Bu kitap Uzaktan Yakına Ekrandan Akrana isimli eTwinning projesinde yer alan öğretmenlerin rehberliğinde öğrenciler tarafından yazılmış, çizer Necla Yıldırım Ünal tarafından resmedilmiştir.

Ayşenur Dalkalı & Öğrencileri
1. Bölüm: Eyvah, Pandemi!
Sevgi, ailesiyle birlikte Konya’da yaşıyordu. Arkadaşlarına çok düşkün bir çocuktu. O yıl 6. sınıfa devam ediyordu. Okulda en çok Rehber öğretmeniyle etkinlikler yapmayı severdi. Bir gün ailesiyle birlikte haberleri izlerken Çin’de Covid-19 isimli bir virüs çıktığını öğrendi. Covid-19’un nasıl bir virüs olduğunu merak etti ve internette araştırma yaptı. Virüsle ilgili bilgi edindikten sonra ülkemize de gelirse diye kaygılandı.
Başka ülkelerde okulların kapandığı haberlerini görüyordu. Ülkemizde de okullar kapanırsa diye endişeleniyordu. En sonunda korktuğu başına geldi. Virüs onların yaşadığı yere de gelmişti ve okullar kapandı. “İnşallah bu verilen ara kısa sürer de hemen okulumuza döneriz.” diye düşündü.

Arkadaşlarına çok düşkün olduğu için onları özlüyordu, onlardan ayrı kaldığı için çok üzülüyordu. Derslerinden uzak kalmamak için EBA TV’yi takip etmeye başladı ama hiçbir şey okulun tadını vermiyordu. Bütün bu yaşadıklarının içinde mutlu olmayı da biliyordu. Çünkü ailesiyle birlikte daha fazla vakit geçiriyordu, onlarla oyunlar oynuyordu.
Zeliha Nur Çetin ve Öğrencileri
2. Bölüm: Pandemide Evde Yaşadıklarım
Sevgi pandemiden dolayı evde kaldığı süre içerisinde aslında aile bireyleriyle birbirlerini ne kadar az tanıdıklarını fark etti. Çünkü pandemi öncesinde bütün aile sadece akşamdan akşama bir araya gelebiliyordu. Oysa şimdi öyle miydi? Her gün birliktelerdi ve hep evdelerdi. Üstelik İstanbul'da üniversitede okuyan çok sevdiği abisi bile Konya'ya dönmüştü.

Evet, arkadaşlarından ve okulundan uzak kaldığı için üzülüyordu ama bu karantina günleri ailesiyle vakit geçirmek için çok büyük bir fırsattı. Küçük kardeşiyle boyamalar yapıyor, abisiyle oyunlar oynuyor, annesiyle mutfakta nefis kekler yapıyor, babasıyla da bol bol sohbet ediyordu. Bazen de bütün aile birlikte kutu oyunları oynuyorlardı. Aynı zamanda derslerinden geri kalmamak için de sürekli test çözüyor ve kitap okuyordu.
Evde kalmak güzeldi ama bu sürecin bu kadar uzayacağını hiç tahmin etmemişti. Her gece yatmadan önce okulların açılması için dua etmeye başladı. Sabah kalkar kalkmaz da ilk iş olarak televizyonu açıyor, okulların açılması ile ilgili haberleri takip ediyordu. Artık TV izlemekten de sıkılmıştı. "şu virüs bitse de kurtulsak" diyordu. Maskesini takmayanlara çok kızıyordu, belki de onlar yüzünden iyice artıyordu bu virüs! Kendisi kolonyayı kutsal su gibi üzerine sıkıyordu her seferinde.
Artık evde nasıl zaman geçireceğini bilemez olduğu bir zamanda Okul Rehber Öğretmeni evde arkadaşlarından ayrı kaldığı için üzülen çocuklar için bir proje yapacağını söyleyince çok mutlu oldu ve hemen projeye katıldı. Çünkü arkadaşlarını çok özlemişti, bu bitmek bilmeyen virüsten dolayı en yakın arkadaşlarıyla bile uzaktan görüşmek zorunda kalıyordu...
Cahide Saraç ve Öğrencileri
3. Bölüm: Arkadaşlarımı Özledim :(
Sevgi artık evde televizyon izlemekten sıkılmıştı. Eline kitabını almıştı ki ayağa kalktı, pencereden dışarı baktı. En yakın arkadaşıyla gezdiği, oyunlar oynadığı parka baktı. Ve arkadaşlarını ne kadar özlediğini hatırladı. Hemen annesinden telefonu istedi, arkadaşını görüntülü aradı. Arkadaşı çok mutlu olduğunu o da Sevgi’yi onu çok özlediğini hatta ona bir hediye yolladığını söyledi.
Sevgi hediyeyi çok merak etti ne olduğunu sordu. Arkadaşı Hakkari’deki kuzenlerinden bal ve ceviz istediğini bir kısmını da ona göndereceğini söyledi.
Birlikte çok güldüler çok mutlu oldular. Sevgi telefonu kapatınca diğer arkadaşlarını arama isteği de geldi. Sonra planladılar ve haftanın belli günlerinde görüntülü konuşup hasret gidermeye sohbet etmeye karar verdiler.

Sevgi arkadaşlığın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırladı. Aklına eski günler geldi. Arkadaşlarıyla girdiği dersler, eğlenceli oyunlar oynadığı zamanlar ne kadar güzeldi. Son yaptıkları piknikteki oyunları ne kadar heyecanlı olmuştu. Geziye gittiği günler… Sevgi derin bir iç geçirdi. O günlere yeniden dönüleceğine inanarak kitabına devam etti.
Fatma Kılınç ve Öğrencileri
4. Bölüm: Okulumda Yapmayı Özlediğim Şeyler
Sevgi okulların açılmasını dört gözle bekliyordu. Ancak yaşadığı il çok riskli iller arasında olduğu için uzaktan eğitime devam ediyorlardı. Oysa Sevgi arkadaşlarını ve öğretmenlerini çok özlemişti. Pazartesi ve Cuma günleri kitaplarla dolu ağır çantasıyla İstiklal marşı söylerken ayakta durmayı bile özlemişti. Dinlediği her şarkıyı okul zil sesine benzetiyordu. Mutfağa giderken teneffüste kantine koştuğu anlar aklına geliyordu. Online derslerde öğretmenleri elinden geleni yapıyorlardı. Ama yüz yüze eğitimdeki gibi olmuyordu.
Sınıftaki derslerinde öğretmenlerinin pat diye tahtaya çıkarması bile ayrı güzeldi. Geçen sene çok konuştukları bir derste Mehmet Hoca, ‘’keşke elimde bir kumanda olsa da hepinizi sessize alsam’’ demişti. Galiba dileği gerçek oldu, şimdi online derslerde çok konuştuğumuzda hepimizin sesini kapatıyor diye düşündü Sevgi. Ayrıca Sevgi beden eğitimi dersini çok seviyordu. Okulda kaleli yakan top takımına seçilmişti. Yaptıkları maçların hepsini teker teker kazanmış ve il finallerine kalmışlardı. Tam final maçı zamanı gelmişti ki uzaktan eğitime geçildi.
Sevgi tam bunları düşünürken annesi kapıyı tıklayarak kaşarlı tost ve ayran getirdi. Sevgi annesine teşekkür etti, tabaktaki tosta bakarken iç geçirdi. Tosttan bir ısırık aldı, tostun çıtırtısı bile okulu hatırlattı. Sevgi bu döngüden kurtulamıyordu ona her şey okulu hatırlatıyordu. İnsanların kurallara uyup virüsün yayılmasına engel olmaları için dua etmekten başka bir şey elinden gelmiyordu.
İlke Türkyılmaz ve Öğrencileri
5. Bölüm: Yeni Normal Kurallarına Uymadım!
Sevgi, virüs geçsin diye dua ederken aylar geçti. Bir gün eTwinning proje grubu ile toplantıdayken burnuna güzel kokular, kulağına da kahkaha sesleri geliyordu. Toplantısı biter bitmez merakla mutfağa koştu. Mutfakta annesi komşularıyla birlikte Hakkari'den gelen cevizlerle güzelce baklava yapmış hem yiyorlar hem gülüşüyorlardı. Sevgi 'ayıp olmasın diye' komşulara kapıdan selam verdi fakat komşuları -Sen ne toplantısındaydın cimcime? Gel bakayım şuraya deyip ona sıkıca sarılıp öptüler.
Bu sırada kapı çaldı. Abisi, kolunda maske ile kapıdaydı. Elinde de davetiye vardı. Ailecek bir düğüne davetliydiler. Akşam babası, düğüne kesinlikle gitmeleri gerektiğini söyledi, yakınlarıydı ve gitmeseler onlara alınabilirlerdi. Sevgi, ailesinin bile kurallara eskisi gibi uymadığını fark etti ve artık o da umursamamaya karar verdi. Tek düşündüğü düğünde giyeceği kıyafet ve orada göreceği arkadaşlarıydı.
Düğün günü geldiğinde çok heyecanlıydı. Arkadaşlarını görür görmez onlara sarıldı ve ne kadar özlediğini bir kez daha anladı. Sarılmak ne güzeldi, Sevgi ne çok mutluydu. İlk zamanlar maske konusunda herkese çok kızıyordu ama o an yanında konuşurken maskeyi çıkaran arkadaşlarını bile artık uyarmıyordu. Düğün erken bitti. Evlerine döndüler ve tam da bir hafta geçmeden belirtiler başladı...
Fatma Şeyda Diri ve Öğrencileri
6. Bölüm: Korona ve Karantina Günleri
Sevgi, kardeşi ve abisi hafif ateşlenmiş, anne babası da grip benzeri belirtiler göstermeye başlamışlardı. İlk başta normal bir hastalık zannedip doktora gitmemişlerdi, ancak özellikle babası Rahmi Beyde belirtiler günden güne artıyordu, tat ve koku kaybı başlamıştı. Bunun üzerine Sevgi’nin babası Rahmi bey hastaneye gitti, test yaptırdı ve test sonucu pozitifti. Sevgi aynı anda bir sürü duyguyu birlikte yaşıyordu sanki. Üzüntü, merak, telaş ve galiba en fazla da korku.
Aylarca adını duyduğu bu salgın hastalık, onları da bulmuştu. Peki şimdi ne olacaktı? Ya sevdiklerine bir şey olursa? Ya bu hastalığı başka yakınlarına da bulaştırdıysa? Aklına gelen onlarca düşünceye engel olamıyordu Sevgi. Bu düşünceler içinde odasına geçti, yatağına uzandı. Uykusunun arasında duyduğu zil sesi gittikçe artıyordu, Sevgi gözlerini açmış sabah olmuştu.
Babası kapıyı açtı, gelenler televizyonda sürekli gördüğü beyaz kıyafetli görevlilerdi. Bazı kurallardan bahsettiler, 14 gün boyunca evden çıkmamaları gerektiğini, bunun için her gün evde olup olmadıklarını kontrol edeceklerini söylediler. Kontrol edilmekten pek hoşlanmayan Sevgi ”bu kurallara başkalarının sağlığı için uymalıyız” diye düşündü, görevliler gitmişti ve artık karantina günleri onlar için de başlamıştı.
Sevgi hastalığı hafif atlatıyordu ama anne ve babası için, özellikle babası için durum o kadar da kolay değildi. Düzenli ilaçlarını alıyorlardı ama babası aynı zamanda tansiyon hastası olduğu için durumu gün geçtikçe kötüleşiyordu. Babasının durumu kötüleşince, doktorlar babasının hastaneye yatmasının daha doğru olduğuna karar verdiler. Tedavi artık hastanede devam edecekti. Sevgi bu duruma çok üzüldü, bir kez daha o düğün geldi aklına, “ah keşke düğüne hiç gitmeseydik, şu hastalık bir geçsin bir daha asla kurallara uymamazlık yapmayacağım.” diye geçirdi içinden hüzünle.
Günler geçmişti, yapılan tedavi işe yarıyor, babası Rahmi bey artık her geçen gün iyiye gidiyordu, bu süreçte telefonda görüntülü görüşerek özlem gideriyorlardı. Günlerdir bekledikleri haber sonunda gelmişti, Sevginin babasına tekrar yapılan testin sonucu artık negatifti.
Pelin Kayıkçı ve Öğrencileri
7. Bölüm: Maskem Olmadan Asla!
Uzun bir aradan sonra Sevgi'nin babası nihayet eve dönmüştü. Evde herkes çok mutluydu. Bu süreçte babaları için çok üzülmüş ve endişelenmişlerdi. Artık babasının tamamen iyileştiğini gören Sevgi bir yandan rahatlamıştı bir yandan da endişe içindeydi. Annesi, Sevgi ve kardeşleri bu süreçte evde kalmaya devam edeceklerdi fakat babası işe dönmek zorundaydı. Ya tekrar hastalanırsa, ya daha kötü geçirirlerse diye çok korkuyordu.
Bir yandan da her geçen gün komşularından ve akrabalarından yeni korona vakaları duyuyorlardı. Çoğu kişi kuralları ihlal ettiği için vaka sayısı son haftalarda çok yükselmişti ve o gün verilen haberlere göre daha katı kurallar uygulanacaktı. Çocuklarının çok korktuğunu gören Rahmi bey ve Neşe hanım çocuklarıyla bir konuşma yapmaya karar verdiler.
Ev halkını oturma odasına toplayan Rahmi bey konuşmasına başladı:
- Çocuklar korktuğunuzu ve üzüldüğünüzü fark ettik. Okulunuzu, arkadaşlarınızı, yeniden dışarıda olmayı çok özlediniz biliyoruz ve bunları tekrar yapabilmek aslında bizim elimizde. Bundan sonra kurallara çok daha fazla özen göstereceğiz. Mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edeceğiz, maskesiz asla dışarı çıkmayacağız.
Sevgi ve ailesi artık çok daha dikkatliydi, kurallara tamamen uyuyorlar ve hastalığın sona ereceği günü dört gözle bekliyorlardı. Bu arada güzel haberler gelmeye başlamıştı. Vaka sayıları günden güne azalıyordu ve böyle devam ederse okulların yakında açılabileceği söyleniyordu. Sonunda güzel haber geldi. Mart ayında Sevgi tekrardan okuluna dönecekti, içi içine sığmıyordu. Okulunu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını çok özlemişti. Şimdiden arkadaşlarıyla bir araya gelince yapacakları şeyler hakkında konuşmaya başlamışlardı. Ama artık Sevgi'nin çok iyi bildiği bir şey vardı. Ne yaparsa yapsın, asla maskesini çıkartmayacaktı.
Dilşah Ceren Zorba ve Öğrencileri
8. Bölüm: Pandemi Sonrası Okulumda İlk Gün
O gün Sevgi hem çok heyecanlı hem de öğretmenleri ile buluşacağı için çok mutluydu .Aynı zamanda biraz endişeliydi çünkü tekrar hasta olmak istemiyordu. Bu yüzden yanına dezenfektan ve 3 adet yedek maske alarak önlemini aldı ve okula gitti. Arkadaşlarını gördüğünde onlara sarılmak istemişti ama hastalık aklına geldiği için uzaktan selam vermekle yetindi. Kurallara uyarak okul sürecini devam ettirdi. Sevgi ve arkadaşları uyuyordu ama kurallara uymayan öğrenciler de vardı. Bu durum Sevgi'yi endişelendirdi.
Bu kişiler yüzünden tekrar okuldan uzak kalabilme ihtimali onu korkuttu. Ne yapacağını düşündü ve okul rehber öğretmeninin yanına gitti. Durumu anlattı ve cuma günü törende ailece yaşadıkları hastalıkla geçen zor karantina günlerini herkese anlatırsa etkili olabileceğini söyledi. Bu durum öğretmeninin hoşuna gitti hatta bunu bir projeye çevirmeye karar verdi. Cuma günü gelmişti. İstiklal Marşı öncesi mikrofonu Sevgi aldı ve kurallara uymadıkları için başlarına gelen o zor dönemi gözleri dolarak anlattı .Böyle bir şeyin tekrar olmaması için herkesi kurallara uymaya davet etti.

Sonra sözü rehber öğretmenleri aldı ve Sevgi ve arkadaşlarından oluşan KORONA İLE SAVAŞ takımını kurduklarını ve uymayanların isimlerini alacaklarını ve ceza olarak o kişiden sokak hayvanları için mama toplayacaklarını söyledi. Bunu duyan ve kurallara uymayan öğrenciler uymaya başladı. Gittikçe kurallara uymama oranı azaldı. Bu arada ülke genelinde de vaka sayısı epey azalmıştı ve ülkede tüm kademeler artık okula başlamıştı .
Sevgi ve arkadaşlarının bu hareketini duyan yerel gazete onlarla röportaja gelmişti. Sevgi röportajını şu cümlelerle bitirdi : " İnşallah tüm dünya bir daha böyle bir şey yaşamasın, hiçbir öğrenci okulundan ayrı kalmasın."

Emeği geçen tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve çizimleriyle kitabımızı renklendiren sevgili Necla Yıldırım Ünal'a çok teşekkürler.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!