


Masallar çocukların zihninde ufuklar açan ve hayal güçlerini geliştirirken kişiliklerine katkıda bulunan en etkili araçlardan biridir.
Bu bağlamda, özel ihtiyaçları olan öğrencilerimizin kendileri için yaratacağımız masalda yer almasını ve sadece okuyan değil ,aynı zamanda yaşayan insanlar olmasını sağlamayı amaçlıyoruz.
Bu Senin Masalın

Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde,
Develer top oynarken,
Eski hamam içinde.
Ben diyeyim şu ağaçtan,
Siz deyin şu yamaçtan.
Var varadan,sür süreden.
Manisa'dan Tire'den.
Dolandım durdum dört köşeden....

Vay ne köşe bu köşe!
Dil dolanmadan ağız varmaz bu işe;
Bu köşe yaz köşesi,
Bu köşe kış köşesi
Şu köşe güz köşesi,
Diye iki tekerleyip, üç yuvarlarken,
Vardım masal iline.
Neyse uzatmayalım,
Başlayalım masala....
Masaldır bunun adı,
dinlemekle çıkar tadı

Bir varmış bir yokmuş ,evrenin çok çok ülkelerinin birinde ,küçük renkli çitlerin arasında bir kulübe varmış.Bu kulübede yaşlı mı yaşlı ,bağrı taşlı mı taşlı,fakir mi fakir ama çok iyi kalpli bir ninecik yaşarmış.


Bu ninecik güzel mi güzel, alımlı mı alımlı, al yanaklı, gül dudaklı, ışıl ışıl parlayan iri mavi gözleriyle bir peri kızı kadar güzel torunu Marie ile birlikte kalırmış.
Her sabah Marie'nin güneş gibi parıl parıl parlayan sarı uzun saçlarını örer,saç örgülerinin üzerine bir kurdeleyi kelebek gibi bağlarmış.Sonra kırmızı çiçekli entarisini giydirirmiş .



Marie'ye bir bakan bir daha bakmaktan kendini alamazmış. Herkes Marie'ye; Marie ise rengarenk ipek kanatlarıyla havada dans eder gibi uçuşan kelebeklere bakmaktan kendini alamazmış.Büyük bir hayranlıkla kelebeklerin dansını seyreder ve şarkılarını dinlermiş.Kelebeklerin peşinde ordan oraya koşturur,kanatlarındaki renklerin büyüsünde kaybolur günün nasıl geçtiğinin farkına bile varmazmış.













Akşam oluncada kelebekler gibi renkli kanatlarının olduğunu hayal eder kendince çeşitli sihir denemeleri yaparak peri kızı oldum diye sevinirmiş.



Günler günleri kovalamış, haftalar haftaları,güneş açmış kapamış derken ....
Günlerden bir gün yine Marie dans eden kelebeklerin peşinde ordan oraya koşturmuş. Arkadaşları da gelince oyuna katılmışlar.

























Birden kelebekler biraz ötede büyük bir ağacın altında gözden kaybolmaya başlamışlar.Marie kelebekleri takip etmeye başlamış.Kelebekler Marie'yi ağacın içine sürüklemiş.Bunu gören arkadaşları da peşine takılmışlar.Kelebekler önde, Marie ve arkadaşları arkada rengarenk çiçeklerle kaplı,mis kokulu bir yola girmişler.


















Güller,yıldız çiçekleri,zambaklar,manolyalar daha yüzlerce tür çiçek varmış.Marie ve arkadaşları gözlerini bu çiçeklerden ayıramamışlar.Hayranlıkla etrafı izlerken "Çiçekler Ülkesine Hoşgeldiniz "yazan tabelayı görmüşler



















Çiçeklerin arasında kanat çırpan kelebekler,çiçeklerin üzerine daha güzel ve parlak olması için sihirli tozlar serpiyorlarmış.






























Merakla kelebeklere bakarken gözlerinin önünde ışıl ışıl yıldızlar parlamaya başlamış.Yıldızlar etraflarında dönerek bir çember oluşturup Marie ve arkadaşlarını çepeçevre sararak uçurmaya başlamışlar .Gözleri kamaşmış yıldızlardan başka hiçbirşey göremiyorlarmış.









Derken bir de bakmışlar ki karşılarında kanatlarını sallayan uzun bal rengi saçlı bir peri kızı duruyor.Şaşkınlıktan dilleri tutulmuş bakakalmışlar.
-Ooo, ooo ola-maz seeen
-Evet ben bir periyim.Perilerin kraliçesi:Tania .
Burasıda Periler Ülkesi. Hoşgeldiniz ülkemize !


Tania peri;elindeki sihirli değneği ile elbisesinin eteklerini döndürmeye başlamış.Sihirle başlarından aşağıya yıldızlar sepiştirmiş.Marie hoplayarak yıldızların altında dans etmeye başlamış ve çok mutlu olmuş.
















-Hadi gelin sizi gezdireyim.
-Bakın buradaki çiçeklerin hepsi sihirli sakın koklamayın. Periye dönüşürsünüz demiş.
Marie beyaz bir çiçeği gizlice koklarken Tania peri görmüş.Ama artık çok geçmiş.

Beyaz çiçek Marie'nin çevresinde çiçek tozları oluşturup bembeyaz yapraklı papatyalardan saçlarına çok güzel bir taç, üstüne de beyaz renkte ve kat kat etekleri olan harika bir elbise yapmış.
-İnanmıyorum Tania sonunda gerçekten peri oldum , diyerek elbisesinin eteklerini döndürmüş.

Arkadaşları telaşla periye dönüşen Marie'ye bakıp Tania'ya eski haline nasıl dönecek diye sormaya başlamışlar.Tania
-Çiçeklerin içinde dikenli bir çiçek bulmamız gerekiyor demiş.Hep birlikte aramak için geldikleri yola kadar yürümüşler.Nihayet kırmızı dikenli bir gül bulmuşlar.


Tania dikenlerden birini koparıp Marie'nin parmağına batırmış.Parmağındaki kan üzerindeki beyaz elbisesine damlayınca elbisenin rengi kırmızıya dönüşmeye başlamış.Kanı gören Marie birden bayılmış.Bir süre sonra ninesinin sesini duymuş.
-Hadi artık eve gel Marie
Neler olup bittiğine bir anlam verememiş.


Parmağına,elbisesine ve etrafına bakınırken; arkadaşlarıyla kelebeklerin peşinde koşmaktan yorulduklarını ağacın altında yorgunluktan uyuyakaldıklarını farketmiş.
Meğer bütün bunlar bir rüyaymış.
Masalda burada bitmiş...
Gökten üç elma düşmüş...
Biri bu masalı okuyana ,biri yazana biri de arkadaşlığın değerini bilen herkese...












Project Website
https://thisisyourfairytale.weebly.com/
Project Blog
https://thisisyourtale.blogspot.com/

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (5)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!