

Ne güzel bir şeydir,
Birini koşulsuz, kuralsız,
Hiç beklentisiz olduğu gibi kabul etmek.
Ve ona. ‘iyi ki varsın’ diyebilmek....

Benim adım Fikret. Ben 13 yaşındayım.
Babamın işlerinden dolayı yeni bir şehre
taşındık yeni okul, yeni arkadaşlar beni
çok heyecanlandırıyor.
Biraz da hüzünlüyüm öğretmenlerimden, canım arkadaşlarımdan ayrılmak çok zor oldu. Arkadaşlarımla çok iyi anlaşıyordum. Okulumuz çok küçüktü, herkes birbirini çok iyi tanır ve hiç kimse bir diğerine kötü davranmaz hep birlikte mutlu bir şekilde eğitimimizi sürdürürdük.

Öğretmen: Samet YILDIRIM
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Maksim, Elif, Kerem, Cemre, Ediz.
Şimdi ise çok büyük bir okula başlayacağımı söyledi babam. Beni biraz endişeli görünce “Benim kızım bu okulda da çok mutlu olacağına emin, sen uyumlu bir kızsın bu okula da hemen alışırsın.” diyerek beni sakinleştirmeye çalıştı.


Öğretmen: Samet YILDIRIM
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Maksim, Elif, Kerem, Cemre, Ediz.
Gece boyunca uyuyamadım gün aydınlanınca hemen ayaklandım odamı topladım hazırlıkları bitirdim ve okul saatinin gelmesini bekledim. Kendimi çok tuhaf hissediyordum daha önce kendimi hiç böyle hissetmemiştim. Kaygılanmak dedikleri bu olsa gerek diyerek kendi kendime mırıldandım.

Okul vakti gelince babamla birlikte yola çıktık. Babam bir şeyler söylüyor ben ise sadece kafa sallamaktan başka bir şey yapmıyordum. Aklımdan keşke annem de benimle gelseydi düşüncesi içerisinde okula geldiğimizin fakına varamamıştım. Babam “İşte yeni okulun.” deyince daha çok heyecanlandığımı hissettim.
Öğretmen: Samet YILDIRIM
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Maksim, Elif, Kerem, Cemre, Ediz.
Babam ve ben güvenlik görevlisini takip ederek sorumlu müdür yardımcısının odasına girdik. Hangi sınıfta olduğumu, okulla ilgili bilgi ve kurallar hakkında konuştuktan sonra müdür yardımcısı bana eşlik ederek sınıfa kadar geldik.

Öğretmen: Mete Eren Taşçı
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Melisa, Gülse, Ali, Oliver, Kerim
Kapıyı çaldı ve içeri girdik. Ders öğretmeni sınıftaydı. Öğretmenden dersi böldüğü için özür dileyerek haklı bir gerekçesi olduğunu söyledi ve beni işaret ederek yeni arkadaşınız artık siz tanışırsınız deyip sınıftan ayrıldı.
Öğretmen: Mete Eren Taşçı
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Melisa, Gülse, Ali, Oliver, Kerim
Öğretmen hoş geldin deyerek işaret ettiği boş sıraya beni yönlendirdi. Tüm gözler üzerimdeydi sıraya oturdum. Öğretmen kendimi tanıtmamı istedi. Ben Fikret deyince sınıfta bir kahkaha tufanı koptu. Ben ne diyeceğimi bilemedim. Çok utanmış ve kendimi çok çaresiz hissetmiştim.
Öğretmen: Mete Eren Taşçı
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Melisa, Gülse, Ali, Oliver, Kerim
Bu da yetmezmiş gibi içlerinden biri “Fiko deriz artık sana” deyince bir başkası “O erkek değil Fikoş daha iyi olur.” demesiyle göz yaşlarıma engel olamadım. Çok üzülmüş ve çok kırılmıştım. Eski arkadaşlarım hiç böyle değillerdi. Olaylar o kadar hızlı gelişmişti ki öğretmenimiz müdahale edememişti. Sonrasında çok kızsa da artık olanlar olmuştu.
Öğretmen: Mete Eren Taşçı
Okul: Şehit Alper Al Ortaokulu
Öğrenciler: Melisa, Gülse, Ali, Oliver, Kerim

Okuldaki ilk günümü sıramda oturarak geçirmiştim. Adımın alay konusu olacağı bugüne kadar aklıma hiç gelmemişti. Babaannemin adıydı. Kimse ona ne Fiko ne de Fikoş derdi.
Beni okuldan almak için babam gelmişti. Bana okuldaki ilk günümü sormuştu. Sadece ‘’İyi!’’ diyebilmiştim. Kimseyle konuşmak istemiyordum. Hemen eve gidip uyumak istiyordum.
Öğretmen: Ayşegül DEMİR
Okul: Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu
Öğrenciler: Berfin, Elif, İlyas, Mehmet
Uyandığımda güneş doğuyordu. Pencereyi açtım. Soğuk havayı içime çektim ve ‘’ Her şey çok güzel olacak.’’ diye mırıldandım. Fakat okula adımımı atar atmaz içimdeki iyimser duygular kayboldu. Kimse bana Fikoş demiyordu ama onların gözlerindeki alaycı bakışları görebiliyordum.

Öğretmen: Ayşegül DEMİR
Okul: Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu
Öğrenciler: Berfin, Elif, İlyas, Mehmet
Son dersimiz beden eğitimiydi. Giyinme odasına indim. Okul formamı çıkartıp eşofmanlarımı giyindim. Eşyalarımı toparlayıp kapıya yöneldim. Üzerimde bir ıslaklık hissettim. Kafamı kaldırdım. Karşımda Leyla vardı. Aaaa..! Özür dilerim, yanlışlıkla oldu, dedi ve bıyık altından gülerek gitti. Yanlışlıkla değildi. Bilerek yapmıştı. Su şişesindeki suyu üzerime dökmüştü.
Öğretmen: Ayşegül DEMİR
Okul: Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu
Öğrenciler: Berfin, Elif, İlyas, Mehmet
Bana neden böyle davranıyorlardı? Ben onlara ne yapmıştım? Olduğum yerde kalakalmıştım. Çok üşüyordum ve ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Arkamdan kısık bir ses ‘’ Üzülme! Alışırsın. ‘’ dedi.

Öğretmen: Ayşegül DEMİR
Okul: Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu
Öğrenciler: Berfin, Elif, İlyas, Mehmet
Bu konuşanda kimdi? Merakla hemen arkama dönüp baktım. Sesin sahibi aynı kısık sesle, "Merhaba ben Ada ,aynı sınıftayız. Ben de geçen sene bu sınıfa yeni geldiğimde benzer şeyleri bana da yapmışlardı. Merak etme zamanla alışırsın" dedi. Daha önceki okulumda böyle bir şey duymadığım için şaşırarak, "Sana da mı yapmışlardı?" diye tekrar ettim. "Evet, o yüzden seni çok iyi anlıyorum" dedi ve gitti.
Öğretmen: Gül TÜRKMENOĞLU
Okul: Muzaffer Tuğsavul Ortaokulu
Öğrenciler: Samed, Sıla,Ayşe, Aşin


Dünden beri yaşadığım kötü olaylardan sonra sınıfta yalnız olmadığımı hissetmek beni biraz olsun rahatlatmıştı.
Neyse ki dersler bitmişti. Eve gidip ıslak kıyafetlerimi değiştirebilecektim. Babam da beni almaya çoktan gelmiş olmalıydı.
Öğretmen: Gül TÜRKMENOĞLU
Okul: Muzaffer Tuğsavul Ortaokulu
Öğrenciler: Samed, Sıla,Ayşe, Aşin
Öğretmen: Gül TÜRKMENOĞLU
Okul: Muzaffer Tuğsavul Ortaokulu
Öğrenciler: Samed, Sıla,Ayşe, Aşin
Akşam yemekten sonra hep beraber evde otururken annem yeni okulumu sevip sevmediğimi sorduğunda olanlar tekrar aklıma geldi, aniden kendimi huzursuz hissettim. Olanları aileme anlatsam mı acaba diye bir an aklımdan geçirdim ama onları üzmek istemediğimden sustum.

Öğretmen: Gül TÜRKMENOĞLU
Okul: Muzaffer Tuğsavul Ortaokulu
Öğrenciler: Samed, Sıla,Ayşe, Aşin
Uyumak için odama geçtiğimde bilgisayarımdan bir mesaj sesi geldi. Hemen gidip baktım. Bu bir arkadaşlık isteğiydi. İsteği gönderen kişinin adı hemen dikkatimi çekti, adı Fikoş' tu. Görür görmez başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Bunu yeni sınıf arkadaşlarımdan başkası yapmış olamazdı. Kendimi çok çaresiz hissettim ve ne yapacağımı bilemedim. Olduğum yerde çöküp ağlamaya başladım. Bana bunları yapmış olmalarına bir türlü anlam veremiyordum.

Huzursuz geçen bir gecenin ardından ertesi gün istemeye istemeye okula gittim. Aklımda Ada’yı görüp ondan bilgi almaktan başka bir şey yoktu. Teneffüsü zor bekledim. Teneffüs olduğunda hemen Ada’nın yanına gittim.(Engin Ahmet MELAHATFARAÇLAR)
Öğretmen: Mine ÇOLBAN
Okul: Melahat Faraçlar İlkokulu Muratpaşa/ANTALYA

Öğretmen: Mine ÇOLBAN
Okul: Melahat Faraçlar İlkokulu Muratpaşa/ANTALYA
Ona dün internetten gelen arkadaşlık isteğini anlattım . Ada hiç şaşırmadığını söyledi. Bana kendi başından geçenleri anlatmasını rica ettim. Okula ilk geldiği zamanlarda nasıl kendisiyle dalga geçildiğini ,alay edildiğini anlattı. İşin kötü tarafı bu durum aradan geçen bunca zamanda son bulmamıştı. Hala fırsat buldukça kendisine aynı davranışları tekrarladıklarını ama artık aldırış etmediğini söyledi.
(Belis MELAHATFARAÇLAR)

Öğretmen: Mine ÇOLBAN
Okul: Melahat Faraçlar İlkokulu Muratpaşa/ANTALYA
O anda başımdan kaynar sular döküldü. Demek ki bu durumun bir sonu yoktu. Bir şey yapmadığım taktirde sürekli bu davranışlara maruz kalacaktım.
Bir sonraki ders beden eğitimi dersiydi. Öğretmen hepimizi bahçeye çıkarıp serbest oynamamızı söyledi.
(Elif Ecrin MELAHATFARAÇLAR)

Öğretmen: Mine ÇOLBAN
Okul: Melahat Faraçlar İlkokulu Muratpaşa/ANTALYA
Bana zorbalık yapanlarla arkadaş olabilirsem belki böyle davranmazlar diye düşünerek yanlarına yaklaştım. Voleybol oynuyorlardı, ben de bu oyunda oldukça iyiydim. Tüm cesaterimi toplayarak “Ben de oynayabilir miyim? “diye sordum.
(Ege MELAHATFARAÇLAR)
Oyuna kabul etmek bir yana bana cevap vermeye bile tenezzül etmediler. Sanki ben yokmuşum gibi oynamaya devam ettiler. O an kendimi çok değersiz hissetim. Bu bardağı taşıran son damla olmuştu.
(Ece MELAHATFARAÇLAR)


Onların yaptığı bu davranislardan nasıl kurtulucağımı düşünüyordum ama ne yazık ki aklıma hiç bir şey gelmiyordu. Beden dersi bitti. Babam beni almaya geldi ve eve gittik.Yemegimizi yedik sohbet ediyorduk fakat ben sohbetin ne olduğunu bile bilmiyordum sadece okulda neler yapabileceğimi düşünüyordum
Öğretmen: İlknur ŞAHİN
Okul: Kazım Karabekir Ortaokulu
Öğrenciler: Sudem, İmren, Ece, Ayşe Melek, Hiranur
Odama uyumaya gittim. Gece korkulu rüyalar gördüm. Annem ve babam yanıma geldi rüyamda sayıkladığımı söylediler. Galiba artık onlara olanları anlatma zamanı gelmişti. Anne ve babama arkadaşlarımın bana neler yaptığını ve beni dışladıklarını söyledim. Sabah benimle birlikte okula geldiler.
Öğretmen: İlknur ŞAHİN
Okul: Kazım Karabekir Ortaokulu
Öğrenciler: Sudem, İmren, Ece, Ayşe Melek, Hiranur
Ben sınıfıma çıktım annem ve babam müdürün odasına bu olayı konuşmak için gittiler . Ben çok merak ediyordum ne konuştuklarını tenüffüsü zor bekliyordum ve teneffüs zili çalar çalmaz hemen müdür odasının kapısına gittim . Annem ve babam dışarı çıktı ve müdür seni içeride bekliyor dediler

Öğretmen: İlknur ŞAHİN
Okul: Kazım Karabekir Ortaokulu
Öğrenciler: Sudem, İmren, Ece, Ayşe Melek, Hiranur
Öğretmen: İlknur ŞAHİN
Okul: Kazım Karabekir Ortaokulu
Öğrenciler: Sudem, İmren, Ece, Ayşe Melek, Hiranur
Annem ve babam yanaklarıma birer öpücük kondurup 'Akşam evde görüşürüz güzel kızım.' dedikten sonra okuldan ayrıldılar. Sevgi öğretmenim de beni odasına davet etti. Odası sade ve bir o kadar ilgi çekici bir odaydı. Duvarlarda çeşitli el işi yapmalar, tablolar vardı. Odadaki panoya okulda gerçekleşmiş çeşitli etkinliklerden kareler asılmıştı. Biraz göz gezdirdim, bayram kutlamaları, kostümlü öğrenciler, kalabalık ve birçok kostümlü öğrenciler, kalabalık ve birçok kare yer alıyordu. Sevgi öğretmenin ellerinde bayraklar olan bir bir grup öğrenciyle resmi de panoya konulmuştu. Öğretmenim çok güzel gülümsemişti. Odadaki karşılıklı iki sandalyeye oturduk Sevgi öğretmenimle. Bana 'Okulumuza hoş geldin Fikret'ciğim. Ben Sevgi öğretmenin. Seninle tanışalım istedim.' diyerek gülümsedi.Kendimi rahatlamış hissettim.
Sevgi öğretmenim bana sorular sordu, nereden geldiğimi, neler yapmaktan hoşlandığımı, okul ve sınıfım hakkındaki düşüncelerimi konuştuk. Sevgi öğretmenin odasından çıktığımda biraz daha hafiflemiş hissediyordum. Ertesi gün öğleden sonraki son derste Sevgi öğretmen sınıfımıza geldi ve bizlerle sohbet etmek istediğini söyledi. Çok güleryüzlü ve neşeliydi. Onun güzel enerjisiyle sınıftaki herkesin yüzüne bir gülümseme yerleşmişti. Biraz sohbetten sonra Sevgi öğretmen bana döndü ve : - Sınıfımıza yeni bir arkadaşımız katılmış görüyorum ki, bize kendini tanıtmak ister misin canım ? dedi. Biraz heyecanlanmış ve gerilmiştir, bunu fark eden Sevgi öğretmen ekledi : - Utanmana ve heyecanlanmana gerek yok canım, eminim ki arkadaşların da seni tanımak için can atıyorlar, seni merak ediyorlar. Haydi bize kendinden bahset. Ve sonrası tahmin ettiğimden daha kolay geçti, ben kendimi tanıtıp sevdiğim şeylerden bahsederken, sınıf arkadaşlarımın da beni ilgiyle dinlediğini fark ettim.
Kaygım ve gerginliğim bir miktar azalmıştı. O gün eve dönerken diğer günlerden daha pozitif ve mutlu dönüyordum. Birkaç gün sonra Sevgi öğretmenim sınıfımıza tekrar geldi, birlikte bahçeye çıkıp zaman geçireceğimizi söyledi. Hep beraber dışarı çıktığımızda bizi iki gruba ayırdı ve yenen takıma bir ödülü olacağını ekledi. Tüm sınıfça iki grup halinde yakan top oynayacaktık. Çok keyifli vakit geçirdim, Ada ile karşı takımlardaydık ve oyun esnasında gerçekleşen komik olaylara gülerken ara sıra göz göze geliyorduk. Geçtiğimiz günlerde hissettiğim gerginlik azalmış gibiydi ve aynı zamanda arkadaşlarım da bana karşı daha kabullenici ve nazik davranıyorlardı. Hatta sınıfın en çok konuşanı Ali Berk 'Çok iyi atıştı Fikret.' diyerek beni tebrik etmişti. kendimi iyi hissettim. Oyunun sonunda Ada'nın da içinde olduğu karşı takım kazanmıştı, ödül dondurmaydı ve Sevgi öğretmenim yalnızca kazanan takıma değil tüm sınıfa dondurma ısmarladı. Keyifle yedik.
Ertesi günlerde artık sınıfa daha az gergin gidiyor, kendimi okul için daha istekli hissediyorum. Haftada iki gün Sevgi öğretmenim son ders sınıfımıza geliyor ve bize çeşitli oyunlar oynatıyor, etkinlikler yaptırıyor ve bizimle sohbet ediyordu. Bir gün matematik dersinde sınıf öğretmenimiz konuyu anlattıktan sonra örnek sorular üzerinden derse devam ediyordu. Son birkaç soruda cevaplaması için birkaç kişiyi tahtaya kaldırdı. Hemen arka sıramda oturan Funda, öğretmenimizin sorduğu soruyu cevaplayamamıştı. Funda'nın üzgün bir şekilde sırasına oturduğunu görünce, biraz da çekinerek, arkama döndüm ve ona 'Sorunun çözümünü göstermemi ister misin ? yöntemini anladığında çok kolay geleceğine eminim.' dedim Funda bir an şaşırdı, sınıfa geldiğim ilk günlerde ismimle dalga geçen ilk kişilerden biri de Funda'ydı ve o zamanlardan beri oyunlar haricinde birebir pek fazla konuşmamıştık. Bana baktı ve kafasını olumlu anlamda salladı. Funda'ya öğrendiklerimi ve kolay olduğunu düşündüğüm yöntemi anlattım. Birbirimize gülümsedik ve bir anda farklı şeylerden konuşmaya başladık.
Yeni okulumda ilk birkaç ayımı geride bırakmıştım, Sevgi öğretmenimin ilgisiyle hem okula ve sınıfa ısınmaya başlamıştım hem de sınıf arkadaşlarım beni tanımaya ve benimle arkadaşlık kurmaya ilgili hale gelmişti. Bir süre zarfında önyargılarımızı karşılıklı kırarak aslında arkadaş olabileceğimizi görmüş olmuştuk. Artık okuluma daha istekli gidiyorum.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $5.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (3)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(3)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!