Bizi takip edin
Facebook: https://www.facebook.com/groups/871271117037496
Blog: https://fikriminincegulu.weebly.com/
Bu kitap "Fikrimin İnce Gülü" eTwinning projesi öğrencileri tarafından projenin final ürünü olarak işbirlikçi bir şekilde hazırlanmıştır.

Güneşli bir Pazar günüydü. Ahmet, ailesi ve arkadaşları evlerinin yakınlarındaki bir ormana pikniğe gittiler. Burası yemyeşil büyük bir ormandı. Ahmet’in babası Ayhan Bey de çocukken bu ormana sık sık geldiklerini piknik yaptıklarını söyledi ve ormandaki anılarını anlattı.








O gün hep birlikte çok güzel vakit geçirdiler. Ahmet’in annesi Ayten Hanım, çocuklar için güzel yiyecekler hazırlamıştı. Ahmet, Ece ve Erdem Ayten Hanım’ın hazırladığı yiyecekleri afiyetle yediler. Masayı toplarlarken Erdem, Ece’nin elindeki cam su şişesine çarptı ve şişe taşa çarparak kırıldı. Fakat çocuklar kısa sürede oyuna daldıkları için cam kırıklarını unuttular. Akşam olduğunda da evlerine döndüler.






O gece Ahmet tuhaf bir rüya gördü. Rüyasında hep birlikte gittikleri o büyük ormanı alevler sarmıştı. Tüm hayvanlar evlerini tek edip ormandan kaçmaya çalışıyorlardı. Dev alevler hızla her yeri sarmaya başlamıştı. Ahmet şaşkınlığı geçtikten hemen sonra 177 orman yangını ihbar hattını arayarak yardım istedi. Yardım gelinceye kadar hayvanlar da ormanın güvenli bölgelerine doğru kaçmaya başlamışlardı. Ahmet yangından kaçan hayvanlara çok üzüldü.









Hepsi yuvalarını terk ediyorlardı. Ne yazık ki pek çok ağaç yanmıştı. Yangından kaçan hayvanlar ormanın çıkışındaki sahile varabilmişlerdi. Burası daha güvenliydi. Ahmet ise onların iyi olup olmadıklarını çok merak ediyordu. Hemen yanlarına koştu. Hepsi korku içindeydi. Kuşlar, tavşanlar , karıncalar, tırtıllar, uğur böceği, sincaplar...Hepsinin korkudan dilleri tutulmuş gibiydi.














Sessizliği küçük tavşan bozdu:
-Bütün bu başımıza gelenlerin nedeni insanlar. Onların dikkatsizlikleri yüzünden evlerimizden olduk. Şükür ki canımızı kurtarabildik.
Ahmet duyduklarına çok şaşırdı.
-Nasıl yani tavşan kardeş insanlar ne yaptılar ki?



Arı söze karıştı:
-İnsanlar ormana pikniğe gelirler. Yerler, içerler, eğlenirler. Ormanın mis gibi, tertemiz havasını solurlar. Ama evlerine dönerken çok dikkatsiz davranırlar.

Evet.’’ dedi minik uğur böceği:
-Bazen çöplerini burada bırakırlar. Bazen ateş yakarlar ve söndürmeyi unuturlar. O ateş, rüzgarla büyür ve yangınlar çıkar.











‘’Yalnızca bu mu?’’ dedi kuş:
-Buralarda unuttukları cam parçaları da en az ateş kadar tehlikelidir. Kırık cam parçaları bir mercek görevi görür ve güneşten aldığı ışığı ısıya çevirerek yangına sebep olur. İşte böyle… Şimdi de unutulan bir cam parçası yüzünden bir sürü ağacımız yandı. Canımız tehlikeye düştü. İnsanlar neden daha dikkatli olmazlar ki? Tüm ağaçlar yandığında, ormanlar yok olduğunda nasıl nefes alabilirler ki?



Ahmet duyduklarına inanamadı. Demek hiç umursamadıkları küçük bir cam parçası kocaman ormanların yanmasına sebep olabiliyordu. Piknik yaptıkları sırada kırılan cam şişe aklına geldi. Hem çok üzüldü hem çok utandı. Başı öne eğildi. Arkadaşlar o kadar haklısınız ki, diyebildi.








Tam bu sırada denizden gelen bir dalga sesiyle irkildiler. Büyük bir dalgayla bitlikte bir deniz kızı kıyıya doğru savruldu. Herkes şaşkınlık içindeydi. Bu güzel deniz kızının rengi biraz solmuştu ve baygın haldeydi. Orman hayvanları ve Ahmet onun bu haline çok üzülmüştü. Neyse ki kısa süre sonra deniz kızı kendine geldi. Başına gelenleri de bir bir anlattı:






Ah bu insanlar! Denizler olmadan yapamazlar ama neden denizleri kirletirler ki? O kadar zararlı atığın zehrine biz nasıl dayanabiliriz ki? Hem benim hem de denizlerdeki milyonlarca canlının hayatı tehlikede arkadaşlar. İnsanlar artık daha çok bilinçlenmeli. Bilmeliler ki denizler, ormanlar, okyanuslar, bizler yani doğa olmadan insan varolamaz.

Ahmet hem hala büyük bir şaşkınlık hem de üzüntü içindeydi.Evet dedi kendi kendine bilinçlenmeliyiz.
O sırada uykusundan uyandı,Ahmet.Ohh dedi neyse ki yanan orman da kıyıya vuran deniz kizi da bir rüyaymış.Ama gerçek de olabilirdi.Gerçekten de insanlar kirletmiyorlar mıydı doğayı?





Ahmet bir şeyler yapmaya kararlıydı. O gün rüyasını önce annesi ile babasına sonra da arkadaşlarına anlattı. Hemen gidip ormanda bıraktıklarını toplamayı düşündüler. Fakat ormanda sadece kendi bıraktıkları atıklar yoktu. Ne yazık ki orman da sahiller ve denizler de insanların bırakıp gittikleri atıklarla doluydu. Bu problem için ne yapabileceklerini düşünmeye başladılar. Öğretmenleriyle de sorunu paylaştılar. Hep birlikte bir karar aldılar.



















- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!