Eğlenceli Kelimeler eTwinning Projesi ortakları tarafından hazırlanmıştır.
YAZARLARIMIZ
Zeynep ÖZDEMİR (Sayfa 2-3) Azra
Fatma Nur EKŞİ (Sayfa 4-5) Aybüke
Eylem AKTAŞ GÜNDOĞDU (Sayfa 6-7) Asya
Şirin KAFTAR HAGİ (Sayfa 8-9) Ahmet Talha
Derya SAVRUN (Sayfa 10-11) Yahya, Nehir
Seda ERYİĞİT (Sayfa 12-13) İrem Naz
Tuğçe ÖZBEK (Sayfa 14-15)
Özge AKDUMAN (Sayfa 16-17) Derin
Zeynep KARABULUT (Sayfa 18-19) Asaf


Öğrenci: Azra E.
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde annesi ve kardeşiyle yaşayan bir Ayşe kız varmış. Ayşe sabah erkenden kalkmış pencereden dışarıya bakmış bir de ne görsün çok güzel pembe bir çiçek açmış bahçelerinde. O kadar uzunmuş ki bulutlara değiyormuş. Sonra elini yüzünü yıkamış kahvaltıyı hemencecik yapmış kardeşiyle dışarı çıkmış. Sonra birden bulutlar gelip yağmur yağmaya başlamış. Çiçek ufalmış. Yağmur dinmiş. Her yer yaprak olmuş annesi de faraşla yaprakları temizlemiş. Taburelerinde oturan Ayşe ve kardeşi annelerini izlemişler.
Once upon a time, there was an Ayşe girl who lived with her mother and sister. Ayşe got up early in the morning and looked out the window, and what would she see, a beautiful pink flower has bloomed in their garden. It was so tall that it touched the clouds. Then she washed her hands and had breakfast immediately and went out with her brother. Then suddenly the clouds came and it started to rain. The flower has crumbled. The rain has stopped. There were leaves everywhere and her mother cleaned the leaves with a dustpan. Sitting on their stools, Ayşe and her sister watched their mother.
Öğrenci : Aybüke
Ayşe ve kardeşi annelerini izlemişler. Daha sonra Ayşe'nin aklına otururken paleti kullanarak resim yapmak gelmiş. Kardeşi de çok beğenmiş manzara ve doğayla iç içe olmuşlar. Ayşe'nin annesi kardeşini ve Ayşe'yi çağırmış şimdi börek vakti demiş. İlk önce un elemeyle başlamışlar. Sonra annesi hamuru yoğurarak merdaneyle börek açmış. Ayşe de dökülen un tozlarını gırgır ile gırgırlamış.

Öğrenci: Asya
Ayşe ve kardeşi böreklerini bitirdikten sonra pabuçlarını giyip dışarıya çıkıp oyun oynamışlar. Oyun oynarken yerdeki güğümü görmüşler. Güğümdeki suyu Küçük Pembe Çiçeğe dökmüşler. Çiçek büyürken güzel bir müzik sesi gelmeye başlamış. Bir de bakmışlar ki küçük bir arı, çiçeğin üzerinde saksafon çalıyor.
Öğrenci: Ahmet Talha
Diğer taraftan bir ses daha geliyordu. Yaşlı bir amcayı atın ayağına nal takarken gördüler, yanına koşa koşa gittiler. Yaşlı amca, aman dikkat edin çocuklar çaydanlığa, şimdi koydum nihalenin üzerine dedi. Dinlenmek için çayından bir yudum aldı.
Another voice came from the other side. They saw an old uncle putting shoes on the horse's feet, and they ran to him. Old uncle, "Be careful kids, I just put it on the teapot” said. He took a sip of his tea to rest.
Öğrenci: Yahya, Nehir
Ayşe ve kardeşi atı izlerken arkadaşlarının onlara seslendiğini duydu. Bahçede taburelerine oturmuş pergel ile resimler çiziyorlardı. Ayşe otururken papuçlarını çıkardığı için tekrar giymek istedi fakat pabucunun biri kaybolmuştu.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (2)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(2)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!