





Masallar, çocukların zihninde ufuklar açan ve hayal güçlerini geliştirirken kişiliklerine katkıda bulunan en etkili araçlardan biridir.
Bu bağlamda, özel ihtiyaçları olan öğrencilerimizin kendileri için yaratacağımız masalda yer almasını ve sadece okuyan değil, aynı zamanda yaşayan insanlar olmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

Evvel zaman içinde,
Kalbur saman içinde,
Develer tellal,
Pireler berber iken.
Ben anamın beşiğini
Tıngır mıngır sallar iken,
Az gittim uz gittim.
Dere tepe düz gittim.
Çayır çimen geçerek,
Lâle sümbül biçerek;
Soğuk sular içerek,
Ayla ayla bir güz gittim.
Bir de dönüp ardıma baktım ki, ne göreyim?
Gide gide bir arpa boyu gitmemiş miyim?
Natal matal martaval,
İşte size duyulmadık bir masal.

Çok da uzun zaman önce değil ben diyeyim size 1 yıl, siz deyin 12 ay, onlar desinler 52 hafta hep birlikte diyelim 365 gün öncesinde şirin mi şirin bir köyde, şirin mi şirin köy okulu varmış. Bu köy okulunun bir öğretmeni ve 10 tane her biri birbirinden farklı, her biri birbirinden tatlı ama huyları farklı öğrencileri varmış. İsimleri özel kendileri güzel mi güzel bu öğrencilerin adları 1.Polat, 2.Altay, 3.Erkay, 4.Yağmur, 5.Aliksan, 6.Sudenaz, 7.Beray, 8.Güven, 9.Fatma ve bir tane öğrenci daha varmış ki meraklı mı meraklı bir o kadar da heyecanlı yerinde durmayan her yere koşan bir çocuk. Adı Aliş’miş.


Çok güzel resimler boyarmış. Öğretmeni Aliş’e “Çok güzel boyama yapıyorsun. Sanki resimler canlı gibi. “demiş ve bir boya kalemi seti hediye etmiş. Aliş’e demiş ki “Bu boya kalemleri çok özel ve sana vereceğim boyama kağıtları boyama yaptığında boyamaların canlanacak.” Aliş çok ama çok heyecanlanmış. “Nasıl olacak, nasıl canlanacak?” derken aklına televizyondan izlediği çizgi filmler gelmiş demiş ki kendi kendine “Sihirli boyalarım var benim artık. Gökkuşağının 7 rengi varken benim tamı tamına 12 tane yani bir düzine rengim oldu. “demiş.


Öğretmeninden boyamalarını almış. “Hafta sonu boyamaları yaparım ve resimlerin canlandığını köyde herkese gösteririm. “ deyip evin yolunu tutmuş. Az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Yolda selam vererek köyüne varmış. Eve varır varmaz hemen başlamış boyama yapmaya, boyadıkça resimler ortaya çıkmış. Çok güzel görünüyormuş.
Başlamış harfleri de boyamaya; A’yı boyamış, B’yi boyamış, C’yi boyamış, Ç’yi, D’yi boyamış … Boyadıkça boyamış. Ana renk boyaları kırmızı, sarı, mavi neredeyse bitti bitecek, ara renk boyalarından yeşilin, turuncunun, morun yarısı bitmiş ama yaptığı hiçbir boyama canlanmamış. Üzgün bir şekilde akşam yemeğini yemiş, dişlerini fırçalamış sonra da yatmak için odasına gitmiş.




Boyadığı resimleri yanına alıp bakarken gözleri yorgun kapanmaya başlamış. Boyama kâğıtları yere düşmüş, Aliş almak için yatağından kalktığında bir de ne görsün boyadığı kağıttaki kuzunun top oynadığını ve kendisine el salladığı görmüş, korkmuş. Kuzu bir kaleye top atıp seviniyormuş. Az ileride boyadığı tilki onları bir ağacın altında izlerken kerkenez kuşu uçuşup duruyormuş etrafta. Aliş bu nasıl oldu diye düşünürken boyadığı papağanın ağacın üstünde yavrusunu beslediğini görmüş.




Güneş doğudan doğmuş, Aliş uyanır uyanmaz boyamalarına bakmış ve rüya gördüğünü anlamış. Artık sözü uzatıp başınızı ağrıtmayalım. Tepelerden yel gibi, derelerden sel gibi akmış gitmiş zaman. Aliş okula gelince öğretmenine “Resimlerim canlandı öğretmenim.” demiş. Öğretmeni çok şaşırmış. “Aliş, boyamalar nasıl canladı?” demiş. Aliş “Uyudum, rüyamda canlandı öğretmenim.” demiş.








Öğretmeni gülmüş. “Aliş, hadi boyadığın resimleri getir bir bakalım belki biz de telefondan canlandırabiliriz.” demiş.Aliş boyamaları masanın üzerine dizmiş. Öğretmeni telefondan bir uygulama açıp boyanan resimlere doğru telefonunu çevirmiş. O an çok muhteşem sihirli bir şey olmuş. Aliş’in boyadığı resimler telefonun ekranında canlanmış. Aliş ve arkadaşları şaşkınlıkla telefonun ekranına bakakalmışlar.









Öğretmen tüm öğrencilere bunun bir sihir olmadığını anlatmış ve “Bu sadece bir telefon uygulaması çocuklar.” demiş. Öğretmen demiş ama dinleyen kim? Aliş’in aklı başka bir yerdeymiş. Okul bitince öğretmenine “Öğretmenim size bir resim getireceğim ve onun canlanmasını isterim.” demiş. Öğretmeni “Tamam.” demiş. Güneş batıdan batmış gün bitmiş, akşam olmuş. Aliş akşam yemeğinden sonra uğraşmış, çizmiş, boyamış ve bitince babasına göstermiş. Babası ne yaptığını anlamamış. Arada bir “Resmim canlanacak baba.” diyormuş. Sabah olmuş servise binmiş, okula gelirken arkadaşlarına resmini göstermiş. Hiç kimse bir anlam verememiş. Okula gelince ilk iş öğretmenin yanına gitmiş.
as






“Öğretmenim bu resim canlansın lütfen.”demiş. Öğretmeni Aliş’i kırmamak için “Bakalım bu da ne resmi?” diye almış eline bakmaya başlamış. Aliş’in bir kadın resmi çizdiğini görmüş ve sormuş “Bu kim Aliş?” demiş. Aliş onun annesi olduğunu ve annesine onu sevdiğini hiç söyleyemediğini anlatmış. Öğretmeni o an çok duygulanmış. Bu resim Aliş’in çok küçük yaşta kaybettiği annesine aitmiş. Öğretmeni Aliş’e sarılmış. “Annenin resmi çok güzel fakat maalesef onun resmini canlandırmaya. Ama sen onu mutlu etmek için daha çok derslerine çalış, o seninle gurur duysun.” demiş.




Aliş okuyup annesinin gurur duyduğu bir oğul olmak için çalışıp durmuş. Masal bu ya zaman su gibi akıp geçmiş gitmiş. Aliş büyüyüp bir doktor olmuş. Hasta insanların yardımına koşmuş. Ve insanlara sevdiklerinin ne kadar değerli olduğunu onları kaybetmeden önce söylemeleri gerektiğini anlatıp durmuş
Gayrı karardı köz, tükendi söz. Gökten üç elma düştü; biri anasız-babasız kuzulara kol kanat olanlara, biri bu masalı okuyanlara ve dinleyenlere, diğeri de bütün iyi insanlara olsun.



https://thisisyourfairytale.weebly.com/
Project Blog
https://thisisyourtale.blogspot.com/







- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (5)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!