
ERGÜN YILDIZ-50.YIL ORTAOKULU
ÖZGE TOZLU- KEŞAN CUMHURİYET ORTAOKULU

İÇİNDEKİLER
1-GÜNEŞ
2-MERKÜR
3-VENÜS
4-DÜNYA
5-AY
6-MARS
7-JÜPİTER
8-SATÜRN
9-URANÜS
10-NEPTÜN





Sıcak bir yaz gecesiydi. Işıl ve ailesi tatil için köylerine gitmişlerdi. Anneannesinin bahçesinde güzel güzel sohbet ederlerken Işıl'ın gözü gökyüzüne takıldı. Daha önce hiç bu kadar çok yıldız görmemişti. Ay o kadar çok parlıyordu ki, şaşkınlık içerisindeydi. Hemen annesine yıldızları gösterdi. 'Gökyüzü ışıl ışıl' dedi.
Annesi köyde ışık kirliliği olmadığı için yıldızların şehre göre daha net göründüğünü söyledi.
Işıl yıldızlarla dolu gökyüzünü hayran hayran seyrederken annesi ' Biliyor musun Işıl,senin adını verirken yıldızların parlaklığından ilham almıştım' dedi. Sonra da gökyüzündeki bazı yıldızları göstererek Işıl'a tanıttı.' Güneş de bir yıldızdır.' dedi. Işıl buna çok şaşırdı. Şimdi Güneş 'i daha çok merak ediyordu.
Annesinin elleri saçlarında dolaşırken Işıl tatlı bir rüyaya daldı. Macera başlıyordu.
GÜNEŞ

Işıl Güneş'i çok merak ediyordu. Kendi yaptığı uzay aracıyla Güneş'e doğru yolculuğa çıktı. Güneş çok sıcak olduğu için bir türlü ona yaklaşamıyordu.
Güneş'in yüzeyinde devasa patlamalar meydana geliyordu. Işıl çok korktu. Güneş'in bazı yerlerinde koyu bölgeler vardı. Sıcaklığı biraz daha düşük olan bu bölgeler güneş lekeleriydi. Hızla uzaklaşırken Güneş'in Dünya'dan göründüğünden daha büyük ve küresel bir yapıda olduğunu gördü. Karşısında kocaman bir ısı ve ışık kaynağı vardı. Güneş'in saçtığı ışık Işıl'ın gözlerini çoktan acıtmaya başlamıştı ki, Güneş'in etrafında dönen gezegenleri ,göktaşlarını ,asteroitleri gördü. Büyüklü küçüklü sekiz gezegen Güneş'in etrafında dolanma hareketi yapıyorlardı. .Işıl gördüklerini hayranlıkla izliyordu.
Işıl'ın dilinden annesinin söylediği 'Güneş de bir yıldızdır' sözleri dökülürken , Güneş'in Dünya'nın tek ısı ve ışık kaynağı olduğunu ,her sabah Dünya'yı ışıl ışıl aydınlattığını biliyordu artık.

HAFSA -Servergazi İmam Hatip Ortaokulu

MERKÜR
IŞIL'IN GİZEMLİ MERKÜR'E YOLCULUĞU
Işıl her zamanki gibi sabah erkenden kalkmıştı. Okula gitmek üzere hazırlanmıştı. Okuldaki ilk dersi fen bilgisiydi. En sevdiği ünite olan "UZAYA YOLCULUK" ünitesine geçmiştiler. Uzay ve gezegenlere hep merakı olan Işıl'ın Kendisini hep uzayda gezegenlerin arasında hayal ederdi. Gökyüzü ona gizemli gelirdi. Uzay konusunu işlemeye başlayınca daha detaylı araştırmalar yapmaya karar vermişti.
Yaptığı araştırmalar sonucunda Dünya’mızın, Güneş Sisteminde yer aldığını; Dünya ile birlikte başka gezegenlerin de yer aldığını , bu gezegenlerin birbirinden farklı özellikleriyle Güneş sistemi içerisinde belli bir düzen içinde bulunduklarını öğrenmişti.
O gün Fen Bilimleri dersi öğretmeni herkese bir gezegeni araştırmak için proje görevi vermişti. En iyi araştırmayı yapan kişiye bir ödül vereceğini söylemişti. ''Bu ödülü ben kazanmalıyım'' diye düşündü Işıl. En çok ilgisini çeken gezegen olan MERKÜR'ü seçmişti.


Annesinden teleskop almalarını istemişti. Gökyüzünü teleskopla izlemek üzere balkona geçti. Kendimi gökyüzünün derinliklerine bırakmıştı. Artık gökyüzündeydi. Birden karşısına grimsi bir gezegen çıkmıştı. Büyük bir şaşkınlıkla Merkür ile bakışıyorlardı. Merkür Işıl'a gülümsüyordu. Işıl :
-Merhaba güneş sistemine hoşgeldin,’’ Adın nedir? ‘’diye sormuştu. Ben hem şaşkın ne olduğunu anlamayamadan:
-‘’Merhaba ben Işıl .Peki sen hangi gezegensin?’’ diye sordu.
-Ben Merkür yani güneş sistemindeki gezegenlerden biriyim . Güneşe en yakın ve en küçük gezegenim seninle tanıştığıma memnun oldum Işıl , seni karşımda görünce çok mutlu oldum, dedi.
Mutluluk ve heyecandan konuşamayan Işıl,sonra doğruldu Merkür'e :
-Ben uzayı ,güneş sistemini çok merak ediyorum.Bugün okulda öğretmenimiz bize bir görev verdi. Kendimi birden burda bulunca hem sevindim hem de şaşırdım ,seninle tanıştığıma memnun oldum. Bana kendin hakkında bilgi verebilir misİn ? Diye sordu. Merkür:
-Elbette Işılcığım. Öncelikle çok eskiden insanlar benim de bir yıldız olduğumu öne sürdüler fakat 17. yy'da Galileo benim bir gezegen olduğumu öne sürdü. Tabi bu teleskobun icadıyla kanıtlandı o zamanlar. Yaklaşık olarak çapım, 4,878 kilometredir.


Bendeki bir gün uzunluğu 58.6 Dünya gününe eşittir. Güneş etrafındaki yörüngemi tamamlamak 1 Merkür yılı yani 88 Dünya gününe eşittir. Uydum yoktur.Yüzey sıcaklığım değişebilmesine rağmen Güneşe yakın olduğum için ikinci sıcak gezegenim.Yüzey sıcaklığım -170 ile 450°C arasında seyretmektedir.Çok ince bir atmosfere sahibim bu yüzden atmosfer hiç yokmuş gibi algılanabiliyor. Yüzeyimde pek çok krater var. Son olarak beni şu ana kadar sadece iki uzay aracı ziyaret etti. Bunlar Mariner 10 ve Messenger. Bence bu bilgiler projen için yeterli olacaktır Işıl. Dedi.
Işıl:
-Evet çok teşekkür ederim sevgili Merkür bilgilerin sayesinde bana çok yardımcı oldun ,dedi.
Merkür sevinerek ve gözleri dolarak:
-Ne demek Işıl ben yıllardır burada bir başıma hiç kimseyle konuşmadan bazen üzülerek bazen sıkılarak geçirdim. Sana yardımcı olduysam ne mutlu diyerek vedalaştılar.
Ertesi gün okulda öğretmen en çok Işıl'ın projesini beğenmişti . Işıl gökyüzüne bakıp, Merkür'e gülümseyerek teşekkür etti. Merkür'ün onu gülümseyerek selamladığını hissediyordu.
YILDIZBAĞLARI ORTAOKULU - U. DENİZ G.

VENÜS
Işıl heyecanlı yolculuğunda yeni bir durağa gelmişti. yaşadıklarına inanamıyordu. Hep hayalini kurduğu uzay yolculuğuna çıkmış, Güneş'i yakından görmüştü. Güneş'in etrafında dolanan gezegenlerden ilki ve en küçüğü olan Merkür'ü de ziyaret etmişti. şimdi sırada ikinci gezegen olan Venüs vardı. Dünya'dan çıplak gözle gözlemlenebilen Venüs'ü geçmiş zamanlarda yaşayan insanlar yıldız sanarak Sabah Yıldızı, Çoban Yıldızı Akşam Yıldızı gibi isimlerle anmışlar. Işıl bunları düşünürken Venüs'e iyice yaklaşmıştı. Venüs uzaktan bakıldığında Dünya ile aynı büyüklükte görünüyordu. Işıl Venüs'e yaklaştıkça bir değişiklik fark etti. Venüs, Merkür ve diğer gezegenlerden ters yöne dönüyordu.












Bu özellik Işıl'ı iyice meraklandırdı. Venüs ile ilgili daha çok şey öğrenmek istiyordu. Hemen aracındaki bilgisayarda bir arama yaptı. Ulaştığı bilgiler hayli ilginçti.Güneş'e Merkür'den daha uzak olmasına rağmen daha Merkür'den daha sıcak bir gezegen olduğu yazıyordu. bunun sebebinin ise Venüs'ün atmosferinde bulunan bazı gazlardan dolayı gezegende küresel ısınma görülmesi olarak belirtilmişti. Venüs'ün etrafında hiç uydusunun olmaması da Işıl için yeni bir bilgiydi. Venüs'ün Güneş'in etrafında dolanma süresinin 225 dünya günü olduğu öğrenen Işıl Venüs'te bir yılın Dünya'dan daha kısa sürdüğünü fark etti. O sırada aklına kendisinin doğum gününün ertesi gün olduğu geldi. Demek ki Venüs'te yaşasaydı doğum gününü daha çabuk kutlayacaktı.
















MUSAB/MEDİNE İMAM HATİP ORTAOKULU
DÜNYA:
Venüs’te olan Işıl o gün çok mutluydu. Arkadaşlarıyla doğum gününü kutluyordu. Işıl'a arkadaşları hediyeler getirmişti. Merakla hediyeleri açtı. İçlerinden harika hikaye kitapları, toplar, oyuncak bebekler ve birde kocaman bir oyuncak astronot çıkmıştı. Hediyeler çok güzeldi, Işıl en çok oyuncak astronotu sevmişti. O gün Işıl çok yorulmuştu. Astronot oyuncağına sarılarak yatağına uzandı ve uykuya daldı. Rüyasında oyuncak astronot gerçek bir astronota dönüşmüştü. Üstelik yanında kocaman bir roket vardı. Astronot Işıl'a gülümsedi ve ona da astronot elbiseleri giydirdi. El ele tutuşarak rokete bindiler. Astronot ona ‘’Dünya adında bir gezegene gidiyoruz.'' dedi. Roket ateş çıkararak uzayda ilerlemeye başladı. Işıl merakla roketin penceresinden dışarıya bakıyordu. Hızla ilerliyorlardı. Hızlandıkça arkasındaki her şey çok küçük görünmeye başlamıştı.














DÜNYA:
İleride mavi bir gezegen gördü. Dünya uzaydan top gibi yuvarlak görünüyordu. Işıl pencereden parlak yıldızları gördü. Tam o sırada astronot Işıl’a ‘bu gezegenin adı Dünya diğer adı Yer diyorlar’ dedi. Güneş’e uzaklık olarak bizim gezegenden sonra 3.sırada geliyor. Dünya’nın etrafında dolanan bir cismin olduğunu gördü. Astronot Işıl’a ‘Bu Ay. Dünya denilen gezegenin tek uydusudur. Işıl, Dünya’ya baktığında yüzeyinin çoğunluğunun mavi olduğunu gördü. Bunları astronota sordu. O da bu mavi yapıların ‘su’ olduğunu ve onun sayesinde üzerinde Işıllı denilen varlıkların yaşadıklarını söyledi. Işıl ve astronot arkadaşı Dünya’nın atmosferinden geçerken roketin dışarıdan yanmaya başladığını gördü ve çok korktu. Astronot Işıl’a ‘Korkma. Bu Dünya’nın Atmosferi denilen hava küresi olduğundan bahsetti. Böylelikle Işıllılar astronot kıyafeti giymeden rahatça nefes aldığından bahsetti. Işıl, annesinin üstünü örtmesi ile uykusundan uyandı. Ve rüyasında tüm gördüklerini annesine anlattı.














Ada G.-Ergün Karaca- Çayırova Reysaş Lojistik Ortaokulu
AY


Işıl ve arkadaşı Ömer son günlerde sitelerinin bahçesinde oyun oynarken sitenin en huysuz ve gizemli adamı Bünyamin Amca’yı sık sık, ellerinde garip eşyalarla eski, yüksek duvarlarla çevrili evine girerken görüyorlar ve yaşlı adamın garip davranışlarından şüpheleniyorlardı. Bünyamin Amca, kimseyle konuşmayan, konuşsa bile iki kelime eder lafı uzatmaktan kaçınan, içine kapanık bir adamdı. Merakları bir takıntıya dönüşmüş devamlı onu takip eder olmuşlardı. Onun evden ayrıldığı bir gün gizlice duvarı aşıp bahçesine girdiler. Ortalıkta merakla dolaşırlarken evin arka tarafında üzeri branda ile örtülü kocaman bir araç gördüler. Bu araç televizyonda izledikleri ve fen bilimleri ders kitabında gördükleri uzay aracına benziyordu. Merakları gittikçe artıyordu .aracın etrafında döndükten sonra kapısını yokladıklarında kapının kolayca açıldığını fark ettiler. Işıl aracın içine girmek için can atıyordu ama Ömer korkuyordu.

Işıl aracın içinde dolaşırken çok heyecanlıydı .Etrafı meraklı gözlerle incelerken kapının açıldığını fark etti ve hemen bir köşeye gizlendi. Bünyamin Amca’yı üzerinde astronot kıyafetleriyle görünce yüreği ağzına geldi ama suçundan dolayı sesini çıkaramadı. Bünyamin Amca, aracı çalıştırdı. Işıl aracın kalkışa hazırlandığı anonsunu ve geri sayımı duyunca kulaklarına inanamadı, heyecanı inanılmaz bir korkuya dönüştü. Adeta kilitlenmişti, bağırmak ve bu durumdan kurtulmak istiyor ama bir türlü yerinden kıpırdayamıyordu .Araç büyük bir gürültüyle hareket edince onu olduğu yere çivilemiş ve o gürültüde sesinin duyulmasını imkânsız hale getirmişti. Korkudan Işıl kendinden geçti.
Bünyamin amcanın sesi ve yüzündeki ıslaklıkla kendine geldi. Bütün bunların nasıl olduğunu ona anlattı. Yolculuk başlamıştı ve bundan sonra geriye dönme imkânı yoktu. Bünyamin Amca, içinde bulundukları aracın roket olduğunu, Ay’a yolculuğun ortalama yetmiş saat süreceğini söylediğinde heyecanı ve korkusu biraz hafifledi.

Bünyamin Amca, Işıl'a astronot kıyafetlerini giymesinde yardımcı oldu. Işıl duruma alışmıştı, mutluluğu ve heyecanı oldukça yüksekti. Hep hayalini kurduğu şey gerçekleşmişti. Bünyamin amca ise bu durumdan çok rahatsızdı. Çünkü dünyadan aya giderken yanında bir çocuk olacağını hiç düşünmemişti .
Nihayet Işıl'ın her gece uzaktan izleyip merak ettiği ve hayalini kurduğu Ay’a ulaşmışlardı. Fen bilimleri dersinde öğretmenin anlattıklarını hatırladı. Dünya'nın tek doğal uydusuna gelmek için ortalama 384.403 km yol kat etmişlerdi. Ay, Dünya’nın yaklaşık dörtte biri kadar büyüklükteydi, küre şeklindeydi. Işıl, yer çekiminin Dünya'dan daha az olmasına bir türlü alışamamıştı.
Bünyamin Amca’yla Ay’ın yüzeyini inceleme fırsatı buldu, irili ufaklı bir sürü krater vardı. Işıl etrafta hiç canlı yaşamına rastlamadı. Ay'da atmosfer yoktu, su yoktu, oksijen yoktu.
Ay yüzeyinde dolaşırlarken Bünyamin amca Işıl'a yerdeki ayak izini gösterdi. 'Bu ayak izi, Ay'a ilk ayak basan Neil Armstrong'a ait. Atmosfer olmadığı için günümüze kadar bozulmadan kalmış bu iz. Ay'da atmosfer yok denecek kadar az olduğu için yağmur ,kar, rüzgar gibi hava olayları görülmüyor' dedi.
Işıl' Dünya'dan bakıldığında Ay parlak görünüyordu ama burada öyle değil, neden?' diye sordu. Bünyamin Amca, 'Ay bir ışık kaynağı değildir, Güneş'ten aldığı ışığı yansıtır' dedi.

Ay kendi etrafında saat yönünün tersine dönerken, Dünya etrafında da dolanma hareketi yapar ve bu süreler birbirine eşit olduğu için biz her zaman Ay'ın aynı yüzünü görürüz 'diye sözlerine devam etti.
Bünyamin Amca, 'Araştırmalarım bitti artık Dünya’ ya dönebiliriz ' dedi Işıl'a. Uzay roketini çalıştırmak için düğmeye bastı ama uzay roketi çalışmadı yine bastı yine çalışmadı. Roket bir türlü çalışmıyordu. Yakıtı anlam veremedikleri bir şekilde tamamen tükenmişti. Her ikisi için de korkulu dakikalar başladı. İkisi de çaresizce oraya buraya koşturuyorlardı. Artık evlerine dönme ihtimalleri kalmamış, bu yaşam olmayan yerde ölümle burun buruna gelmişlerdi. Işıl annesini, babasını, kardeşlerini hatırladı. Çaresizlikle ağlamaya başladı, bir daha sevdiklerine kavuşamayacağını düşününce ağlayışı hıçkırıklara dönüştü.
Bir anda annesinin şefkat dolu sesiyle uyanınca evinde, sıcacık yatağında olduğunu korkunç bir rüyadan uyandığını fark etti. Derin bir oh çekti. Son günlerde Ömer ile çok üzerine düştükleri Bünyamin Amca’nın gizemi rüyalarına girmişti.
Acaba bir başka rüyasında da Mars'a yolculuk yapabilir miydi?

Asım Kağan -Zeynep B./ Servergazi İmam Hatip Ortaokulu
MARS
Işıl artık Mars'taydı. Yeni bir maceranın heyecanıyla uzay aracından indi. Burası diğer gezegenlerden farklı görünüyordu çünkü kırmızımsı bir yerdi. Fen bilimleri dersinde öğretmeninin dediklerini hatırladı. Demir oksit ten dolayı kırmızımsıydı ve bundan dolayı KIZIL GEZEGEN olarak ta adlandırılıyordu. Karşısın da çok güzel kocaman bir dağ vardı . Bu dağ Güneş Sistemi'nin en yüksek dağı 'Olympus Mons' olmalıydı . Işıl Mars'ı her zaman merak etmişti heyecanlıydı ama birazda korkuyordu ...

Acaba uzaylılar gerçek miydi. Eğer gerçekse ve karşılaşırsa ne yapacak ti. Dağın arkasında belki de uzaylıların yaşadığı şehir vardı, bir an ürperdi. Biraz dinlenmek için yere oturdu . Birden aklına bundan sonraki gezegenler geldi çünkü bu son karasal gezegendi ve bundan sonra kayalıklar yoktu hepsi gazlardan meydana gelmişti. Acaba nasıl yolculuk yapacaktı. Karsısında büyüklü küçüklü kayacıkların uçtuğunu gördü evet bunlar Astroit Kuşağına ait meteorlardı. Gerçekten muhteşem bir görüntüydü. Uzaylıları çoktan unutmuştu

Furkan Emre / Bozyazı Ortaokulu

JUPİTER

Işıl bu gece erkenden uykuya dalmıştı.Bu geceki durağı güneş sisteminin en büyük gezegeni Jupiterdi. Sarı saçlı, ela gözlü biri Işıl hep Jupiter'i merak ediyordu.Işıl çok heyecanlıydı.Kocaman bir gezegen karşısında idi.
Işıl kekeleyerek seni görmek beni çok heyecanladırdı dedi. 'Bana kendinden bahsedermisin' dedi.
-'Ne demek Işıl , sen yeterki iste dedi .Ben güneş sistemindeki en büyük gezegenim.Yaşadığın gezegenin çap olarak 11 katıyım. Güneşe yakınlık bakımından 5. gezegenim.Halkalarım vardır ama belirgin değildir.Son keşiflerle beraber 79 uydum vardır.'dedi.
Duydukları karşısında çok şaşıran Işıl, juiter e teşekür etti.
jupiter ise Işıl ile tanışştığına çok memnun olduğu hep meraklı olmasını ve araştırma yapmasını istedi.Uzay hakkında şimdi daha da meraklanan Işıl şimdi diğer gezegenleri araştırmak ve tanışmak istiyorudu. Hangi gezegene gitseydi acaba?

Neval K./ 50.Yıl Ortaokulu
SATÜRN
Işıl nihayet bu geceki rüyasında Satürn'e konuk oluyordu. Satürn o kadar güzel görünüyordu ki, Işıl ona hayran hayran bakarken birden konuşmaya başladı.
- ' Selam benim adım Satürn'
Işıl o kadar şaşkındı ki ,'Merhaba Satürn ,ben Işıl .Seni çok merak ediyorum ,bana kendini tanıtır mısın? 'dedi.
- Tabi ki Işıl, seve seve. Güneş sisteminin en ilgi toplayıcı gezegenlerindenim, en gelişmiş halka sistemine sahip gezegenim. Sanırım bu yüzden toplum tarafından çok ilgi topluyorum. Güneşe yakınlık bakımından 6. sıradayım. Çıplak gözle görülebilen 5 gezegenden bir tanesiyim. Büyüklük bakımından ise Jüpiter'den sonra geliyorum. Toplamda 62 uydum var.

Umarım bir gün astronot olup beni görmek isteyen herkes hayalini gerçekleştirir.' diye sözlerine devam etti.
Işıl Satürn'le tanıştığına çok sevinmişti. Aklına yapacağı diğer yolculuk geldi. Acaba Uranüs 'de Satürn kadar arkadaş canlısı mıydı?
Işıl'ı nasıl karşılayacaktı?

Ela-GMU Büyükdere O.O

URANÜS
Işıl, büyüleyici Satürn gezegeni yolculuğundan sonra Uranüs'e doğru yola çıktı.
Uranüs, Güneş sisteminin en soğuk gezegeniydi ve yaklaştıkça gezegenin soğukluğunu hissetmeye başladı. Tıpkı yuvarlanan bir varile benziyordu ve ince bir halkası vardı. İniş yapmak için yüzey ararken uzay gemisi alarm vermeye başladı. Çünkü Uranüs'ün atmosferi zehirli gazlardan oluşuyordu ve burada çok zaman geçirmesi tehlikeli olabilirdi. Zaten gazsal bir gezegen olduğu için inebileceği bir yüzeyi de yoktu.
Hemen harekete geçti, bu sırada 27 tane uydusunun gezegenin etrafındaki uyumlu hareketini gözlemledi.
Teleskopla keşfedilen ilk gezegen olan Uranüs'ten artık ayrılma vakti gelmişti. Neptün'e doğru yola çıktı.

Rabia/Cumhuriyet Ortaokulu
NEPTÜN
Işıl, nihayet yolculuğunun sonuna gelmişti. Onun için her şey çok karmaşık fakat bir o kadar da büyüleyici idi. Güneş'i,Ay'ı ve gezegenleri tanıdığı bu yolculukta son durağı olan Neptün'e varmış bulunmaktaydı. Güneşten de bir hayli uzaklaşmıştı. Ne kadar da soğuk bir gezegen burası diye düşündü ve uzay aracını indirmek için uygun bir yer aramaya başladı. Saatlerce dolanmasına rağmen bir kara parçasına rastlayamadı. Meğersem burası gazlardan oluşan koca masmavi bir gaz devi imiş.
İnecek bir yer bulamasa da yine de Neptün'ü yukardan da olsa gezinme fırsatı bulan Işıl, aniden çıkan fırtınalar nedeniyle uzay aracını ilerletmekte çok zorlanmaktadır. Rüzgar öyle sert esiyordu ki buradan hızla uzaklaşması gerektiğini anladı.

Artık keşif zamanı bitmişti, Neptün'e son bir defa daha bakarak buradan ayrılıyordu. Bir çok zayıf halkaya sahip olan Neptün'ü Uranüs gezegenine çok benzetmişti.Nasıl da heyecan verici bir gezinti olmuştu böyle. Güneş sistemindeki gök cisimlerine bu kadar yaklaşan olmamıştır herhalde. Ne kadar da gizemli şu evren diye düşündü. Daha keşfedilecek çok şey var. Bu gezinti artık fazlaca yormuştu onu, gözleri kapanmaya başladı. Derin bir uykuya daldı. Güneş'in ilk ışıklarıyla uyandığında sıcacık yatağında ve annesinin gülümsemesiyle açtı gözlerini. Yine yeniden harika bir rüyadan uyandığını anladı. Bir gün bu yaptığım yolculuklar gerçek olabilir miydi acaba...

Ayşe F./Tarsus Şehit Sabri Acem O.O


- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!