ŞÜKRÜNAİLİPAŞA İLKOKULU İNEGÖL/BURSA(1 ÖĞRETMEN)
LAYİKA AKBİLEK İLKOKULU ETİMESGUT /ANKARA (2 ÖĞRETMEN)
KONYA SARAÇOĞLU TOKİ MUSTAFA ÇETİN İLKOKULU KARATAY/KONYA(1 ÖĞRETMEN)
CAHİT ZARİFOĞLU İLKOKULU SELÇUKLU/KONYA(1.ÖĞREMEN)
HİKAYE YAZARLARIMIZIN KAHRAMAN ÖĞRETMENLERİ
*GÜL TAŞ *MERYEM ARSLAN *NERMİN CAN
*ZEYNEP YILDIZ *GÜVEN TAŞ *EDA SÜNER
*ŞENGÜL ÜSTÜNDAĞ *MELDA UFAK *MEHMET KELEŞ

40 yıl ve daha öncesinde; teknolojinin gelişmesine heyecan içinde ortak olduğumuz, okulların şimdilerde olduğu gibi istek ve ihtiyaçlar doğrultusunda olmayıp standartlarla eğitim verdikleri zamanlardan başlamak isteriz hikayemize...
Zanaatlerin unutulmaya yüz tuttuğundan dem vurduğumuz 2020'li yılların başlarındayız henüz. Minik ellerde tekrar hayat bulması umuduyla 'BENİM ZANAATİM' adlı bir Etwinning projesi planlayıp yürütmüştük. Pandemi şartlarında öğrencilerimiz evlerinde gereksinimleri olan öğrenme ve üretme heyecanlarına tekrar kavuşmuşlardı. O zor ancak güzel günleri özlem ile anımsarken öğrencilerimiz ve 2060'lardaki sevdiklerinin yazdığı hikayeler ile buluşturuyoruz sizleri...
KÜÇÜK PELİN
Büyük ve kalabalık bir şehirde bir gökdelenin 23.katında küçük bir kız yaşarmış. Bu küçük kızın adı Pelin'miş...Hiç dışarı çıkmıyorlarmış...
O zamanlarda teknoloji o kadar ilerlemiş ki evdeki bütün eşyalar dahil, hizmetçileri bile robotmuş....
Yine günlerden bir gün ninesini elinde bir şeyler yaparken gördü. Ne yaptığını sordu. Ninesi, elindeki tahta parçasıyla yünü ip haline getirdiğini söyledi. Pelin;
- Peki sonra o ipler ne olacak? diye sordu...
Ninesi ile o iplerle halı dokudular. Pelin'in çok hoşuna gitmişti...
Teknolojik aletlerle dolu odasında sevgi ve emek vererek bir şeyler yapmanın tadı hiçbir şeyde yoktu. Bu duyguyu herkese hissettirmeye karar verdi. (2.Sınıf Kısaltılmıştır.)







HATIRLANAN ZANAATLER
Teknolojinin çok gelişip zanaatlerin unutulduğu bir zamanda bir çocuk varmış. Çocuğun adı İsmail'miş...
İsmail tüm vaktini internette telefon oyunlarıyla geçirirmiş. İnternetin yokluğu onun için çok kötüymüş.
Bir gün anneannesine gitmiş İsmail. Anneannesi ona eskilerde kalan zanaatleri anlatmış. İsmail de merak etmiş ve yapmaya başlamışlar. İsmail çok sevmiş bu işi. Halı dokumuş, cam boyama ve kilden objeler yapmış.
Artık internet ve teknolojik araçlar o kadar ilgisini çekmiyormuş. Öğrendiklerini arkadaşlarına da öğretmiş. Birlikte bir çok etkinlik yapmışlar.(3.Sınıf Kısaltılmıştır)






KEÇECİ EFE USTA
Bir gün köyde gezerken yünleri kırkan bir amca ile tanışma fırsatım oldu. Amcanın yanına yaklaştım ve ona ;
- Amca sen ne iş yapıyorsun? diye sordum.
O da bana keçeci olduğunu söyledi. Ben de keseci anladım ve ona;
-Hangi hamamda? diye sordum.
Bana gülümsedi ve düzeltti. Keçeden çorap, yelek, külah ürettiğini söyledi. Çok şaşırmıştım. Ben her şeyin teknolojik makinelerle üretildiğini sanıyordum. Böyle meslekler de varmış. El emeğinin ne kadar önemli olduğunu o gün anladım.(2. Sınıf)
ZANAAT KULÜBÜ
2077'de bir yaz sabahıydı. Küresel ısınma olduğundan biraz soğuk bir sabahtı. Her zamanki gibi sırt roketimle hızlıca okula gittim. Derslerim bittikten sonra eve geri gelip ödevime oturdum, dikkatlice tamamladım. Bilgisayar oyunu oynayacaktım. Bu oyunda kilim dokuyor, kil şekillendirip cam boyuyordum. Bu oyun çok seviliyordu. Tam oyuna başlayacakken annem alışveriş yapmamız gerektiğini söyledi. Yolda giderken hiç görmediğim bir ara sokak gördüm...Dükkandaki dede ve nineyi hayretle izledim çünkü, birçok çocuğun oynadığı oyunu gerçek hayatta, elleriyle yapıyorlardı...Onlara ne yaptıklarını sorduğumda her birinin unutulmuş gelenek, isminin de zanaat olduğunu söyledi...
Eve döner dönmez bilgisayar başına oturduğum zaman oyundaki çocuklara neler olduğunu ve bir kulüp kuracağımdan bahsettim...Bir gün sonra çocuklarla zanaat dükkanında toplandık. Öğrendiklerimizi ve yaptıklarımızı o kadar çok kişi destekledi ki unutulan zanaatlerimiz sayemizde tekrar yaşam buldu.(4. Sınıf Kısaltılmıştır)
HASAN HÜSEYİNİN MERAKI
Bir zamanlar Hasan Hüseyin adında zeki bir çocuk varmış. Sekiz yaşında olmasına rağmen çok meraklı, yerinde duramayan her şeyi araştıran bir çocukmuş...
Okullar kapanınca ablası ile birlikte dedelerinin köyüne giderlermiş...Orada oldukları bir gün Hasan Hüseyin erkenden kalkmış ve ablasını uyandırmış.Abla şu duvardaki halılara baksana, çok güzel desenleri var, demiş.Ablası da onaylamış. O sırada kapı sesi duymuşlar. Gelen nineleriymiş. Onlara ne yaptıklarını sormuş... Hasan Hüseyin bu halılardan ilk kez gördüğünü söylemiş. Ninesi de artık zanaatlerin unutulduğunu ve görmemesinin normal olduğunu söylemiş...
Ninelerinin önerisi ile birlikte kilim dokumuşlar. Yaz tatilinden döndüklerinde anne ve babalarına sevinçle göstermişler.(1. Sınıf Kısaltılmıştır)






UNUTULAN ZANAATLER
Yıl 2080,teknoloji çok gelişmiştir.Tarihimizdeki zanaatler artık unutulmuştur.
Ailesi ile birlikte müzelere gezen 12 yaşındaki bir çocuk yine gittiği bir müzede çeşitli el sanatlarına rastlar. İlgisini çeker ve hemen bilgisayarına sarılıp araştırmaya başlar.
Türk tarihindeki dokumacılıktan çiniciliğe, bakırcılıktan ahşap işçiliğine, türlü türlü el emeği göz nuru olan zanaatlere rastlar. Çocuk bunları tüm arkadaşlarına anlatmaya başlar. Durumun farkına varan öğretmenler bir kurs açarlar.
Bu kursta çocuklara zanaatleri öğretmeye başlanır... Her geçen gün kursa ilgi daha da artar.(3. Sınıf Kısaltılmıştır)
KİLİM DOKUMA HEYECANI
Sıcak bir yaz günüydü. Ali ailesiyle birlikte köye anneannesinin yanına gitmişlerdi. Köye vardıklarında anneannesini evinin bahçesinde kilim dokurken buldular.
Ali heyecanla anneannesine ne yaptığını sordu. Anneanne;
-Annemden bana miras kalan kilim dokumayı devam
ettiriyorum, canım torunum, dedi.
Ali;
-Bana da öğretir misin anneanneciğim ? dedi
Anneannesi yanına oturmasını istedi. Ali anneannesini dikkatle izledi. Sonrasında akşama kadar kilim dokudular. Ali kilim dokumayı öğrendiği için çok mutluydu.
MERT'İN ZANAATLE BULUŞMASI
3000 yılında teknolojinin çok geliştiği bir zamanda Mert adında bir çocuk varmış. Mert robot icat etmeyi çok severmiş...Ayrıca çok parlak ve renkli parçalara ilgisi fazlaymış.
Yine bir gün evinin bodrumunda yeni robotlar denerken aklına acaba geçmişte nasıl robotlar vardı? diye geçirmiş. Malzemeleri karıştırırken çok parlak resimli bir cam bulmuş. Bu parçayı robotunda kullanmış... Mert hiç bu kadar göz alıcı bir robot görmemiş...Bu renkli parça hakkında araştırma yapmış. Geçmişte bunun birçok alanda kullanıldığını görünce şaşırmıştı. Bunun adı cam boyama sanatıydı...
Mert çok mutlu olmuştu. Çünkü geçmişteki cam zanaatiyle ilgili harika bilgilere ulaşmıştı. Yeni yapacağı robotlarda bu bilgiler ışığında cam parçalarını kullanabilecekti.(2. Sınıf Kısaltılmıştır)






- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors
BENİM ZANAATİM




- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!