

"Pandemi Gölgesinde Hayat" eTwinning projesi karışık okul takımlarının ortak çalışmasıdır.
Yazarlar:
1. Takım: Uzaktan Kahramanlar
2. Takım: Maskeli Süvariler
3. Takım: Virüs Savaşçıları






Yaz tatili geldi çok şükür. Köyümüze, babaannemlerin yanına geleli neredeyse iki hafta oldu. Pandeminin başladığı o ilk haftaları düşünecek olursam burada zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum. Köye gelmeden önce evde çok sıkılıyordum. Yarın burada ki arkadaşım Ayşe ile görüşeceğiz. Babaannem

evimizin bahçesinde Ayşe ile görüşebileceğimi söyledi. Kaç aydır hiçbir arkadaşımla yüz yüze görüşmedim. O yüzden çok heyecanlıyım. Uzaktan eğitim derslerimizde kameralarımız açık oluyordu görebiliyordum arkadaşlarımı ama yüz yüze görmek gibi olmuyor ki. Bu pandemi ne kötü bir şeymiş. Dışarıda herkes
maske takmak zorunda ve benim gibi çocuklarda evde hapsedilmiş gibi...
Martta 2 hafta okullar tatil edildiğinde tekrar okullar açılacak sanmıştım. Ama ondan sonra da okullar açılmadı hiç. O zaman anladım ki pandemi çok kötü bir şey. Akşam haberlerde sadece pandemi konuşuluyordu sanki. Aslında daha da çok korkmaya başlamıştım. Üstelik sürekli evde kalmak da çok sıkıcıydı. İyi ki buraya getirdi babam bizi. Ayşe’nin de neler yaptığını merak ediyorum açıkçası. O da benim gibi çok sıkılmış mıdır? Benim gibi korkmuş mudur? Yarın olsa da hemen görsem onu. Ama maskemizi hiç çıkarmamamız gerekiyormuş babaannem öyle söyledi. Uzun kalır mı Ayşe bilmiyorum ama uzun süre maske takmak zor olacak sanki.
Evet gerçektende öyle olmuştu herkes maske takmak zorunda kalmıştı çünkü maskesiz sokağa çıkmak yasak olmuştu. Ayşeyle görüşmek için bir türlü sabahı edemedim ve sonunda Ayşe gelmişti .
Onunla kaç aylardır gideremediğimiz hasreti gideriyorduk ve oyunlar oynuyorduk aradaki geçen zamandaki komik anılarımızı konuşuyorduk Ayşe'nin gitme zamanı gelmişti ama biz bir türlü ayrılamıyorduk çünkü biz kardeş gibiydik ; annesi ve babası Ayşe'yi bizden almaya gelmişlerdi. Babam annem ve babaannem onun annesini babasını karşılamaya gelmişti onlara biraz oturmalarını istemişlerdi Ayşe'nin ailesi de bu teklifi kabul etmişti. bizde biraz oturacaklardı annem ve babama onun birkaç gün daha kalması için izin istemelerini

söyledim onlarda bu teklife şu cevabı verdi...
Böyle bir şeyin bir süre mümkün olmayacağını kendimizden önce başkalarının sağlığını da düşünmemiz gerektiğini söyledi. Ama ben ısrarcı olup ailemi ikna etmeye çalışıyordum. Ne olacaktı ki Ayşe hasta değildi biz de köye geleli 2 hafta olmuştu hiç bir belirtimiz de yoktu hem. Hem köydeydim hem de canım çok sıkılıyordu arkadaşlarım ile görüşmek vakit geçirmek en çok sevdiğim etkinlikti. Ama ailemin kararı bu konuda çok netti.
Ayşe ile vedalaşmak her ne kadar zor olsa da hem kendimin hem de onun sağlığı için vedalaşmak mecburdu. Başka bir zaman tekrar buluşmak üzere sözleştik. Giderken en az benim kadar üzülmüştü. O gittikten sonra kısa bir yürüyüşe çıktım. Yolda çok tatlı bir köpek gördüm.
Arkadaş olmuştuk. Çok sevimliydi. Açık kahverengi yumuşak bir rengi vardı tüylerinin. Çok masum görünüyordu. Eve kadar onunla yürüdüm. Anneme onu sahiplenip sahiplenemeyeceğimizi sordum. Sahibi vardır diye önce karşı çıktı fakat etrafımızdaki, çevremizdeki insanlar onun sahipsiz olduğunu söyledi. Annem başta karşı çıksa da babam kesin kabul ettiği için çok fazla uzatmadan kabul etti. Pandemi sürecinde tek çocuk olduğum için bana çok iyi bir arkadaş olacaktı. Köyün daha şehirleşmiş yerindeki veterinere götürüp aşısını yaptırdık. Artık bir köpeğim vardı. Çok mutluydum. Bu şirin kahverengi renginden dolayı ona şu ismi verdim.
Onun adı karameldi. Üç hafta sonra

babam babaannemle konuşurken Ayşe ve ailesinin hasta oluklarını öğrenmiştim Babam bizim de hasta olmamızdan korkuyordu bu yüzden tedbir almak için test yaptırdık iki gün sonra sonuçlar çıktı şükürler olsun negatifmiş içimize sular serpildi birkaç gün sonra Ayşe'yi aramıştım nasıl olduğunu sordum malesef biraz kötüymüş koku ve tat duyusun kısa süreliğine kaybetmiş babasının ateşi varmış ve çok öksürüyormuş annesi babası için şifalı otlarda çay yapıyorum şükürler olsun annesi iyiymiş hafif atlatıyormuş onlar hasta olduğu için köyü karantinaya almışlar...


Karantinadan kaçayım derken daha büyük bir karantinaya yakalanmıştım. Resmen yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak atasözünün gerçek hayat versiyonunda gibiydim. Korkudan evden çıkamıyordum. Bu süreçteki en iyi arkadaşım Karamel oldu. Mamasını stokladık ve evden çıkmamak üzere hazırlıklarımızı yaptık. Artık yapabileceğimiz tek şey zamanın geçmesini beklemekti. Karameli iyice eğittim ve onunla hep oyunlar oynadık. Tabii ki bu sürede kitap okumayı ihmal etmedim. Artık Ayşe'yle oyun oynayabilmek istiyordum. Aradan iki hafta geçti ve köyün karantinası sona erdi. Ayşe ve ailesi de iyileşmişti. Hemen buluştuk ama çok korkuyordum. Onu Karamel'le tanıştırdım. Birbirlerini çok sevdiler. Artık oyunlarımıza üçüncü bir kişi eklenmişti.
Çok eğleniyorduk, çok mutluydum. Karamel ile günlerimiz çok eğlenceli geçiyordu ta ki o zamana kadar. Eski sınıf arkadaşımla oyuna dalıp Karamel'i unutmuştuk. En son hatırımda kelebeğin peşinden koşturduğu kalmıştı Karamel'in. Arkama döndüğümde Karamel yoktu. Birçok yere baktık, yoktu. Epey endişelendik. Nereye gitmiş olabilir diye düşündük durduk. Bu sırada aklıma çizgi filmlerdeki gibi kayıp ilanı asmak geldi. Arkadaşıma bu fikri belirttiğimde tek kaşını kaldırıp şu cevabı verdi:
"Neden olmasın ki" dedi. Aslında Ayşeyle beraber Karameli aramaya çıkabilirdik ama uzaklara gitmekten korkuyordum. Zaten virüsde vardı... İlanları hazırladık ve asmaya başladık. Pandemide başıma bu kadar şeyin geleceğini hayal bile etmemiştim. İlanları astıktan birkaç gün sonra biri aradı ve "Köpeğiniz benimle gelip alabilirsiniz" dedi.
Babam ile annem maskelerini taktılar ve Karameli almaya gittiler. Ben evde durdum fazla risk almak istemiyordum. Babam ile annem geldi ama yanlarında Karamelden başka bir yavru köpek daha vardı. Annem geldi ve olayları anlattı. Karamel doğum yapmış ve bir yavru köpeğimiz daha olmuştu. Oyun oynadığımız gün doğum yapmak için kaçmıştı. Babam yavruyu eline aldı ve şöyle dedi:
Acaba ailemize katılan yeni üyemizin adı ne olsa bende dedim ki adı Tofi olsun, annem ve babam bu düşünceyi çok iyi buldular ve artık Ayşe ve Karamelden sonra 4. arkadaşımız oldu ve bu pandemi sürecinde sıkıcı geçen zamanlarımda azalma oldu daha
fazla oyun oynuyordum tabi bu zaman da derslerimi
aksatmıyordum odama gittim ve :


Biraz kitap okudum, ardından ödevlerimi bitirdim. Pandemi nedeniyle arkadaşlarımla eskisi gibi çok rahat görüşemiyorduk iyi ki Tofi ve Karamel vardı. Onlarla vakit geçirmek onlarla ilgilenmek bana çok iyi geliyordu. Pandemi döneminde uzak kaldığım babaannem ve dedem ile sık sık telefonla görüntülü konuşur olmuştuk. Ailecek akşam yemeğini yedikten sonra babam telefonu eline aldı ve babaannemi görüntülü aradı telefon uzun uzun çaldı ve...
Sonunda babaannem telefonu açtı. Yüz ifadesinden anladığım kadarıyla her şey yolundaydı. Güzel güzel sohbet ettik ve özlem giderdik. Pandemi döneminde sevdiklerimizin ve ailemizin önemini daha çok anladık. Aslında birbirimize karşı sorumluluklarımızın da farkına varmıştık. Herkes maskesini takıp, zorunlu olmadıkça evinden çıkmazsa vaka sayıları azalır daha kısa sürede normal hayatımıza dönebilirdik belki de. Saat geç olmuştu, üstümü değiştirdim ve yatağa girdim acaba yeni günün neler getireceğini

düşünerek uykuya daldım.
Yaz tatilinde olduğumuz için şehir merkezinde kalan insanlar tatile memleketine gelip rahat nefes almak istiyordu. Bu yüzden köyümüzde ki insan nüfusu git gide artmaya başlamıştı. Ama köy halkı o kadar bilinçliydi ki kimse birbiri ile görüşmüyor açık alanlar da mesafeli bir şekilde oturuluyordu sadece.
Köye dışarıdan gelen insanlarda köy halkının yaşlı nüfus ağırlıklı olduğunu bildikleri için ekstra özen gösteriyorlardı kurallara. Karantina da olan evler için köy halkı yardımlarını esirgemiyor gerekli ihtiyaçlarını temin ediyorlardı.
Okulların normal şartlarda açılmasına 1 hafta kalmıştı. Tatilim bitecek diye bir yandan üzülürken bir yandan da uzun bir aradan sonra okulların açılması
ihtimalinin sevinci kaplamıştı içimi.
Akşam hepimiz televizyon karşısına geçip haberleri takip etmeye başlamıştık ve görünen tablo hiç de iç açıcı değildi. kimse bizim köyde gösterdiğimiz özeni göstermemişti. Ne yazık ki yine uzaktan eğitim olarak devam etmeye başlayacaktık tekrardan. Köyümüzde internet olmadığı için annem eşyalarımızı toplamaya başlamıştı bile. Yine köyden ayrılmak bana zor gelecekti. Umarım bundan sonra her şey daha güzel olur rahat rahat sevdiklerimize kavuşur birlikte zaman geçirebiliriz.
Gitme vaktinin yaklaşmış olması beni içten içe üzüyordu. şehir merkezinde köyde ki kadar rahat olmayacak evden dışarı hiç çıkamayacaktım. Burada ki evimiz bahçeliydi istediğim zaman bahçe de oyun oynayabiliyordum.
Tam kahvaltımızı yaptık bahçe ye çıkacaktık ki köye muhtarımızın internet bağlattığını köy halkında bulunan öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde
istedikleri şekilde interneti kullanabileceklerini öğrendik. Bu haber beni çok sevindirmişti belki ailemi ikna edebilirsem bir süre daha burada kalabilirdik.
Ailemi ikna etmeyi başardım. Bir süre daha burada kalacaktık. Burası çok eğlenceli. O kocaman bahçede oyunlar oynayacağım, tarlaya gidip meyve sebze toplayacağım, inekleri koyunları sağacağım ha birde tabi ki uzaktan eğitime devam edeceğim.
Bugünkü derslerimi bitirmiştim gidip arkadaşlar aradım ve bahçeye getirdim orda saatlerce oyun oynadık. Akşam oldu. Hepimiz evlerimize gidip yemek yedik. Çok yorulmuştum. Yemek yiyip hemen uyudum. Sabah çok erken uyandım çünkü tarlaya gideceğiz.

Atın üzerinde tarlaya kadar gittim. Tarlada meyveleri sebzeleri topladık, çilek, karpuz, kavun, salatalık hepsi birbirinden güzel sonra eve döndük ve onların bir kısmını yedik hepsi birbirinden güzeldi...
Burada günlerim çok güzel geçiyordu. Sonbaharın gelmesi ile memleketlerine giden aileler olmaya başlamıştı. Bu da köy deki nüfusu git gide düşürmüştü. Kalan ailelerin çocukları ile biz her gün yapacak bir şeyler buluyorduk. Burada hiç çocuğu yanında olmayan pandemi nedeni ile de gelemeyen aileler vardı. Arkadaşlarım ile düşünerek onlara bir iyilik yapmak istedik. Çocukları ve torunları ile onları görüntülü konuşturacaktık.
Planımıza göre hep beraber para toplayıp görüntülü arama yapabileceğimiz bir telefon alacaktık ve bu telefon köyün muhtarlığına konulacaktı.
Ailesiyle görüşmek isteyen yaşlılar muhtarlığa gidecek biz de biz de orda onlara telefonu kullanırken yardım edecektik. Yaptığımız bu planı aileme

Onlar da desteklediler ve bize para toplamamızda yardımcı oldular. Paraları toplayıp telefonu aldıktan sonra köyün yaşlılarına artık sevdikleri insanlarla görüntülü konuşabileceklerini çok az da olsa onlara karşı hasretlerini giderebileceklerini açıkladık. Hepsi çok heyecanlanmışlardı. Vakit kaybetmeden muhtarlığın önünde sıra oldular. Biz de gelen yaşlılara sırayla telefon kullanımında yardımcı olduk. Günümüz böyle geçmişti. Akşam yatağıma yattığımda onları sevdikleri insanlarla konuşurken mutlu gördüğüm için çok mutlu oldum ve gerçekten çok güzel bir şey yaptığımızı düşündüm.
Bunları düşünürken uykuya dalmışım. Sabah uyandığımda hava çok güzeldi. Kahvaltımı yapıp hemen arkadaşlarımın yanına gitmek için yola koyuldum. Arkadaşlarımın yanına vardığımda hepsi toplanmış aralarında hararetli bir şekilde konuşuyorlardı. Yanlarına gidince beni beklediklerini söylediler ve ne konuştuklarını anlatmaya başladılar. Hepsi bir ağızdan
dediklerinden hiçbir şey anlamıyordum. Sesimi biraz yükselterek tek bir kişinin anlatmasını rica ettim. Bu ricamdan sonra sakince ne konuştuklarını anlattılar. Duyduklarım karşısında çok heyecanlanmıştım. Köyün çocukları olarak karantina döneminde hayatımızı kolaylaştıracak bir icat yapacaktık. Hem bizim canımız sıkılmayacaktı hem de köye yararlı olacaktı. İcadımızın adı...
İcadımızın adı: Basbas dı. Bizim köyün tepesinde tulumba var. Kolu kırıldığı için kimse su çekemiyormuş. Bizde bizim boyumuzda hamster değirmeni gibi bir değirmen yapmaya karar verdik. Bu şekilde hem
tulumbanın çalışmasını sağlayacak
hem de içine girerek spor

yapmış olacaktık. Değirmeni yapabilmek için önce resmini çizdik sonra malzemelerini aldık ve büyüklerimizden yardım isteyerek değirmeni yapmaya koyulduk. Önce...
İcadımızı nereye yerleştireceğimizi tartıştık çünkü tulumba biraz yamuk duruyordu sonunda ölçüleri alıp nereye yerleştireceğimize karar verdik. Evet büyüklerimiz işe başlamıştı bizde onlara yardım ediyorduk getir götür işleri gibi bazı şeyler yapıyorduk. İcadımız sonunda bitti herkes ona bakıyordu, çok iyi iş çıkarmıştık şimdi yerleştirme zamanıydı büyükler değirmeni kaldırıp yerleştirdi. Sonunda bitti herkes birbirini tebrik edip evlerine gitti. Bir hayli yorulmuştum eve gelince banyo yapıp yemeğimi yedim, sonra sofradan kalktım dişlerimi fırçalayıp odama geçtim. Biraz kitap okuduktan sonra gözlerim kapanmaya başladı bende yatağa geçip yattım. Yarın inşAllah güzel bir güne uyanırız.
Sabah oldu ve uyandım. Karamel ve yavrusu Tofi'ye mama verdim. Sonra internete göz gezdirirken bi ankete rastladım. huzur evlerine bağış yapmakla ilgiliydi. Anne ve babama danışıp bağış yapıp yapamayacağımızı sordum. Bunun çok iyi bir fikir olduğunu söylediler. Değirmenimizi yerleştirmiştik ama ayaklarını tamamlamak lazımdı. Bunun için...
Önce yapmamız için alet toplamamız lazımdı. Köyde olduğumuz için aletler bulmak zordu. Biraz moralimiz bozuldu ama sonra ben dedim ki: Evet beni dinleyin o kadar çaba gösterdik ve pesmi edeceğiz hayır. Biliyorum alet yok ama doğa var ölü ağaçları kesebilir ve tahta yapabiliriz. Ormanı iyice aramalıyız elbet ki buraya gelen insanlar bir şey bırakmıştır. Her yeri arayalım ve kullanmadığımız şeyleri toplayalım Kısacası geri dönüşüm yapacaktık. Hep birlikte malzemeleri bulduk aile büyüklerinden yardım aldık. Çivi kullanmamıza izin vermediler. Birlikte malzemeleri ayarladık en sonunda
Çok güzel ve kullanışlı aletler yaptık. Sonradan huzurevine gittik ve bağışladık oradaki yaşlı teyze ve amcalarla sohbet ettik. Onlara kitap okudum ve beraber oyunlar oynadık. Annem ve babama yardımcı oldukları için teşekkür ettim. Kendimle gurur duyuyordum. Eve gittim yemeğimi yiyip Karamel ve Tofi yi sevdim. Yemeğimi yedim. Sonradan Annem misafirliğe gideceğimizi söyledi ve annemin ortaokuldaki bir arkadaşıymış. Adı da Şengülmüş .Hatta bir kız çocuğu varmış. Onlarda köye ziyarete gelmiş. Çok uzakta değillermiş. Hep beraber gittik. Geniş bir bahçesi olan bir eve geldik. Şengül teyze beni kızı Zeynep ile tanıştırdı. Zeynep resim çiziyordu bende ne için çizdiğini sordum. Oda köyde resim yarışması olduğunu resim yapmayı sevdiğini ve bu yüzden resim yaptığını söyledi. Sonradan..
Değirmenin ayakları yapıldı sonra suyun akmasını sağlayacak çarkı ve son olarak kolu yapıldı. Değirmenimiz artık hazırdı . Bu değirmeni yaparken hepimiz çok eğlenmiştik .Hava karardı ve herkes evlerine dağıldı . Yemeğimi yedikten sonra televizyonun karşısına geçtim . Kazara elim bir düğmeye bastı ve haber kanalı açıldı. Ekranda yüz yüze eğitimin iki gün sonra başlayacağı yazıyordu . İlk önce inanmadım çünkü internette bu konuyla ilgi çok sayıda haber vardı ama çoğu yalandı , farklı kaynaklardan araştırma yaptıktan sonra bu haberin doğru olduğunu anladım. Tabi annemle babam yüz yüze eğitimin başlayacağını öğrendikten sonra apar topar toplandılar . Yarın eve doğru yola çıkacaktık ama bundan önce içimiz rahat olsun diye covid-19 testi yaptırdık, sonuçları ertesi gün çıkacaktı . Uyuma hazırlıklarımı yapıp uyudum .
Sabah olmuştu , yataktan kalkar kalmaz ilk işim bilgisayarımı açıp testin sonucuna bakmak olacaktı . Sabahın erken saatleri olduğu için çok mutluydum ta ki testimin sonucunun POSITIVE olduğunu görene kadar...








Ekran karşısında bir süre donuk bir şekilde kalakalmıştım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kendimi çok çaresiz hissetmiştim. Sonunu bilmediğim nasıl sempton göstereceğimi bilmediğim bir salgına yakalanmıştım. Belki benim yüzümden başkalarını da tehlikeye atmıştım. Normalde çok dikkat etmeme rağmen bir yerden açık vermiş olmalıydım. Hemen evdekilerin sonuçlarına bakmak için sayfayı tekrar açtım ki....
Onlarda pozitif çıkmış hemen anne ve babamın yanına gittim ve durumu açıkladım herkes şaşkına dönmüştü. Ne yapacağımızı bilmiyorduk. Okul açılacaktı ama ben gidemezdim çünkü koranaydım ve arkadaşlarıma da bulaştıramazdım. Bu riski göze alamazdım bu süreçte ailecek yeme içmemize çok dikkat etmeliydik. Günler geçtikçe iyileşiyorduk bir hafta geçince hiç bir şeyimiz kalmadı ama biz tedbirli olduk ve bir müddet kimselerle görüşmedik ve misafir kabul etmedik.
Hastalığı çocuklar hafif atlatıyor diyorlardı gerçekten de doğruymuş benim hastalığım da hafif geçti. Ama annemin ve babamın benim kadar hafif geçmemişti. Her ikisinin de ağrıları oluyordu ve bu durum beni çok üzüyordu, elimden geldiğince onlara destek ve yardımcı olmaya çalıştım. Onlara bir şey olsa ben ne yapardım ki... Neyse ki 10 gün sonunda karantinamız sona erecekti. Babam yine de emin olmak için karantinamız bitince de test yaptırmak istedi...
Karantinamızın bittiği günün ertesi gün sağlık ekipleri evimize tekrar geldiler ve hastalığı nasıl geçirdiğimiz hakkında sorular sordular, zaten karantinada olduğumuz süre içerisinde de sürekli arayarak durumumuz hakkında bilgi almışlardı gerçekten de çok ilgililerdi bu beni bir nebze olsa rahatlatmıştı. Test vermekten korkuyordum ama artık korkmuyorum çünkü canım yanmamıştı hiç. Test verdik ertesi günü testimizin sonuçları çıkacaktı.
Biz karantinamızın bitmesine rağmen dışarı çıkmıyorduk tedbiri elden bırakmamakta fayda vardı ne de olsa. Sabah ilk işim yine bilgisayarın başına geçip test sonuçlarına bakmak oldu. Yaşasınn!!! test sonucumuz negatife dönmüştü. Rahat bir nefes almıştık. Karantinaya girdiğimizden beri dışarı çıkmamıştım bir yandan heyecanlı bir yandan da korkuyordum artık daha dikkatli olacak ve maske mesafe temizlik kurallarına dikkat edecektim. hem okullar da yüz yüze eğitime başlamıştı artık. Çok uzun bir aradan sonra okulda yüz yüze eğitime başlayacaktım...
Negatif e döndüğümüze göre artık evimize dönebilir köyden ayrılabilirdik. Annem valizlerimizi hazırlamaya başlamıştı bile. Okulla başlayacağım için hem çok heyecanlıydım hem de köyden ayrılacağım için içimde de bir hüzün vardı.
Köyü ve buradaki arkadaşlarımı çok özleyecektim ama babam söz vermişti okullar tekrar kapanırsa uzaktan eğitimime köyden devam edecektim.
Sabah oldu artık ayrılık vakti gelmişti...
Tüm arkadaşlarımla vedalaştım. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Onlarla bir sürü güzel anım olmuştu. Artık gitme vaktiydi. Arabaya binmeden önce son kez vedalaştık ve yola çıktık.1-2 saat sonra eve varmıştık. Evi ne kadar özlediğimi fark ettim. Aklıma okul geldi. Cidden okula mı gidecektim. O kadar uzun süre olmuştu ki. Arkadaşlarımı, öğretmenlerimi hepsini çok özlemiştim.
Akşam yemeğini yiyip erkenden uyudum. Tabi uyudum denilebilirse. Heyecandan yatakta dört döndüm.
En sonunda sabah olmuştu. Koşa koşa hazırlandım. Annem bu halimi görünce çok güldü. Haklı tabi, ilk kez okula böyle istekli gidiyordum. Sonra anne babamla vedalaşıp evden çıktım.
Okula doğru koşmaya başladım. En sonunda gelmiştim okuluma. Çok garip gelmişti. Hemen sınıfım doğru koştum. Arkadaşlarım beni görünce çok şaşırdılar. Hepsi beni gördüklerine sevinmişlerdi.
Tam sırama geçecekken sıramda yabancı birini gördüm. Sınıfa yeni gelmişti…
"Merhaba" diyerek önündeki sıraya oturdum. Yeni sınıf arkadaşımın adı Azra'ymış. Buraya Erzurum'dan taşınmışlar. Azra pek konuşkan değildi. Sınıfımıza yeni geldiği için yabancılık çekti galiba. Ben onu yalnız bırakmamaya çalıştım. Gün geçtikçe o da alışmaya başlamıştı sınıfımıza. Teneffüslerde birlikte oyunlar oynamaya başladık. Haftada iki gün okula geldiğimiz için sadece iki gün görebiliyordum onu. Okul haricinde de görüşemiyorduk zaten. Başta çok soğuk gelmişti ama zamanla çok sevmiştim Azra'yı.
Bir gün dersteyken öğretmenimiz "Pandemi ile hayatımızda neler değişti çocuklar?" diye sordu. Azra hemen parmak kaldırdı ve anlatmaya başladı...
Meğersem pandemide çok zor günler geçirmiş Azra babaannesini yakın zamanda kaybetmiş bu yüzden sınıfa ilk geldiğinde bu kadar sessizmiş.
Sınıfça hepimiz çok üzüldük Azra'ya ona bir sürpriz yapmak istedik ama bunu yapmak için bir büyüğün yardımına ihtiyacımız vardı. Öğretmenimiz de bu konudan bahsettik ve öğretmen ısrarsızca kabul etti. Sıra planlamadaydı ona hem güzel bir hediye hem de şık bir yer hazırlamalıydık. Ben hemen Akif'e danıştım çünkü o çok üretken bir çocuktu sorunumuzu hemencecik çözüverirdi.
Ve Akif bana şu cevabı verdi...
Tabi size yardımcı olurum aklımda çok güzel bir yer var orası pandemi yüzünden kapanmıştı çok geniş ve temiz akrabamızın dükkanıydı onlardan izin alabilirim. Ben ve arkadaşlarım çok heyecanlanmıştık. Teneffüs zili çaldı Azra'da sınıfta oturuyordu bu bizim için bir fırsattı. Biz ve öğretmenimiz bahçede aramızda mesafe olacak şekilde toplandık . Sürpriz hakkında konuşuyorduk. Her şey çok güzel ilerliyordu eve dönme zamanı gelmişti.
Arkadaşlarımla ve öğretmenimle vedalaştım. Eve geldim ve çok mutluydum sabırsızlıkla yarını bekliyorum . Anneme ve babama her şeyi anlattım sürpriz planımızı anlatıyordum ve planımız şöyleydi...
Ben ve arkadaşlarım okul çıkışında Azra'ya sosyal mesafeli 'Hoş geldin etkinliği' düzenleyeceğiz. Ben ve Akif bir saat öncesinden gidip pasta, börek, içecekler alıp Akif'in akrabasının mekanına götürecektik. Annem ve babam yaptığımız sürprizi Çok doğru bir davranış olduğunu söyledi. Sabaha kadar heyecandan uyuyamamıştım. Bu sürprizin asıl amacı...
Amacımız Azra'yı mutlu etmekti. Bizler de onun sayesinde eğlenecektik. Nihayet sabah olmuştu. Hemen planladığımız şekilde hazırlıklara başladık.
Herkes Akiflerin dükkanına gelmişti. İkramları Yedik, içtik. Azra çok mutlu olmuştu. Azra ya o kadar güzel bir hediye almıştık ki onu çok mutlu
edeceğimizi düşünüyorduk. Biz ona bir kedi aldık. Azra ya hediyesini verdiğimiz önce çok mutlu oldu ama sonra ise bunu kabul edemeyeceğini söyledi. Çünkü....
"Çünkü annemin kediye alerjisi var." dedi. "Kedileri çok sevsem de annemin alerjisi olduğu için bu hediyeyi kabul edemem. Ama yine de çok teşekkür ederim." dedi. Azra ve ben çok üzüldük. Benim aklıma bir anda müthiş bir fikir geldi bu kediyi sokağa atamayacağımıza göre ben bu kediyi sahiplenebilirim dedim. Ama bu kararımı annem ve
babama da söylemem gerekirdi. Hemen annem
ve babamın yanına koştum ve anne baba!! diye
bağırdım. Annem "ne oldu?" dedi.
Anneciğim Azra'nın annesinin

kediye alerjisi varmış o yüzden kediyi kabul etmedi. Bu kediyi sokağa atmayalım ne olur biz sahiplenelim dedim. Annem de "olur" dedi. Bu karara Azra da çok sevindi. Çünkü Azra bize her geldiğinde kediyi sevebilecekti. Sonra doğum hoş geldin partisi son hızla devam etti. Azra'ya bir hediye daha geldi ama bu diğer hediyelerden biraz daha tuhaftı hediye şuydu...
Süslü bir kutu ve o kutuyu açınca hoş geldin Azra diyen bir ayıcık vardı. Azra çok sevindi. Bana özel olması çok hoşuma gitti dedi ve çok teşekkür etti.


Diğer hediyeler de açıldıktan sonra çok güzel bir sürpriz daha vardı. O sürprizde pinyataydı. Azra'nın gözünü kapattık ve eline sopa verdik. Azra çok merak etti onu nereye götürdüğümüzü ama merak ettiğine değdi ve Azra'nın gözünü açıp pinyatayı gösterdik çok sevindi ve hemen pinyatayı patlatıp içindeki şekerleri, çikolataları yemek istedi. Daha sonra...
Bunu sadece kendi değil arkadaşları
ile paylaşmasının daha doğru olacağını



ve böylece daha keyif alacağını düşündü. Arkadaşlarımız ile beraber keyifli zaman geçirmek hepimize çok iyi gelmişti. Bir nebze de olsa pandemi döneminden uzaklaşmış eski günlerde ki gibi hissetmiştik kendimizi.
Öğretmenimiz de bu süreçte hep bizim yanımızda olmaya çalışıyordu ama gün geçmiyordu ki okulumuzdan pozitif öğrenciler olduğu haberleri gelmeye başlamıştı.
Herkesin içinde korkular çoğalmaya başlamıştı. Sağlık bakanlığı tedbir amaçlı herkese test yapılmasının doğru olacağını açıklamıştı. Okuldaki herkese test yapıldı. Sonuçların çıkması iki veya üç gün sürebileceğini söyledi doktorlar. Bu süreçte biz kafeden direk okula gittiğimiz için bize de test yapmışlardı. Ve okuldan kimsenin çıkmaması gerektiği söylendi. Kısacası okulumuz karantinaya alınmıştı. Öğretmenlerimiz bize bu süreçte ellerinden geldiği kadar yardım etmeye çalıştılar.
Sonuçlar beklediğimizden de hızlı çıkmıştı. Sadece bir gün okulda kalmıştık. Doktorlar okula geldiklerinde herkes pür dikkat onların sonuçları açıklamasını bekliyordu. Doktorlardan biri söze girdi...
"Aferin çocuklar, maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmişsiniz. Okulda sadece 3 arkadaşınız da coronaya rastlandı. " Dedi ve geriye kalanların evlerine gidip dinlenmelerini istedi. Hepimiz çok mutluyduk artık evimize gidebilecektik.
Okulda bir gün kaldığımızda şunu çok daha iyi anladım ki ailemizden ve sevdiklerimizden ayrı kalmamanın tek yolu kurallara uyup hastalığa yakalanmamak. Eve döndüğümde annem ve babam ile birlikte çok güzel vakit geçirdik onları gerçekten de çok özlemişim. Umarım bundan sonra bir daha hiç ayrı kalmayız.
Ayrı kaldığımız korona olan üç arkadaşımız için hepimiz meraklı ve endişeliydik ama. Aileleri ile sık sık görüşüyor, durumları hakkında bilgi alıyorduk. Kimisi ağır kimisi hafif atlatıyordu ve bu hastalığın maalesef şakası yoktu. Bu hastalıkla yüzleşirken, köydeki değirmenimizi de merak ediyordum. Faydalı ve geri dönüşüm ile böyle bir iş yaptığımızı hatırladıkça yüzümü tebessüm kaplıyordu.
Sonunda üç arkadaşımızın da artık iyileştiği haberini almak bizi çok mutlu etti. Artık hepimiz bu hastalığın ne kadar tehlikeli olduğunu ve hep tetikte olmamız gerektiğini çok daha iyi anlamıştık. Hepimizin hayali, maske takmak zorunda olmadığımız, okulumuza devam edebildiğimiz ve koşup oynayabildiğimiz o günlere tekrar kavuşabilmekti. Bu süreçte hayvan dostlarımın olması karantina günlerinde en büyük moral kaynağım oldu.
O sabah annemin "Hadi kızım uyanmalısın okul saatin yaklaşıyor." sesiyle uyandım.
-Anneciğim çok kötü bir rüya gördüm, çok korktum.
-Ne gördün kızım, anlatmak ister misin?
-Bir virüs tüm dünyaya yayılmıştı. Bir sürü insan hasta olmuş ve çok kişi ölmüştü. Biz aylarca evden çıkamadık anne! Çok kötüydü. İnanabiliyor musun kimse okula gidemiyordu.
-Korkma kızım sadece bir rüyaydı. Gerçek bile olsa, insanlar bireysel sorumluluklarını yerine getirdiği sürece her şeyin üstesinden gelinir.
Hadi bir an önce kahvaltını yap, okuluna geç kalacaksın...
KATKI SAĞLAYANLAR




- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $8.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $8.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!