
BİRİNCİ TAKIM- FIRST TEAM
KONU: Adalet-Justice
ARMAĞAN KARADAĞ ERKAN
Sezer 30
Layan AL-Oran
Fadime Sude K3.
muhammed_27 MTAL
Sadece Albdur
Celil ak Roaa dowery
ADALETSİZ ÖĞRETMEN
Bir okulda adaletsiz davranan bir öğretmen vardı. Hiç kimse onu sevmiyordu. Öğretmenin davranışları günden güne kötüleşiyordu. Öğrencilerine hatalı davranıyordu. Öğrenciler öğretmenlerinin adaletsiz davranışlarının farkına varmasını istediler.
Bir gün okulda öğretmenler arasında bir yarışma vardı. O öğretmen yarışmayı kazandı fakat adaletsiz bir şekilde kazanmıştı. Cesur bir öğrenci ortaya çıktı ve yarışmayı adaletsiz bir şekilde kazandığını söyledi. Etraftaki bütün öğrenciler ona destek verdiler. Öğretmen adaletsiz davranışlarının farkına vardı.
Herkesten özür diledi ve bir daha hiç adaletsiz davranmadı.
AN UNFAIR TEACHER
In a school there was a teacher behaving unfairly. Nobody loved him. His behaviours were being worse day by day. The teacher behaved his students wrongly. His students wanted him to be awareness for his unjust behaviours.
One day there was a competition among teachers in the school. The teacher was winner but he won the competition unfairly and a brave student came and said that he is unfair. Everybody supported the student.
The teacher realized his unfair behaviours. He said that he was sorry and he never behaved unfairly again.
İKİNCİ TAKIM-SECOND TEAM
kONU/SUBJECT : (Dostluk-Friendship)
FAHRİYE ÇOPUR's TEAM MEMBERS
Kaan GK1
Eda B1.
Büşranur gü
Ravaa Alwhoosh
Mutaz Alrawajh
Edanur E



CAN DOSTUM




Üçüncü Takım/ Third Team
kONU/SUBJECT : SABIR/PATİENCE
EZEL GÜNDOĞDU's TEAM MEMBERS
*berrin 15
*Melike C2.
*emre_27 MTAL
*doğukan_27 mtal
*İkbal_27 MTAL

SABIRLA ELDE EDİLEN MUTLULUK
Bir gün bir öğretmen okula geldi ve derse girdi. Ders anlatırken Ali adlı bir öğrenci söz hakkı almadan sorulara cevap vermeye çalışıyordu. Bu davranışından dolayı arkadaşları şikayetçi oldular. Öğretmen, Ali'nin kalbini kırmak istemediği
için onu uyarmadı.
Ancak verdiği cevapları duymazdan geldi.
Bir süre sonra Ali söz alan öğrencilerin cevaplarının
dinlendiğini fark etti. Kendisi de el kaldırarak söz hakkı aldı. Bunu gören öğretmeni Ali'nin cevabını dinledi ve el kaldırarak söz hakkı aldığı için teşekkür etti. Öğretmen sabrederek öğrencilere şans vermenin işe yaradığını görünce mutlu oldu.

السعادة مع الصبر
يأتي المعلم إلى المدرسة ذات يوم ويذهب إلى الفصل. أثناء إلقاء المحاضرة ، كان طالب يدعى علي يحاول الإجابة على الأسئلة دون أخذ الكلمة. اشتكى أصدقاؤه من هذا السلوك. المعلم علي لا يريد كسر قلبه.
لم يحذر من ذلك ، لكنه تجاهل إجاباته.
بعد فترة ، أخذ علي الكلمة وأجوبة الطلاب
أدرك أنه كان يستمع. كما أخذ الحق في الكلام برفع يده. ولما رأى ذلك استمع إلى إجابة أستاذه علي وشكره على حقه في الكلام برفع يده. كان المعلم سعيدًا لرؤية أن إعطاء الطلاب فرصة مع الصبر كان ناجحًا.

4.TAKIM/TEAM FOUR
KONU/SUBJECT: SAYGI/RESPECT
RABİA FIRAT BOZKURT'S TEAM MEMBERS
*Aleyna 30
*ESRAA AL-HIJJAJ
*seynan.4106
*YEŞİM 15
*hanife 15

BÜYÜKLERE SAYG,I KÜÇÜKLERE MUTLU YARINLAR
Artık gün bitmiş eve dönüş zamanı gelmişti. Ali için bugün çok güzel bir gündü çünkü hem yeni bir şeyler öğrenmişti hemde yarın bayram için köye dedesinin yanına gidecekti. İçi kıpır kıpırdı. Kuzenleri ile şeker toplayıp, büyüklerinden harçlık alacaktı. Bayram sabahı Ali erkenden kalktı. Bayramlıklarını giyinip dedesinin yanına gitti. Elini öperek; İyi Bayramlar dedeciğim dedi. Dedesi Ali ye cebinden harçlık çıkarıp verdi. Dedesinin harçlık verdiğini gören kardeşi koşarak dedesinin yanına geldi- bende harçlık istiyorum dedi. Ali kardeşine öncelikle dedemin elini öpmelisin çünkü bizim kültürümüzde büyüklerin elini öpmek ve onlarla bayramlaşmak bir saygı göstergesidir dedi. Dedesi gülümseyerek Abin doğru söylüyor büyüklerimize saygılı olmalıyız dedi ve elini öpen küçük torununada harçlığını verdi. Büyüklere saygı, küçüklere mutlu yarınlar.



RESPECT TO ELDERLY AND HAPPY TOMORROW TO MINORS
The day was over and it was time to return home. Today was a very good day for Ali because he had learned something new and he was going to visit his grandfather in the village for the feast tomorrow. He was fidgeting. He would collect candy with his cousins and get pocket money from his elders. On the morning of Eid, Ali got up early. He dressed in his festive clothes and went to his grandfather. kissing your hand; Happy Holidays grandpa said. His grandfather gave Ali some pocket money out of his pocket. Seeing that his grandfather was giving pocket money, his brother came running to his grandfather and said, "I want some pocket money." Ali said to his brother that you should kiss my grandfather's hand first, because in our culture kissing the hands of elders and celebrating with them is a sign of respect. His grandfather smiled and said, "Your brother is telling the truth, we should be respectful to our elders," and he gave his pocket money to his little grandson, who kissed his hand. Respect for the elders, happy tomorrows for the little ones.



احترام كبار السن وغدا سعيدا للقصر
انتهى اليوم وحان وقت العودة إلى المنزل. كان اليوم يومًا جيدًا بالنسبة لعلي لأنه تعلم شيئًا جديدًا وكان ذاهبًا لزيارة جده في القرية للاحتفال بعيدًا غدًا. كان يتململ. كان يجمع الحلوى مع أبناء عمومته ويحصل على مصروف الجيب من شيوخه. في صباح العيد ، استيقظ علي مبكرا. لبس ثياب العيد وذهب إلى جده. تقبيل يدك قال الجد أعيادا سعيدة. أعطى جده لعلي بعض مصروفه من جيبه. ولما رأى أن جده كان يعطي مصروفه ، جاء شقيقه راكضًا إلى جده وقال: "أريد بعضًا من مصروف الجيب". قال علي لأخيه أن تقبّل يد جدي أولاً ، لأن في ثقافتنا تقبيل أيدي الكبار والاحتفال معهم علامة على الاحترام. ابتسم جده وقال: أخوك يقول الحقيقة ، يجب أن نحترم شيوخنا ، وأعطى مصروفه لحفيده الصغير الذي قبل يده. احترام كبار السن ، غدا سعيدا للصغار.



5.TAKIM/TAKIM Beşinci
KONU/SUBJECT: DÜRÜSTLÜK/HONESTY
KAFA ALMuhisen'S TEAM MEMBERS
akın_27 mtal
Dilara 15
testere.4106
Sedat 30
kalan D1
Tala Halid



DÜRÜST OLMAKTAN KORKMAYIN
Ali dedesinden ayrıldıktan sonra komşuları Mahmud'a gitti. Mahmud, dürüstlüğü ve bütünlüğü ile tanınan iyi bir çocuktu. Bu nedenle ailesi onun Mahmud'a gitmesine engel olmayacak, hatta sevineceklerdi. Ramazan ayında oldukları için arkadaşının ısrarı üzerine Ali iftara uğradı. Mahmud ile birlikte iftar ettiler ve dua ettiler. Ali'nin yanına aldığı topla evin içinde oynamaya başladılar. İlk başta oyun sorunsuz geçti, ancak kısa süre sonra Mahmud heyecanla topa tekme attı ve evin penceresine çarparak tüm camları kırdı. ebeveynler kendilerine gelecek herhangi bir zarardan korkarlar. Korkarak geldi. Mahmud'un annesi, "Bunu kim yaptı? diye sordu.
Mahmud hemen, "Beni bağışla anne. topa vuran ve camları kıran benim,
üzgünüm evde bir daha top oynamayacağım dedi. Sonra annesi
dedi ki; “Oğlum futbol diğer oyunlar gibi evde oynanması gereken
oyunlardan biri değil, evin bahçesinde veya mahalle kulübünde oynanan
bir oyundur. “Oğlum hep böyle dürüst olun” deyip devam etti ve çocuklara bir şey olmadığı ve dürüst bir oğlu olduğu için teşekkür etti.



DON'T BE FEAR OF BEING HONEST
After Ali left his grandfather, his neighbors next door went to Mahmuds. Mahmud was a good boy known for his honesty and integrity. Therefore, his family would not prevent him from going to Mahmuds, they would even be pleased. Since they were in Ramadan, Ali stopped for iftar at the insistence of his friend. Together with Mahmud, they had iftar and prayed. They started playing inside the house with the ball that Ali took with him.
At first the game was smooth, but soon Mahmud kicked the ball excitedly and crashed into the window of the house, breaking all the windows.Mahmud's
parents are afraid of any harm that comes to them.They
came running scared. Mahmud's mother said, "Who did this?made?
" she asked. Mahmud immediately said, "Forgive me, mother.He
said I'm the one who hit the ball and broke the windows, I'm sorry I won't play ball in the house again. Then his mother said; “My son, football is not one of the games that should be played at home like other games, it is a game played in the garden of the house or in the neighborhood club. He said and continued, “My son always be honest like this,” he said, and thanked the children that nothing happened and that he had an honest son.





لا تخف من الصدق
بعد أن ترك علي جده ، ذهب جيرانه المجاور إلى محمود. كان محمود فتى طيبًا معروفًا بصدقه ونزاهته. لذلك ، لم تمنعه أسرته من الذهاب إلى محمود ، بل سيكونون سعداء. منذ أن كانا في رمضان ، توقف علي لتناول الإفطار بإصرار من صديقه. مع محمود تناولوا الإفطار والصلاة. بدأوا اللعب داخل المنزل بالكرة التي أخذها علي معه.
في البداية كانت المباراة سلسة ، ولكن سرعان ما ركل محمود الكرة بحماس واصطدم بشباك المنزل ، وكسر جميع النوافذ.
يخاف الوالدان من أي ضرر يلحق بهم
جاء يركض خائفا. قالت والدة محمود: "من فعل هذا؟ صنع؟
فسألت ، فقال محمود على الفور: "سامحني يا أمي
قلت إنني من سدد الكرة وكسرت النوافذ ، أنا آسف لأنني لن ألعب الكرة في المنزل مرة أخرى. ثم قالت والدته. "ابني ، كرة القدم ليست من الألعاب التي يجب أن تُلعب في المنزل مثل الألعاب الأخرى ، إنها لعبة تُلعب في حديقة المنزل أو في النادي المجاور. قال واستمر: "ابني دائما صادق هكذا" ، قال ، وشكر الأطفال على أنه لم يحدث شيء وأن لديه ولدا صادقا.





6.TAKIM
KONU:Sevgi
FATMA NİLAY GÜMÜŞAY (Sevgi)
Ali E1
nisa 4106
melihkerim.4106
Rama Alhri
Defne 15 14

Sevginin Gücü...
Ali evde oyun oynarken camın kırılmasına çok üzülür, o gece annesiyle sohbet ederken onun ne kadar anlayışlı ve sevgi dolu olduğunu düşünür. Eğer annesi ona camı kırdığı için kızsaydı sevgi dolu yaklaşmasaydı ne kadar üzüleceğini düşündü. Bundan sonra arkadaşları ile herhangi bir problem yaşarsa onlara anlayışla yaklaşıp, sevginin gücünü anlatması gerektiğini düşündü. Okulda da öğretmenine bu konuyu anlatarak sevginin gücünü herkese göstermeyi hedefledi.
Ali is very upset that the window is broken while playing at home, and while chatting with his mother that night, he thinks about how understanding and loving she is. He thought how upset he would be if his mother had been angry with him for breaking the window and hadn't been so loving. After that, he thought that if he had any problems with his friends, he should approach them with understanding and explain the power of love. He aimed to show the power of love to everyone by telling his teacher about this issue at school.
علي مستاء للغاية لأن النافذة مكسورة أثناء اللعب في المنزل ، وأثناء الدردشة مع والدته في تلك الليلة ، يفكر في مدى تفهمها وحبها. لقد فكر في مدى استيائه إذا كانت والدته غاضبة منه لكسر النافذة ولم تكن محبة للغاية. بعد ذلك ، اعتقد أنه إذا كان لديه أي مشاكل مع أصدقائه ، فعليه أن يتعامل معهم بفهم ويشرح قوة الحب. كان يهدف إلى إظهار قوة الحب للجميع من خلال إخبار معلمه بهذه المشكلة في المدرسة.
RAHİME GONCA SUNGÜ (Sorumluluk)
abdussamed.4106
nida 4106
nur ak
Zeliha ka
Esmanur KK1
7.TAKIM
KONU:SORUMLULUK
RAHİME GONCA SUNGÜ (Sorumluluk)
abdussamed.4106
nida 4106
nur ak
Zeliha ka
Esmanur KK1
- Full access to our public library
- Save favorite books
- Interact with authors

- < BEGINNING
- END >
-
DOWNLOAD
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
-
SAVE
-
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) -
BUY THIS BOOK
(from $7.99+) - DOWNLOAD
- LIKE (4)
- COMMENT ()
- SHARE
- SAVE
- REMIX
- Report
-
BUY
-
LIKE(4)
-
COMMENT()
-
SHARE
- Excessive Violence
- Harassment
- Offensive Pictures
- Spelling & Grammar Errors
- Unfinished
- Other Problem

COMMENTS
Click 'X' to report any negative comments. Thanks!