


Etwinning projesi kapsamında tüm ortak okulların öğrencilerinin ve öğretmenlerin katkılarıyla oluşturulduğu hikaye ortak ürün çalışmasıdır.

Ali ve Aysel erkenden kalktı. Ellerini yüzlerini yıkayıp kahvaltılarını yaptılar. Hava çok güzeldi. Güneş ışıl ışıl parlıyordu. Bugün onlar için inanılmaz güzel bir gün olacaktı. Heyecanla ve mutlulukla hazırlanıp okulun yolunu tutular. Öğretmenleri onları hayvanat bahçesine götürecekti. Oradaki sevimli dostlarını görmek için çok sabırsızlanıyorlardı. Tüm arkadaşları ve öğretmenleri ile okulda buluştular. Hepsi hayvanat bahçesine gitmek için araca bindiler.

Yol boyunca hep birlikte çok güzel şarkılar söylediler. Nihayet yol bitti ve sevimli dostlarını görmeye çok az kalmıştı. Hayvanat bahçesindeki görevli kişi onlara eşlik edip tüm hayvanlar hakkında bilgi verecekti.

İlk olarak Aslanın yanına gittiler ve görevli; bu vahşi,geniş alınlı,güçlü çeneli,uzun tırnaklı,sarı tüylü, kuyruğunun ucu püsküllü,erkeklerinin başının etrafında yeleleri olan,ormanlar kralı aslan, diyerek onlara tanıttı

Sonra zürafaya geçtiler. Görevli; Bu hayvanların boyu uzundur, diye tanıtmıştı zürafaları. Öğretmenleri; "Ne yazık ki zürafaların soyu son 10 yılda % 40 azaldı." dedi. Öğrenciler bu uzun boylu ve tatlı hayvanın soyunun azaldığını duyunca çok üzüldüler ve öğretmenlerine bunun sebebini sordular. Öğretmenleri zürafaların soylarının yasal ve yasa dışı avlanmanın yanı sıra insani faktörler sonucu doğal yaşam alanlarının kaybolması nedeniyle de tehdit altında olduğunu söyledi.

Sıra file gelmişti. Bu hayvan 7.000 kg ağırlığa ulaşabilir,4m boya sahip olabilirmiş. Bu hayvanlar Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya'da bulunuyorlarmış. Öğrenciler çok keyifliydiler. Gezmeye devam ediyor ve gezdikçe hayvanlar dünyasına ait önemli bilgiler ediniyorlardı.

Sıra timsahlara geldi. Görevli, timsahları tanıtırken şunları söyledi: 'Bilinen 23 türü mevcut olmakla birlikte, en büyük boyuta sahip tuzlu su timsahları 7 metre uzunluk ve 900 kilograma kadar ulaşabilirler. 'En küçük boyutta olan cüce timsahlar ise 1.2-1.7 metre uzunluğunda ve 6-7 kilogram ağırlığındadır. Kendilerine özgü bir ses çıkarırlar.'











Gezme sırası akvaryumlara gelmişti. Akvaryumlarda çeşit çeşit rengarenk balıklar vardı. Sanki kendimizi suyun içinde balıklarla birlikte yüzüyor gibi hissediyorduk. Küçük ama çok sivri dişleri olan bir balık dikkatimizi çekti. Görevli bize o balık türünün yırtıcı özelliğiyle bilinen pirana olduğunu söyledi. Piranaların tatlı sularda yaşadığını, otobur ve etobur olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını belirtti. Akvaryumdan çok güzel anılarla ayrılırken daha gezilecek çok yer olduğunu ve tanıyacak çok hayvan olduğunu biliyorduk.


Ve o sırada hayvanat bahçesinin en büyük hayvanı olan gergedanı görmeye gidiyoruz Büyük cüssesine rağmen hayvanat bahçesindeki yuvası ona göre küçüktü İçimden daha özgür olması için daha büyük yuvası olması gerekir diye geçirdim. Bakıcısı bize gergedan hakkında bilgiler verdi Gergedanların cildi tıpkı insanların cildi gibi hassastır. Ciltleri yanabilir, soyulabilir. Gergedanlar insanlar gibi uykuya ihtiyaç duymaktadır. Bir gergedan günde ortalama 8-10 saat uyumaktadır. Gergedanarın başka bir özelliği ise tıpkı filler gibi gergedanlar da zıplayamazlar Korkutucu ve büyük görüntüleri gergedanların etle beslendiğini aklımıza getirse de aslında otla beslenen hayvanlardır. (Bitki ve meyvelerle beslenmektedirler. Ancak beni üzen ve şaşırtan bilgi ise görme duyularının oldukça zayıf olmasıdır. Ancak koku alma duyuları gelişmiştir ve kokumuzu algıyabilirler. Gergedanlar hakkında edindiğimiz bilgiler ve öğrendiğimiz özelliklerle gergedanın yanından ayrılıyoruz.

Ardından hayvanat bahçesinin en ürkütücü bölümüne sıra geldi. Simdi Sürüngen evine gidecektik. Orada yılanlar, timsahlar ve daha nice korkutucu canlılar görmeyi hayal ediyordum. Sonunda sürüngen evine geldik. Öyle büyük kobra yılanları, Engerekli yılanlar vardı ki onları izlemek bile tüylerimi ürpertti Hele o timsahlar ve yanlarındaki yavruları. Buz gibi suyun içinde öyle yavaş hareket ediyorlardı ki gözlerini kırpmasalar yasadıklarına inanmayacaktım. Öyle sivri dişleri vardı ki bence dünyanın en güçlü çenesine sahip hayvanı olabilirdi.





Öğretmenimiz, bugünlük gezimizin sonuna geldiğimizi söyledi. Ayrıca bu hayvanların evlerinden kilometrelerce uzakta olduğunu, bazı hayvanların yanlış avlanma sonucu nesillerinin tükendiğini, söyledi. Evlerinden uzakta olmalarına üzülsek te onların bize bu kadar yakın olduklarını, güvende olduklarını ve soylarını devam ettirebilecek olduklarını bilmek bizi çok mutlu etti. Hayvanat bahçesinden ayrılırken onları tekrar görebilecek olmamız ve onlardan bir hatıra olarak biletlerimiz, bizlerde bir anı olarak kalacağı için çok mutluyduk. Okulumuza gelene kadar arkadaşlarımızla gözlemlerimizi tekrar paylaştık. Okula geldiğimizde öğretmenimize ve şoför amcaya teşekkür ederek günün güzelliğiyle evlerimize dağıldık



Hikayemizin yazımına projenin tüm ortakları ile Zambaklar grubu öğrencileri katkıda bulunmuştur.
Hikayemizin resimlerini Papatyalar grubu öğrencileri çizmişlerdir.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!