

İÇİNDEKİLER
*KARABAĞ'IN TARİHİNİ TANIYORUM
*KARABAĞ'IN COĞRAFYASINI TANIYORUM
*KARABAĞ'IN MUSİKİSİNİ TANIYORUM
*KARABAĞ'IN EDEBİYATINI TANIYORUM
*KARABAĞ'IN KİLİMLERİNİ TANIYORUM






KARABAĞ'IN TARİHİNİ TANIYORUM

Güney Kafkasya'da hukuken Azerbaycan'a bağlı ancak uzun yıllar Ermenistan işgali altında bulunmasıyla tartışmalı tarihi bölge günümüzde Karabağın bir bölümü 2020 Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan tarafından geri alınırken kalan kısmı Türk ve Rus barış güçleri denetimi altına alınmış ve 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşması ile Ermenistan hükûmeti yenilgiyi resmen kabul etmiştir.
Karabağ, arkeologlar tarafından Kura-Aras kültürü olarak da bilinen Kura ile Aras nehirleri arasında yaşamış halklar tarafından mesken tutulmuştur.

7. yüzyılın ortalarında, bölge İran'ı fethetmiş Müslüman Araplar tarafından işgal altına alındı ve ilerleyen zamanlarda halifenin onayıyla atanan yerel valiler tarafından yönetildi.
15. yüzyılda, Karabağ bölgesi, Türki olan Kara Koyunlu ve Ak Koyunlu kabile konfederasyonlarının bir parçasıydı.
1501'den 1736'ya kadar, Safevi İmparatorluğu'nun varlığı sırasında, Karabağ eyaleti Ziyadoğlu Gajar hanedanı tarafından yönetiliyordu. Türk boyları genel nüfus çoğunluğuna sahip oldular.
1813 yılında imzalanan Gülistan Antlaşması ile Karabağ Rus İmparatorluğu'na verildi. 1822'de, İran'dan Rus kontrolüne geçtikten 9 yıl sonra, Karabağ Hanlığı dağıtılmış ve bölge, Rusya İmparatorluğu'ndaki Elizavetpol Valiliği'nin bir parçası olmuştur.
Ermenistan ve Azerbaycan arasında Karabağ da dahil olmak üzere birçok bölgede bir dizi kısa savaşlar yaşandı. 1918 Temmuz'unda, Dağlık Karabağ Birinci Ermeni Meclisi bölge yönetimini ilan etti ve bir Ulusal Konsey ve hükûmet oluşturdu. Daha sonra Osmanlı askerleri, Ermenilerin silahlı direnişiyle karşılaşarak Karabağ'a girdi. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun yenilgisinden sonra İngiliz birlikleri Karabağ’ı işgal etti. İngilizler geçici olarak Khosrov bey Sultanov'u (Azerbaycan hükûmeti tarafından atandı) Paris Barış Konferansı'nın son kararını bekleyen Karabağ ve Zangezur'a genel vali olarak atadı.
Sovyetler Birliği'nin bölgeyi sıkı bir şekilde kontrol etmesiyle, bölge üzerindeki çatışma on yıllar boyunca durdu. 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının başlamasıyla birlikte Karabağ sorunu yeniden ortaya çıktı.

1990’ların başlarında bölgede etnik çatışmalar başladı. Ermenistan’ın Karabağ’ı kendi sınırlarına katma isteğini açıklamasının ardından bu çatışma Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaşa dönüştü. 1991 yılında Kafkasya'da yeni cumhuriyetlerin birbiri ardına bağımsızlıklarını ilan ettiği dönemde Rusya tarafından boşaltılan üslerden elde edilen ağır silahlar, savaşta dengenin Ermenistan'dan yana ağır basmasına neden oldu.
1991-1993 yıllarında,Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edilmiş olup bu işgal günümüzde de sürmektedir. Tarihi olarak D Karabağ bölgesi tamamen Azerbaycan toprakları tarafından çevrelenmiş olmasına rağmen Ermeni ayrılıkçılar Karabağ ile Ermenistan arasındaki Azerbaycan'a ait bölgeyi de ellerinde tutarak bir tampon bölge oluşturmuşlardır ve bu şekilde Karabağ ile Ermenistan arasında bağlantı kurulmuştur.

Hocalı Katliamı Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ı Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında
yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır.
Ermenistan, Ermeni çoğunluğa sahip Karabağ bölgesini ve bu bölgenin çevresindeki yedi ilçeyi (rayon) işgal etti. Karabağ ayrılıkçı yönetimi de bu sırada, 1991 yılında, bağımsızlığını ilan etti. Ancak bu bağımsızlık ve kurulan Karabağ Cumhuriyeti, Ermenistan Cumhuriyeti dahil hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.
Bu savaşı sona erdiren ateşkes anlaşması 1994 yılında Bişkek kentinde imzalandı.

27 Eylül 2020 sabahı, çözülmemiş Karabağ sorunundaki yeni çatışmalar, Karabağ Temas Hattı boyunca yeniden başladı ve savaşa yol açtı. Hem Azerbaycan hem de Ermenistan silahlı kuvvetleri askeri ve sivil kayıplar bildirdi. Birleşmiş Milletler, çatışmayı şiddetle kınadı ve her iki tarafı da gerilimi azaltmaya ve anlamlı müzakereleri gecikmeden sürdürmeye çağırdı.
10 Kasım 2020'de Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan'ın Karabağ konusundaki mevcut ihtilafı sona erdirmek için bir anlaşma yaptıklarını; bu anlaşmaya göre savaş boyunca Azerbaycan'ın ele geçirdiği toprakların kendilerinde kalacağını, Nahçıvan ile Azerbaycan arasında Ermenistan üzerinden bir irtibat yolu kurulacağı ve Türk ve Rus barış güçlerinin temas hattı boyunca konuşlandırılacağını duyurdu.

KARABAĞ'IN COĞRAFYASINI TANIYORUM

•Karadeniz’in doğusundaki Taman yarımadasından Hazar Denizi’nin batısındaki Abşeron yarımadasına kadar uzanan dağlık bölge, Kafkasya olarak adlandırılmaktadır.
•Kafkasya’nın doğusu Asya kıtasında, batısı ise Avrupa kıtasında yer almaktadır (Gökçe, 1979:5). Karabağ ise Kafkas dağlarının güneydoğusunda yer alan bölgede bulunmaktadır.
•XIII. ve XIV. yüzyıllarda Karabağ’ın sınırları güneyde Araz, kuzeydoğuda Hakari nehrine, kuzeybatıda Zegamçay’a, kuzey ve kuzeydoğuda Kura nehrine (Şirvana bölgesi), güneydoğuda ise Gustaşfi’ye kadar uzanmaktaydı.

4392 km2 ’lik Karabağ, coğrafi olarak Azerbaycan Cumhuriyeti’nin batı kısmında; Kür, Aras nehirleriyle Gökçe gölü arasındaki dağlık bölge ile bu bölgeye bağlı ovalardan oluşan bir yerdir.

Kura ve Araz sularıyla sulanan Karabağ toprakları, yüksek ürün veren verimli bir bölge olup, hayvancılık için son derece elverişlidir.
Bunun yanı sıra tarihi olarak dünyada en iyi ipeğin Karabağ’da, Kura nehrinin kenarında üretildiği rivayet edilmektedir. Bölge ayrıca maden yatakları, orman ürünleri ve tatlı su balıkçılığı açısından önemli bir merkezdir. 210.000 hektar tarıma elverişli arazi bulunan Karabağ, metrekare olarak Azerbaycan’ın % 5’i kadardır.Coğrafi güzelliği ile dikkat çeken bölgenin Turkusu ve Gırlan gibi dünyaca ünlü soğuk mineral su kaynakları bulunmaktadır.



Karasal iklimin hakim olduğu bölgenin ekonomisi sınırlı sayıda meyve, tahıl ve hayvancılığa dayanmakta olup bölgede küçük çapta sanayi tesisleri de bulunmaktadır
YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ
•Doğası genel olarak, dağlıktır.
•Yukarı Karabağ ekonomik coğrafi bölgesinin kuzey bölümünü Karabağ dağ serisinin kuzeydoğu etekleri ve Murovdağ dağ serisinin (Küçük Kafkasya'nın en yüksek doruğu Kamış Dağı`nın (3724 m)) güney yamaçları, merkezi, batı ve güney bölümleriniyse Karabağ dağ serisinin doğu yamaçları (Kızkule Dağı (2843 m), Kırkkız dağı (2827 m), Büyük Kirs dağı (2725 m)), kuzeydoğu ve doğu bölümünüyse Karabağ ve Mil ovalarının batı kıyıları kapsamaktadır.
•Ovalarda ve çay derelerinin aşağı bölümlerinde antropojenik çökeltileri yayılmıştır..
İKLİMİ
•İklimi karasal iklimdir.
•Ortalama sıcaklık Ocak'ta ovalık ve dağlık yerlerde 2-0.50 C'ye, yüksek dağlık -4; -130C
Temmuz'daysa sırasıyla 25-260 ve 15-140 C civarındadır.
•Yüksek dağlık bölgelerde yıllık yağış oranı 800-900 mm üzerindedir.
Murovdağ dağ serisinin yüksek dorukları kimi zaman yıl boyunca hep karlı oluyor

BİTKİ ÖRTÜSÜ
•Zengin bitki örtüsüne sahip olan bölgede 2.000'den fazla bitki türüne rastlamak mümkündür. Ovalıklarda pelin, bozkır, yarımsahra, dağ eteklerinde taştayan, şibye, çorak, darağotlu bozkır ve yarımbozkır bitkileri, dağ yamaçlarında çalılar, geniş yapraklı ormanlar (kayın, meşe vb.) bulunmaktadır. Deniz rakımından 2000-2300 m`den yükseklikte subalp ve alpin çayırlıkları mevcuttur.

Ormanın zenginliği bölgede hayvanat alemi için elverişli ortam sunmaktadır.
Ceylan, keçi, yaban koyunu, yaban domuzu, konur ayı, kaplan, vaşak, canavar, tilki, çakal, porsuk, tavşan ayrıca turac, kırkovul, kekik, bıldırcın, orman horozu, tavuk bu ormanların daimi sakinleri sayılırlar.

HAYVANCILIK VE KARABAĞ ATLARI
* Karabağ bölgesinde "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Kırmızı Kitabı`nda bulunan memelilerin 4, kuşların 8, balıkların 1, amfibi ve reptililerin 3, böceklerin 8, bitkilerinse 27 türü korunmaktaydı.
* Karabağ atları Asya ve Kafkasya'da en eski ve en iyi at cinsi olarak bilinmektedir. Genel olarak altın kızılı ve binek atları bulunmaktadır.
* 1946 yılından başlayarak Ağdam atçılık çiftliğinde özel cins atların üretimine olanak sağlanmaktadır.

KARABAĞ'IN MUSİKİSİ

İlk yazılı edebi örneğimiz olarak bilinen "Kitab-ı Dede Korkut" destanında müzikle ilgili bir takım bölümlerin mevcut olması, destan boyunca çeşitli müzik aletlerinin isimlerinin zikredilmesi Azerbaycan müziğinin kökünün ta eskilere dayanmasının en güzel kanıtıdır. Azerbaycan müzik tarihinde en önemli yere sahip olan Karabağ'ın müzik tarihi de kendi tarihselliği ve kendine özgü detaylarıyla seçilmektedir. Karabağ'da düğünlerde, derneklerde ve dini törenlerde ta eski dönemlerden bu yana müzik hep geniş kullanılmıştır. Karabağ müzik tarihinde ta eski dönemlerden bu yana kullanılan türlerden birisi de aşık sanatıdır. Tarihen Kuzey Azerbaycan'ın en kıymetli aşık eköllerinden birisi de Karabağ aşık ekolü olmuştur. Karabağ'da şiirde en karmaşık türlerde şiirler doğaçlama söylendiğinden aşıklar atışırlardı. Aşık Valeh`in döneminde Karabağ aşık ortamında aşık müziği sanatçılığı artık kendi "müreffeh" döneminde bulunmaktaydı. Aşık Valeh gerçek anlamda büyük sanatçıydı.

XVIII yüzyılda yaşamış Sarı Aşıksa daha fazla manileriyle bilinmektedir.Aşık Muhammed (1834-1914), Aşık Aziz (1825-1918), Aşık Hüseyin (1800-1880), Aşık Ali (1807-1917), Aşık Ali Asker (1821-1926), Molla Cuma (1855-1919) ve başkalarının yüksek sanatları Karabağ'ın aşık sanatının gelişmesine olumlu etkisini göstermiştir. İlk Azerbaycan profesyonel kadın aşığı olan Aşık Peri de Karabağ`da yaşamaktaydı.

BAŞLICA MÜZİK ALETLERİ













KARABAĞ'IN EDEBİYATINI TANIYORUM
Azerbaycan-Türk kültüründe, ebediyatında bir takım olguların temelinin, ilk başlangıcının Karabağ edebi ortamında atıldığını görüyoruz. Karabağ edebi ortamında, yazılı edebiyatta bir olgu olarak şimdilik bilime belli olan ilk Karabağlı şairin adı VII yüzyılda yaşamış Davdağ`ın ismidir. X yüzyılda yaşamış ve edebi örnekler yaratmış, Arapça konuşan Azerbaycan edebiyatının ilk yaratıcılıarından olmuş Ebu Bekir Ehraed el-Berdei, Mekki ibn Ahmed Berdei, Hatib Bağdâdî Muhammed El-Berdei, Ahmed ibn el-Hüseyin Ebu Said el Berdei, Ebu Ali el-Berdei, Said bin el -Kasım el Berdei, Ebu Sad ibn Yahya el-Berdei ( M.Mahmudov "Arapça yazılmış Azerbaycanlı şair ve ediplerin" (VII-XII yüzyıllar” kitabı, B., Bilim yayınları, 1983) sadece Azerbaycan'da değil, tüm İslam dünyasında ünlü bilimadamlarından ve döneminin filozof şairlerinden olmuşlardır.







Bu sadece X yüzyılın bilinen olgularındandır. X-XI yüzyıllarda Karabağ'da Müslüman Doğusu'nun önemli düşünürlerinden bazıları yaşamışlardır. Bunlardan Said Emirül Berdeyi, Muhammed Abdullah Berdeyi gibi düşünürlerin isimlerini zikretmek gerekmektedir. XI yüzyılda yaşamış Karabağlı şair Mesut Namidar "İncil"`i Arapça, Farsça ve Türkçeye çevirmesiyle ünlenmiştir. XII yüzyıl Azerbaycan şiirinin en güçlü imzalarından bir tanesi de hiç kuşkusuz Karabağlı Mücirettin Beylegani olmuştur ve Hüsrev Dehlevi onun sanatını Hakani Şirvani`nin sanatından üstün bilmektedir. XIII yüzyıldan itibaren, objektif tarihsel gerçekliğin etkisiyle Azerbaycan topraklarında genel olarak Arapça ve Farsça yazılmış Azerbaycan edebiyatında kendi öz dilinde yapıtlar ortaya çıkarmış Karabağlı şair ve sanatçıların sayısının gün geçtikçe iyice arttığını görüyoruz.







KARABAĞ'IN KİLİMLERİNİ TANIYORUM
Karabağ halılarının 33 türü mevcuttur. Yerli koyun türlerinin yünlerinin özelliklerine uygun olarak Karabağ halıları kaba ve hafif olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Karabağ halıları yaşam aşkı ve parlak renkleriyle seçilmektedir. Onlar dört gruba ayrılırlar: madalyonlu, madalyonsuz, seccadeli ve konulu. Bu halılar Karabağ'ın dağlık bölgelerinde Malıbeyli, Murathanlı, Taşbulak, Cebrail, Horadiz ve diğer başka yerleşim birimlerinde üretilmekteydi. Azerbaycan'ın güneybatısında yer alan Karabağ halı ekolü iki bölgede dağlık ve kırsal alanlarda gelişmiştir. Yazılı kaynaklarda Arap tarihçileri El-Aziz, Mes'ûdî ve diğerleri tarafından X yüzyıldan başlayarak yün ve pamuk işlemeyle

uğraşan büyük işçilik merkezi olarak adı geçen Karabağ'da XIX yüzyılda halı üretiminde Şuşa şehri ve Taşbulak, Tavşanlı, Rehin, Trniviz, Çanakçı, Tuğ, Eski Tuğlar, Hadrut, Murathanlı, Kasımuşağı, Kubadlı, Kozağ, Mirseyid, Bağırbeyli, Hanlık, Dağ Tumas köyleri önemli bir yere sahiplerdi.Dağlık bölgeye oranla hammadde, hiç kuşkusuz, daha iyi sağlanmış kırsal bölgelerdeyse Cebrail, Ağdam, Berde ve Fuzuli halı üretiminde önemli yere sahiptir. Kendi sanatsal ve teknik özellikleri, renklerin kullanımı açısından Zengezur ve Nahçıvan halı üretimi merkezleri de Karabağ halı ekölünün içindedirler.









- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $9.79+) - DOWNLOAD
- LIKE
- COMMENT ()
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!