
YAZARLAR
İlker ŞENOL
Afife Nur YILMAZ
Sefa VAHAPOĞLU
Zafer YILDIZ
Aslı ARSLAN
Oğuz YILMAZ

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
Okuldan hızla eve geldi Tarık. Annesine bir "Merhaba" bile demeden hemen odasına çıktı. Zavallı anne oğlunun son günlerde değişen bu garip tavırlarına bir anlam veremiyordu. Onunla konuşmaya çalışıyor fakat Tarık hiçbir sorun yok diyordu.
Annesi hisli kadındı. Oğlunda bir terslik olduğunu anlıyordu. Oğlu, gece geç saatlerde yatıyor. Sabah uyandığında gözleri şiş uyanıyordu. Ayrıca son günlerde okuldan gelince sokakta arkadaşları ile oynamaya gitmiyordu. İLKER ŞENOL

Hem Tarık'ın son zamanlarda beslenme alışkanlığı da değişmişti. Sabahları kahvaltı yapmadan okula gidiyor. Akşamları da pek az yemek yiyip hemen odasına çekiliyordu.
Anne yüreği bu duruma daha fazla dayanamadı ve eşi ile konuşmaya karar verdi.
Akşam olup da yorgun argın eve gelen Hulusi Bey'i görünce Adile Hanım eşine söylemekte tereddüt etti. Ama mesele büyüktü. Gencecik bir çocuğun geleceği ve bir ailenin huzuru, mutluluğu söz konusuydu. İLKER ŞENOL
Kendi kendini yiyip bitiren Adile Hanım cesaretini toplayıp Hulusi Bey'e oğlunu durumunu anlattı. Akşamdan akşama oğlunu gören Hulusi Bey, Adile Hanım'ın olayı abarttığını, Tarık'ın akşamları odasında ders çalıştığını söyledi. Hatta çocuğun evden çıkmayarak dışarıdaki tehlikelere karşı ne kadar güvende olduğunu da belirtti.
Hulusi Bey'in bu rahatlığı Adile Hanım'ı daha çok üzdü.
Afife Nur YILMAZ
15 Temmuz Şehitleri Ortaokulu


Adile Hanım’ın bir şey yapması gerekiyordu, ama ne? Uzun süre bu duruma bir çare bulmak için düşündü. Akıl akıldan üstündür deyip başkalarına danıştı. Çevresinden yeterli yardımı göremeyince Tarık’ın okuluna gitmeye, öğretmeni ile görüşmeye karar verdi.
Adile Hanım bir sabah herkesi evden uğurladıktan sonra kendisi de çıktı. Oğlundan habersiz onun okuluna gitti. Tarık’ın sınıf öğretmeni olan Tülay Hanım’ı buldu ve durumu anlattı. Tülay Hanım durumun farkında olduklarını, Tarık’ı bu konuda bilgilendirdiklerini hatta rehberlik servisine de yönlendirdiklerini belirtti. Tülay Hanım o an sorunun tam olarak çözülmediğini anladı.
Sefa VAHAPOĞLU
ŞEHİT İBRAHİM DEMİR İHO
Adile Hanım ile kafa kafaya verip bu duruma nasıl bir çare bulabileceklerini düşündüler. Hem internet denen bu şey nasıl bir şeydi ki Adile Hanım için? Eşinin geçen evlilik yıl dönümünde aldığı “kaydırmalı telefondan” gelen aramalara bile güçlükle cevap veriyordu. Hatta çoğu zaman Tarık yardım ediyordu telefon işlerine. “Yardım beklerken kötülük etmişiz oğlana” diye geçirdi içinden Adile Hanım. Ama o her şeyden önce bir anneydi ve evladının sağlığı, iyiliği için elinden geleni yapması gerektiğinin farkındaydı.
Sefa VAHAPOĞLU
ŞEHİT İBRAHİM DEMİR İHO
Düşündüler taşındılar, en sonunda Tülay Öğretmen’in internet konusunda Adile Hanım’a yardım etmesine karar verdiler. Biçare anne düzenli olarak oğlundan habersiz okula gelecek, internetin iyi ve kötü yanlarını uygulamalı olarak öğrenecekti. Hem oğlunun içinde bulunduğu teknolojik ortamı tanıyacak hem de kendini geliştirmiş olacaktı. Nasreddin Hoca’nın dediği gibiydi: “Damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlar.” Belki Adile Hanım’ın da evladı için o damdan düşmesi gerekiyordu.
Sefa VAHAPOĞLU
ŞEHİT İBRAHİM DEMİR İHO
Günler geçtikçe Adile Hanım internet kullanmayı, internetin olumsuz yönlerini, teknoloji bağımlılığıyla nasıl mücadele etmesi gerektiğini daha iyi öğrendi. Bunun için içten içe Tarık'ın öğretmeni Tülay Hanım'a minnettarlık duyuyordu. Ne iyi kadındı Tülay Hanım. Sanki kendi çocuğuymuş gibi ilgileniyordu Tarık'la.
Adile Hanım'ın ilk girişimi Tarık'a ev işlerinde kendisine yardım ettirmek oldu.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $3.79+) -
BUY THIS BOOK
(from $3.79+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!