
TENCERECİK
Az gittim, uz gittim. Dere tepe düz gittim. Altı ay bir güz gittim.
kahve, tütün içerek,lale sümbül biçerek.Bir arpa boyu yol gittim.
Evvel zaman içinde fakir bir köy varmış.Bu köyde çok fakir bir ana ve kızı yaşarmış.O kadar fakirlermiş ki evleri çok eski,yıkık dökükmüş ve yiyecek ekmeği bile zor buluyorlarmış.Bu ana ve kızın sadece bir tane koyunları varmış.Kadın koyundan yünleri kırpıp, eğirip ip yaparmış.Kızı da bu ipleri pazarda satarmış. Sattıkları iplerin parası ile de sadece ekmek ve çok azıcık peynir alabilirlermiş.




Kadın bir gün yine yünlerden ip yapmış ve ipleri sepete koymuş. Pazarda satması için kızına vermiş.Kızı sepeti pazara götürmüş.Kız akşama kadar ipleri satmaya çalışmış.ama hiç kimse gelip almamış.Tam eve dönecekken yaşlı bir amca gelmiş ve iplerin hepsini almış.Kıza da parasını fazlasıyla ödemiş.Kız buna çok sevinmiş ve hemen ekmekçiye gitmiş. Tam ekmekleri alacakken tezgahın yanında gözüne çok şirin,tatlı bir tencerecik takılmış. Çok beğenmiş ve hiç böyle tenceremiz olmadı diye ekmek yerine tencereciği alıp eve götürmüş.





Annesi kızın elindeki tencereyi görünce çok şaşırmış.
-Kızım bu ne? Sana ekmek alman için ipleri verdim. Nerede ipler ? demiş.
Kızı da:
- Anne ipleri satıp bu tatlı tencereyi aldım.Bunda yemek yaparız, demiş.
Anne bu duruma çok sinirlenmiş,tencerede yapacak yemekleri olmadığı için almış tencereyi dışarı atmış. Kız buna çok üzülmüş ve üzüntüden uyuyakalmış.
Ertesi gün sokaktan geçen bir nine atılan tencereyi görmüş alıp evine getirmiş,yıkamış ve içine sarma sarıp pişirmiş.Nine tam bu sarmaları yiyeceğinde tencerecik konuşmaya başlamış.


- Nineciğim, ben fakir bir kızın tenceresiyim. Ona gitmek istiyorum ve anası ile kızın karnını doyurmak istiyorum, demiş.
Nine tencere konuşunca çok şaşırmış, ona inanmış ve tencereyi kapının önüne koymuş. Tencere yuvarlanarak kızın evine gelmiş,kapıyı çalmış. Kız kapıya gelmiş.
- Kim o ?
- Tencerecik.
-İçinde ne var ?
-Sarmacık.
Kız kapıyı açmış ve tencereyi görünce çok sevinmiş.İçindeki sarmaları almış ama annesi kızar diye tencereciği yine kapının önüne bırakmış. Anasıyla sarmaları yemiş.



O sokaktan bu sefer padişahın karısı geçiyormuş. Tencereciği beğenmiş ve yardımcısına aldırmış. Sultan hamama gitmiş ve orada elmaslarını, incilerini tencerenin içine koymuş. Tencere o sırada yine konuşmuş ve sultana fakir ana ile kızına gitmek istediğini söylemiş.Sultan da ona şaşırmış,inanmış ve bırakmış.
Tencere yuvarlanarak yine kızın kapısına gitmiş ve kapıyı tık tık çalmış.
- Kim o ?
- Tencerecik.
- İçinde ne var?
- İnci boncuk.
Kız çok sevinmiş.İçindeki elmasları almış takmış, giyinip süslenmiş.Kız tencereyi yine sokağa bırakmış.



Sonraki gün hamama giden bir şehzade tencereyi görmüş, beğenmiş ve yardımcısına tencereyi aldırmış. Hamamda şehzade yıkanıp giyinmiş. O sırada tencerecik şehzadeyi içine katmış.Kızın evine gitmiş ve kapıyı çalmış. Kız kapıyı açmak için koşmuş.
-Kim o
-Tencerecik.
-İçinde ne var.
-Şehzadecik.
Kız tencerenin kapağını açmış ve şehzadeyi görmüş.Birbirlerine aşık olmuşlar.Kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. Tencereciği de evlerinin en güzel yerine koymuşlar.




- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE
-
SHARE
-
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $2.99+) - DOWNLOAD
- LIKE
- SHARE
- Report
-
BUY
-
LIKE
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS