
Ormanda havanın çok güzel olduğu bir gündü. Dost sincaplar ormana doğru oynayarak geliyorlardı. Ve birden yerdeki eşyaları gördüler ve ne olduğunu anlamaya çalıştılar.
Sincap Rossie:
-Bugün hava ne kadar da güzel. Orman bugün ayrı güzel. Dedi.
Teo:
-Aaa, Rossie! Yerdekiler ne böyle? Dedi.
Rossie:
- Burada bir sürü eşya var! Birileri düşürmüş olmalı?
...
Teo baksana yerde simli ayakkabı buldum. Aaa ne de hoş! Tam da bana göreymiş. Benim olsun bari. Dedi ve ayakkabıyı aldı.
Teo: Asıl buna bak Rossie. Çok havalı oldum.
Bunu gören bilge ağaç:
-Bu ne ses böyle beni uyandırdınız.
Sincaplar:
-Seni görmemişiz bilge ağaç özür dileriz.
Bilge ağaç:
-Elinizdekiler ne böyle?
Rossie:
-Ormanda bulduk çok beğendik bilge ağaç. Çok havalı olduk bu eşyalarla.
Bilge ağaç:
-Ormanda mı buldunuz? Başkalarının eşyaları olabilir. Habersiz almanız çok yanlış. Hem ayakkabı ve gözlük sizin bir işinize yaramaz geri bırakın onları, dedi.
Rossie:
-Hiç de bile bilge ağaç. Bu bilge ağaç ne dediğini bilmiyor Teo. Bu ayakkabılara ve gözlüklere ihtiyacımız var. Çünkü çok beğendik.
Bilge ağaç:
-Ama onlar size ait değil.
Teo:
-Rossie,birileri geliyor hemen saklanalım.
O sırada 2 yakın arkadaş konuşarak ormana geliyorlardı. Ve sesleri duyan sincaplar bilge ağacın arkasına saklandılar. İki yakın arkadaş Miki ve Gina çantalarını zar zor taşıyordu ve bir yandan çantalarını doldurmaya çalışıyorlardı.
İki yakın dostu izleyen profesör:
-Taşınıyor musunuz çocuklar yolculuk nereye?
Miki:
-Hayır profesör. Çok uzaklara harika bir maceraya…
Profesör:
-Çok fazla şey götürüyorsunuz.
Gina:
-Dört yıllığına gidiyor olabiliriz profesör.
Profesör:
-Gerçekten nereye gidiyorsunuz?
O sırada Gina haritayı çıkarır ve:
-İşte, haritadaki işaretli yere bakın profesör. Orada hayatın nasıl olduğunu keşfetmek istiyoruz.
Profesör:
-Hiçbir şey fark ettiğinizi sanmıyorum ama ağaç tam şurada.
Miki:
-Keşif, keşif … Kendimizi keşfetmek istiyoruz.
Profesör:
-Bir öneride bulunabilir miyim çocuklar?
Çocuklar o sırada çantalarını almaya çalışırken yere düşmüştür.
Gina:
-Yerden kalkmama yardımcı olacaksa evet.
Profesör:
-Yanınızda olan her şeyi getirmek yerine ihtiyacımız olan şeyleri getirmenizi tavsiye ederim. Arasındaki farkı biliyor musunuz? Biri ihtiyaç biri istek.
miki:
-Tabii ki. Bu kovboy şapkam kesinlikle bir ihtiyaç.
Profesör:
-Aslında ihtiyaç değil. O bir istek.
miki:
-Hayır bu şapka bir ihtiyaç profesör.
Profesör:
-Üzgünüm çocuk. Ama kesinlikle istek.
miki:
-İhtiyaaaçç.
Profesör:
-İstek.
miki:-
-İhtiyaaaçç.
Profesör:
-Belki de istekle ihtiyaç arasındaki farkı gözden geçirmeliyiz. Böylece birbirimizi anlamış oluruz dedi ve Gina ya döndü.
Gina:
-İyi fikir profesör.
Profesör:
-Olmadığında sıkıntı çekilen ve hayatta kalmamız için gerekli olanlar bizim ihtiyacımızdır. Olmadığı zaman yaşamsal faaliyetlerimizi doğrudan etkilemeyen ihtiyaçlarımız ise isteklerimizi oluşturur,dedi. Bu konuşmadan sonra Gina terliklerini çantadan çıkardı ve gösterdi.
Profesör:
-Hayır bunlar sahip olmak istediğin şeyler yani onlarsız da yaşayabilirsin.
Gina:
-İyi ama şanslı ayakkabım olmadan hayatta kalamayacağıma eminim. Bu bir gerçek. Sadece sahip olmama düşüncesi bile beni ürkütüyor.
Profesör göz devirdi.
Gina:
-Of, tamam. Şanslı ayakkabım olmadan da yaşayabilirim.
Profesör:
-Aynen öyle.
(Miki ve Gina çantasından çeşitli eşyaları çıkarır ve profesöre ihtiyaç olup olmadığını sorar)
miki:
-Çantadan oyuncak çıkartır.
Profesör:
- Bu da bir istek.
Gina top çıkarır ve gösterir. Profesör hayır anlamında başını sallar.
Gina:
-Tamam… sadece hayatta kalmamız için neye ihtiyacımızın olduğunu söyle profesör.
Profesör:
-Peki oksijen olmasaydı hayatta olmazdın.
Gina:
-Oksijen, evet…
Profesör:
-Yaşamak için suya da ihtiyacın var.
miki:
-Off profesör iyi ki dediniz. Suyumuzu getirmeyi unutmuşuz.
Gina:
-Aa evet.
Profesör:
-Hayatta kalmak için güvenli bir yere de ihtiyacın var.
Gina:
-Orada uzak bir yerde ağaç var. Orada güvenli bir şekilde kalabiliriz.
Profesör:
-İyi düşünmüşsün Gina. Bu arada yiyeceğe de ihtiyacın var.
Miki:
-Doğruuu. Yemek; yemeği unutmuşuz profesör. Tarçınlı, elmalı, çikolatalı kurabiyelerinden biraz alabilir miyiz?
Profesör:
-Ne için?
Miki:
-Siz dediniz ya yemek ihtiyaç diye bizim tarçınlı, elmalı, çikolatalı kurabiyelere ihtiyacımız var.
Profesör:
-Sen kurabiye istiyorsun ama sağlıklı yiyeceklere ihtiyacınız var. Elma, brokoli gibi.
Gina:
-Ama neden? Yıllarca gidecek olacağımızı hatırla. Hatırla profesör.
Profesör:
-Biliyorum.Yapacaksınız ben eminim.
Gina:
-Peki başka neye ihtiyacınız var?
Profesör:
-Gel bunu düşünelim. Bu ihtiyacınız olan şeylerden bazıları. Temel ihtiyaçlarımızın yanı sıra sosyal ve kültürel ihtiyaçlarımız da vardır.
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.59+) - DOWNLOAD
- LIKE (1)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- Report
-
BUY
-
LIKE(1)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!