Katkı sağlayan öğretmen arkadaşlarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz.

AİLEMDE SEVGİ
Ailemizdeki sevgimiz karşılıksızdır.
Annem, ablam ve bana her zaman sevgiyle yaklaşır.
Babamın bize gösterdiği sevginin tarifi yoktur.
Babam işten geldiğinde onu kapıda karşılarız.
Televizyon izlerken babamla yan yana oturup izlemekten çok keyif alıyorum.
Annem ve babam bizim yanımızda sesini yükselterek konuşmazlar.
Annem ve babam benimle konuşurken eleştirmeden ve başkalarıyla karşılaştırmadan konuşur.




Kerim Efe K.
AİLEMDE HOŞGÖRÜ
Kardeşim Ayça'nın oyuncaklar için ağlamasını hoşgörüyorum, daha küçük olduğu için ona kızmıyorum.
Kuşumuz Cafer'in koltuklarımıza kaka yapması kötü bir durum ama o hayvan olduğu için onun bunu yapmasını hoşgörüyoruz.
Annem oyuncakları evin içine dağıtarak oyun oynamamızı hoşgörüyle karşılar.
Babam kardeşimle koşturup gürültü yapmamızı çocuk olduğumuz için hoşgörüyle karşılar.
Kardeşim Ayça'nın kitaplarımı ve kalemlerimi sürekli karıştırması hoşuma gitmese de onun benim eşyalarıma olan merakını hoşgörüyle karşılarım.
Yiğit U.




AİLEMDE SAYGI
Ben büyüklerime ve küçüklerime saygı duyuyorum.Anneme ve babama çok saygı duyuyorum.Çünkü onlar bizden daha tecrübeli ve büyükler.Kardeşim benden küçük ama bana ihtiyacı olduğunda ona yardımcı olurum.Çünkü saygı en temel değerdir.Biz ne kadar saygılı olursak çevremizdekilerde bize saygı duyarlar...




H.Sarp A.









HUZURLU AİLEM
Sabah uyandığımda gözümü açar açmaz ilk yaptığım şey çok sevdiğim ailemi görmek olur. Annemin mutfakta hazırladığı kahvaltı kokusu, babamın masayı kurarken çıkardığı tabak çatal sesleri ve kardeşimin oyuncaklarının ayağıma takılması... Bunlar benim için huzur demektir.
Bu düzen benim vazgeçilmezimdir
Poyraz Hamza A.
DÜRÜST OLMAK
Bir gün Oya arkadaşından okumak için bir kitap ödünç almış. Kitabı okurken yanlışlıkla kitabı yırtmış. Oya bu duruma çok üzülmüş. Bunu arkadaşına nasıl anlatacaktı. Çok endişeliydi.
Okula gittiğinde arkadaşı ona sordu:
Oya ise dedi ki :
Aslında kitap Oya’nın çantasındaydı. Ama kitabı yırttığı için arkadaşına yalan söyledi.



Oya eve gittiğinde annesine olanları anlattı ve ne yapması gerektiği konusunda yardım istedi. Oyanın annesi ise:
gidip arkadaşının kitabının aynısını alalım. Sonra arkadaşına durumu anlatıp ondan özür dilersin dedi.
Kitapçıdan kitabı alıp okula gittim. Arkadaşıma seslendim:
-Arkadaşım bu kitap senin. Yanlışlıkla senin kitabını yırttım ve sana yalan söylemiştim. Beni affeder misin?
Oya’nın arkadaşı Oya’ya üzülmemesini ve onu çok sevdiğini söyledi. Bundan sonra birbirlerine asla yalan söylememek için söz verdiler.



Eylül
AYŞE TEYZE İLE CAN
Can, İstanbul Küçükçekmece’de yaşıyordu. 2. Sınıf öğrencisiydi. Öğretmeni, arkadaşları tarafından sevilen iyi bir çocuktu. Kimseye zarar vermeyi istemez, çevresindeki kişilere karşı daima kibar davranırdı. Oturdukları apartmanın ikinci katında Ayşe Teyze adında bir komşuları vardı. Ayşe Teyze yalnız yaşıyordu. Eşi vefat etmiş, oğlu ise Almanya’da çalışıyordu. Can okula gidip gelirken onun hep camın önünde oturduğunu görürdü. Birbirlerine el sallarlardı. Ayşe Teyze dizlerinden bir ameliyat geçirdiği için yürümekte biraz zorlanıyordu.
Can ve annesi Ayşe Teyzeyi çok düşünürlerdi. Annesi evde yaptığı pasta ve böreklerden zaman zaman Can ile ona gönderirdi. Bir gün Can annesine;
-‘’Anneciğim Ayşe Teyze’yi düşününce ona çok üzülüyorum eğer sende izin verirsen onun için bir şeyler yapmak istiyorum’’ dedi.
-Annesi ’’ne gibi şeyler yapabilirsin Can?’’
-Anneciğim okulda öğretmenimin yaptırdığı renkli, resimli, kartonlu etkinliklerden bir tanede onun için yapabilirim. Oda senin gibi buzdolabına asar baktıkça sevinir. Ayrıca evimizin karşısındaki fırından kendimize ekmek alırken ona da alıp verebilirim.



Annesi duygulanarak Can’a baktı ona baktı ve ‘’tabi ki bunları ve bunu gibi şeyleri yapabiliriz ve bunları düşünmen hem beni çok mutlu etti hem de çok gururlandırdı. Eminim Ayşe Teyze’de çok mutlu olacaktır’’ dedi.






Mustafa T.Ç.







DAYANIŞMA
Dayanışma insanları bir araya getirir, dayanışmanın olduğu, birlik ve beraberliğin olduğu yerde insanlar huzur içinde ve emniyet içinde yaşarlar. Özellikle de zor zamanlarda bir milletin dayanışma içinde
birlik, beraberlik içinde hareket etmesi o milleti büyük felaketlerden korur. Bunun en güzel örneğine Türk Halkının Kurtuluş Savaşında gösterdiği birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu örnek verebiliriz.
Zeyd Safa A.









ALİ’NİN ÖDEVİ
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar Elif adında bir çocuk yaşarmış. Elif, sorumluluklarını bilen bir çocukmuş. Annesinin sözünü her zaman dinlermiş, erken yatarmış, ödevlerini zamanında yaparmış yani bütün sorumluluklarını yerine getirirmiş. Arkadaşı Ali hiçbir sorumluluğunu yerine getirmezmiş. Annesinin sözünü hiç dinlemez, ödevlerini yapmazmış. Bir gün öğretmeni ödev vermiş. Ali sorumluluğunu yerine getirmediği için ödevini yapmamış. Ama Elif sorumluluğunu bilen bir çocuk olduğu için ödevini yapmış. Öğretmen ödevleri sorduğunda Elif aferin alırken, Ali zor durumda kalmış.
Sonuç olarak; ödevlerimizi yapmazsak ve sorumluluklarımızı yerine getirmezsek zor durumda kalırız.

Eylül Almira A.







SABRIN SONU SELAMET
Ben bisiklet sürmeyi çok seviyordum ama hep arkadaşlarımın bisikletini sürüyordum. Bu da beni çok üzüyordu. Bir gün babamdan bisiklet almasın istedim. Ancak baban birkaç ay sıkışık durumda olduğumuzu çünkü eve yeni eşya aldığını söyledi. Bunun için birkaç ay sabretmemi istedi. Ancak Ben çok istediğim için buna üzüldüm. Hatta kızdım, odama gittim, yattım. Ertesi gün okulda bir derste sabırla ilgili konu işledik. Bundan çok etkilendim.




Sabrın ne kadar önemli olduğunu anladım. Babamın maddi durumunun müsait olacağı günü sabırla ama dört gözle bekledim. İki ay sonra babam eve elinde bir bisikletle geldi. Ben o kadar çok şaşırdım ki gözlerime inanamadım. İki ay Sabretmiştim ama yine de çok çabuk geçmişti. Yaşasın! Artık benimde bir bisikletim var. 'Sabrın sonu selamettir.' diyen anneannemi çok iyi anlıyorum şimdi.
Beyza Nehir Y.
BABAM GELİNCE
Okulumuz yeni açılmıştı. O gün annemin aldığı yeni kıyafetlerimi giydim ve okula gittim. Çok heyecanlıydım. Sınıfımıza girdik, öğretmenimiz bize istediğimiz yere istediğimiz arkadaşımızla oturabileceğimizİ söyledi.
Ben en ön sırada oturdum. Yanıma bir arkadaşım geldi ama kıyafetleri benim gibi yeni değildi. Üstelik kolları da yırtıktı. Onu yanıma oturtmak itemedim.
Arkadaşım üzgün bir şekilde gitti ve en arkaya oturdu. Tüm gün boyunca kimseyle konuşmadı akşam eve geldiğimde aklıma arkadaşım geldi. Nedense hiç huzurlu değildim.
Bir gün sonra okula gittiğimizde yine arkadaşım en arkaya oturmuştu. Teneffüste yanına gittim neden yeni okul kıyafetini olmadığını sordum. Arkadaşım da bana babasının çok uzakta olduğunu ve O gelince ona yeni kıyafetleri alacağını söyledi. Çok üzgündü ben babamdan hiç ayrı kalmamıştım. Bir an babamın uzaklarda olduğunu düşündüm, gözlerim yaşardı.
Arkadaşıma yanıma gelip oturur musun diye sordum önce şaşırdı, gerçekten istiyor musun diye sordu. Evet dedim üstelik benim boya kalemlerimi de birlikte kullanabileceğimizi de söyledim. Arkadaşım döndü ve bana babam gelene kadar ama dedi, babam gelince bana yeni boya kalemleri de alır. O zaman da benimkini kullanalım dedi. Birlikte oturmaya başladık en sevdiğim arkadaşımdı artık.
Muhammed Eymen

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!