SAYGI VE MİNNETLE
DOĞA AF(F)ET PROJE EKİBİ

CENGİZ TOPEL ORTAOKULU İPEK ATICI
DÜZENLEYEN: ZEHRA



CENGİZ TOPEL ORTAOKULU İPEK ATICI
DÜZENLEYEN: ZEHRA
Mustafa Kemal Atatürkün de anılarında bahsettiği gibi, babası Ali Rıza efendinin ölümünden sonra, annesiyle Selanik'e 30 km uzaklıktaki Langazada Rapla çiftliğinde kahyalık yapan dayısı Hüseyin ağanın yanına yerleşirler. Burada yeşilin, toprağın, suyun ve gübrenin kokusunu içine çeken Mustafa Kemal ömründe ilk olarak toprağa ve tabiata karşı bir sevgi duymaya başladı. Açık havada yaşamaktan hoşlanıyor, çiftlik işlerinin kolayca üstesinden geliyordu. Bu çiftlik yaşamının Atatürk'ün kişiliğinin oluşmasında önemli bir yer tuttuğu söylenebilir. Çünkü O yaşamı boyunca çiftlikler kuracak, hayvan yetiştirecek ve ağaçlandırmaya büyük önem verecektir.

FATMA HARMANCI VAKIFBANK İMAM HATİP ORTAOKULU 8A
DÜZENLEYEN: MUHAMMED VKF8




SON ARZUM YEŞİLLİK VE AĞAÇLIK ARASINDA OLMAKTIR

FATMA HARMANCI VAKIFBANK İMAM HATİP ORTAOKULU 8A
DÜZENLEYEN: MUHAMMED VKF8
ATATÜRK; toprağını, suyunu, doğasını kısacası memleketini çok seven bir insandı Hastayken bir başka arzusundan şöyle söz ederdi: "İyileştiğim zaman bir ormana gidelim. Dere kenarında küçük bir ev yaptırıp orada yaşayalım" Bunu sık sık tekrarlardı. Bir gün Salih BOZOK, Atatürk'ün sözünü ettiği ve yaşamayı arzuladığı ormanın manzarasını içeren bir tablo getirdi. ATATÜRK son günlerinde hep o tabloya bakarak avundu....
GÜLAY BELEN / CENGİZ TOPEL ORTAOKULU
Düzenleyen: ELİF


YARININ DOĞASI BUGÜNDEN YARATILIR
M.KEMAL ATATÜRK
GÜLAY BELEN / CENGİZ TOPEL ORTAOKULU
Düzenleyen: ELİF
Atatürk ün sınıf arkadaşlarından Ali Fuat Cebesoy, O nun doğa sevgisini belirtirken bir anısını şöyle anlatır: Harp Akademisi nin üçüncü sınıfına geçtiğimiz zaman Mustafa Kemal, Selanik e sılaya gitmeden önce bizde misafir kaldı. O günlerin birinde Satılmış Çavuş u da alarak Alemdağı na uzandık. Arkadaşım samimi bir doğa aşığı idi. Ormanlık yerlerden çok hoşlanırdı. Öğleye doğru pınar başında mola verdik...Uzaklarda bir kasır vardı ve manzarası harikulade güzeldi. Adeta Mustafa Kemal i büyüledi...Oradan ayrılırken Mustafa Kemal: Fuat dedi, İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından uzaklaşmalı, böyle sakin ve ağaçlık bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor.
AYŞEGÜL AKIN
VAKIFBANK İMAM HATİP ORTAOKULU
AYŞEGÜL AKIN
VAKIFBANK İMAM HATİP ORTAOKULU
Ankara'yı Türkiye Cumhuriyetinin başkenti yapan ve bir bozkır kasabasında modern bir şehir kuran Atatürk, bu yönüyle de, günümüzdeki, şehircilik, çevre ve tabiat güzelliği kavramlarına, 1920'li yılların şartları içinde ışık tutan bir dehadır. Bu kavramların bilinmediği ve konuşulmadığı o yıllarda, şehircilik uzmanlarını getirterek, Cumhuriyetin başkenti Ankara'yı düzene sokan, ağaç diktiren, bulvarlar açtıran, Çiftliği kuran, sefaret bahçelerinde yeşilliğe imkan veren Atatürk, diğer yönleriyle olduğu gibi, bu yönüyle de her zaman örnek alınması gereken eşsiz büyük bir önderdir.


FATİH İMAM HATİP ORTAOKULU
Şermin CİNEK
Düzenleyen SARE
Atatürk 'ün doğa ve ağaçlara olan düşkünlüğünün en belirgin örneği, bozkır iklimini yeşillendirmek için Atatürk Orman Çiftliği'ni kurması gösterilebilir.Atatürk,"Ağaçsız orman ve ağaçsız toprak vatan değildir."diyerek Orman Çiftliği'nin gerekliliğini vurguluyor.Günümüzde içinde hayvanat bahçesinden müzeye kadar pek çok alanda hizmet veren çiftlik ağaçlandırmaya ve doğaya verilen özeni gözler önüne seriyor.

FATİH İMAM HATİP ORTAOKULU Şermin CİNEK
Düzenleyen Furkan






YÜRÜYEN KÖŞK
Yalova'yı çok seven Atatürk, burada küçük bir köşk yapılmasını ister.İnşaat sırasında hemen yandaki eski bir çınar ağacının dalları, köşkün zemin katı üstündeki birinci kata çıkılmasına engel olmaktadır.Bu durumda ağacın dallarının kesileceğini duyan Atatürk "Siz şaşırdınız mı? Hayır, katiyen bu dal kesilmez.Binanın yerini, temelini değiştirin.Bu dalın kurulabileceği yere kadar temeli sökün veya sürün. " talimatını verir.Bunun üzerine köşk, 11 Ağustos 1930 tarihinde kalın kızaklar üzerinde
doğu yönüne doğru 4.80 metre kadar kaldırılır.Çalışmalar boyunca ağacın başında bekleyen Atatürk "Eh artık yürüyen bir köşkümüz oldu "deyince bu köşkün adı
"Yürüyen Köşk "olarak kalmıştır.
İREM ÜZMEZ 75. YIL İMKB ORTAOKULU
DÜZENLEYEN: HÜMEYRA
Atatürk’ün doğaya, ağaçlara ve çiçeklere olan sevgisinden bahseden ve anılarını anlatan bir diğer isim, dönemin ünlü bahçıvanlarından Pandelli’dir. Atatürk ve doğa sevigisinden şöyle bahseder:
“Atatürk çiçeğe çok meraklıydı. Kışın bile gelir ormanı dolaşırdı. Buranın tabiat güzelliğine aşıktı. Bütün çiçekleri severdi. Hatta kır çiçeklerini toplar ve yakasına her gün papatya takardı. Köylülerle, işçilerle ve askerlerle halkın geçimini ve idarenin gidişini konuşmaktan hoşlanırdı. Dert dinlemekten ve herkese faydalı olmaktan zevk alırdı. Her işi kendi gözüyle görürdü. Kibir diye bir şey bilmezdi. İnandığı işlerde emirleri açık ve netti. Gönül almasını ve teşvik etmesini bilirdi…
Bugün Atatürk çiçeği diye bilinen bir çiçek vardır. Hani ecnebilerin Ponsetya dedikleri…Yılbaşında kırmızı kırmızı açan çiçek… İşte onu da Atatürk çok severdi. Ben de burada, bu çiçekten bol bol yetiştirdim ve adını Atatürk Çiçeği koydum. Bu hareket onun çok hoşuna gitti.”
İREM ÜZMEZ 75. YIL İMKB ORTAOKULU
DÜZENLEYEN: HÜMEYRA


"Biz doğayı korudukça doğa da bizi korur."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!