

This book is a joint product work created by our project students. Thank you to our students.
Bu kitap, proje öğrencilerimiz tarafından oluşturulan ortak bir ürün çalışmasıdır. Öğrencilerimize teşekkür ederiz.

MAURA
Maura iyi kalpli bir kızdır. Çetenin en gözde üyelerinden biridir. Biraz kendini sevdiği söylenebilir ama arkadaşlarına karsı nazik, cömert, saygılı bir insandır Herkesten gizlese de en sevdiği arkadası Mira'dır.

Mira
Mira gizemlidir. Çok konuştuğu söylenemez o yüzden onun hakkında pek bir bilgimiz yok.
-o-

LORİ
Lori iyi bir insandır genelde çeteyi kötü durumlardan hep o kurtarır. O yüzden çete açık açık söylemeseler bile onu kurtarıcıları kabul ederler.
-o-

MAX
Max akıllı gibi görünse de bu tavrı sadece öğretmeni ve ailesi için geçerlidir. Derslerinde başarılı olduğu için ailesi arkadaşlarıyla takılmasına kızmaz. Ne de olsa akıllı bir çocuk, değil mi?


JOEY
Joey uslu bir çocuktur. Kimseye zararı yoktur. Akıllıdır ama zor durumlar da saksıyı çalıştıramaz.
-o-
BEKY
Beky ne konuşkandır ne de suskun her şeyin tutarını bilir.(Fen bilimleri dersinde arkadaşlarının laboratuvarı yakmadan önce karbonhidratı çok koyduklarını söylemesi dâhil)

JEXRICO
Jexrıco çok kızgındır. Ondan uzak durun!!!
-o-

LİDO
Lido bir kız köpektir. Çok iyidir. Bu çetenin sadık bir üyesidir. Normalde kediler ve köpekler kavga ederler derler ama o Pira ile çok iyi anlaşır.
-o-


PİRA
Pıra bir kedidir. Çok da sevimlidir.
-o-

Iskenderpasa
Primary School





Bizim çete yine bir gün okula gitmişti. Bu sefer bir farklılık vardı. Kedimiz Pira evde mışıl mışıl uyuyordu. Her günkü görevini yerine getirememişti ve arkadaşlarının peşine takılamamıştı. Bugünlük köpek Lido gelmişti. Geçen cuma öğretmen bir duyuru yapmıştı. Duyurusunda da şunları demişti "Çocuklar pazartesi günü ormana gideceğiz" işte bu yüzden okul çantalarında hep olması gereken vazgeçilmezler bu gün yoktu yerlerini atıştırmalıklar, giysiler, uyku tulumları almıştı. Beklenen gün gelmişti. Bugün pazartesiydi.

Çocuklar sıra ile otobüse bindiler. Yolculuk başlamıştı.
-o-

















Kampa geldiklerinde yemek yediler ve oyun oynadılar, çok uykusuz kalmışlardı o yüzden hemen çadırlara girdiler, yattılar.
-o-



Akşam çocuklar bir ses duydu sadece bizim çete uyanmıştı, bu ses yüzünden ses, ormandan geliyordu. Ormana doğru ilerlediler ve içeri girdiler sesi takip ettiler bir süre sonra ay ve yıldız ışığında parlayan ateşböceklerini gördüler sanki onları takip etmelerini istiyordular çete sanki büyülenmiş gibi onları takibe başladı sonra önlerine bir peri çıktı. Peri onlara sihirli güçler verdi. Artık onlar SÜPER ÇETE olmuşlardı...

Çete üyelerinin her biri farklı güçler ile donatılmıştı. Kampa geri döndüler ve yaşadıklarının verdiği şaşkınlık ile bir süre kimse konuşmadı . Bir süre sonra kampın en akıllısı Max yaşadıkları hakkında çete üyeleri ile konuşmaya başladı .
Max
-Arkadaşlar az önce yaşadıklarımız bence bir işaret
Lori
-Evet bencede kazandığımız güçleri doğru ve yerinde kullanmalıyız
Friends, what we just went through is a sign I think
Yeah, we should use the powers we've gained fort he right deeds and if necessary we should use them.







Max
-Haklısın Lori peki ya siz ne düşünüyorsunuz ?
Jexrico
-Biliyor musunuz ben birşeye çok kızıyorum ?
Maura
-Neye kızgınsın ?
Jexrico
-İnsanların doğaya ve dünyanın dengesine çok olumsuz etkileri var .
Mira
-Ne gibi ?
-You are right Lori and what do you think?
-You know what I'm mad at?
-What are you angry about?
-People have very negative effects on nature and the balance of the world.
-Like what ?










Jexrico
-Mesala en son okuduğum makalede kakao ağaçlarının neslinin tükendiğini görmüştüm!
Beky
-Olamaz ben çikolatayı çok seviyorum YA ÇİKOLATASIZ KALIRSA DÜNYA ?
Jexrico
-Ben böyle bir dünya düşünemiyorum . Bence yeni kazandığımız güçlerimizle doğanın dengesini korumak ve Kakao ağaçlarının neslini sürdürmek için çalışmalıyız . İlk görevimiz bu olsun arkadaşlar Var mısınız?
For instance, in the last article I have read, I saw that cocoa trees are extinct!
Beky
-It can't be, I love chocolate. WHAT IF THE WORLD IS LEFT WITHOUT CHOCOLATE?
Jexrico
-I can't imagine a world like this. I think, we must work for the balance of nature with our newly acquired powers to protect and sustain the generation of Cocoa trees. Let this be our first duty, friends Are you in?













Tüm çete üyeleri Büyük bir inanç ve heyecanla varız dedi . Böylece Süper Güçler çetesi ilk Görevleri için kolları sıvadılar.
Ve yola koyuldular. Ormanın içinden elektrikli testere sesleri geliyordu. Bizim çetede bunu duyunca ağaçlarının kesildiğini anlayıp ormana doğru yola koyuldular. Ses gittikçe artıyordu ve sadece bir testere değil onlarca testere sesi geliyordu.
And they set off. They were on their way. There were the sounds of chainsaws from inside the forest. When our gang heard this, they realized that the trees were being cut down and set off towards the forest. The sound was getting louder and not only a saw but dozens of saw sounds.
Ama önce kafa kafaya verip bir plan yapmaları gerekiyordu. Sessizce adamların yanından biraz uzaklaştılar. Kendi aralarında konuşmaya başladılar.
Yaptıkları plana göre önce Lido, adamların yanına gidip havlayarak onların dikkatini dağıtacaktı.










According to their plan, first Lido would go to the men and distract them by barking.








Gerisi Süper Çete'nin işiydi. Dedikleri gibi Lido adamların yanına gitti ve havlayarak onların dikkatini dağıttı.


Hav hav hav
(Bark bark bark




Süper Çete adamlara arkadan yaklaştı. Joey varlıkları havaya kaldırma gücüyle adamların ellerindeki testereleri havalandırdı. Fakat o kadar çok testere vardı ki, gücü tükenmeye başladı.





















Ormanda çalışan adamlardan en irisi bu durumu fırsat bilip, Joey'i yakaladı ve hızla oradan uzaklaşırken "Arkadaşınızı geri istiyorsanız, ağaçları kurtarmaktan vazgeçeceksiniz. Benden haber bekleyin." diye bağırdı. Süper Çete şaşkınlıktan ne yapacağını bilemedi.




Süper Çete'nin artık yeni bir görevi daha vardı. Hem arkadaşlarını hem de ağaçları kurtarmak. Sessizce kampa döndüler. Ne yapacaklarını düşünmeye başladılar.

















Bu sırada bir kuş geldi ve çadırın önünde durdu. Sanki onlara bir şey anlatmak istiyordu.
Maura, hayvanlarla konuşabilme gücü sayesinde kuş ile konuşmaya başladı.




Maura started talking to the bird thanks to her ability to talk to animals.



Arkadaşınızı sakladıkları yeri biliyorum.
(I know where they hide your friend.)

Maura, kuşun söylediklerini arkadaşlarına anlattı. Bunun üzerine Süper Çete bir araya gelip ateşin etrafında toplandılar ve neler yapacaklarını konuştular.















İki gruba ayrılmaya karar verdiler. Jexrico, Maura ve Mira, kuş ile birlikte arkadaşlarını kurtarmaya gideceklerdi.
Becky, Lori ve Max ise ormana gidip ağaçları kurtaracaklardı. Bu gruba Lido'da eşlik edecekti.







Becky, Lori, and Max would go to the forest and save the trees. He would accompany this group on Lido.




Süper Çetemiz artık iki grup halinde yola devam edecekti. Maura yolda kuş ile konuşmaya devam etti, ona planlarını anlattı.








Sessizce Joey'i tuttukları kulübeye geldiler. Yaptıkları plana göre Maura, kulübenin camına taş attı ve bir ağacın arkasına saklandılar. Kötü adam kapıyı açıp dışarıya çıktığı anda Maura'nın kuşlara anlattığı gibi, bütün kuşlar ağızlarındaki taşları kötü adamın üzerine attılar.



















Kötü adam ne yapacağını şaşırdı ve aldığı taş darbeleriyle yere düşüp, bayıldı. Bu sırada Jexrico ve Mira içeri girdiler. Joey baygın bir şekilde kafeste duruyordu.














Jexrico süper gücü sayesinde kafesin demirlerini kırdı ve arkadaşını oradan çıkardı. Daha sonra üçü el ele tutuşup baygın halde yatan Joey'in etrafında toplanıp, onu uyandırmayı ve tekrar gücüne kavuşmasını sağladılar.











Hep birlikte diğer grubun yanına gitmek ve ağaçları kurtarmak için yola çıktılar.










Dört arkadaş çetenin diğer üyeleriyle buluştuktan sonra ağaçların kesildiği alana tekrar gittiler. Ormanda ki adamlar dinlenme molası verdikleri için Süper Çete'nin geldiğini görmediler.






Four firends firstly met with other members of gang. And then they went to forest that trees were cut down. It was the resting time for the woodcutters so they didn't see the Super Gang come.






Ormancılardan bazıları uyuklarken bazıları da sohbet ediyordu. Bu durum Süper Çetenin işini kolaylaştırdı. İlk önce iri yarı olan adamı etkisiz hale geitrmeleri lazımdı. Hayvanlarla konuşabilen Maura tavşanlardan yerde ki halatı yanlarına getirmelerini istedi.




Some of the woodcutters were sleeping and some of them were chatting. This made the Super Gang's job easier. Maura who can talk with animals, asked rabbits bring the rope near them.







Ve tavşanlar ipi getirdi. Şimdi sıra Mira'daydı.Görünmez olma gücünü kullanarak halatla iri yarı adamı ağaca bağladı. İri yarı adam arkadaşlarından uzakta olduğu için yardım isteyemedi.



And rabbits brought the rope. Now it was Mira's turn because she could be invisible. She tied the huge man to the tree. He couldn't ask for help because his friends were far away.






Hepsi tekrar bir araya geldiler ve diğer adamları ne yapacakları konusunda bir plan yaptılar.
Then all of them were together and made a plan about the other men in the forest.






Lori , adamlarının hepsini ağaca bağladı. Tabi ki bunu Lori'nin sihirli gücü yaptı. Lori o kadar hızlı bir şekilde hareket etmişti ki adamlar ne olduğunu anlayamadı.
All the men were tied with rope to the tree. It was Lori's job. Because she could move so fast that the men couldn't understand what happened until Lori stopped.










Artık sabah olmuştu ve kamp alanına doğru yola çıktılar. Süper güçleri oldukları için mutluydular Çünkü ağaçları kurtarmışlardı.
It was morning time now and they set off for the camping site. They were happy because they could save the trees by the help of their super powers.

Kamp yolundayken yeşil bir kamyon gördüler. Kamyon uzaklaşınca bir kafesin düştüğünü fark ettiler. İçlerinden bir ses yeni bir maceranın başladığını söylüyordu.
While walking to the camping site , they saw a green truck. They realised a cage after the truck were away. They thought that a new adventure was about to start.

Kafese dogru ilk adımı Lido attı.Ardindan meraklanan çete üyeleri ona eslik etti.Bu kafesin icinde kuş beklerken tüm üyeler şok oldu.Bu nasil olurdu?



İçinden bir kâğıt çıktı. Şöyle yazıyordu : “Ya bu güçleri iyiye kullanın ya da devredin!”Çete bu işten hiçbir şey anlamamıştı zaten yarın da okula geri döneceklerdi. Bu olayı hiç takmadılar arkadaşlarıyla ormandaki son oyunlarının keyfini çıkarmak istediler. En az bir veya iki saat oyun oynandıktan sonra çadırlara girip uyumaya çalıştılar ama içlerine düşen kurt onları uyutmadı.
Her üye aklında farklı bir sebep bulmuştu diğer arkadaşlarını endişelendirmemek için kimse bu konuda ağzını açmadı.Acaba bu güçlere layık değiller miydi?

A piece of paper came out of it. It wrote: "Use these powers for good or give them back!"The gang didn't understand anything about it, and they were going to go back to school tomorrow anyway.They didn't mind this event, they wanted to enjoy their last game in the forest with their friends.After playing for at least an hour or two, they got into the tents and try to sleep, but the thought that come their mind did not allow them to sleep.Each member had a different reason in their minds, so no one spoke about it, so as not to worry other friends.Were they not worthy of these powers?

Okula geldiklerinde hepsi kendilerini ödevlerine okul kariyerlerine adadı.Bu sihirli güçlerin de özellikleri vardı elbet. Sihir de kaslar gibiydi eğer onları bir süre kullanmasanız onlar da yok olup giderlerdi çocuklar ne yazık ki ikinci maceraya başlayamadan sihirli güçlerini kaybettiler.Onlar öyle sanıyordu sadece. Sonra aradan bir kaç ay geçti. Çocuklar internetten araştırma yapmış ve zor olsa da bir bilgiye ulaşmışlardı.

When they came to school, all of them devoted themselves to their homework and their school career.Of course, they had a feature in their magical powers. They were like muscles in magic, if you did not use them for a while, they would disappear, too. Unfortunately, the children lost their magical power.Just before they could start the second adventure, they thought so, only a few months passed. The children had researched on the internet and had access to some information, even though it was difficult.
Bir okul vardı adı ise “YARI YARIYA SİHİRLİ FAKÜLTE” idi. Çete hemen bu okula başvurdular. Ailelerine ise yaz kampına gidiyoruz dediler.Aileleri onlara "Zaten kamptan yeni döndünüz" şeklinde cevap verdiler çocuklar yalvar yakar ailelerinden izin aldılar. Okula yaptıkları başvuru kabul edilmişti. Çete mutluluktan havalara uçtu. Hemen valizleri hazırladılar. Fakültenin onlara söylediği buluşma yerine geldiler. Önlerine pembe yaprakları olan bir ağaç çıktı.


There was a school and its name was "HALF SEMESTER MAGIC FACULTY". The gang immediately applied to this school. They told their families that they were going to the summer camp.Their families replied to them, "You have just returned from the camp," and the children pleadingly took permission from their families. Their application to the school was accepted.The gang was blissful. They prepared the suitcases immediately. They came to the meeting place that the faculty told them. A tree with pink leaves emerged in front of them.



Takip eden gelir etmeyen kalır !
Bu ağacın tam ortasında bir yarık bulunuyordu. Bir kadın gelip onlara "Takip eden gelir etmeyen kalır" şeklinde bir cümle söyledi ve sonra ağacın ortasında bulunan yarıktan içeri girdi. İlk önce böyle bir cesareti bizim çeteden Mira gösterdi. Yarıktan içeri girdiğinde ağzı açık kalmıştı. Karşısında koskocaman bir fakülte duruyordu.

Who follows comes, who does’t; stays!
There was a cleft in the middle of this tree. A woman came and said a sentence to them saying, "Who follows comes, who does’t; stays," and then went through the slit in the middle of the tree.First of all, Mira from our gang showed such courage. His mouth was left open when he entered the slit. There was an enormous faculty in front of him.










Burası , büyülü ormanları olan büyülü bir fakülteydi . Ağaçlarda, minik büyücü kelebekler şarkı söyleyip dans ediyorlardı. Bizim çete ormanı keşfe çıktı.







Büyülü ormandan biraz uzaklaşmışlardı , karşılarına bir göl çıktı. Göl o kadar kirliydi ki, karpuz kabukları, teneke kutular ve çöpler balıkların yaşam alanını kirletiyordu.
Lori : Gizli güçlerimizi denemenin zamanı geldi arkadaşlar.
Joey: Haklısın bu gölü temizlememiz gerek, bu çöpler hem sulamızı kirletiyor hem de balıkları zehirliyor.











Lori: It's time to try our secret powers, friends.
Joey: You're right we need to clean up this lake, this garbage is both polluting our water and poisoning the fish.























Lori ve Joey eşyaları hareket ettirme güçlerini kullanarak göldeki bütün çöpleri topladı.
Gölden deniz kızları çıkarak bizim çeteye teşekkür edip el salladılar . Hepsi çok mutlu olmuştu.




Mermaids came out of the lake and thanked our gang and waved. They were all very happy.
















Bu fakülte çikolatadandı. Diğerleri de gelince çeteden Maura fakülteye doğru ilerledi ve okulun kapısına varmaya 2 adım kalınca birden yere serildi.
This faculty was made of chocolate. When the others arrived, Maura from the gang made their way to the faculty, and when two steps were left to reach the school's door, she was suddenly knocked down.

Neler oluyordu? Yanlarındaki kadın hemen Maura'nın yanına gitti. Bir kaç öğretmen de Maura'yı havaya kaldırma sihriyle onu yerden kaldırdı ve okulun içine götürdüler.
What was going on? The woman with them immediately went to Maura. A few teachers also picked up Maura with the magic of levitating her and took her into the school.
Sonradan çete olanları zar zor olsa da o yanlarındaki kadından öğrenebilmişlerdi. Olan şuydu bu okulun çevresinde bir kalkan vardı, bu kalkan Maura daha sisteme girilmediği için -eğer ki sisteme girilmediyseniz okul size karşı bir kalkan oluşturur bu kalkan da siz şuan yabancı olduğunuz için size saldırır.Ona zarar vermişti.

The later gangs were able to learn from the woman next to them, though it was hardly possible. What happened was that there was a shield around this school, as Maura had not entered the system yet - if you have not entered the system, the school will create a shield against you, and this shield will attack you because you are foreign now.
Yarım saat sonra Maura çetenin yanındaydı yine. Çete biraz bekledikten sonra dayanamayıp konuşmaya başlamıştı. Bu olanlar sanki bir rüyaydı. Çete ilk önce bu okulun neden çikolatadan olduğunu konuştu ama bir sonuca varamadılar.















Half an hour later, Maura was with the gang again. The gang could not stand after waiting a while and started talking. These things were like a dream. The gang first talked about why this school is made of chocolate, but they couldn't come to a conclusion.
Akşam 09.00’a doğru yatmak için herkes ayrıldı. Odalarına gidip bu olanların bir rüya olmamasını ayrıca bir rüyaysa hiç bitmemesini dilediler. Aslında tüm çetenin dileği buydu. Yorgun oldukları için erkenden yatmışlardı bile.
Everyone left to go to bed around 09:00 in the evening. They went to their room and wished that what happened was not a dream, or if it was a dream it would never end. Actually, that was the wish of the whole gang. They had already gone to bed early because they were tired.
Sabah olduğunda çete ilk derslerine girmişlerdi. Bu sihir dersleri 6 yıl sürecekti. Bu okulun tek konusu vardı o da çikolataydı. 6 yıl sonra Çocuklar artık birer büyücü gibiydiler.
In the morning the gang had entered their first lesson. These magic lessons would last 6 years. This school had only one subject and it was chocolate. AFTER 6 YEARS The children were now like witches.
































Profesyonel olmuşlardı artık. Şimdiki görevleri ise bütün doğayı korumaktı. Özellikle de çikolata ağaçlarını. Bu görev için yemin bile etmişlerdi. Aynı anda şu cümleyi söylediler ve sonsuza kadar bu yemine bağlı kaldılar. "Biz sonsuza değin çikolatayı ve doğayı sevecek ona değer verecek ve koruyacağız. Buna yemin ederiz."

.







They became professional now. Their task now was to protect the whole nature. Especially the chocolate trees. They even swore for this task, they said the same sentence, and they adhered to this oath forever. "We will love chocolate and nature, cherish and protect it forever. We swear by it."

Gönül Gençyılmaz / Fatih İskenderpaşa İlkokulu
HATİCE AVAN / Tophane İlkokulu
Ina Bedros
Mun. Chișinău, Republic of MoldovaLiceul Moldo-Finlandez
Sevgi Şenkulak / Şehit Serdar Gümüş Ortaokulu
METİN KOKERALP / ŞEHİT VEDAT KARA İLKOKULU
AYŞE ÇAKIR / Pelitli 75.Yıl Cumhuriyet Ortaokulu
Gökben Cebeci / Hasköy Ortaokulu
.
Ina BraguțaTeacher
Mun. Chișinău, Republic of MoldovaLiceul Moldo-Finlandez
AYŞE İŞGÖREN KOKERALP / ŞEHİT YUNUS EMRE EZER İLKOKULU
Şerife Bozyel / Hüseyin Avni Çöllü Ortaokulu
Eylem Özgül KARADAĞ / Karşıyaka Ortaokulu
UĞUR ÇELİK / Fatih İskenderpaşa İlkokulu
We would like to thank all students who contributed to the writing of this book.










- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $23.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $23.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!