
"Doğanın Gizli Dili" eTwining projesi ortak ürünüdür.

SAKLIBAHÇE ORMANI'NDA DOĞANIN KEŞFİ
Saklıbahçe Ormanı şehre yakın olup bir o kadarda doğal kalmış eşsiz bir yerdi. Efe ile Ali çok yakın iki arkadaştı. Birlikte ilk kamp macerası için Saklıbahçe Ormanı'na gitmeye karar verdiler. Tüm hazırlıkları yaptıktan sonra sırt çantaları ve mataraları ile yürüyüşe çıktıklarında çok heyecanlıydılar. Efe bu orman hakkında yeterli bilgiye sahipti. Böyle yerler kolay kolay keşfedilmiyordu.
EMINE ILHAN
YAKUPKÖY ORTAOKULU/ ALTIEYLÜL
Bu Saklıbahçe Ormanı'nda bir sürü endemik bitki vardı. Ali Efe’ye sordu:
-Endemik bitkiden bahsetmiştin nedir bu?
-Aliciğim sadece belli bir bölgede yetişen özel bitkiler için kullanılan bir kelimedir.
-Burası ile ilgili tüm bilgileri nereden öğrendin Efe? diye sordu Ali.
-Aslında bu bilgileri dedemden öğrendim kendisi çok ünlü bir doğa bilimcidir
Suları azalmış epeyce yürümüşlerdi. Uygun bir yerde mola vermeyi düşünüyorlardı. Bu ileride akan derenin şırıltısını duydular. Derenin gür sesi, balıklar, çiçekler, burası harika bir yerdi. Hem çok huzurlu hem çok temizdi. Bu derin su kaynağının yanında mola vermeye karar verdiler. Tüm gözlemlerini not alarak sene sonunda çıkacak olan okul dergisine röportaj vereceklerdi. Mataralarını doldurdular ve dinlendikten sonra tekrar yola koyulmak için hazırlandılar.
Efe ile Ali ormanın derinliklerine doğru yola çıktılar. Yolda ilerlerken çalılıkların arasından bir çıtırtı geldi. Karşılarında küçük bir ayı yavrusu gördüler. Başta biraz korktular ve kaçmak istediler. Ama fark ettiler ki yavru ayı da onlardan korkmuş. Biraz sakinleştikten sonra yavru ayının zararsız olduğunu anladılar. Efe ile Ali yavru ayının yanına gitmeye karar verdiler.
Yavru ayı onların geldiğini görünce korkup geri çekildi. Ali ve Efe yavru ayıyı sakinleştirmek için yanlarındaki yiyeceklerden bir miktar verdiler.


Zağnospaşa Ortaokulu
Yavru ayı yiyecekleri görünce çekinerek yiyeceklere yaklaştı. Önce kokladı ve sonra tadına baktı. Anlaşılan yiyecekler hoşuna gitti ki yiyecekleri bir çırpıda bitiriverdi.
Efe ve Ali'nin de korkuları azalmış ve yavru ayıya yanaşmaya başlamışlardı. Yavru ayı da onların kendisine yaklaşmasına izin verdi. Ve aralarında böylece bir bağ oluştu. Efe ve Ali yavru ayıyı sevmeye tüylerini okşamaya başladılar. Yavru ayıya Simba adını verdiler.
Daha sonra Simba ormanın derinliklerine doğru koşmaya başladı. Tabiki Efe ile Ali de onun peşinden gittiler. Simba'nın peşinden giderken etraflarındaki çiçekler, ağaçlar ve hayvanlar ilgilerini çekti. Ali yerde gördüğü mavi renkli çiçeği kokladı ve hapşırmaya başladı. Hemen matarasını çıkardı ve yüzünü yıkadı. Simba tam gözden kaybolmak üzereyken onun bir mağaraya girdiğini gördüler.



Mağara dışarıdan çok korkunç görünüyordu. Ama Simba’nın nereye gittiğini de merak ediyorlardı. Meraklarına yenik düşüp içeriye korkarak ama temkinli bir şekilde usulusul girdiler. Bu iki cesur çocuğu içeride bambaşka bir dünya bekliyordu. Mağaraya adımlarını atar atmaz onları göz kamaştırıcı bir ışık karşıladı. Işığı takip ettiklerinde yolun sonunda gizemli ve büyük bir kaya ile karşılaştılar. Bu kayayı aşmadan ışıgın geldiği yere ulaşamayacaklardı. Bu arada Simba gözden kaybolmuştu.
Seher ÖZEN /ZAĞNOSPAŞA ORTAOKULU
Kaya ile baş başa idiler. Bir yandan kayayı yoldan cekmeye calışıyorlardı bir yandan ipucu arıyorlardı.Birden tuhaf bir cüce yanlarında belirdi. Ali ve Efe birden yerlerinden sıçradılar. İkisi de birbirinin kalp atışlarını duyuyorlardı. Cüce onları korkutmak istememişti. ’’Bu yoldan devam etmeniz için soruma cevap vermeniz gerekiyor ‘’dedi cüce. Ali ve Efe çok şaşırdılar. Ali şaşkınlıgını üzerinden atıp cüce ye ‘’Bu soru nedir?‘’ diye sordu.
Seher ÖZEN /ZAĞNOSPAŞA ORTAOKULU

Cüce de ; ‘’Yerde gökte bir oran,
Her şeyde bir mucize.
Oranı dır dünyanın
Gizli dilidir doğanın’’
Eğer bilirseniz acılır bu gizemli dünyanın kapıları size dedi. Bu soru karşısında şaşırdılar ve düşünmeye başladılar.
Ali Efe'ye döndü ve dedi ki.
-Efe hatırlasana geçen günkü matematik dersinde öğretmenimiz bir orandan bahsetmişti. Hani ayçiçeğinde ,arıların peteklerinde, kozalaklarda, salyangoz ve
deniz kabuklarında, gezegenlerin dizilişinde bir oran vardı ondan bahsediyor olmasın bu cüce.
Seher ÖZEN /ZAĞNOSPAŞA ORTAOKULU

-Evet iyi fikir Ali. Hay aklınla bin yaşa. Neydi o oran? Fibonacci sayılarının oranı da bu oranı veriyordu değil mi?
-Evet Efe sayılar şöyleydi.
Efe hemen hesap yapmak için defterini çantasından çıkardı. Başladı yazmaya 1,1,2,3,5,8,13,21,34,55,89, … o zaman 89 u 55 e bölelim bu bize bu oranı veriyordu. Efe bölmeye başladı.
Seher ÖZEN
/ZAĞNOSPAŞA ORTAOKULU
Efe hemen böldü. Cüceye söyledi. Cüce" doğru ama içeride dikkat etmeniz gerek. İçeri girdiğinizde anlıyacaksınız" dedi, "dikkat edin". Efe ve Ali hemen içeri girdi .Onları o kadar güzel bir dünya bekliyordu ki ama bu güzel dünyanın kötü yanları da vardı. Etrafı incelemeye başladılar. O sırada çalılıkların ardından bir hışırtı sesi geldi. Efe biraz çekinerek çalılıkların ardına baktı. Bir de ne görsün . Bu Simbaydı ve yanında ailesi vardı. Ali de Efe'de bu duruma çok şaşırdı. Bir anda biri onlara bir şeyler söylemeye başladı. Başta sesin nereden geldiğini anlayamadılar. Sonra Simba'nın konuştuğunu anladılar.
Yunus Emre Ortaokulu /Kevser İnce
Simba "arkadaşlar babam çok hasta bana yardım eder misiniz". Ali "yapabileceğimiz bir şeyse yaparız tabi ki". Efe "ne yapacağız".
Simba, bu bahçenin en kötü tarafında yetişen bir bitki var ancak o babamı iyileştirebilir. Ama çok dikkat etmeniz gerekiyor orada çok yabani bitkiler ve hayvanlar var. Bu bitkiyi sadece Efe biliyor. O yuzden sizin yardımınıza ihtiyacım var. Efe ve Ali endişeli gözlerle birbirlerine baktılar, çok korktular. Peki nedir bu bitki diye sordu Efe
Simba:
"Anadolu glayölü"
Efe, evet ben bu bitkiyi daha önce duymustum ve zor bölgelerde yetişir ve Simba'nın babası icin bunu yapmalıyız dedi.
Ali ve Efe bu riske katlanarak Simba'nın dediği yere gittiler ve bitkiyi aramaya başladılar . Bu arada Efe de bildiği kadarıyla arkadaşı Ali ye bu bitkinin nasıl olduğunu anlatıyordu. Sonra karşılarına köprü bir çıktı. Köprünün başında da mağaradaki cüce ile karşılaştılar. Cüce onlara "köprüden geçebilmenin şartı olarak soruma cevap vermeniz gerekiyor ‘’dedi. Peki oyleyse sorunu sor dedi, Ali.
Cüce:
"Gökte gördüm bir köprü
Rengi var yedi türlü"
Nehirler, Ormanlar, canlılar hepsi doğanın bir parçası ve her biri eşsiz. Bu bilmeceyi bilmek için gerçekten kafanı kullanmalısın ve doğayı tanımalısın, dedi .
Efe ve Ali hemen düşünmeye başladılar...
Yunus Emre Ortaokulu /Kevser İnce
YARIŞ ORTAOKULU
O sırada yüzlerine düşen minik su damlalarını hissettiler. Oysa hava güneşliydi. Yüzlerine düşen su damlaları yağmur olabilir mi diye gökyüzüne baktılar ve köprünün hemen ucunda oluşmuş rengarenk gökkuşağıyla karşılaştılar. İkisi bir ağızdan cüceye bilmecenin cevabının gökkuşağı olduğunu söylediler.
Cüce cevaplarının doğru olduğunu söyledi ve köprüden geçmelerine izin verdi. Köprünün sonuna ulaştıklarında sarmaşıklarla dolu karanlık bir ormanda olduklarını farkettiler.



YARIŞ ORTAOKULU
Ormanda ilerlemek çok zordu. Sarmaşıklardaki dikenler yüzlerini ve kollarını çiziyordu. İlerlemeye devam ederlerken acı acı bir inleme sesi duydular ve hemen o tarafa yöneldiler. Sese yaklaştıklarında sesi çıkaranın bir kuş olduğunu gördüler. Simba kuşu hemen tanıdı. Buldukları kuş Simba'nın arkadaşı Maysa idi.



Maysa'nın boğazında olan pet şişe halkasını gördüler. Efe cebinden çakısını çıkardı ve pet şişe halkasını kesti.







YARIŞ ORTAOKULU
- "İyi misin Maysa, ne oldu sana?" dedi Simba.
- "Teşekkür ederim hayatımı kurtardınız şimdi iyiyim. Dere kenarında su içerken bu nesneyi balık sandım ve yemeye çalıştım. Sonrada bu şey boğazıma takıldı. Siz olmasaydınız ölebilirdim. Peki siz ne yapıyorsunuz böyle tehlikeli bir ormanda" dedi Maysa.
- "Babam çok hasta. İyileşebilmesi için Anadolu Glayölü bitkisine ihtiyacı var. Arkadaşlarımla beraber onu arıyorduk" dedi Simba.













Ali ve Efe'yi Maysa ile tanıştırdı Simba.
-"Aradığınız bitkinin nerde olduğunu biliyorum. Ormanın derinliklerinde. Size bir hayat borcum var. Ve size yardım etmek isterim. Sizi oraya götürebilirim" dedi Maysa.
Hepsi bu duruma çok sevindi ve beraber yola çıktılar.








Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN






Hep birlikte ormanda ilerlemeye başladılar. Bir anda korkunç bir ses ile her yer sarsılmaya başladı, gözlerine inanamadılar. Sarmaşıklar bir anda hızla büyümeye ve her yeri sarmaya başlamıştı. Ali ve Efe korkuyla koşmaya başladılar.
Doğa insanların kendisine yaşattığı bütün acıların öfkesiyle siz doğayı kirleten ağaçları kesip ormanları yakarak birçok canlıyı yuvasız bırakan insanlarsınız dedi.








Ali ve Efe :
hayır hayır biz Kötü insanlar değiliz. Biz doğayı koruyan ve sahip çıkan çocuklarız dediler.
Ancak doğa onları duyamayacak kadar öfkeliydi.
Korkuyla kaçmaya başladılar.
Ali ve Efe kaçarken doğanın çiçek bahçelerini ezmişlerdi. Doğa bütün çiçeklerimi ezdiniz siz kötü insanlarsınız dedi.
Simba ve Maysa hayır onlar bize yardım ediyorlar kötü değiller diye ağlamaya başladılar.
Doğa onları ağlarken görünce biran durdu.







Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN







Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN

Ali ve Efe bize bir şans tanıyın, biz buraya çiçekler ekerek eski haline getirelim dediler.
Maysa kendisine yardım eden bu iyi kalpli çocuklara yardım etmeliydi. Beni bekleyin diyerek gözden kayboldu bir süre sonra küçük bir torba ile geri döndü. İçinde sihirli çiçek tohumları vardı.
Ali ve Efe toprağı havalandırarak tohumları toprağa gömdüler.Sonra tohumların çimlenmesi için suladılar ve bir anda büyülü tohumlar hızla büyüyerek rengarenk çiçeklere dönüştü.
Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN
Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN


Her yer muhteşem güzellikte çiçeklerle donanmıştı. Artık yola koyulmalıydılar ama buradan nasıl çıkacaklardı.
Biranda bir sis bulutu içinde cüce tekrar belirdi, şu nehirde insanların attığı plastik eldiven içerisinde hapsolmuş balığı bir hamlede kurtarırsanız yolunuza devem edebilirsiniz, ama ikinizin de sadece bir hakkı var ,unutmayın dedi. Ali hemen atıldı ama balık gördüğü yerde değildi. Efe Fen dersinde ışığın kırılması konusunu hatırlayarak balık göründüğü yerden daha derinde olmalı dedi ve tek hamlede balığı plastikten kurtardı. Biranda yer ayaklarının altından kayar gibi oldu....
Yunus Emre Ortaokulu/Canan CAN
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!