
KAHRAMAN KÖPEKÇİK
Havalar soğumuş ve kış gelmişti. Üstelik kar yağmış her yer bembeyaz olmuştu. Zavallı köpekciğin karnı öyle açtı ki. Günlerdir tek bir lokma bile bulamamıştı. Bir gece hava öyle soğuk oldu ki köpekçik soğuktan ve açlıktan neredeyse donacaktı. Ağır ağır yürümeye çalışıyordu. Tam bu sırada Emir pencereden dışarıyı izliyordu. Emir kış mevsimini çok severdi. Hele kar yağarken dışarıyı izlemeye bayılırdı. Dışarıda karın yağışını izlerken birden sokakta köpekçiği gördü. Hemen annesinden biraz ekmek ve su istedi. Babasıyla birlikte dışarı çıktılar. Köpekçiğe ekmek ve su verdiler.
Emir'in babası köpekçiği evlerinin garajına koydu. köpekçik hem ısınmış hemde karnı doymuştu. Emir ve babasının bu iyiliğini hiç unutmayacaktı. Gözlerini kapadı ve uykuya daldı. Gece yarısı iki adamın eve girmeye çalıştığını gördü. Bu adamlar hırsızdı. Köpekçik tüm gücüyle havladı.Az sonra evin ışıkları yandı. Bunu gören hırsızlar hemen kaçtı. Emir'in babası köpekçiğin başını okşadı. "Aferin köpekçik, iyi iş çıkardın " dedi. Köpekçik o günden sonra hayatının sonuna kadar Emirlerin evinde mutlu bir şekilde yaşadı.
Yazan:Esra Hayriye YAYMACI

GÜZELLİK KALPTEDİR
Kocaman ağaçların olduğu yemyeşil ve çok güzel bir ormanda Filo adında bir fil yaşarmış. Bu fil arkadaşlarını çok sever ve onlara yardım etmekten hep mutlu olurmuş. Filo iri yarı ve kocaman olduğu için arkadaşları salyangoz, karınca ve uğur böceği onu sevmiyorlarmış. Filo arkadaşlarının yanına gelince onun görüntüsünden dolayı ondan utanıp onunla oyun oynamamak için bahaneler bulurlarmış. Filo bu duruma çok üzülürmüş ama çok güzel bir kalbi olduğu için arkadaşlarına hiç gücenmezmiş. Bir gün Filo oynamak için arkadaşlarının yanına gelmiş fakat arkadaşları: -Git buradan biz senle oynamak istemiyoruz, görüntün bizi çok korkutuyor ayrıca hortumun da çok çirkin demiş. Filo duyduğu sözler karşısında çok üzülmüş, kalbi çok kırılmış ve arkadaşlarının yanından uzaklaşıp ormanda kaybolmuş.
Günlerden bir gün uğur böceği çiçekten çiçeğe konup güneşin keyfini çıkarırken üzerine kocaman bir dal düşmüş. Uğur böceği ne kadar uğraştıysa da dalın altından çıkamamış. Kendi başına bu durumdan kurtulamayacağını anlayınca: -İmdat! Kimse yok mu? Diye bağırmaya başlamış. Arkadaşlarının sesini duyan Salyangoz ve karınca hemen yardıma koşmuşlar fakat ne kadar uğraştılarsa da dalı bir türlü kaldıramamışlar. Uğur böceğinin artık dayanacak gücü kalmamış. Herkesin aklına Filo gelmiş, eğer o burada olsaydı dalı hemen kaldırırdı demişler. Hep bir ağızdan: -Filo bize yardım et diye bağırmaya başlamışlar. Filo koca kulakları sayesinde onları duymuş. Hemen sesin geldiği tarafa gitmiş. Filo uğur böceğinin üzerine düşen dal parçasını hortumuyla kaldırıp uğur böceğini kurtarmış
Uğur böceği, salyangoz ve karınca mahcup bir şekilde Filo’ya teşekkür etmişler. O günden sonra dış görünüşün değil kalbin önemli olduğunu anlamışlar. Bir daha hiçbir arkadaşlarını dış görünüşleri yüzünden eleştirmemişler. Filo ile çok iyi arkadaş olmuşlar.
YAZAN: ELA S./ASUMAN BALTÜRK’ ÜN ÖĞRENCİSİ

GELDİ ŞİMDİ UYKU VAKTİ
Güneş evine gidince Ay dede gökyüzünde belirince geliyordu uyku saati Berenin. Beren pijamalarını giydi ve şimdi en sevdiği saat geldi. Uyku öncesi hikaye saati... Annesi sordu ''Hangi hikayeyi okuyalım? Tavşanın hikayesini mi yoksa Ördeğinkini mı?'' Beren dedi ki; ''Başka bir hikaye istiyorum.'' Annesi; ''Peki ya Saklambaç kitabına ne dersin ya da Filin hikayesine?'' Beren dedi ki; ''Hayır anne başka bir hikaye dinlemek istiyorum.'' Annesi Berenin kitaplığındaki tüm kitapları sıraladı neredeyse. Ama Beren bugün başka bir hikaye istiyordu nedense. Annesi ‘’O zaman biz bir hikaye yazalım mı ne dersin?
Beren neşeyle evet dedi. ‘’Peki hikayemizde kimler olsun istersin?’’ ‘’Penguen, kedi, baykuş…’’ ‘’Peki bu hayvanlar neredelermiş?’’ ‘’Karlarla kaplı bir yerde.’’ ‘’Bu hayvanlar neler yapıyorlarmış?’’ ‘’Dans ediyorlarmış anne.’’ O zaman hikayemize başlayalım demiş annesi. Annesi tatlı sesiyle anlatırken hikayesini, Beren renkli bir rüyaya dalmış bile. Kim bilir belki de penguen, kedi, baykuş ile…
YAZAN: GÖZDE PERGEL

ÇİÇEKLER SEVGİYE AÇAR
Ayla o sabah heyecanla uyanmıştı. Bugün onun doğum günüydü ve nasıl sürprizlerle dolu bir gün geçireceğinin hayalini kuruyordu. Hemen yataktan fırlayarak sevinçle elini yüzünü yıkadı ve okul kıyafetlerini giyip kahvaltı masasına geldi. Herkesten doğum günü tebriği bekledi ama kimse bir şey söylememişti. Kahvaltısını bitirip okula gitti. Kendini pek de iyi hissetmiyordu üzülmüştü. Eve döndüğünde odasına girdi ve masasının üzerinde saksıda yeşil bir bitki gördü şaşırmıştı. Babası yanına geldi .Ayla babasına;babacığım bu bitki de nereden çıktı diye sordu. Babası “güzel kızım bugün senin doğum günün olduğunu biliyorum. Sabah kutlamadığımız için unuttuğunu sandığını da biliyorum fakat senin için en güzel hediyeyi almak ve sürpriz yapmak istedim” dedi
Ayla babasına saksıdaki bitkinin neden hiç çiçek açmadığını sormuş merakla. Babası “işte işin sürprizi de burada güzel kızım , bu bitkinin adı “sevgiye açan çiçek” sen bitkiye iyi bakar ,güzel sözler söylersen çiçeğin o zaman açacaktır”demiş. Ayla o gün bitkisini güneş alan cam kenarına koyarak her gün sulamış ve sevgi sözcükleri ile sevmiş onu.Sevgiye açan çiçeğinin ne renk açacağını merak etse de sabırla beklemiş. Birkaç gün sonra sabah uyandığında bir de ne görsün saksıda rengarenk çiçekler… Koşarak babası,annesi ve abisine haber vererek mutluluğunu ailesi ile paylaşmış. Ayla sevginin,sabrın ne kadar önemli olduğunu tıpkı çiçeklerin açtığı gibi sevgi ile her kapının açılacağını da öğrenmiş. YAZAN:DERYA SAVRUN

MERAKLI YILDIZ ŞİMAL
Güneş battığında karanlık çöker gökyüzünde bir telaş herkes yerini alır ve muhteşem bir gece başlar. Parlayan yıldızları görürsün işte onlardan biri de benim adım Şimal. Etrafımda olup bitenleri, uzayda yıldızlardan başka neler olduğunu çok merak ediyorum. bazen kayarak yolculuk ediyor, incelemeler yapıyorum. Şimdi de bir keşif yolculuğuna çıkacağım haydi birlikte uzayın derinliklerine bir bakalım. Ayı yakından tanıyorum her gece biz yıldızlarla birlikte ortaya çıkar. Ay a selam verip yanından kayıp gidiyorum. Güneş pırıl pırıl parlıyor. Etrafındaki dönen büyük toplar da neyin nesi? Adeta dans ediyorlar Güneş in etrafında. Hemen gidip tanışmalıyım onlarla. - Merhaba ben kuyruklu yıldız Şimal sizleri tanımak istiyorum. - Merhaba bizler gezegenleriz 8 taneyiz ben Merkür Güneş e en yakın gezegenim. En küçüğüm ama çok hızlıyımdır.-Ben Venüs en sıcak gezegenim ters yönde dönerim yavaş yavaş. - Dünya yım ben beni herkes tanır. Denizlerim, kayalarım, topraklarım, ormanlarım var ve insanlar yaşarlar benim üzerimde.
- Beni sorarsan adım Mars . Kızıl gezegen diğer adım . Soğuk bir gezegen olduğum için kimseler yaşamayamaz bende
- Gezegenlerin en büyüğüyüm adım Jüpiter. Güneşin etrafında 12 yılda dönerim. -Diğer gezegenlere pek benzemem buzdan ve taşlardan oluşan halkalarım var ben Saturn .
- Ben de Uranüs Venüs gibi ters yönde dönerim güneşin etrafında.
- Heyy ben de burdayım beni unutmayın Güneş e en uzaktayım diye Neptün üm ben . Rüzgarlı, karanlık ve soğuğum.
-
Evett çok üşüdüm Neptün o kadar karanlık ki beni ışığım sönük kaldı çok teşekkür ederim sizlerle tanıştığım için çok mutlu oldum şimdi hemen geri dönmeliyim çok geç oldu. -Hoop kayarak hızlıca diğer yıldız arkadaşlarımın yanına geldim bile. Şimdi güzelce uyuyayım Ay ın yanında belki sabah olmak üzere.
YAZAN: DİLEK ORHAN

AY VE AYLA
Merhaba çocuklar.siz de benim gibi her akşam bakar mısınız penceren dışarı.Yukari daha da yukarı.Merak eder misiniz onu.Bazen baktığınız pencereden görmeyip benim gibi diğer penecereye koşar misiniz.Ah bilseniz nasıl heyecanlandirir beni hele arabadaysam,gidiyorsan ve o takipteyse.Bazen bakarım kocaman olmuş nasıl böyle büyümüş ki.Bazen incecik zarif,bazen kocaman olmuş yanakları tombik. Bazen yarım elma gibi ikiye bölünmüş. Ah Ay; ne de güzel aydınlatırsın dünyayı.Simdi size benim gibi bir ay meraklısınin hikayesini anlatacağım.Hazir misiniz????
Ayla adı.Beyaz tenli yuvarlak yüzlü ışıl ışıl gozlu bir kız .Gündüzleri afacandir hareketlidir gününü dolu dolu geçirir okulda evde bahçede ailesiyle arkadaslariyla kedisi Sarisinla.Ama akşamları başkadır.Sakin merakli.Uyku saatini heyecanla bekler.Diger çocuklar gibi yatmaya giderken nazlanmaz. Akşamları sever.Uyumadan önce her gece heyecanla merakla takip ettiği bir sey vardır.Ay.Gece lambası kullanmaz Ayla. Penceresinden yansıyan ay isiginda uyumayı tercih eder.Basi yastığında pencereden ayı görebildiği geceler kendini şanslı hisseder.Gormedigi gecelerde de ayı gorebilecegi şekilde yaklaşır pencereye.Bakar gökyüzüne.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $4.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!