


TÜRKAY DİLCİOĞLU
AHMET ACAR İLKOKULU







İlkbahar gelmiş, ağaçlar çiçek açmış hava mis gibiydi. Çocuklar parkta neşeyle oynuyarlardı. Pencereden dışarıyı izleyen Piyano:
-Ben de dışarı çıkmak, kaydıraktan kaymak ve yeni arkadaşlar ile tanışmak istiyorum ,dedi. Maskesini taktı ve merdivenlerden aşağıya inmeye başladı.
Bija pavasaris, koki ziedēja un laiks bija skaists. Bērni priecīgi spēlējās parkā. Klavieres, kas vēro logu:
"Es gribu iziet ārā, slīdēt pa slidkalniņu un satikt jaunus draugus," viņš teica. Viņš uzlika masku un sāka lejā pa kāpnēm.
DERYA ÇINAR
ŞEHİT ABDÜLHAMİT KAYA İ.H.O
Evden çıktıktan sonra hızlıca parka gitti.Yeni arkadaşlar tanımak için sabırsızlanıyordu.Kaydırağın yanında duran davulun yanına gitti ve
-Merhaba ,benim adım Piyano
-Merhaba dedi. Davul
-Seni burada ilk defa görüyorum diye de ekledi.
-Ben bu mahalleye yeni taşındım.Hiç arkadaşım yok,canım çok sıkılıyor,dedi.Davul;
-Seni arkadaşlarımla tanıştırabilirim.Biz onlarla çok güzel vakit geçiriyoruz.Sen de bize katılırsın dedi.
Izgājis no mājas, viņš ātri devās uz parku. Viņš ar nepacietību gaidīja tikšanos ar jauniem draugiem. Viņš piegāja pie bungas blakus slidkalniņam un
-Čau, mani sauc Klavieres
-Viņš sasveicinājās. Bungas
"Es pirmo reizi redzu jūs šeit," viņš piebilda.
-Es tikko pārcēlos uz šo apkārtni.Man nav draugu, man ir garlaicīgi, viņš teica.Drum;
"Es varu jūs iepazīstināt ar saviem draugiem. Mēs ar viņiem lieliski pavadām laiku. Jūs varat pievienoties mums," viņš teica.
YELİZ AKER UĞUR
125.YIL ANAOKULU
Davul ve Piyano sohbet ederken uzaktan bir şarkı sesinin geldiğini duydular.Ağaçların arasından şarkı söyleyerek gitar geliyordu.Gitar gülümseyerek,
-Merhaba dedi.
-Merhaba Gitar, bu yeni arkadaşımız diyerek Davul Piyanoyu tanıştırdı.
-Birlikte kum havuzunda oynamaya ne dersiniz ? dedi Gitar.Üçü birlikte kum havuzuna gittiler.Kum havuzunda kaleler,yollar yapıp eğlenerek vakit geçirdiler.
Kamēr bungas un klavieres tērzēja, viņi dzirdēja tālu dziesmas skaņu. Ģitāra dziedāja pa kokiem. Ģitāra smaidīja,
-Viņš sasveicinājās.
-Sveika ģitāra, tas ir mūsu jaunais draugs un iepazīstināja ar Drum Piano.
-Kā jūs vēlētos kopā spēlēt smilšu kastē? teica Ģitāra. Viņi visi kopā devās uz smilšu kasti. Viņi pavadīja laiku, izklaidējoties, veidojot pilis un ceļus smilšu kastē.
ÇİĞDEM UÇAK ANCAK
KURTULUŞ İLKOKULU
Müzik aletleri yaptıkları kuleleri bozarken davul sopasıyla öyle kuvvetli vurdu ki kumlar etrafa sıçradı.Kenardan cılız bir ses geldi.
-Öhö öhö her yerim kum oldu.Napıyorsun sen?Sesim bile çıkmıyor dedi Mızıka.
Davul;
Kamēr mūzikas instrumenti lauza viņu uzceltos torņus, viņš ar bungu nūju to sita tik spēcīgi, ka smiltis šļakstījās apkārt. No malas atskanēja vāja skaņa.
-Klepus, smiltis pa mani. Ko tu dari? Es pat nevaru izdvest skaņu, sacīja Mizika.
Bungas;
EMİNE TUNÇEZ
ERENLER M.T.A.L
Davul mahçup bir şekilde mızıkanın yanına gitti ve yardım etti.
-Özür dilerim arkadaşım yanlışlıkla oldu ben Davul dedi.
Bungas kautrīgi piegāja pie mutes harmonikas un palīdzēja.
-Piedod draugs, tā bija kļūda, es teicu Bungas.
AYŞE DİLDAR AYYILDIZ
AHMET ACAR İLKOKULU
-Önemli değil,şu kumları temizlememe yardım eder misin?
Davul yardım etti ve kumları temizlediler.Mızıka;
-Merhaba arkadaşlar ben Mızıka,kötü bir başlangıç oldu ama sorun değil ve güldü.Bu parka bir arkadaş bulmak ümidiyle gelmiştim,sizinle tanıştığıma sevindim.
-Labi, vai tu vari man palīdzēt sakopt šīs smiltis?
Bungas palīdzēja un iztīrīja smiltis.
-Čau puiši, es esmu Mızıka, tas bija slikts sākums, bet tas ir labi, un viņš iesmējās. Es atnācu uz šo parku cerībā atrast draugu, es priecājos tevi satikt.
RAHŞAN GEDİKLİ
CEMALETTİN GÖKAY ANAOKULU
Mızıkayı da aralarına alan müzik aletleri neşe içinde oynarlarken bankta oturmuş yaşlı bir Keman da onları izliyordu.Yorgun sesiyle;
-Hey! Müzik aletleri sizleri görmek beni çok mutlu etti,gençliğimde sizin gibi bizim de bir grubumuz vardı.Oyunlar oynar,müzik yapardık.Ah eski günler diyerek iç geçirdi.
Veca vijole sēdēja uz soliņa un vēroja viņus, kamēr mūzikas instrumenti, ieskaitot harmoniku, priecīgi spēlējās.
-Hei! Mūzikas instrumenti mani ļoti iepriecināja, ka jūs redzēju. Kad es biju jauns, mums bija tāda pati grupa kā jūs. Mēs spēlējām spēles un muzicējām. Ah, vecos laikos, viņš nopūtās.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.39+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!