklerinde aslında hikayeyi bilseler bile her filmin farklı bir duygusu olduğunu düşündü. Bu proje sayesinde sanat dallarının duyguları yansıtmak için nasıl bir yol çizdiğini gözlemledi. Ülkenin farklı illerinden arkadaşlar edindi ve onlarla birlikte aynı etkinliklerde buluşarak pandeminin olumsuz etkilediği sosyal hayatına bir nebze de olsa renk kattı.

Defne okuduğu kitabın karamsar duygusundan bu düşüncelerle sıyrıldı. Yarın ilk iş olarak öğretmenine bir teşekkür mesajı yazmaya karar verdi.
1 Kitap okudu; hayal kapısı açıldı.
1 Film izledi; düşüncelere daldı.
1 Kahve içti; mutluluğun ayak seslerini bu projede duydu.
Zafer
Yunus Emre Anadolu Lisesi
Emine Vildan Cüre



- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $9.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $9.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!