
Bu bağlamda,özel ihtiyaçları olan öğrencilerimizin kendileri için yaratacağımız masalda yer almasını ve sadece okuyan değil,aynı zamanda yaşayan insanlar olmasını sağlamayı amaçlıyoruz.

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken yiğit mi yiğit cesur mu cesur heybetli mi heybetli haksızlığa dayanamayan gözü pek Altınay isminde bir delikanlı varmış. Bu delikanlı zorda kalanlara yardım eden yolda kalmışlara yol gösteren dargınları barıştıran iyilik yapmayı çok seven bir kişiymiş.

Bu delikanlının ak sakallı ay yüzlü bilge bir dedesi varmış. Altınay bütün bildiklerini dedesinden öğrenmiş. Altınay’ın kendisi gibi arkadaşları varmış. Bu arkadaşları da Altınay gibi haksızlığa dayanamayan cesur gözü pek insanlarmış. Birinin adı Yağmur birinin adı Rüzgar birinin adı Şimşek birinin adı da Güneş miş. Altınay ve arkadaşları haksızlığa uğrayan herkesin yardımına koşarlarmış.





Günlerden bir gün Altınay ve arkadaşlarının ününü duyan Kaya isminde bir adam uzak bir diyardan gelmiş. Bu adam Altınay ve arkadaşlarından yardım istemiş ve derdini anlatmaya başlamış.

Altınay’a kendi kasabalarının dünyanın en güzel yeri olduğunu çünkü burada yaşayan herkesin birbirini sevdiğini saydığını asla birbirlerine kötülük yapmadıklarını söylemiş. Bizim kasabamız büyük mü büyük güzel mi güzel bir ormanın içinde şırıl şırıl derelerin aktığı türlü türlü yemişlerin rengarenk çiçeklerin birbirinden büyük ağaçların ve bereketli toprakların olduğu bir yer demiş.



Bu güzel kasaba ta ki o büyük ve gizemli dağdaki mağaranın içine birinin girip o uğursuz küpü açmasıyla küpün içinden çıkan simsiyah zifiri bir duman o kasabayı etkisi altına almasıyla bambaşka bir yere dönüşmüş.. Karanlık kasvetli, insanları iyiyken kötüye dönüştüren dereleri kirleten çiçekleri solduran yemişleri ve ağaçları kurutan kuraklığın kol gezdiği bir yere dönüşmüş.



Bunları dinleyen Altınay ve arkadaşları bu güzel yerden gelen adama yardım etmeye karar vermişler. Kaya’yı kasabasına yollayıp biz hazırlıklarımızı yapıp yardıma geleceğiz demişler. Altınay ve arkadaşları tam yola çıkacakken Altınay ın dedesi sizi bu küpten çıkan karanlık, kasvetli ve kötü gücün etkisinden koruması için size sihirli ve koruyucu kıyafetler yapacağım demiş. Altınay ve arkadaşları bu sihirli kıyafetler yapıldıktan sonra dedesiyle vedalaşıp o kasabaya gitmek için yola düşmüşler.



Az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler uzun ağaçlar ile kaplı yolda sessiz adımlarla kulaklarına fısıldayan rüzgara aldırış etmeden dağların gölgeleri arasından yavaş yavaş gözden kaybolmuşlar.
Sabah gün ağarırken Kaya nın kasabasına varmışlar. Tıpkı Kaya nın anlattığı gibi her yer kasvetli ve karanlıkmış. Hemen Kaya yı bulmuşlar ve mağaranın yerini sormuşlar. Kaya yıda alıp mağaranın yolunu tutmuşlar.Yolda kendi aralarında konuşmuşlar,bu kötü gücü küpün içine nasıl sokabiliriz diye. O yüksek ve gizemli dağın eteğindeki mağaraya varmışlar.Mağara çok büyükmüş.
Bu büyük mağaraya giren Altınay ve arkadaşları birbirlerini görebilmek için meşale yakmışlar. Sonra küpü aramaya koyulmuşlar.Tamda o sırada Altınay yerde parıl parıl parlayan bir deynek görmüş. Deyneğe yaklaşınca tam o sırada küpün orada olduğunu farketmişler. Küpün içini incelemişler ve üzerinde bir yazı görmüşler. Yazıda bu küpü sonsuza kadar açmayın yazıyormuş. Yazıyı okuyunca yerdeki deynek yine parlamaya başlamış.



Altınay eğilip deyneği eline almış evirip çevirmiş deynek hala parıldıyormuş. Altınay deyneğe bakarak arkadaşı Rüzgara seslenmiş,deynekten yoğun bir ışık gökyüzüne yükselmiş. Birden çok kuvvetli bir rüzgar esmeye başlamış.
Altınay telaşlanıp arkadaşı Yağmuru çağırmış deynek yine parıldamış ve yoğun bir ışık gökyüzüne yükselmiş. Birden bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış.
Altınay yine şaşırmış. Telaşlanıp arkadaşı Şimşeği çağırmış, deynek yine parıldamış yine gökyüzüne yoğun bir ışık yükselmiş arkasından çok kuvvetli şimşekler çakmaya başlamış. Farketmiş ki arkadaşlarının isimlerini söyledikçe deyneğin harekete geçtiğini görmüş. En son karanlık ve kasvetli havanın gitmesi için arkadaşı Güneşi çağıması gerektiğini anlamış.
Sonra deyneği havaya kaldırıp arkadaşı Güneşi çağırmış. Yine deynekten yoğun bir ışık gökyüzüne yükselmiş ve her taraf günlük güneşlik olmuş. Yavaşça o karanlık yerini aydınlığa bırakmış ve karanlık ve puslu duman süzülerek yavaşça küpün içine girmiş. Altınay çok hızlı bir şekilde küpün ağzını bir daha açılmamak üzere kapatmış.
Altınay ve arkadaşları tam mağaradan çıkacakken Kayayı görmüşler. Kayaya artık karanlık gücü küpün içine hapsettiklerini söylemişler. Kaya bu duruma o kadar sevinmiş ki bu küpün ömür boyu bekçisi olacağını söylemiş. Alltınay ve arkadaşları bu duruma çok sevinmişler sihirli deyneğide yanlarına alıp kasabanın yolunu tutmuşlar.
Kasabaya vardıklarında kasaba halkı tarafından coşkuyla karşılanmışlar. Tam o sırada kalabalığın arasından Altınay Aykız ı görmüş ve aşık olmuş. Aykız la evlenip orda yaşamaya karar vermişler. Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine gökten üç elma düştü biri yiğit olanların başına biri bu masalı dinleyenlere biride bu masalı yazana.






Project Website
https//thisisyourfairytale.weebly.com/
Project Blog
https//thisisyourtale.blogspot.com/
storyjumper.com

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (5)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(5)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!