
Bu bağlamda,özel ihtiyaçları olan öğrencilerimizin kendileri için yaratacağımız masalda yer almasını ve sadece okuyan değil,aynı zamanda yaşayan insanlar olmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

Bir varmış, bir yokmuş.
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, melekler kanat çırparken geniş bir alan içinde, ben çok çok küçükmüşüm.
Azığımız azmış, anam kızmış.Dedem eşikte, ninem beşikteymiş.
Anam, dedem ağlar dedemi sallarmış;ninem ağlar ninemi sallarmış.
Bu sırada bir ses gelir tavandan, ben tavana çıkarım.
Orada bulurum bir sandık.
Açarım sandığı, içinde kırk anahtar.
Alırım elime birini sarıdır diye, bir kapıya varırım yalıdır diye, açarım kapıyı aradığım yer buradır diye, bir hasır çıkar karşıma, basarım üstüne halıdır diye.Halı uçmaya başlamaz mı?
Uçarım... Uçarım... Bulut oluklardan su içerim, ilden ile göçerim, lale sümbül biçerim. Sulu yerde kavun karpuz, susuz yerde peynir ekmek yerim.Yerim ama dedem bir ağlar, bir ağlar... Şaşarım, çağırırım Arap Bacı’yı. Başlar dedeme bir masal anlatmaya...
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken eski hamam içinde, hamamcının tası yokmuş, külhancının baltası yokmuş, yalanların, uyduranların da arkası çokmuş.
Eski zamanların içinde uzak mı uzak diyarlarda büyük bir ülkenin birinde, şirin mi şirin ,güzel mi güzel bir kasabada, bir karı koca yaşarmış.
Kadının ismi Doğa , kocasının ismi Toprak’mış.Bu karı koca şifalı otlar toplayıp ilaç yaparak ve odun toplayarak geçimlerini sağlarlarmış.Bu karı kocanın hiç çocuğu olmazmış.Çocukları olsun diye şifalı otlardan ilaçlar yapıp çok içmişler ama şifa bulamamışlar.Gel zaman, git zaman bu duruma çok üzülür olmuşlar.Kendini teselli için kadın , bezden ve pamuktan bir bebek dikmiş.







Çocuk sevgisini bununla gidermek istermiş. İçinden de “Keşke bu bebek canlı olsa .” diyormuş.Derken bir gün kapı çalmış.Kadın kapıyı açmış. Ak sakallı ,ay yüzlü bastonlu bir ihtiyar dede karşısındaymış.İhtiyar dede, bir kap su ile bir parça ekmek istemiş.Kadın bir parça ekmek ve bir kap su getirip ak sakallı dedeye vermiş.Dede suyu içmiş ve demiş ki ,dile benden ne dilersen!Kadın da pamuk gibi bir kızım olsun, der demez ihtiyar sır olup gitmiş.




Kadın içeri girmiş ,o da ne? Pamuk Kız canlanmış..Kadın öyle sevinmiş ,öyle sevinmiş ki kocası eve gelince her şeyi anlatmış.Adam da çok mutlu olmuş.Karı koca Pamuk Kızı çok sevmişler, hep el üstünde tutmuşlar.



Derken günler yel gibi aylar sel gibi geçmiş.Pamuk Kız on yaşına basmış.Pamuk Kız’ın annesi ve babası şifalı otlarla ilgili bütün bildiklerini Pamuk Kız’a öğretmişler.Pamuk Kız da anne ve babasıyla şifalı otlar toplayıp ilaçlar yapmaya başlamış.Gel zaman ,git zaman Pamuk Kız’ın annesi amansız bir hastalığa yakalanmış.Pamuk Kız ve babası şifalı otlardan denemedik ilaç bırakmamışlar.Ama kadın bir türlü iyileşmiyormuş.

Günlerden bir gün Pamuk Kız bir rüya görmüş.Rüyasında annesini iyileştirmenin kayıp şehirdeki bir çiçekten yapılan ilaca bağlı olduğunu görmüş.Rüyasında bu kayıp şehre bir nehrin başındaki şelalenin arkasından, beyaz bir kuğuyla geçtiğini görmüş. Pamuk Kız kan ter içinde rüyasından uyanmış.








Sabah olunca her şeyi babasına anlatmış.Babası bir zamanlar böyle bir kayıp şehir hikayesi duyduğunu söylemiş.Bunun üzerine Pamuk Kız yollara düşmüş.Oraya bakmış ,buraya bakmış;az gitmiş ,uz gitmiş ,dere tepe düz gitmiş ve giderken suyu pırıl pırıl parlayan bir nehre rastlamış.Nehri takip etmiş ve şelaleyi uzaktan görmüş.Şelalenin sesi oraya kadar geliyormuş.


Birden gök gürlemiş, şimşekler çakmış ,bardaktan boşalırcasına yağmur başlamış. Pamuk Kız çarçabuk yağmurdan kaçıp şelalenin arkasına geçmiş.
Bir de bakmış ki o da ne ?Bir mağara . Bu mağarada nehir akmaya devam ediyormuş. Şaşkınlığını daha üzerinden atamadan uzaktan gelen bembeyaz ,pırıl pırıl parlayan ,kocaman bir kuğu görmüş.
Bu rüyasında gördüğü kuğunun ta kendisiymiş. Kuğu , ” Pamuk Kız’a hadi atla sırtıma ,seni kayıp şehre götüreceğim.” demiş. Pamuk Kız hemen kuğunun sırtına atlamış ve kayıp şehre doğru yola düşmüşler.
Biraz gittikten sonra uzaktan yoğun, parlak bir ışık görünmüş. “İşte aradığın şehrin kapısı!” demiş kuğu. Göz kamaştırıcı kapıdan geçip şehre girivermişler.Kuğu ,Pamuk Kız’a ,”Sıkı tutun !Şimdi şifalı çiçeği bulmak için seninle birlikte uçacağız .”demiş.




Pamuk Kız kuğuyla birlikte havalanmış. Her yer ayaklarının altındaymış. Hem çok heyecanlanmış hem de çok mutlu olmuş . Bu kayıp şehir çok güzelmiş. Burada periler yaşarmış. Uçsuz bucaksız ormanlar, çimenler, dereler, kayalıklar, heybetli dağlar görmüşler. Buranın ormanları daha yeşil ,nehirleri pırıl pırıl ,çiçekleri de mis gibi kokarmış.
Derken uzaktan onları selamlayan heybetli mi heybetli bir dağ görmüşler. O dağa doğru uçmaya başlamışlar. O heybetli dağda kayalıklar varmış,kayalıkların bitiminde de koca bir uçurum.Birden uçuruma bakan kayalıklarda şifalı çiçeği görmüşler. Kuğu hemen çiçeğe doğru uçmaya başlamış.

Tam çiçeği koparacaklarında birden karşılarına bir ejderha çıkmış ve ateş püskürmüş.Pamuk Kız ve kuğu ejdarhadan kaçmayı başarmış ve bir ormana sığınmışlar.


Bu ormanda kocaman bir çınar ağacı görmüşler.Ağacın altında biraz dinlenelim ,demişler.Bu sırada ejderhayı nasıl yeneceklerini konuşmaya başlamışlar.
Birden yanlarında bir peri belirmiş.Peri, ben size yardım ederim ,demiş.Pamuk Kız ve kuğu çok sevinmişler.Peki nasıl yardım edeceksin, demişler.Size biraz peri tozu vereceğim,bu peri tozunu ejderheya saçacaksınız ve ejderha hemen uykuya dalacak ,demiş.Sonra da ejderha uykudayken çiçeği rahatça koparabileceksiniz ,demiş.
Pamuk Kız peri tozunu almış ve kuğuyla tekrar o heybetli dağdaki uçuruma doğru uçmuşlar. Çiçeğe yaklaşınca ejderha yeniden çıkmış.Pamuk Kız hemen peri tozunu ejderhanın üzerine dökmüş.Ejderhanın gözüne peri tozu kaçmış ve hemen uyuyakalmış.Pamuk Kız çiçeği rahatça koparmış ve kuğuyla kayıp şehrin kapısına doğru yola çıkmışlar.


Kuğu yine Pamuk Kızı mağaradaki geçitten şelalenin olduğu yere getirmiş.Pamuk Kız kuğuya çok teşekkür edip onunla vedalaşmış.Koşarak evin yolunu tutmuş.Az gitmiş, uz gitmiş ,dere tepe düz gitmiş...
Eve vardığında annesi hala hasta yatağında ;babası da başında bekliyormuş.Babası Pamuk Kız’ı görünce çok sevinmiş.Hemen şifalı çiçekten ilaç yapıp annesine içirmişler.Annesi bir süre sonra iyileşmiş,hatta eskisinden bile iyi olmuş.



Pamuk Kız anne ve babasıyla mutlu bir şekilde sonsuza kadar yaşamışlar.
Onlar mutlu mesut yaşayadursunlar gökten üç elma düşer.Biri anlatana ,biri dinleyene ,biri de bu masalı yazanın başına.




Project Website
https//thisisyourfairytale.weebly.com/
Project Blog
https//thisisyourtale.blogspot.com/
storyjumper.com

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(7)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (7)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(7)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!