'Doğanın muazzam kitabının dili matematiktir.'
Galileo

Bir zamanlar uzak diyarlarda mutlu bir krallık varmış. Bu krallıkta insanlar huzur ve barış içinde yaşarlarmış.
Halk kral ve kraliçeyi çok sever, onlara saygı duyarmış. Bir gün kral ve kraliçenin tatlı mı tatlı bir bebekleri dünyaya gelmiş.







Yıllar yılları kovalamış ve prenses büyümüş. Çevresindeki her şeyi inceleyen araştıran meraklı mı meraklı bir çocuk olmuş. En sevdiği şeylerden biri de ormanda gezmek ve hayvanlarla oyun oynamakmış.
Bu taşları daha önce burada hiç görmemiştim. Acaba buraya nasıl geldiler?





Prenses bir gün yine ormanda gezerken yolda daha önce görmediği küp şeklinde renkli taşlarla karşılaşmış. Meraklı prenses içinden::
- Bu taşları daha önce burada hiç görmemiştim. Acaba buraya nasıl geldiler? diye düşünmüş








Merak içinde yürümeye devam etmiş prenses. İleride hayvanların bu renkli taşların etrafında toplandığını görmüş ve olayları anlamak için onlara da aynı soruyu sormuş.
Bu taşlar buraya nasıl geldi arkadaşlar biliyor musunuz?





Ben de bu sabah gördüm. Ormanın her yerindeler !
Uçarken ormanın sonunda bir kapı fark ettim. Acaba bu taşlarla bir ilgisi olabilir mi?
Prenses :
- BU taşlar buraya nasıl geldi arkadaşlar biliyor musunuz? diye sormuş.
Tavşan :
- Ben de bu sabah gördüm. Ormanın her yerindeler! diye cevap vermiş.
O sırada dala konan papağan :
-Uçarken ormanın sonunda bir kapı fark ettim. Acaba bu taşlarla bir ilgisi olabilir mi? diye sormuş.


Sevgili prenses ben de seni bekliyordum. Bana ancak sen yardım edebilirsin
Ben sana nasıl yardım edebilirim ki ?
Bunun üzerine prenses kapının yanına gitmiş ve kapıya dokunduğu anda kapı konuşmaya başlamış:
- Sevgili prenses ben de seni bekliyordum. Bana ancak sen yardım edebilirsin demiş.
Prenses başta korkmuş olsa da kapının bu yardım isteyen ses tonu karşısında tepkisiz kalamamış ve
- Ben sana nasıl yardım edebilirim ki ?
diye sormuş.

Kapı başlamış anlatmaya.
-Bu orman eskiden içinde rengarenk kuşların, bitkilerin olduğu, içinden masmavi şelalelerin aktığı sonsuz gökyüzünün olduğu bir yerdi. Fakat bir gün bir cadı ormanda yaşamak istedi. Ormandakiler onu burada istemediklerini ve gitmesini söyleyince de cadı çok sinirlendi. Ormanı kapılarla kilitleyip bu hale dönüştürdü. Bir sürü hayvan ve bitki kapıların ardında kilitli ve bu kilitleri ancak sen açabilirsin.

Bu duruma prenses çok üzülmüş.
- Peki ben ne yapabilirim? Onları nasıl kurtaracağım? diye sormuş.
Kapı:
- Cadı sevgisiz biriydi.İçinde bu boşluk vardı. O yüzden tüm kapıları da içi boş bıraktı. Senin gibi iyi kalpli sevgi dolu biri içimizi hiç boşluk kalmayacak şekilde doldurursa kilitler açılacaktır sevgili prenses dedi.
Bulduumm !

Prenses ne yapabilirim diye düşünmeye başladı ve sonra sevinçle
-Bulduumm ! diye haykırdı.
Aklına renkli küp şeklindeki taşlar gelmişti.

Prenses önce bir cetvelle ölçerek kapının en boy ve yüksekliğini bulup kağıda not aldı.





Daha sonra ormandaki taşları toplamak için yola çıktı. Karşısına çıkan taşların da kenarlarını ölçtü ve 1m olduğunu gördü.
- Burada -- tane taş var bunlar yeterli olmayabilir. Biraz daha toplamalıyım diye düşündü.
Bu taşları kapının yanına götürmeleri için de hayvan dostlarından yardım istedi.









Prenses ilerlemeye devam etti. Buradaki taşları da saydı ve -- buldu.
- Sanırım bunlar yeterli olur diye düşündü ve hayvan dostlarıyla iş birliği içinde taşları kapının yanına taşıdılar.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!