


Merhaba arkadaşlar

Bir anda çığlık attım.(aaaaaaa)Gözlerim yanlış mı görüyordu. Bu İsottu. İşte İsot ile aramızdaki diyalog.
Ben:
- İsot , neden bunu yaptın?
İsot:
- Zorunda kaldım.
Ben:
- N'oldu ki?
İsot:
- İki tane domates seni biberli omlet yapmak için kaçıracaklardı.























Domsi , sanırım burası.
Evet kesinlikle Domora ,çünkü buradan başka bir yer yok.





Merhaba ben Domora. 12 yaşındayım.
Suyum azdır. Ama ne olursa olsun
insanlar beni çok sever.
Merhaba ben Domsi. 15 yaşındayım.
Sarı bir domatesim ve ayrıca suluyum. Daha önce böyle bir domates gördünüz mü bilmiyorum.
Ama görünüşe bakılırsa sizinle çok
iyi anlaşacağız.






Daha sonra içeri girdiler...
İçeri girdiklerinden sonra donup kaldık. Aslında onlar düşman değilmiş. Onlar sadece Doltes Sarayından atılmış. Neyse daha sonra arkadaş olduk ve daha sonra sohbet ettik oyunlar oynadık, kitap okuduk ve daha bir çok şey...






























Eğer eve sağ salim geri dönersek Domsi ile Domora bizimle beraber kalacak. Tamam her şey iyi güzel de ben ailemi özledim onu ne yapacağız? Bu arada buranın yolunu bilen tek kişi İsotmuş. Daha sonra yola çıktık. Ama İsot kafasına Doltes Sarayının askerlerinden ok yedi. Ve daha sonra ben ilk yardım eğitimi aldığım için İsot 'u iyleştirmeye çalıştım. Domsi silah kullanmayı bildiği içi onu vurdu. Ben bir yandan İsot 'u iyileştiriyordum. Domora da bana ilk yardım çantamdan aletleri uzatıyordu.
Uzun bir çabadan sonra İsot kendine geldi ve biraz dinlendi. Daha sonra yola devam ettik. Çok mutluydum ama aklımda olan tek soru acaba İsotta bizim evde kalacak mıydı? Ama en önemlisi annem buna izin verecek miydi? Çünkü ben annemden izin almadan hiçbir işe kalkışmam.













Bugün çok yorucu bir gün olmuştu ve hem acıkmış hem de susamıştık. Neyse ki İsot bizi düşünüp 1 tane şeftali getirmiş. Çok şaşırdık ama şeftali dedi ki:
- Abi, ben daha hamım. Lütfen gidin başka bir şey yiyin.
Şeftaliyi serbest bıraktık. Konuşmasına şaşırdım ama ona bakarsanız bizde konuşuyoruz. Yani aslında bu çok da şaşırtıcı bir şey değil.😀






































Oh, be şu kiraz ağaçları da olmasaydı kim bilir ne yapardık? Karnımızı doyurmak için başka çaremiz yoktu. Ama gerçekten tatları çok güzelmiş. Bu ağaçları buraya kim diktiyse ona çok teşekkür ediyoruz. Çekirdeklerini de tabii ki diktik. Sonuçta Arm(Armut)Cumhuriyetinin bir şehrindeyiz. Bu şehrin adı Doğmut. Burada çok yağmur yağar. Şehrin isminin anlamı ise Armutça da "Doğayla içiçe olan armut Şehri" demektir.
Arkadaşlar görüşürüz. Yanda sorular var.
1. Sivriyi kim kaçırdı?
2. İsot Sivriyi ne için kaçırdı?
3. Sarı domatesin adı nedir?
4. Susuz domatesin adı nedir?
5. Kim kafasına ok yedi?
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $6.59+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!