
1. BÖLÜM
Semra DAĞ
Ağaçların yeşillendiği, çiçeklerin tomurcuklarını açtığı, tüm canlıların cıvıldamaya başladığı bir ilkbahar günüydü. Şırıl şırıl akan bir derenin kenarında, yaşlı bir meşe ağacının kovuğundaki yuvasında yaşıyordu Mosi.
Gökyüzü pırıl pırıl parlayıp, çiçekler mis gibi kokarken, ormandaki kelebekler, tırtıllar, uğur böcekleri ve kuşlar uyanmış; oyunlar oynuyorlar. Kovuğundan dışarı çıktı. O kim miydi? Aaa evet Mosi’yi tanıtmadım size! Mosi ! Kahverengi uzun gür kuyruklu, şirin mi şirin bir sincaptır. Bütün gün fındık ve ceviz kemirir. Dişleri de çok kuvvetlidir onun. Diğer sincap arkadaşlarıyla dolaşmayı, oynamayı, ağaçtan ağaca zıplamayı çok sever.
Biliyor musunuz ? Mosi, kelebeklere ve kuşlara her zaman çok imreniyor. Çünkü kanatları çok güzel ve uçabiliyorlar. “Keşke benim de kanatlarım olsa ve uçabilsem. Gökyüzünde özgürce uçmayı ve istediğim yere konmayı çok isterim. Hem belki gökyüzünde yeni arkadaşlarım da olur. Ayrıca ormanın, ağaçların, derenin ve arkadaşlarımın gökyüzünden nasıl göründüklerini de çok merak ediyorum.” diye düşüncelere dalar.
Karnı acıkınca; “ Acaba ne yesem? En iyisi kahvaltıda meşe palamudu yiyeyim ben.” dedi. Mis gibi kahvaltısını yaparken gökyüzüne baktı ve serçelerin sevinçli bir şekilde uçtuklarını gördü. Birden kahvaltıyı bırakıp serçeleri uzun uzun seyretmeye başladı. “Keşke ben de kuşlar gibi uçabilseydim. Gökyüzünde uçup bulutlara dokunabilseydim.” diye düşündü.
2. BÖLÜM
Özlem YILMAZ ÇAĞIRMAN



Serçeleri seyrederken kanatlarının aynı olduğunu gördü. “Aa bizim Rozi’ nin kanatları hiç böyle değil ki ! arkadaşım Rozi’ nin mavi sarı süslü tüyleri olan kanatları vardır. Turuncu gagası vardır. Rozi uçmayı öğrenirken çok fazla düşüp kalktığı için çok güçlüdür. O bana uçmayı kesin öğretir. En iyisi ben bir Rozi’ nin yanına gideyim.” dedi.

Serçeleri seyrederken kanatlarının aynı olduğunu gördü "Aa bizim Rozi nin kanatları hiç böyle değil ki arkadaşım Rozi nin mavi sarı süslü tüyleri olan kanatları vardır.Turuncu gagası vardır.Rozi uçmayı öğrenirken çok fazla düşüp kalktığı için çok güçlüdür.O bana uçmayı kesin öğretir.En iyisi ben Rozinin yanına gideyim."dedi.











Yuvasından çıkıp dallardan zıplarken komşusu olan başka bir sincap Loli ona seslendi:
- Heyy Mosi ! Nereye gidiyorsun?
-Ben uçmayı öğreneceğim.! Rozi’ ye gidiyorum.dedi.
Dallardan zıplarken uğur böcekleri, kelebekler, tırtıllar ve kuşların yanından geçti. Onları görünce daha çok heyecanlandı. Rozi’nin evine çok yaklaştı ve işte vardı Rozi’ nin evine…


Rozi’ nin yuvası bembeyaz çiçeklerin açtığı mis gibi kokan bir ağacın tepesindeydi. Yemyeşil yaprakların arasında, kocaman, kurumuş dallardan çok güzel bir yuvası vardı. Yuvasının yanında ağaç dallarından yaptığı oyun alanı çok güzel görünüyordu. Çünkü Rozi eğlenmeyi, oyun oynamayı, şakalaşmayı çok seven çalışkan ve zeki bir kuştur.
- Heyy Roziii! Neredesin ben geldim. Dedi. Ve aniden Rozi büyük ve geniş yaprakların arasından çıkıp onu korkuttu. Rozi gerçekten de şakacı bir kuştur.
-Merhaba, canım arkadaşım Mosi! Hoş geldin. Uzun zamandır seni görmemiştim. Çok da özlemişim. Seni buraya getiren sebep nedir dostum?
-Rozi senden yardım istemeye geldim. Bana uçmayı öğretir misin? dedi.
3. BÖLÜM
Pelin TUNÇTAN
Rozi uzun uzun düşündü.Mosi daha önce birçok kez bu konuda kendisinden yardım istemişti.Ama bir çözüm bulamamıştı.Rozi Mosi'yi de alarak yuvasından aşağı indi.Birlikte ormanda yürüyüşe çıktılar.Tam derenin oradan geçerken arkadaşları uğur böceği ve kelebeği gördüler.
Rozi Mosi'ye
bir öneride bulundu.
Dostum senin bu isteğini
arkadaşlarımızla
paylaşırsak belki birlikte
çözüm bulabiliriz.

Fakat Mosi uçamazsa kimsenin kendisiyle dalga geçmesini istemiyordu.Ondan düşünmek için izin istedi.Rozi'nin yanından ayrılıp eve gitti. Annesi ve babası Mosi'yi merak etmişti.Mosi geç kaldığı için özür diledi.Birlikte yemek yediler.Mosi uçma düşüncesini annesi ve babasıyla paylaştı. İkisi de çok şaşırdı.Ağaçların en üst dakına kadar çıkmak Mosi'ye yetmiyor demek ki, diye düşündüler. Ama üzerinde de durmadılar.Mosi uyumak istediğini söyledi ve odasına geçti.

Sabah uy Sabah uyanır uyanmaz Rozi'nin yanına gitti.Yuvasına çıkıp seslendi.Rozi arkadaşlarımla bu düşüncemi paylaşmayı kabul ediyorum.Hadi hemen gidelim onlara da anlatalım. Mosi vakit kaybetmek istemiyordu.Rozi ile Mosi arkadaşlarını bulmak için yola çıktılar.Değirmenin yanında onları gördüler.Bilge uğur böceği ile bilge kelebeğin yanlarına gittiklerinde arkadaşları onları bu kadar erken saatte gördükleri için çok şaşırdılar.


Biraz sohbet ettikten sonra Rozi Mosi'nin isteğini arkadaşlarına anlattı. İlk başta bu duruma çok şaşırdılar hatta imkansız olduğunu düşündüler. Sonra Mosi'nin üzgün olduğunu görüp ona yardım etmeye karar verdiler.Bilge arkadaşlar biraz düşündükten sonra bilge kelebek:
--- Tüm kuşlara, uğur böceklerine, kelebeklere haber verin bugün öğleden sonra ormandaki çınar ağacının orda buluşacağız dedi.

4. BÖLÜM
Feriha SAYDAM
F

Öğleden sonra bilge kelebeğin davetiyle bütün kuşlar, uğur böcekleri ve kelebekler çınar ağacının altında toplandılar. Sorunun ne olduğunu ve neden toplandıklarını birbirlerine soruyorlardı. Nasıl olsa bilge kelebek açıklar diye düşündüler. Sadece geveze serçe Simo ile kelebek Benekli sabredemeyip, kendi aralarında konuşmaya başladılar. Acaba ormanda ters giden bir şey mi vardı, yoksa müjdeli bir haber mi paylaşılacaktı. Diğerleri gelmeyenleri beklerken onlar konuşmayı sürdürüyordu. Benekli :
--- Ben bütün ormanı karış karış, gece gündüz gezdim. Hiç yanlış veya farklı bir şey görmedim dedi. Simo :
--- Ben de bütün hayvanlarla sohbet ettim. Farklı bir olaydan söz etmediler. Yoksa bir misafir mi bekliyoruz. Ne güzel, benimle konuşabilecek arkadaşlarım çoğalır dedi.
Benekli ile Simo’nun kendi aralarında konuşmalarına kulak misafiri olan bilge kelebek :




--- Lütfen susun ! Çok önemli bir konu için burada toplandık. Beyin fırtınası yaparak yardıma ihtiyaç duyan bir arkadaşımıza nasıl yardım edebileceğimizi belirleyeceğiz, dedi.
Sorunun ne olduğunu öğrenmek isteyenler yardım olduğunu duyunca şaşırdılar. Bu kez kimin yardıma İhtiyacı olduğunu tahmin etmeye çalışıyorlardı. Herkes yorum
yapıyor, her kafadan bir ses çıkıyordu.
Kimi ormandaki birinin yuvasına mı
bir şey olduğunu, bir başkası
hasta olan birinin mi bulunduğunu
düşünürken bilge uğur böceği
söz aldı.






--- Kardeşimiz Mosi’nin çok önemli bir hayali var. Belki daha önce de bu hayalini gerçekleştirmek istedi, ama olmadı. Belki biz Mosi’ye yardımcı olabiliriz. Sizlerden düşüncelerinizi söylemenizi istiyorum. “Birlikten kuvvet doğar “ diyorlarmış insanlar. Biz de bunu deneyebiliriz dedi.
Orada bulunan hayvanlar Mosi’nin hayalinin uçmak olduğunu öğrenince; kimi kahkahalarla güldü, kimi kanatsız nasıl uçacak ki dedi, kimi de mümkün değil, Mosi aklını kaçırmış olmalı diye Mosi’yi küçümsedi.

Benekli söz aldı ve :
--- Ben de şu kısacık ömrümde daha çok gezmeyi, daha çok şey öğrenmeyi hayal ediyorum. Hayaller olmasaydı dünya böyle değil, çok eski zamanlardaki gibi olurdu. Buluşlar da, keşifler de olmazdı. Mosi’nin de hayalini gerçekleştirmesi için bir yol bulmalıyız dedi.
--- İmkansız bir şey bu, diye konuştu kötümser uğur böceği. Kanatları yok ki onun.
--- Eminim bulacağız dedi gezgin Simo. Ben herkese ulaşır, onlarla konuşur , fikirlerini sorarım .
--- Evet ben de bir çözüm bulacağımızdan eminim dedi bilge kelebek.
O zaman herkes Mosi’nin uçması için bir yol düşünsün.
Haftaya aynı gün ve saatte yine burada
buluşup konuyu tartışalım ve kararımızı verelim.





5. BÖLÜM
Sevim ARTANTAŞ
Aradan bir hafta geçti. Yine tüm hayvanlar, Mosi, Rozi, Benekli , Geveze Simo,Bilge Kelebek , Bilge Uğur Böceği ve kuşlar aynı saaatte ve aynı ağacın altında buluştular. Mosi çok heyecanlı ve neşeliydi. Arkadaşları ona yardım etmeyi çok istiyordu. Mosi’nin uçması için bir yol bulmuşa benziyorlardı.
Rozi, Mosi’ye dönerek:

Benekli söz aldı:
Kuşlar :
-Kanadı nasıl yapıcaz?
Benekli:
-Kanadını yapraklardan yapalım. Bunun için bize sarmaşık dalları, ormandaki en dayanıklı ve geniş olan ağacın yaprakları, çubuk ve ip lazım.
Sonra iki kanadı birbirine bağlamak için sarmaşık ağacının dallarını kullandılar ve kanadın ortasına kanat çırpması için bir de çubuk koydular. Sarmaşığı çubuğun üstünden ve altından geçirip iyice sağlamlaştırdılar. Ve işte kanat hazırdı. Geriye kanadı Mosi’ye takmak ve uçup uçmayacağını görmek kalmıştı.
Rozi:
-Aaa çok güzel düşünmüşsün! Ben bu fikre bayıldım.
Mosi:
-Teşekkür ederim arkadaşlar. Benim hayalim için bu kadar uğraşmanız beni çok mutlu etti.
Benekli:
-Hadi arkadaşlar işe koyulalım. Yaprakları, sarmaşık dallarını, çubuk ve ipleri alıp gelin hemen.
Tüm malzemeler toplandı ve kanat yapma hazırlıkları başladı. Mosi’nin beline ve kollarına göre ölçü alındı. Yaprağı bizzat Mosi kemirerek bedenine göre ayarladı.
Mosi, ağacın en yüksek tepesine çıktı. Rozi, Mosi’ye kanatlarını takmasında
yardımcı oldu. Kanadı iple Mosi'nin beline ve her iki koluna geçirip düğüm attı. Diğer hayvanlar heyecanla, aşağıda, Mosi’nin uçmasını bekledi.
6. BÖLÜM
Zeliha KAYGISIZ
Mosi de çok heyecanlıydı. Mosi tepeden aşağıya bir baktı. Bütün arkadaşlarını aşağıda gördü. Arkadaşları ona bakıyorlardı. Kanatlarını açtı, hareket ettirdi ama uçamadı.
Kanatlarına baktı, sanırım eksik bir parça vardı. Mosi ve arkadaşları çok üzüldüler ve Mosi’nin yanına gidip onu teselli etmeye çalıştılar.
Rozi:
-Üzülme arkadaşım tekrar deneriz. bir gün uçacaksın ve çok mutlu olacaksın. Çünkü biz senin hep yanındayız. Pes etmek yok. Hayallerimizin peşinden gitmeliyiz ve moralimizi bozmamalıyız.
Kanat yaparken nerede yanlış yaptıklarını merak ettiler. Rozi Bilge Kelebek'e sordu:
-Kanatlar çok güzel ama nerede eksiklik var?
Bilge Kelebek :
-Acaba farklı malzemeler mi kullanmalıyız kanat yaparken? dedi.
Tüm hayvanlar bu konuda düşünmeye başladılar. Kuşlar:
-Eğer sorun kanatlardaki tüylerin olmaması ise biz tüylerimizden birer
tane verebiliriz.
Uğur Böceği Benekli:
Mosi’yi taşımadı herhalde o yüzden kanatları daha kalın yapalım, dedi.
Tüm hayvanlar çeşitli önerilerde bulundular. Bir çok kanat hazırlayıp,ardından uçma denemeleri yaptılar. Yine başarısız oldu Mosi. Mosi gittikçe umutsuz olmaya başladı. Rozi de, Mosi’nin bu umutsuzluğunu görünce kendisinin nasıl uçtuğunu anlamak için daha çok düşünmeye başladı.
Kendisi nasıl uçuyordu?
Eksik ya da yanlış olan neydi acaba?
Başka nereden yardım almalıydı?
7.BÖLÜM
Gülçeray OĞUZ
Rozi uzun süre düşündükten sonra kendisindeki farkı buldu. Bu farklar kendisinin hafif Mosi’nin ise ağır olması, bir diğeri ise kanatlarının kendisini taşıyabilecek kadar kuvvetli olması, kanatlarını da daha hızlı çırpabilmesi olabilirdi.
Rozi, Bilge Kelebeğe giderek “uçma” hakkında araştırma yapmak istediğini ve bunu nasıl yapabileceğini sorar. Bilge Kelebek’te kendi kütüphanesini kullanabileceğini söyler. Rozi, Mosi’ye faydalı olabileceği için çok sevinir.
Rozi uzun süre kitapları araştırır ve uçma ile ilgili birçok şey öğrenir. Bunlardan bir kısmını denemeye karar verir. Rozi, düşündüklerini Bilge Kelebek ile paylaşır ve hangisini, nasıl, ne şekilde yapabileceklerini uzun süre tartışırlar. Bu tartışmaların sonunda uçurtmanın işe yarayabileceğini düşündüler. Fikirlerini orman halkıyla paylaşmak ve iş bölümü yapmak için meşe ağacının altında toplanmaya karar verdiler.
Rozi ormanı dolaşarak herkese meşe ağacının altında toplanmaları gerektiğini haber verdi. Mosi heyecanla, Rozi ve Bilge Kelebek’in bulduğu çözümü merakla dinledi. Orman halkı gerekli malzemeleri getirdi.
Uçurtmanın nasıl yapıldığını bilen Geveze Serçe Simo ile inşaatçı Kunduz Cimo işe giriştiler ve kısa sürede uçurtmayı tamamladılar. Cimo kahverengi parlak kürke sahip ve inşaat konusunda deneyimli bir kunduzdu.
Uzun çalışmalar sonucunda uçurtmanın tamamlandığını öğrenen Rozi arkadaşı adına sevindi ve arkadaşının hayallerini gerçekleştirebileceği için heyecanlıydı.
Rozi uçurtmayı arkadaşına göstermeden önce - Mosi’nin hayal kırıklığına uğramaması için - Geveze Serçe Simo ve Kunduz Cimo ile uçurtmanın uçup uçmadığını denediler. Vakit geç olduğu için Mosi’ye ertesi gün göstermeye karar verdiler.
Geveze Serçe Simo ve Rozi sabah heyecanla Kunduz Cimo’nun yanına gittiler. Cimo’nun üzgün olduğunu gördüler.
Geveze Serçe Simo:
Kunduz Üst:
8. BÖLÜM
Nigar GÜLER
Uçurtmanın bıraktıkları yerde olmaması hepsini çok şaşırtmıştı. Ne yapacaklarını bilemeden birbirlerine bakakaldılar. Rozi düşünceli bir şekilde yanlarından ayrılıp gökyüzüne doğru süzüldü. Geveze Simo:
—En son nereye bırakmıştın uçurtmayı?
Kuzgun Cimo:
—Tam buraya ağacın dalına bağlamıştım.
Geveze Simo:
Hemen Bilge Kelebek'e gidip
olanları anlatmalıyız. O bize
ne yapmamız gerektiğini söyler.
Bilge Kelebek ormanda gezinmekteydi.
Telaşlı telaşlı gelen arkadaşlarını görünce bir sorun olduğunu anladı. Onlar da zaten bir çırpıda anlatıverdiler. Bilge Kelebek:
—Vakit kaybetmeden aramaya başlamalıyız. Herkese haber verin. Toplanalım.

Tüm hayvanlar çınar ağacının altında toplandı. Kimsenin ne olduğundan haberi yoktu. Mosi de merak içinde Bilge Kelebek'in ağzından çıkacak sözleri bekliyordu.
Bilge Kelebek:
—Arkadaşlarımızın yaptığı uçurtma ne yazık ki kayboldu. Nerede olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ormanda dağılıp arayacağız.
Orman geniş çalılıkların olduğu,
dev ağaçların neredeyse gökyüzüne kadar
uzandığı, rengarenk çiçekler ve sayısız
hayvanın yaşadığı çok büyük bir yerdi.
Küçücük bir uçurtmayı bulmak zor
olacaktı. Yine de canla başla arıyordu
herkes. Birden Mosi'nin sesi duyuldu:
—Rozi yok. Farkında mısınız yok,
gören oldu mu?

Mosi dehşete kapıldı. Uçma hayaline o kadar kaptırmıştı ki kendisini. Arkadaşının yokluğunu fark etmemişti bile. 'Ben ne yapıyorum böyle?' diye düşündü Mosi.
—En yakın arkadaşım kayboldu. Lütfen her şeyi bırakıp onu arayalım. Ondan daha önemli hiçbir şey olamaz, dedi Mosi ve gözden kayboldu.
Tüm hayvanlar saatlerce her yerde Rozi'yi aradılar.
Kimisi onu avcıların kaçırdığını söylüyordu,
kimisi ise tuzağa düşürülmüş olabileceğini...
Hava kararınca çınar ağacının altında toplandılar.
Herkes umutsuzca birbirlerine bakıyordu.
Kimse bir iz bulamamıştı. Mosi öylesine üzgündü ki ağlamamak için zor tutuyordu kendini.


Mosi:
—Çok üzgünüm. Arkadaşım benim yüzümden kayboldu. Keşke zamanı geri alma şansım olsaydı. Hiçbir hayal seni gerçek bir dosttan daha önemli olamaz.
Mosi'nin sözleriyle birlikte herkes ağlamaya, bir yandan da birbirini teselli etmeye başlamıştı ki yukarılardan bir ses duyuldu:
—Heeey ben geldim! Bakın ne buldum? Bu yaramaz gökyüzünde süzülüyordu bizden habersiz. Küçücük güzel gagasında taşıdığı uçurtmayla sevinçle ve de gururla gülümsüyordu Rozi.
—Ne bekliyoruz? Hadi başlayalım.
9. BÖLÜM
Esra İLKAY


Mosi:
__ Canım arkadaşım sen nerelerdeydin? Seni çok merak ettik,
her yerde aradık. Gelmezsin diye çok korktuk.
Rozi:
__ Uçurtmayı bulmak için bulutlara kadar yükseldim ve bulunduğu yeri görüp
peşine takıldım. Çok uzaklara kadar takip ettim. Uçurtma rüzgarın dinmesiyle göle
düştü. Ben de uçurtmayı alırken kanatlarım ıslandı. Islak uçamayacağım için
kanatlarımın kurumasını beklemek zorunda kaldım. Bu sürede olanları anlatmaya kalkışsam
çok zamanımızı alır. Hadi vakit kaybetmeden uçurtmayla uçmayı denemelisin Mosi.
Mosi ve Rozi büyük bir heyecanla uçurtmayı alıp çınar ağacının tepesine çıktı. Diğer
arkadaşları onları desteklemek için “Mosi!Mosi!” diye bağırıyorlardı. Rozi uçurtmanın
alt kısmına yaptıkları kollukları Mosi’ye taktı. Mosi yine olmayacak diye çok endişelendi.
Kanatlarına bakıp “Umarım bu sefer olur” diyerek kendini bıraktı. Hepsi gördükleri
karşısında şaşkınlık içinde kaldı. Çünkü Mosi hayallerine ulaşmıştı. Artık uçuyordu.
Alkışlardan orman çalkalanıyordu.

Mosi uçarken anne ve babasının aşağıda onu izlediğini ve onların çok mutlu olduğunu gördü.. Mosi ‘nin mutluluğu artarak devam ediyordu. Yükseklere çıktı, manzaraları izledi uçtu, uçtu ,uçtu...



Sonra arkadaşları,anne ve babasının yanına indi. Gözleri mutluluktan dolu dolu olmuştu.
Hayallerini anlattığından beri ona destek olan herkese teşekkür etti.
Anne ve babası Mosi ‘ye:
--Aferin, Mosi! Seninle gurur duyuyoruz , dediler.
Arkadaşları onu alkışladı. Mosi ,Rozi ‘ye dönerek :
--Teşekkür ederim arkadaşım. Hayallerimi
gerçekleştirmem için çok uğraştın.İyiki varsın, dedi.


Mosi bütün orman halkına örnek oldu. Herkes hayallerini gerçekleştirmek için elinden
geleni yapmaya çalıştı.
Mosi ‘ye mi ne oldu? Mosi uçmaktan hiç vazgeçmedi, her yıl ormanda düzenlenen
Uçma Turnuvasına arkadaşı Rozi ile birlikte katıldı.
Proje Paydaşları :
Esra İlkay : Ali Kuşçu İlkokulu - Mamak/ Ankara/ Türkiye
Feriha Saydam : Özel Antalya Yediiklim İlkokulu - Antalya /Türkiye
Gülçeray Oğuz : Atatürk İlkokulu - Çorlu / Türkiye
Nigar Güler : Vakıfbank İlkokulu -Nazilli / Aydın/Türkiye
Pelin Tunçtan : Yükseliş İlkokulu -Bitlis/ Türkiye
Semra Dağ : İMKB Sarayiçi İlkokulu - Bingöl/ Türkiye
Sevim Artantaş : Melekli Atatürk İlkokulu - Iğdır/ Türkiye
Özlem Yılmaz Çağırgan : İMKB Sarayiçi İlkokulu -Bingöl/ Türkiye
Zeliha Kaygısız : Gülhanım Karasu İlkokulu -Bursa/Türkiye
Not : İsimler alfabetik sırayla yazılmıştır.

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!