










Bu masal, ''HARFLER ÇİFTLİĞİNE GİDİYORUZ'' eTwinning projesinde yer alan öğretmen ve öğrenciler tarafından oluşturulmuştur.

BUĞLEM

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal, pireler berber iken. Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, az gittim uz gittim. Dere tepe düz gittim. Çayır çimen geçerek, lale sümbül biçerek; soğuk sular içerek, bir ayla bir güz gittim. Bir de dönüp ardıma baktım ki, ne göreyim? Gide-gide bir arpa boyu gitmemiş miyim? Natal – matal martaval, işte size duyulmadık bir masal.l

MİRAY
Şırıl şırıl akan bir derenin kenarında, etrafı bir çok meyve ağaçlarıyla çevrili şirin mi şirin iki katlı bir ev varmış.Bu evde geçimini çiftçilik yaparak sağlayan çok mutlu bir aile yaşarmış.Bu ailenin Ayşegül ve Melis adında iki kızları,Eren ve Kerem adında iki oğulları varmış.

SALİH
Bahçelerinde çeşit çeşit çiçekler ve ağaçlar varmış; laleler, sümbüller, güller, küpe çiçekleri,papatyalar,begonyalar,çilekler,portakallar,erikler,mandalinalar, cevizler, elmalar...
Aynı zamanda çiftliklerinde kedi, köpek, inek ,tavuk, koyun, at gibi hayvanlar da varmış.

ESİLA
Ayşegül; tavuklara yem verir ve her sabah yumurtaları toplarmış. Melis; ineklerle ilgilenir,sütlerini sağarmış. Eren hayvanları otlatırmış.Kerem ağaçlarla ilgilenir ve meyveleri toplarmış. Anne ve babaları böylesine çalışkan çocukları olduğu için onlarla hep gurur duyarmış.

SERRA
Bir sabah Ayşegül yumurtaları toplamak üzere kümese gitmiş. Ne görsün tavuklardan bazıları yerde cansız yatıyormuş. Onun bağırma sesini duyan kardeşleri,annesi ve babası koşarak kümese gelmişler. Hepsi çok şaşkınlarmış.
İlk defa başlarına böyle bir şey geliyormuş.Bunu bir tilkinin yaptığına karar vermişler.

Anne ve babaları yardım çağırmaya giderken Eren ve Kerem de evin arka tarafına yönelmişler. Biraz yürüdükten sonra bir ses duymuşlar. Sesin geldiği yöne doğru gidiyorlarmış ki kendilerini bir çukurun içinde buluvermişler.Etraf çok karanlıkmış.Bu karanlığın içerisinde birdenbire parlayan iri bir çift göz görmüşler.

ESİLA
Çok korkmuşlar. İki Kardeş birbirlerine sarılıp bağırmaya başlamışlar. Bir süre gördükleri şeyin onları kokladığını fark etmişler. Eren tüm cesaretini toplayıp ona doğru yaklaşmış. Bir de ne görsün, bu gözler onların köpekleri Çorap'a aitmiş. Eren hemen Kerem'e korkacak bir şey olmadığını, yanlarındakinin Çorap olduğunu söylemiş. Sonra hepsi birden bağırıp yardım istemeye başlamışlar.
Evin arka tarafından sesler geldiğini duyan Ayşegül, o tarafa doğru gitmeye başlamış. Sesin kardeşlerine ait olduğunu duyunca, sesin geldiği çukura yönelmiş. Kardeşlerine onları buradan kurtaracağını söyleyip evin ön tarafındaki merdiveni almaya gitmiş. Merdivenin çok ağır olduğunu anlayan Ayşegül, Melis'ten yardım istemiş ve merdiveni kuyunun yanına götürmüşler. Merdiveni kuyuya salıp kardeşlerini ve Çorap'ı çukurdan kurtarmışlar.
Ayşegül hemen kardeşlerinin ve Çorap'ın durumunu sormuş. İyi olduklarından emin olduktan sonra Kerem'e "Nasıl oldu da hepiniz kuyuya düştünüz?" diye sormuş. Eren ile Kerem başlarından geçenleri Ayşegül ve Melis'e anlatmışlar. Melis, tilkinin nasıl kümese girdiğini anlamıştı. Eğer Çorap kuyuya düşmemiş olsaydı bize haber verebilir ya da tilkiyi kendi çabasıyla kovalayabilirdi, demiş.
Ayşegül ve Melis durumu anlatmak üzere anne ve babalarının yanına gitmek için oradan ayrılmışlar.
Eren ve Kerem ise Çorap'ın iyi olup olmadığını anlayabilmek için veteriner Salih Amca'nın yanına gitmeye karar vermişler.
Veteriner Salih Amca o esnada, yabani ottan zehirlenen bir inekle ilgileniyormuş. Salih Amca işi bittikten sonra Çorap'ı sevmiş.
Eren ve Kerem'e " Çocuklar bu endişeli halinizin sebebi nedir? Hiç iyi görünmüyorsunuz." diye sormuş.
Kerem başlarından geçenleri anlatmış.
Çorap'ın iyi olup olmadığını merak ettiklerini söylemiş.
Salih Amca Çorap'ı muayene ettikten sonra çocuklara korkulacak bir şey olmadığını, Çorap'ın sağlıklı olduğunu söylemiş. Çocuklar çok mutlu olmuşlar.
Artık rahat bir şekilde evlerine dönebileceklermiş ama unuttukları bir şey varmış.
Çorap sanki onlara bir şeyler söylemek istiyor gibiymiş. Israrla evin olduğu yöne değil diğer yöne doğru yürüyormuş.
Eren: "Çorap, bize bir şeyler anlatmak istiyor." demiş.
Kerem ise " Hadi Çorap'ı takip edelim." demiş.
Çorap onları tilkinin saklandığı yere götürmek istiyormuş.

Çorap önde çocuklar arkasında tilkinin saklandığı yere doğru gitmişler. Gitmişler, gitmişler en sonunda tilkiyi bulmuşlar.
Çalılıklarında arasında saklanmış sessiz sessiz duruyormuş tilki.

Çorap ve çocuklar çalılıklara yaklaşmışlar. El ele tutuşmuş birbirlerinden cesaret alıyorlarmış.
Ama o da ne ? Tilki yalnız değilmiş! Yanında yavruları varmış.

Yavrular o kadar sevimliymişler ki...
Ama çok yorgun,bitkin görünüyolarmış.
Çok geçmeden sebebini anlamış bizim çocuklar.
O yavrular çok ama çok açmış.

Aslında çocuklar, tilkiye çok kızmışlardı tavuklarını yediği için. Ama etrafta tilki ve yavrularının yiyebileceği hiçbir şey olmadığını görünce onlara kızmaktan bir anda vazgeçtiler.

Tam oradan uzaklaşacakken Kerem bir de ne görsün! Yavru tilki yaralıydı. Kerem hemen Eren'e gösterdi yavru tilkiyi.
Eren:
-Hemen koşup anneme ve babama haber verelim, dedi.
Koşa koşa eve gittiler.

Anne ve babalarına olanları anlatıp hep birlikte yaralı tilkinin yanına gittiler. Yaralı yavru tilki o kadar yorgun ve aç görünüyordu ki evden bir kap yemek ve su verdiler.
Yavru tilkiler yemeklerini yiyince hemen Veteriner Salih Amca 'nın yanına gittiler. Salih amca yavru tilkiyi muayene edip yarasını sardı.
Veteriner Salih Amca:
Aferin çocuklar, içinizdeki merhamet duygusunu ve hayvan sevgisini hiç kaybetmeyin.
Çocuklar tebessüm ettiler.
Ailece eve döndüler ve şöyle bir karar aldılar: Yavru tilki iyileşene kadar bahçelerinde ona bakacaklardı. Bir daha tavuklarını yememeleri için de tilki ve yavrularına her gün yiyecek bırakacaklardı.
Kısa bir süre sonra yavru tilki eski gücüne kavuşmuştu.
Çocuklar ve Çorap'la tilkiler dost oldular. Çocuklar ve Çorap, tilkilere ne kadar alışmış olsalar da anne ve babaları artık tilkilerin doğaya salınması gerektiğini söylediler.
Çocuklar, anne ve babalarıyla beraber tilkileri evlerine uzak bir yere ormana bıraktılar. Düzenli olarak tilki ve yavruları için yiyecek bırakmaya devam ettiler.
O günden sonra ailenin tavukları hiç eksilmedi ve hayvanlar da hiç aç kalmadı. Çocuklar, çiftliklerinde hayvanları ve bitkileriyle mutlu bir hayat yaşadılar.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $8.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $8.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!