Bir eTwinning hikayesidir...

28 NUMARALI MEKTEB TARANA KAZİMOVA
EBRU SANATI
Yaşlılarla sohbet etmeyi hep severim. Canım ninem sıcak sobanın yanında ballandıra ballandıra anlatır hatıralarını sonra da dalar giderdi uzaklara. “Biz gençken neler yapardık neler.. Kendi oyuncağımızı kendimiz üretirdik kızlar çeşit çeşit bez bebekler, erkekler odunları oyarak bir sürü oyuncak yapardı,patik dokurduk, kilim dokurduk, çeşit çeşit danteller, oyalar bazende fıkralar anlatırdık gülüşürdük arkadaşlarımızla,sesi güzel olan Aysun bize bir türkü söylerdi bazen ne güzel dinlenirdik ceviz ağacının dibinde. O asırlık ceviz ağacı nelere şahittir kına gecelerine, düğünlere, asker uğurlama yemeklerine… Sahi yemek dedim de güzel yemeklerde yapardık dolmalar, börekler,baklavalar...Bir kere hiç unutmam ablamın ojelerinde Ebru Sanatı bile yapmaya çalışmıştım ne kızmıştı ablam bana Hey gidi gençlik hey…”
62 NUMARALI MEKTEB-LİSEY
PARVİN AHMADOVA
MANGALA OYUNU
Ömerciğim hadi gel sana ata yadigarı bir oyun öğreteyim” dedi ninem. Adı “Mangala Oyunu’ymuş”.Herkesin altı kuyusu ve bir hazinesi olurmuş.Her kuyuda dört taş olurmuş.En çok taşı hazinesine taşıyan oyunun galibi olurmuş. Ah ninem ne güzelde anlatıyor.Evde Mangala olmadığı için kase ve fasulye ile oyunu oynadık. Ninem benim en iyi oyun arkadaşım.
24 NUMARALI TAM ORTA MEKTEB
AYGUN ISMAYILOVA
JİGSAWPLANET OYUNU
Öğretmenim babamın telefonuna bir link atmış. Açtım baktım beni bir yapboz oyununa yönlendirdi.Adı “Jigsawplanet’miş” Çok eğlenceli bir oyun kendi yapbozunu kendİn yapabiliyormuşsun.Ninem bana kaselerden fasulyeden mangala üretti,bende ona şimdi bu sürprizi hemen vermeliyim. Artık kendi yapbozumu kendim yapabilirim hemde istediğim parça da ayarlayabilirim. Bu harika...
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AYDIN DOĞAN ÖZEL İLKOKULU
ZÜLEYHA ŞAHİNLER
EBRU SANATI
Ninem, Öğretmen Okulundan mezun şeker mi şeker bir bayan! Birgün bana ebru sanatına başlamasının hikayesini anlattı.”İş bilgisi dersimiz olurdu. orada cilbentler yapımı ve kitap ciltlemeyi öğrenirdik.Bu iş için öğretmenimiz Ebru sanatını kullanırdı”.işte Ömer’ciğim,o zaman iç içe geçen renkler dünyamı zenginleştirmişti. Su üzerine serpilen boyaların ahengi çok ilgimi çekmişti.
------Gel bakalım Ömer , demek öğretmeniniz size ebru sanatını anlattı.Şimdi seninle birlikte bir ebru yapalım.
-------Getir bakalım tekneni,toprak boyaların hazır mı?
--------- Fırçalar en önemlisi,at kılıyla yapılır hepsi!
Ninem o gün muhteşem ebrularıyla beni kendine hayran bıraktı.
Yağmur Ateş
Şair Nedim İlkokulu 2/D Sınıfı
Mamak Ankara
NİNNİ
O gün bir türlü uyku tutmuyordu beni. Bir sağa bir sola dönüyor bir türlü uyuyamıyorum. Ninem halimi görünce gülerek geldi yanıma. “Dur sana bir ninni söyleyeyim de uyu hemencecik.” dedi. “Hemen uyunur mu? Ninni nedir nineciğim?” dedim. Bana:
---Annelerin bebeklerine duasıdır, şefkatle söylediği sözleridir. Anne bebeğiyle ninni söyleyerek konuşur. Anne duygularını, en güzel dileklerini anlatır ninnilerinde. Bak sana şimdi bir tane söyleyiverereyim :
Ninni ninni ninnice
Akşam baban gelince
Hani yavrum deyince
Seni önüne koyunca
Öpüp karnı doyunca
Ninni yavrum ninni
Ninni ninni hu ninni...
Nasıl da güzel uyuyakalmışım, güzel rüyalara dalmışım...
3 NUMARALI
MEKTEB
ZUMRUD AHADİ
WORDWALL OYUNU
Her günüm bir ayrı güzel geçiyor. Öğrenmek ne kadar güzel bir duygu. İnsan her yaşta öğrenebilir “Öğrenmenin yaşı yoktur” dememişler boş yere, öğrenilecek o kadar çok şey varki....
Bugün öğretmenimiz derste “Wordwall” adında bir oyun hazırlamış. Hem eğlendiriyor hem öğretiyor. Konusu da Kültürel Öğelerimiz çok severek oynadık arkadaşlarımla rengareng dönen bir çark,hareketli kartlar,açılan kutucuklar...daha neler neler hem oynadık hem öğrendik.
BEŞ EYLÜL İLKOKULU
ORHAN TÜNCER
GÜVENLİ İNTERNET GÜNÜ
Bugün annem yanına çağırdı beni.
-’’Gel Ömer’ ciğim,otur yanıma,sana anlatacaklarım var.’’dedi.
Ninem,çok tonton bir ihtiyardır benim.Annem;ninemin hikayelerindeki kahramandır.Oysa onun da ninesiyle çok güzel anıları varmış.Güzel duygular,güzel hikayeler hep böyle bana kadar ulaşmış.Annem dedi ki;’’Ömer’ ciğim,biz çocukken dünyamız böyle değildi.Ne bu kadar teknolojik alet vardı evlerimizde,ne de güvenmediğimiz komşularla yaşardık bahçelerimizde.Bayramlarımız,sevinçlerimiz hep ortaktı bizim.Evimizin büyük bir salonu vardı.Akşam oldu mu köyümüzün bütün komşu çocukları bizde toplanırdı.Benim ninem de bizlere çocukluğunu,güzel anılarını anlatırdı.İnsan insana güvenmeli yavrum derdi hep bize.Şimdi sizler büyüdünüz ,ne yazık ki;bu kadar güven dolu bir dünya kalmadı sizlere.Şimdi internetler var.
Sizlerin zamanını alan,vakit geçirdiğiniz sanal oyunlar var,taşa toprağa dokunmadan sizleri eğlendirmeye çalışan; Ömer’ ciğim, bu yüzden üzülüyorum senin nesline.Onun için yavrucuğum sana günlük süre veriyoruz ve iyi niyetli olmayıp size zarar vermek isteyen her sanal ortam,bilgi ve oyundan seni korumak için bu süreyi birlikte geçiriyoruz.Öğretmenin bizi güvenli internet günüyle ilgili bilgilendirdi.Sınıfça güvenli internet günüyle ilgili çalışmalarınızı serginizde keyifle inceledik ve gezme fırsatı bulduk.Benim güzel yavrum sana söylediklerimi hiç bir zaman unutma.İnternettte hiç bir zaman bize bilgi vermeden her hangi bir bilgi paylaşma’’dedi.
SÜMEYYE TURAN POLİS AMCA İLKOKULU
İSTİKLAL MARŞI
Sabah uyandım,ninemin yanına gittim.Ninem uyanmış en güzel kıyafetlerini giymişti,şaşırdım.
-Nine,ne oldu,neden böyle hazırlandın?
-Ömerim,güzel torunum,bugün önemli bir gün.Gel,gel otur da anlatayım.
-Bugün 12 Mart İstiklal Marşı’nın TBMM’de kabulünün üzerinden tam 100 yıl geçti.Bugün ON KITA BİR VATAN,İLELEBET İSTİKLAL dediğimiz gün.
-Bu kutlu gün aynı zamanda Kazım Karabekir Paşa’nın kumandasındaki ordumuzun Türk vatanının şarktaki göz bebeği olan Şehri Erzurum’un zalimlerden kurtarıldığı gün.
Ninem anlattı,ben gururlandım.
Şanlı tarihimizin,şanlı gününde yüreğimde vatan aşkı,elimde bayrak,aklımda ise bugünü en güzel şekilde kutlamak...
ESER BUÇGÜN
ŞAİR NEDİM İLKOKULU
NASRETTİN HOCA
Bir akşam oturmuş karikatürler okuyor ve gülüyordum sesli sesli. Ninem benim bu şen halimden çok memnun kalmış bir şekilde yanıma geldi. Benim neye çok güldüğümü merak ettiğini söyledi. Ben de okuduğum karikatürleri gösterdim ve “İnsanlar ne güzel çizimler yapıyorlar hem güldürüyorlar hem düşündürüyorlar.” dedim. Bunun üzerine ninem düşündürerek eğlendiren kişileri seviyorsan eminim Nasreddin Hoca’yı duymuşsundur.” dedi. Nasreddin Hoca’yı duymuştum öğretmenimden ama pek hatırlayamadım anlatılan fıkrayı. Nineme benim hatırlayamadığımı kaçamak cevaplarımdan anlamıştı ve hemen beni yanına oturtup başladı Nasreddin Hoca fıkraları anlatmaya. Nasreddin Hoca’nın pratik cevapları beni çok etkilemişti. Hiç o kadar güldüğümü hatırlamıyorum.Şimdi ilk işim Nasreddin Hoca fıkralarının olduğu bir kitap almak.Ninem bir çoğunu biliyor ama o da artık hatırlamakta zorlanıyor. Nineme beni Nasreddin Hoca ile tanıştırdığı için çok teşekkür ediyorum. Kim bilir daha bilmediğim nice karakterler var geçmişimizde...
SAİME BAŞKONUŞ
KIVANÇ SARLICALI İLKOKULU
ÇANAKKALE ZAFERİ
Öğretmenimizin bana verdiği şiiri ezberlerken dedem yanıma gelip ne okuyorsun ?diye sordu.
_Dedeciğim 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili şiirimi ezberliyorum dedim.Kardeşim Çanakkale Zaferi nedir dedeciğim? diye sordu. Dedem gözleri dolarak bizi yanına çağırdı.
_Eskiden devletimizin adı Osmanlı Devleti idi.O zaman Osmanlı Devleti çok büyük bir savaş olan 1.Dünya Savaşı’ na katıldı.İşte bu savaşın en önemli cephesi Çanakkale cephesiydi.Çünkü düşmanlar buradan geçerek o zamanın başkenti İstanbul ‘u ele geçirmek ve vatanımızı işgal etmek istiyorlardı.Düşman gemileri 18 Mart sabahı Çanakkale Boğazı’nı bombalamaya başlamıştı.Askerimizin üstün zekası sayesinde bir gece önce Nusret Mayın Gemisi ile denize döşedikleri mayınlar patlayarak düşman gemilerini batırmış ve düşmanlar korkudan geri çekilmek zorunda kalmışlardı.Daha sonra vatanımızı ele geçirmek isteyen düşmanlar çok sayıda askerle birlikte karadan vatanımıza saldırmışlardı.
Ama bizim yaşlımız ,gencimiz,kadınımız ,çocuğumuz buna izin vermemek için çok zor şartlar altında açlık ve sefalet içinde bu cephede savaşmışlardır.O yıllarda birçok lise mezun verememiştir çünkü öğrencileri savaşta şehit olmuşlardı..Bu öyle şiddetli bir savaş ki çocuklar; vatanı uğruna Seyit Onbaşı 275 kilogramlık topu sırtında taşımıştır.Metrekareye 6 bin mermi düşmüş, mermiler havada çarpışmıştı.Vatanımızı kurtarmak için yaklaşık 300.000 askerimiz şehit olmuştur.Bu zor şartlarda Mustafa Kemal Atatürk ün önderliğinde Türk milletimiz vatan ve millet sevgisiyle gösterdikleri kahramanlıklarla bir destan yazmıştır.Düşmanı yurdumuzdan kovmuş bu yüzden tarihe ÇANAKKALE GEÇİLMEZyazdırmıştır.Dedem anlatırken göz yaşları yanaklarından süzülüyordu.
Kardeşim ve ben dedeme sarılarak.Bizde vatanımızı ve milletimizi çok seveceğimizi gelecekte yurdumuzun kalkınması için ne gerekiyorsa yapacağımızı söyledik.Ben hemen kalkıp şiirimi en güzel şekilde ezberledim.18 Mart günü düzenlediğimiz törende kahramanlarımızı minnetle andık .Onları hiçbir zaman unutmayacağız.
YAĞMUR KELKİTLİ MURATBAĞI İLKOKULU
BEŞ TAŞ OYUNU
Pencereye vuran yağmur damlalarını izlerken ninemin sesiyle irkildim.
-Ne yapıyorsun evladım , dalmış gitmişsin yine bir yerlere ?
-Sorma nineciğim.Arkadaşlarımı,okulumu,oynadığımız oyunları çok özledim, ne kadar güzel vakit geçirdiğimizi düşünüyordum.
Ninem söylediklerim karşısında epey hüzünlendi.Daha sonra aklına müthiş bir fikir gelmiş gibi oturduğu yerden ah,vah ederek kalktı.Ne olduğunu anlayamamıştım.Birden dış kapıya doğru yönelip, çarıklarını ayağına geçirdi ve dışarı çıktı.Neyse ki yağmur dinmişti.Bende ninemi pencereden izlemeye devam ettim.O sırada yere doğru eğilip taş toplamaya başlamıştı.Acaba ninem ne yapacaktı da taş topluyordu diye düşünmeye başladım.Ben düşünmeye devam ederken ninem içeri girmişti bile.
-Evet gel bakalım şöyle yanıma güzel torunum.Senin canının sıkkın olduğunu görünce benimde aklıma bizim küçükken oynadığımız bir oyun geldi.Şimdi ben sana onu öğreteceğim ve beraber oynayacağız.Okul açılınca arkadaşlarınla güzel vakit geçireceğin bir oyun öğrenmiş olursun.
Elinde ki beş taş ile oyunu anlattı ve oynamaya başladık.Ne kadar da eğlenceli bir oyundu bu beş taş.Biz oynamaya devam ederken ninemin gözlerinden yaşlar süzüldü.
-Ahh ne de çok oynardık beş taş oyununu.Bir zaman tüm eğlencemiz beş taş oyunu olmuştu.
Bu güzel anı yaşadığım için çok mutluydum.Hem ninemle ortak bir anımız oldu hemde ninemin çocukluğundan kalma bu eğlenceli oyunu arkadaşlarıma öğretip oynayacaktım.
Canım ninem, beş taş oyununu öğrettiğin için sana çok teşekkür ederim.Bu oyunu her oynadığımda aklımda sen olacaksın.
HIDIR İLKOKULU ZEYNEP ÖZTÜRK
KAHOOT OYUNU
Sosyal bilgiler dersinde geleneksel çocuk oyunlarımızı işledikten sonra öğretmenimiz bir sonraki ders öğrendiklerimizle ilgili bir yarışma yapacağımızı söyledi. Tüm sınıf arkadaşlarım yarışma yapacağımızı duyunca çok heyecanlandılar.Hatta bazı arkadaşlarım çığlık bile attı. Teneffüste nasıl bir yarışma olacağına dair fikirlerde bulunduk. yarışma için takım arkadaşları bile bulmaya çalıştık. Derse geçtiğimizde öğretmenimiz tabletlerimizi çıkarmamızı istedi. Hepimiz şaşkın bir şekilde öğretmenimize ne yapacağımızı sorduk. Öğretmenimiz:
- “Sizinle Kahoot adlı bir uygulama sayesinde yarışma yapacağız. Kahoot, öğretici oyunlar oynayabileceğiniz bir uygulamadır.”dedi.
Tüm sınıfın hala nasıl bir yarışma olacağına dair kafalarında soru işaretleri vardı.Öğretmenimizin yönergeleri sayesinde yarışmaya başladık. Bu yarışmada hem bilgimizi hem hızımızı kullandık.Çünkü hızlı olan daha çok puan alıyordu.Yarışma boyunca çok eğlendik.Son soruyu çözdükten sonra birinci olan arkadaşımız belli oldu.
Hep birlikte onu alkışladıktan sonra sınıftaki arkadaşlarımla
- “Bir daha oynayalım!” dedik.
Öğretmenimiz:
- “Çocuklar dersimiz maalesef bitti. Ama Kahoot uygulamasını artık sizinle sık sık kullanacağız.” dedi.
Bunu duyunca çok mutlu olduk ve teneffüste bir sonraki yarışma için konuştuk..
NİHAL CÖMERT
ANKARA /MAMAK ŞAİR NEDİM İLKOKULU
SUDOKU OYUNU
Ömer öğretmeninin okulda sınıfa dağıttığı o eğlenceli bulmaca etkinlik kağıdını eline aldı.En sevdiği bulmaca duruyordu karşısında.Sudoku.Heyecanlı bir şekilde çözmeye başladı.Ortam o kadar sessizdi ki ninesinin onu meraklı gözlerle izlediğini anlamadı bile.Başını kaldırdığında ninesinin yanı başında olduğunu farketti.Ninesi tam bu nedir diye soracak oldu ama Ömer ondan önce davrandı.Ninesine sudokunu tanıtmaya başladı.
“Nineciğim sudoku son dönemin en gözde bulmacalarından biri. Gazetelerde, dergilerde sıkça karşımıza çıkan sudoku Japonya'da popüler olan bir bulmaca türüdür. Sudoku rakamlarla oynanır ve matematikle doğrudan bir ilgisi yoktur. Yani sudoku çözerken toplama ya da çarpma gibi bilgilere gerek duymayız. Soldan sağa ve yukarıdan aşağıya 9 kareden oluşan oyun kendi içinde de yine 9'ar karelik bölümlere ayrılmıştır. Bu karelerin içerisine 1'den 9'a kadar rakamlar yerleştirmeniz gerekmektedir. Harfler yerine rakamlar kullanılır.
Sudokunun zorluk derecesine göre ipuçları verilir. Her 9 karelik bölümde aynı rakamdan sadece bir adet bulunabilir.
Sudoku uzmanları oyunun ancak mantık yürüterek oynanacağını, bu yüzden de zeka gücünü önemli miktarda artırdığını belirtmektedir. Her bir rakam, tek bir satır ve tek bir sütunda sadece bir defa kullanılabilmektedir. Hiçbir rakam sudokuda tekrarlanamaz ve eksik bırakılamaz. Bir sudoku bulmacanın çözümü zorluk derecesine göre en az 20 dakika ile en çok 2 saat arasında değişebilmektedir.Ama öğretmenimiz bize biraz daha kolay olsun diye 4*4 şeklinde olanını dağıttı.Birlikte çözelim mi ?” diye sordu Ömer.
Ninesine çok ilginç gelmişti Sudoku bulmacası.Çözmeye başladılar birlikte ve çok keyif aldılar .
SUDOKU
HÜLYA METE ATİK
ABDURRAHMAN GAZİ İLKOKULU
RAMAZAN BAYRAMI
Okuldan eve karnım zil çalarak geldim.Nineciğim elinde patik dokuyordu -oğlum az kaldı kış kapıda hazırlık yapmak lazım diyor.Nineciğim ezana kaç saat kaldı karnım zil çalıyor demeye kalmadı bir davulcu kapıya dayandı
“Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim ağalarım
Ramazanınız mübarek ola”
diye bir mani söyledi. Ne güzelde hem davulunu çaldı hem söyledi. Ramazan davulcusuna ninem bir şeyler verdi sonra iftar hazırlıkları başladı.
En sevdiğim yemeği yapmış buraların en meşhur yemeğidir. Yemeğimizi birlikte yedik. Ellerine sağlık nineciğim çok güzel olmuş.Ninemin ağzı dualıdır bana bol bol dua etti. Artık ölsemde sırtım yere gelmez.

SƏSLƏNDİREN: ƏHMƏDOVA PƏRVİN
BAKI ŞƏHƏRİ 62№Lİ MƏKTƏB-LİSEY
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $17.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $17.39+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!