
55-65 YAŞ UYUM SORUNLARI
GİRİŞ
Yaşlılık en genel tabiriyle eskimedir. Kişinin bedeninin, fizyolojisinin , düşüncelerinin, psiko-sosyal yapısının değişimidir. Eski mısırda 2. Ramses döneminde insan ömrü 18 yıl idi günümüzde ise sağlık sisteminin gelişmesi, kanalizasyon sistemlerinin tüm yaşam yerlerinde olması, savaşların azalması ve bilim çağının varlığı ile insan ömrü uzamıştır ve ortalama bir insan ömrü günümüzde 75-80 aralığındadır. Eskiden genç nüfus fazla iken günümüzde yaşlı nüfus fazladır. Hal böyle olunca insan yaşamı uzadıkça her dönemde yaşanan zorluklar ve uyum problemleri ile karşılaşmaktayız. Bu makalenin amacı 55-65 yaş arası yaşam döneminde yaşanan fiziksel, bilişsel, psiko-sosyal gelişim dönemlerini incelemek ve o dönemlerde yaşanan uyum sorunlarını açıklamaktır.
55-65 YAŞ ARASI FİZİKSEL GELİŞİMDE YAŞANAN UYUM SORUNLARI
Orta yaş dönemi gelişim görevleri açısından incelendiğinde pek çok açıdan önemli bir yaş dönemidir. Orta yaş dönemindeki bireyler toplumsal birçok rolü de üslendikleri bir dönemi yaşarlar. Bu roller,
yetişkin, eş, ebeveyn, çalışan, çocuk, ebeveynlerinin bakımını sağlayan, büyükanne ve büyükbaba olma gibi yaşamın pek çok sorumluluğunun yerine getirilmesini gerektirmektedir. Bireyler bulundukları yaşları biyolojik, psikolojik ve sosyal bağlamda farklı algılayabilmektedirler. Bu yaş döneminde bireyler bir yandan kendi gelişim evrelerine uygun üretme diğer yandan da bu rollerin getirdiği yoğunlukla baş etme sürecindedirler. Bu durum kendilerini güçsüz hissetmelerine neden olabilmektedir. Üstelik bulundukları evrenin hem gençler ve hem de ileri yetişkinlik evresinde olanlar için bir motivasyon ve model oluşturması, içinde bulundukları yaşı nasıl algıladıklarını, toplumun diğer bireyleri için de değerli kıldığı söylenebilir ( Yıldız ÖZTAN ULUSOY1.2020).
Fiziksel Değişimler
Yaşın ilerlemesi ile gözlerde, kulaklarda ve bedenin birçok yerinde deformasyon meydana gelmektedir. Yaşlanma sürecinden en erken etkilenen duyu organımız gözdür. Görme duyusunu etkileyen yaşa bağlı doğal bazı değişiklikler olabileceği gibi yaşla birlikte daha sık ortaya çıkan ciddi hastalıklar da gözü etkileyebilmektedir
engeller. Kardiyovasküler hastalık kalp krizi, göğüs ağrısı (anjina) veya felce neden olabilir (Mayo Clinic, 2014a).
UYKU PROBLEMİ
Kronik uyku yoksunluğuyla ilişkili sağlık risklerinden kaçınmak için bireyler gece başına en az 7 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Orta yetişkinlikte olanlar için 6 saatten az ve 10 saatten fazla olması da önerilmez (Chapter 25: Physical Development). Daha düşük yaşam doyumuna sahip orta yaştakiler, daha yüksek yaşam doyumuna sahip olanlara göre uyku başlangıcında daha fazla gecikme yaşarlar. Gecikmiş uyku başlangıcı, orta yaşta yaşanan endişe ve stresin sebebi olabilir. Ayrıca menopoz, bir kadının uyku süresini ve kalitesini etkileyebilir (National Sleep Foundation, 2016).
BESLENME
Yaşlıda yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için öğün sayısı arttırılarak besin çeşitliliği sağlanmalıdır. Besinler, yaşlının yeme alışkanlıklarına göre ayarlan-malı; olabildiğince her öğünde dört besin grubunun bulunmasına dikkat edilmelidir. Ağırlık kaybı ve kazanımına dikkat edilmeli, enerji ideal vücut ağırlığı ve kas gücünü koruyacak şekilde ayarlanmalıdır (Ege Journal of Medicine 2015; 54).
CİNSELLİK
Yaşlanma süreciyle yaşanan değişimlerin doğal olarak bir kısmı cinselliğe de yansır. Yaşlılık döneminde cinsellik bir tabu olarak görülmesine rağmen yaşlıların cinsel yaşamlarına devam ettiği, genç ve yetişkinlerin aksine cinselliğe daha farklı anlamlar yükledikleri görülmektedir . Son zamanlarda yapılan çalışmaların da gösterdiği gibi yaşlı cinselliğinin sanılanın aksine cinsel birleşme demek olmadığı bilinmelidir. Genç yetişkinlerin aksine orgazmın gücü ve sayısı önemini kaybederken, birbirini sevmek, birbirine dokunmak, yani birliktelik anlam kazanmaktadır ( Ege Journal of Medicine 2016; 55, Sexuality in elderly).
İleri yetişkinlikte bireylerin postformal düşünme biçimi ile (soyut sonrası düşünme) belirsiz problemlere yeni ve yaratıcı yanıtlar bulabilme, yeni sorular sorup yeni keşifler yapabilme becerilerini geliştirmesi gerekmektedir. (Zgourides, 2000) Postformal düşünme biçimi geç ergenlik döneminde gelişmeye başlar ve zamanla
edinilen deneyim ve tecrübelerle 55-65 yaş aralığında bulunan bireylerde bilgelikle sonuçlanır.
BİLGİ İŞLEME SÜRECİ
Boylamsal araştırmalar ellili yaşlarına kadar kişilerin IQ düzeylerinin artış gösterdiğini, orta yaştaki yetişkinlerin daha genç yetişkinlere göre beyinlerinin daha fazlasını kullandıklarını göstermektedir. (Lally ve Valentine French, 2017). İleri yetişkinlik dönemine doğru bireyde sözel hafıza, uzamsal beceriler, tümevarımsal akıl yürütme ve kelime bilgisi değerleri artış gösterirken sayısal hesaplama ve algısal hızda düşüş görülmektedir.
KARİYER VE İŞ YAŞAMI
Emekli olan ve yeni sosyal rollerine uyum sağlaması gereken bireyler, kariyer gelişimleri sürecinde tecrübelerine dayalı olarak ilgilerini ve yeteneklerini farklı alanlara yönlendirirler (Super 1990). Yaşam boyu gelişim yaklaşımında ileri yetişkinlik döneminde olan bireylerin bu gelişim döneminde başarması gereken kariyer gelişim görevleri şu şekildedir (Super 1990):
a. Yapılacak iş ile zihinsel ve bedensel faaliyet düzeyiyle ilişkilendirme ve dengeleme
b. İş yükünü azaltma
c. Kariyeri sonlandırmayı planlama
d. Emeklilik dönemine kendini hazırlama
Bu gelişim görevlerini başarıyla yerine getirmek, ileri yetişkinlerin ruh sağlıklarını
olumlu olarak etkilemektedir. Tam tersi durumda ise, ileri yetişkinler ruhsal sorunlar
yaşamaktadırlar.
ANKSİYETE
Yaşın ilerlemesiyle birlikte anksiyete bozukluklarında azalma olduğu gözlenmiştir. Yapılan çalışmalarda anksiyete bozukluklarını oluşturan hastalıkların ileri yetişkinlikte görülme oranları arasında farklılıklar gözlenmiştir
Buna göre en sık görülen anksiyete bozuklukları özgül fobiler ve yaygın anksiyete bozukluğu, en az görülenlerse panik bozukluk ile obsesif kompulsif bozukluktur. Bu dönemde oluşan yeti yitimi sonucunda agorafobi gelişebilir ve bireyde sosyal geri çekilme ile sonuçlanabilir.
DEPRESYON
Yaşlılık döneminde görülen depresyonun sebepleri arasında; çocuklarının kendi hayatlarını kurup uzaklaşmalarına bağlı yalnız kalma, özellikle eş kaybı, emeklilik (statü ve parasal kayıp), kronik hastalıklara bağlı bağımsızlığını kaybedip bağımlı hale
düşerek kurum bakımına gereksinim duyması, aniden meydana gelen bir sağlık problemine ağlı olarak başka birinin yardımına gereksinim duyma zorunluluğu ve günlük yaşam aktivitelerinde bozulmalar yer alabilir.
İleri yetişkinlerde depresyon etiyolojisi, biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenler olarak 3 temel başlık altında incelenir.
DELİRYUM
Dikkat ve bilişsel yetilerin ani kaybı olarak tanımlanan deliryum, yaşlı bireylerde sık görülen bir sendromdur. yaşın ilerlemesine paralel olarak yaşlı bireylerde demans gelişme riskinin daha fazla olması ve demansı olan yatan hastaların %30’unda deliryum görüldüğü bildirilmiştir.
DEMANS
Demans, hafıza, düşünme, anlama, öğrenme kapasitesi, yönlendirme, yargı dil dahil olmak üzere kognitif(bilişsel) işlevselliğin birden fazla alanını etkileyen bir hastalıktır.
İleri yetişkinlerde görülen en sık demans nedeni Alzheimer hastalığı olup bütün demans vakalarının %50-70’ini oluşturur. Ortaya çıkan davranışsal değişiklikler agresif davranışlar, ajitasyon veya anksiyete, konfüzyon, şüphecilik, istifleme, yinelenen davranışlar, amaçsızca dolaşma, kaybolma ve uyku sorunudur
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!