TARİH: Nisan/ 2021
YAZAN-RESİMLEYEN- SESLENDİREN:
Beyza Nur SAKINAN


Çocuklar, çocuk diyorum çünkü her birey 18 yaşına kadar çocuktur.
Çağla'nın öğretmeni derste çocuk haklarından bahsetmişti.

Dünyanın farklı yerlerinde yaşayan ve farklı özelliklere sahip çocuklar da var değil mi?

Hangi özelliğe sahip olursak olalım her çocuğun sadece ve sadece "çocuk" olduğu için sahip olduğu bazı hakları vardır.



Tüm çocuklar için geçerli olan haklar!

Hem de dünyanın neresine gidersek gidelim!


Bu konu Çağla'nın o kadar dikkatini çekmişti ki defterine konuyla ilgili küçük notlar aldı ve resimler çizdi.

"Eve gittiğimde bu konu hakkında daha fazla araştırma yapmalıyım." diye düşündü.

Bilgiye ulaşma hakkı vardı sonuçta!

Öğretmenin, çocuk haklarından bahsetmesinin üzerinden 10 gün geçmişti.
Sınıfa Muhammed adında yeni bir öğrenci geldi. Muhammed Suriyeliydi.
Ülkesindeki savaş yüzünden Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan çocuklardan sadece birisiydi.
Muhammed, Suriyeli olduğu için görünüşü ve dili sınıf arkadaşlarından farklıydı.
Ona söylenen Türkçe kelimelerin bazılarını anlayabiliyordu ama kendisi Türkçe bir kelime söylemek istediğinde vücudunun her bir bölümü sanki "HAYIRRR, OLMAZ!" diyerek direniyordu.


Öğretmen, Muhammed'i sınıf arkadaşlarıyla tanıştırdı. Muhammed bildiği Türkçe kelimelerden biri olan "Merhaba" ile sınıf arkadaşlarını selamladı.

Merhaba!

Öğretmen, Muhammed'e boş sıraları göstererek bir arkadaşının yanına oturmasını söyledi.

Hadi Muhammed, bir arkadaşının yanına otur.


HAYIIIIIRRR ! OLMAAZZ!
Muhammed, kimin yanına oturmak istese o kişi yüzünü buruşturuyordu.
Tıpkı Türkçe konuşmak istediğinde ona direnen vücudu gibi "Hayır, olmaz!" diyorlardı. Muhammed'in bunu anlaması için sözcüklere gerek yoktu.








O sırada Çağla, çocuk haklarını düşündü. Muhammed de bir çocuktu. Hakları vardı. Oyun hakkı, korunma hakkı, eğitim hakkı ve saymakla bitmeyen birçok hakkı...
Çağla, Muhammed ile mutlaka arkadaş olmalıydı.

Çağla, arkadaşlarının aksine güler yüzüyle Muhammed'i yanına davet etti. Muhammed de tebessümle bu teklifi kabul etti.









Teneffüs zili çalınca Çağla, Muhammed'e "Dışarı çıkalım mı?" diye sordu. Muhammed yine gülümseyerek "evet" anlamında başını salladı.
Dışarı çıkalım mı?


Dışarı çıkmışlardı ama ne yapacaklardı ki? Birbirlerini anlayabilecekleri ortak bir dilleri bile yoktu. Muhammed, Çağla'ya el ve kol hareketleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. Çağla ise bunları anlamakta güçlük çekiyordu.


Çağla gülerek "Buna bir çözüm yolu bulmak lazım." dedi. Muhammed, Çağla'yı anlamıştı. Kocaman bir kahkaha attı.
Tam o sırada ders zili çaldı ve sınıfın yolunu tuttular.


- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
SEVGİ DİLİ
Sevgi dili de ne? İngilizce gibi bir şey mi?
Çocuk haklarından, göçmen çocuklara uzanan bir yolculuğa hazır mısın? Haydi gel! Belki de bu yolculuk sana sevgi dilini öğretecek.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.19+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.19+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!